Kitap Künyesi

Yazar: Antonio Tabucchi

Çevirmen: Kemal Atakay

Orijinal Adı: La Testa Perduta Di Damasceno Monteiro

Yayın Evi: Can Yayınları

İSBN: 9789755108742

Sayfa Sayısı: 214

--reklam--

Damasceno Monteiro'nun Kayıp Başı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Porto'da bir parkta, bir gencin başsız cesedi bulunur. Olayı araştırmak üzere gönderilen gazete muhabiri Firmino, acımasızca işlenmiş bu cinayeti aşama aşama açığa çıkaracaktır. Tabucchi, gerçek bir olaydan yola çıkarak yazdığı romanında, ilginç yaratıcılık sezgisiyle hünüz aydınlanmamış bir cinayetin failini de doğru tahmin etmişti. Polisiye bir öykü çerçevesinde gelişen Damasceno Monteiro'nun Kayıp Başı'nda güzel Porto şehri de neredeyse bir roman kişisine dönüşür. Ama romanın en unutulmaz kişisi Loton'dur: Yaşamını adalet mekanizmasının ardındaki Temel Norm'u anlamaya adamış dev cüsseli, sıradışı bir avukat. Öldürülen genci savunmayı üstlenen aristokratik ve anarşist Loton, romana metafizik bir boyut kazandırır; okur, onun düşüncelerine kulak verirken, aynı zamanda adalet kavramı, işkence, polisin uyguladığı şiddet, uyuşturucu trafiği gibi çağımızın temel sorunları üzerinde de düşünme olanağı bulur. Tabucchi, soluk soluğa okunan bu polisiye öyküye felsefi bir derinlik kazandırarak başlaması güç bir yazarlık sunuyor bize.

--reklam--

Damasceno Monteiro'nun Kayıp Başı Alıntıları - Sözleri

  • Porto’dan kaçmak kolay değiil. Dedi avukat “Ama belki de gerçek sorun kendi kendimizden kaçamamız, Bu banal gerçeği yinelediğim için kusuruma bakmayın.”
  • Bize hayatımızın hiç anlamadığımız bir dönemini açıklayan, geçmiş onca yılın anlamını, o zamanlar kavrayamadıklarımızı kavramamızı sağlayacak herhangi bir açıklama getiren geçmişten mektuplar, siz gençsiniz, gelecekten mektuplar bekliyorsunuz, ama geçmişten mektup bekleyen insanlar olduğunu farz edin, belki ben bu insanlardan biriyim ve belki bir gün o mektupların elime geçeceğini hayal etmeye çalışıyorum.
  • Neyin özlemi bu? Yitirilmiş bir cennetin özlemi mi, yoksa insanın henüz kötülükle kirlenmediği saflığına olan özlemi mi?
  • "Bir insan," dedi, "bunu sakın unutmayın, delikanlı, her şeyden önce bir insan o."
  • Marslı bana rastladı yolda ve insani olanaksızlığımdan korkuya kapıldı. Nasıl olabilir, diye düşündü kendi kendine, varoluşuna böylesine büyük bir varoluş hiçliği koyabilen bir varlık? CARLOS DRUMMOND DE ANDRADE

--reklam--

Damasceno Monteiro'nun Kayıp Başı İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Pessoa'ya olan sevgisinden dolayı kendini Portekizli gören İtalyan yazar Antonio Tabucchi ile nihayet tanıştım. Porto'da, çingenelerin iskân! için sürüldüğü bir alanda, başı olmayan bir ceset bulunur. Bunu araştırmak için Lizbon'dan, bu konularda başarılı genç br muhabir gelir. Olay, aydınlığa kavuştukça çok farklı konumlara evrilecektir. Tabucchi, aydınlatılmamış gerçek bir olaydan bu hikayeyi oluşturuyor ve ilginçtir, bu gerçek olay ileride çözüldüğünde de Tabucchi'nin hikayesi ile benzeşiyor. Bu da onun olaylara yaklaşımının doğruluğunu, gözlem ve sonuç çıkarma becerisinin gücünü gösteriyor. Hikayeye sadece bu açıdan bakarsak bir polisiye olarak düşünebilirsiniz. Oysa kitabın ortalarına doğru, Avukat'ın sahne alması ile hikaye bambaşka noktalara kayıyor. Genç gazeteci ve yaşlı avukat arasındaki her konuşma, aslında birçok konuda iki farklı yaşam evresinin olaylara farklı bakış açılarını yansıttığı bir felsefi sürece dönüşüyor. Hırslı, her yaptığını doğru sanan, her şeyi bildiğini düşünen genç ile, hayatı yaşamış, her hedefe ulaşmış, olgunluk mertebesine ulaşmış yaşlı...Hele bir de yaşlı avukatın çok zengin olduğunu, ama bu zenginliğini kendi zenginliğini arttırmak için değil, zenginler karşısında mağdur olan fakirlere yardım etmek için kullandığını düşünürsek. Yani avukat, eskilerin deyimiyle nevi şahsına münhasır bir kişi. Bir özel kişi de Pansiyoncu bayan Dona Rosa. Diğer karakterlere göre sözü az olsa da, olayın çözülmesindeki bir numaralı kişi bağlantıları nedeniyle. (Özcan)

Porto'da esrarengiz bir biçimde kafası kesilerek infaz edilmiş biçimde bulunan Damasceno'nun; cinayeti içinde uyuşturucu, mafya, emniyet ve daha bir çok bağlantının gün yüzüne çıkması bir gazetecinin araştırmasıyla ortaya çıkıyor. Kısa ve sürükleyici bir kitaptı. (Burcu Bergen)

Bu kitaptaki en sevdiğim ama en sevdiğim karakter kesinlikle avukat oldu. Gerçek bir insan örneği. Daha öncesinde bu yazarın bir öykü kitabını okumuştum ama beğenememiştim ama bu kitabı muazzamdı. Gerçekten okunması gereken bir kitap. Tavsiyemdir. (İrem Yaman)

--reklam--

Damasceno Monteiro'nun Kayıp Başı PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Antonio Tabucchi - Damasceno Monteiro'nun Kayıp Başı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Damasceno Monteiro'nun Kayıp Başı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Antonio Tabucchi Kimdir?

Antonio Tabucchi, 23 Eylül 1943’te Pisa’da dünyaya geldi, ama Vecchiano kasabasında anneannesiyle büyükbabasının yanında büyüdü. 1969’da “Portekiz’de Gerçeküstücülük” üzerine bir tezle üniversiteden mezun olduktan sonra, 1970’li yıllarda Pisa'daki Scuola Normale Superiore’de Portekiz dili ve edebiyatı üzerine çalışmalarını sürdürdü ve 1973’te Bologna Üniversitesi’nin Portekiz Dili ve Edebiyatı kürsüsüne öğretim üyesi olarak atandı. Portekizceye ve bu dilin edebiyatına yönelmesindeki en büyük etken, Fernando Pessoa'nın yapıtına olan hayranlığı ve onu ana dilinden okuma arzusu oldu. 1975’de, ilk romanı Piazza d’Italia (Milano: Bompiani) yayımlandı.

Siena Üniversitesi’nde ve New York’taki Bard College, Paris’teki Ecole des Hautes Etudes ve Collège de France gibi seçkin üniversitelerde ders verdi. Kitapları kırktan fazla dile çevrildi. Bazı romanları Roberto Faenza, Alain Courneau, Alain Taner, Fernando Topes gibi ünlü yönetmenlerce beyazperdeye, Giorgio Strehler ve Didier Bezace gibi tanınmış yönetmenlerce sahneye uyarlandı. Halen üyesi olduğu Uluslararası Yazarlar Parlamentosu’nun kurucuları arasında yer aldı. Tabucchi’ye 2007’de Liège Üniversitesi’nce onursal doktor unvanı verildi.

Aldığı Ödüller [değiştir]

Almanya

Leibniz Akademisi’nce verilen Nossack Ödülü

Avusturya

Europaeischer Staatspreis

Fransa

Prix Médicis Etranger

Prix Européen de la Littérature

Prix Méditerranée

İspanya

Hidalgo

Asturias Prensi’nce verilen basın özgürlük ödülü Francisco Cerecedo

İtalya

Pen Kulübü Ödülü

Campiello Ödülü

Viareggio Ödülü

Yunanistan

Aristeion

Türkçede Antonio Tabucchi [değiştir]

Notturno indiano (Palermo: Sellerio, 1984).

Hint Gece Müziği, çev. Münir H. Göle (İstanbul: Afa, 1994).

Il filo dell’orizzonte (Milano: Feltrinelli, 1986).

Ufuk Çizgisi, çev. Münir H. Göle (İstanbul: Afa, 1994).

Requiem (Milano: Feltrinelli, 1992).

Requiem Bir Sanrı, çev. Münir H. Göle (İstanbul: Afa, Ekim 1994).

Sostiene Pereira (Milano: Feltrinelli, 1994).

Pereira İddia Ediyor, çev. Münir H. Göle (İstanbul: Afa, 1997).

La testa perduta di Damasceno Monteiro (Milano: Feltrinelli, 1997).

Damasceno Monteiro’nun Kayıp Başı, çev. Kemal Atakay (İstanbul: Can, 1998).

Si sta facendo sempre più tardi (Milano: Feltrinelli, 2001).

Gittikçe Geç Olmakta, çev. Neyyire Gül Işık (İstanbul: Can, 2002).

Piccoli equivoci senza importanza (Milano: Feltrinelli, 1985).

Önemi Olmayan Küçük Yanlış Anlamalar, çev. Münir H. Göle (İstanbul: Can, 2006).

Tristano muore. Una vita (Milano: Feltrinelli, 2004).

Tristano muore, çev. Semin Sayıt (İstanbul: Can, 2006).

Sogni di sogni (Palermo: Sellerio, 1992).

Düşler Düşü, çev. Semin Sayıt (İstanbul: Can, 2006).

Gli ultimi tre giorni di Fernando Pessoa (Palermo: Sellerio, 1994).

Fernando Pessoa’nın Son Üç Günü, çev. Münir H. Göle (İstanbul: Afa, 1994).

--reklam--

Antonio Tabucchi Kitapları - Eserleri

  • Zaman Hızla Yaşlanıyor
  • Requiem
  • Mnemosyne
  • Önemi Olmayan Küçük Yanlış Anlamalar
  • Tristano Ölürken
  • Düşler Düşü
  • Pereira İddia Ediyor
  • Fernando Pessoa'nın Son Üç Günü
  • Gittikçe Geç Olmakta
  • Hint Gece Müziği
  • Ufuk Çizgisi
  • Isabel İçin Bir Mandala
  • Damasceno Monteiro'nun Kayıp Başı
  • Yolculuklar ve Öteki Yolculuklar
  • Tersyüz Oyunu
  • Kara Melek

--reklam--

Antonio Tabucchi Alıntıları - Sözleri

  • Japon okullarinda kağit çeşitlerini, kurdeleleri nasıl düğüm atılacağını ve ne tür fiyonklar yapılacağını öğreten bir ders vardır. (Yolculuklar ve Öteki Yolculuklar)
  • ... ama fotoğraflar göze görüneni bir dörtgen içine kapatırlar. Çerçevesiz görünen ise bambaşkadır. (Hint Gece Müziği)
  • Gene de insan kendi bedeniyle neden konuşamasın ki, duvarlarla konuşan insanlar var ya. (Zaman Hızla Yaşlanıyor)
  • “Ama hiç insan resimleri çizmezdi, İnsanlar gizemi kaçırırlar, derdi, bak, ben hiç kimsenin görünmediği o gizemli pencerelerin resmini yapıyorum ama oradan bakan birini çizersem gizem kaybolur.” . (Isabel İçin Bir Mandala)
  • "... ama fotoğraflar göze görüneni bir dörtgen içine kapatırlar. Çerçevesiz görünen ise bambaşkadır." (Hint Gece Müziği)
  • Huzursuzluktan yana payımı aldım, dedi Topal Piyangocu, ben de kendimi sofraları zengin kurul­muş, salonları zengin döşenmiş, bol resimli bir kitap­tan çıkmış gibi hissediyorum, ama artık zenginliğin sonu geldi,... (Requiem)
  • Artık aradan yıllar geçti, uzun yıllar, sevgilim, gerçekten çok uzun yıllar. Ama, görüyorsun, seni hâlâ hepimiz nasıl hatırlıyoruz, nasıl hatırlıyorum seni. (Gittikçe Geç Olmakta)
  • Bütün bir yaşam boyu ayaklarını aynı yere basmak tehlikeli bir yanlış anlamaya yol açabilir;sanki orası bizimmiş, dünyada her şey bir ödünç olarak verilmiş değil de bize aitmiş sanırız (Yolculuklar ve Öteki Yolculuklar)
  • “Kimi zaman, yaşanmış bir olayın derin anlamı, tam bu olay kapanmış görünürken kendini gösterir.” (Zaman Hızla Yaşlanıyor)
  • Bizim öğretmenimiz bize her şey için "son derece güzel" sözcüğünün kullanılamayacağını, kimi durumlarda "olağanüstü'' denebileceğini söylemişti, ben de onun için öyle dedim, ben bu kumsalda denize girmeyi olağanüstü buluyorum. (Zaman Hızla Yaşlanıyor)
  • İd, Ego ve Süper-ego taptığı Üçlü Tanrı’dır. Aslında, belki de hepimiz o tanrıya tapmaktayız. (Düşler Düşü)
  • Paris'teki bu daire dünyanın en doğal şeyiydi sanki, değildi, dünyanın en doğal şeyi diye bir şey yoktur, şeyler sizin düşündüğünüz gibi ve siz isterseniz var olurlar, o zaman siz onları yönetebilirsiniz, yoksa kendi yollarına giderler. (Zaman Hızla Yaşlanıyor)
  • Sevgili olmakla karı-koca olmak farklı şeyler, günlük yaşam aşkın en büyük düşmanıdır, aşkım mahveder. (Ufuk Çizgisi)
  • “Gazeteler yoruyor, dedi içinden, haberler yoruyor, dünya yoruyor. Dünya yoruyor, çünkü yorgunsun.” (Zaman Hızla Yaşlanıyor)
  • ...Sizin için tüm bunları neden yaptığımı bilmiyorum Monteiro Rossi, dedi Pereira. Belki iyi1insan olduğunuz için, diye yanıtladı Monteiro Rossi. Fazla basit bu, dedi Pereira, ""dünya dert aranmayan iyi insanlarla dolu.""" (Pereira İddia Ediyor)
  • In dreams begins responsibility (Tristano Ölürken)
  • "Yaşayanları ölülerden ayıran mesafe gerçekten büyük müdür, diye sorar kendi kendine kimi zaman." (Ufuk Çizgisi)
  • “başkalarının düşüncelerine saygı göstermek gerekir, ama kendininkilere saygı göstermekten asla geri durma, özellikle kendininkilere saygı göstermekten geri durma” (Zaman Hızla Yaşlanıyor)
  • ...sizinle bir kitapta karşılaşmış gibiyim... (Requiem)
  • "Ne aranıyorsun peki?" diye fısıldar Pasquale. "Bu ölüyle niye bu kadar ilgilisin?" (Ufuk Çizgisi)