Kitap Künyesi

Yazar: A. Yağmur Tunalı

Yayın Evi: Panama Yayıncılık

İSBN: 9789752444690

Sayfa Sayısı: 216

--reklam--

Devler Geçti Bu Yollardan Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Devler Geçti Bu Yollardan, Tunalı’nın Bittiği Yerde Başlar eseri gibi, edebiyatın üç türünü ( röportaj, hâtıra, deneme) kaynaştıran bir kitap. Bu özelliğiyle edebiyatımızda özgün bir örnek.

Yazarın yakından tanıdığı altı isimle yaptığı görüşmeleri merkezdedir. Ancak, bir o kadar önemli tarafı, her isimle ilgili verdiği birinci elden bilgilerdir.

Her biriyle tanışmaları, görüşmeleri ve konuya göre yaşadıklarından seçilmiş hâtıralar, röportaj yapılan isimlerin biyografilerinin bir yönünü aydınlatır. Bunlar kültür tarihimiz için çok özel bilgiler ve şâhidliklerdir.

Devler Geçti Bu Yollardan, nesillere örnek gösterilecek isimleri konu edinmesi dolayısıyla da her zaman güncel kalacak bir eser.

Devler Geçti Bu Yollardan Alıntıları - Sözleri

  • Ve, herkese kendi utancı yeter, kimseyi utandırmaya hevesim yok.
  • Dünyanın en zor işlerinden biri haklı olabilmektir.
  • ... iki farklı güzelliği birbirinin düşmanı gibi göstermek ve birini sevebilmek için öbüründen nefret etmek gerektiğini gençliğe benimsetmek...
  • biraz derine dalan herkes bu dünyada yalnızdır.
  • Marifet iltifata tâbi'dir, Müşterisiz meta' zâyîdir.
  • Nerede yoğunlaşmışsak, bizi yoğuran odur.
  • Gerçekten dünya çapında olmak istiyorsan, kendi ülkenden bahset!
  • Yakasını üçkağıtçılara, şarlatanlara ve demagoglara kaptırmış toplumdan... Sağırlardan, kulaklarını tıkamışlardan, gözlerini başarılıdan çevirenlerden bir şey beklediğim yok. Ve, herkese kendi utancı yeter, kimseyi utandırmaya hevesim yok.
  • Marifet iltifata tabidir, Müşterisiz meta zayidir.

Devler Geçti Bu Yollardan İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Devler Geçti Bu Yollardan: A. Yağmur Tunalı “ Devler Geçti Bu Yollardan” ismini uygun görmüş eseri için. Altı abide şahsiyeti bizlerle buluşturmuş. Her biri gönüllerimizde yer etmiş, ruh dünyamızın inşasında iz bırakmış isimler. Eserin kapağını çevirdiğiniz andan itibaren abide şahsiyetlerin yanındaymışsınız hissine kapılıp hem mutlu oluyorsunuz hem de fazla bilinmeyen yönlerini öğrenme imkânı buluyorsunuz abide şahsiyetlerin ve A. Yağmur Tunalı’nın da ne kadar şanslı biri olduğunu anlayıp aynı şanstan sizde istiyorsunuz sonunda. Yazar önce kendini takdim ediyor okuyucusuna sonra da dersteki hoca gibi size engin bilgisini, gördüklerini, duyduklarını, tecrübelerini sunuyor tüm samimiyeti ile. Yazar çeşitli dönemlerde yaptığı röportajlarının bazı dergilerde yayınlandığını ve bu kıymetli şahsiyetlerinin yaşam öykülerinin dergi sayfalarında kalmasına gönlü razı olmadığı için küçük değişiklikler ile yeniden gözden geçirip kitap haline getirerek bizlerin istifadesine sunduğunu söylüyor ve iyi ki de böyle bir şey yapmış dedirtiyor. Bizi bu abide şahsiyetlerin bilmediğimiz yönleri ile hatırlamamız anlamamıza vesile olduğu abide şahsiyetlerin bu az bilinen özelliklerinden mahrum bırakmadığı içinde bolca teşekkürü hak ediyor. Her biri birbirinden kıymetli şahsiyetlerden ilki Dr. Muhtar Tevfikoğlu; Hekim, hikâyeci ve Yahya Kemal’in 12 yıllık dostu. Hekimlik ve edebiyatçı olmanın ne olduğu bu özelliklere sahip yazar ve şairler hakkında malumatlar ile Yahya Kemal’in dostu olması hasebiyle İstanbul sevdalısı. Türk’ün sanat ile olan haşır neşirliği ve bu günkü sanata bakışımız. Tevfikoğlu’nun gençlere çok kıymetli hayatın her döneminde faydası tartışılamayacak nasihatleri bizlere aktarıyor. Şair yönü, hikâyeleri, şiirleri hakkında bolca bilgi üstüne birde yazma meraklılara ile hikâye yazmak isteyenlere paha biçilemez tüyoları ile fikrimizi fikir katıyor. İkinci abide şahsiyet; Tarık Buğra kısa bir özgeçmiş ile Tarık Buğra’nın edebiyata merakı, Lise çağları, ona edebiyatı sevdiren hocalarını anlatılıyor. Tarık Buğra’nın çektiği yokluk ve sıkıntıları bile övünme sayarlar diye anlatmaktan imtina etmesi ve hassasiyeti ile okuyucuya anlatılmaz duygular yaşatıyor. İlk hikâye “oğlumuz” ve ilk hikâyenin öyküsü, eserinin ortaya çıkmasında fırsat yaratanlara olan vefası onları unutmaması sevgi ve saygı ile anması, gazetecilik ve dergicilik yönleri. Hikâye, roman, fıkra, tiyatro yazarlığı yanında şair yönü, şiire bakışı ve ülkenin durumu ile eserleri arasındaki bağ enfes bilgi paylaşımları. Üçüncü abide şahsiyet Samiha Ayverdi. Kendisi ön plan çıkar anlatmak istedikleri geri planda kalır diye çekingenliğinden röportaj vermekten kaçınan ince zarif ruhun sahibi edebiyatın hemen hemen her dalında eserler vermiş ruh inşasının büyük inşaatçısı. Samiha Ayverdi ile yapılan röportajda benim ve çoğu okuyucunun ruh dünyasına nakış nakış işlediği tarih, millet, din sevgisini her kelimesi ile yeniden ispatı tarihi bilgiler o kadar derin bilgi hazineleri ve o kadar zariflik ve bizi bize o kadar güzel anlatış uyuyanları uyandırmaya bir o yeter de artar. Dördüncü abide şahsiyet Mahir Canova. Canova ile tiyatroya bir bakış atılıyor. Milliyetçi cenahta dünde bugünde tiyatrocu sayısı çok azdı bu boşluğu yıllarca doldurmuş hem de hakkını vererek doldurmuş bir isim anlatılıyor. Canova ile yapılan röportajda Türk ve Dünya tiyatrosu, ülkemizde tiyatronun durumu, özel ve devlet tiyatrolarında durumun ne olduğu, halkın tiyatroya bakışı, tiyatroları halka nasıl sevdirebiliriz, tiyatronun önemi, amacı gibi konular her biri ders niteliğinde cevapları, çözüm yolları. Beşinci abide şahsiyet Çinuçen Tanrıkorur. Türk musikisi hakkında doyurucu bilgiler, Batı ile Doğunun müziğe bakışı ikisinin karşılaştırılması, piyanodan, ritme; ritimden koroya bir müzik ziyafeti. Biz musikimize sahip çıkamasak da batılılar nasıl bizim musikimize sahip çıkmışlar, Türk musikisini daha iyi anlamak ve anlatmak için ders kitapları hazırlamışlar bilgisi ile içimizin parçalanması. Ve son abide şahsiyet Emine Işınsu. Bir sanatçı, edebiyatçı, dergicilik ve gazetecilik yönü ayrı derya şahsiyet… Sanatçı çevrede büyümesi sanatla iç içe geçen bir ömür. Emine Işınsu dergi ve dergiciliğe bakışı, tiyatro ve roman yazarlığı üzerine engin bilgisinin varlığı bunun okuyucu ile paylaşılması, yazmak ama niçin yazmak Emine Işınsu ile eserlerine bir bakış harika bir röportaj daha. Kitap biterken hüzünde çöküyor üzerimize bu yollardan devler geçti çoğunu görmek nasip olmadı diye ama A. Yağmur Tunalı’nın bu eşsiz eseri ile onlarla olma şerefine ermenin mutluluğu ile üzerimizdeki hüzünde kenara çekiliyor. Vatan sevmenin kuru bir sevgi ile değil yaptığın her işte en iyisi örnek kişisi olarak göstermenin de, kültür değerlerine sözde de değil yaşayarak yaşatarak sahip çıkmayı da bu abide şahsiyetler ile bir kez daha idrak ediyoruz. #KitapŞuuru (fatih oğhan #KitapŞuuru)

#okudumbitti #kitaptanıtım #A.YağmurTunalı Devler Geçti Bu Yollardan A. Yağmur Tunalı PANAMA YAYINCILIK Sayfa Sayısı: 216 Devler Geçti Bu Yollardan, Tunalı’nın Bittiği Yerde Başlar eseri gibi, edebiyatın üç türünü ( röportaj, hâtıra, deneme) kaynaştıran bir kitap. Bu özelliğiyle edebiyatımızda özgün bir örnek. İncelemenizi tavsiye ederim. https://www.facebook.com/groups/2073632296251282/?ref=bookmarks SihirliFlut http://www.ukitap.com/u/SihirliFlut/ https://zebramo.com/users/323273809 (SihirliFlut)

Devler geçti...: Kapaktaki birbirinden kıymetli kişileri tanıtıyor. Korkularıyla, sevinçleriyle... Günlük hayatınızdan alıp bambaşka alemlere götürecek sizi. Böyle bir üslup, böyle zarif bir Türkçe nadiren okursunuz. (Av. A. Selim Babaoğlu)

Devler Geçti Bu Yollardan PDF indirme linki var mı?

--reklam--

A. Yağmur Tunalı - Devler Geçti Bu Yollardan kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Devler Geçti Bu Yollardan PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı A. Yağmur Tunalı Kimdir?

1955 yılında Kayseri'nin Yahyalı ilçesinde doğdu. Orta öğrenimini Niğde, Kayseri ve Samsun’da tamamladı. Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde başladığı yüksek öğrenimini, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Fransız Filolojisi’nde bitirdi.

Yazı hayatına şiirle başladı. Şiirin yanında, deneme, tenkit, tanıtma ve mensur şiirler yayınladı. Yazdıkları Türk Edebiyatı, Hisar, Töre, Divan, Türk Dili, Doğuş, Milli Kültür, Milli Eğitim ve Kültür, Ülkü Pınarı, Erguvan, Sözcü, Hamle ve benzeri pek çok dergi ile Tercüman başta olmak üzere çeşitli gazetelerde yayınlandı. Bu yazıları, ciltler dolduracak hacimdedir.

1985 yılına kadar pek çok derginin kurucuları ve yayınlayıcıları arasında yer aldı. Başbakanlık bağlı kuruluşlarında basın müşaviri ve yayıncı olarak çalıştı. Kültür Bakanlığı Danışma Kurulları’nda görev aldı. 12 Eylül 1980 öncesinde, bir grup arkadaşıyla profesyonel anlayışta bir tiyatroyu kurup üç yıl yönetti. 1986 yılında TRT’ye intisab etmesinden itibaren, daha çok radyo ve televizyon için yazdı. Metin Yazarı, senarist, sunucu, yapımcı ve yönetmen olarak 3000’den fazla programa imza attı.

--reklam--

A. Yağmur Tunalı Kitapları - Eserleri

  • Gittiler
  • Kavga Günleri 1968-1980
  • İki Gözüm Türkçe
  • Devler Geçti Bu Yollardan
  • Melal Burcu
  • Bittiği Yerde Başlar
  • Bilge Tonyukuk 1
  • Bilge Tonyukuk 2

--reklam--

A. Yağmur Tunalı Alıntıları - Sözleri

  • Yakasını üçkağıtçılara, şarlatanlara ve demagoglara kaptırmış toplumdan... Sağırlardan, kulaklarını tıkamışlardan, gözlerini başarılıdan çevirenlerden bir şey beklediğim yok. Ve, herkese kendi utancı yeter, kimseyi utandırmaya hevesim yok. (Devler Geçti Bu Yollardan)
  • Şu sağır yeryüzü işitmez beni, Feryadımı dokuz göğe söylerim. (Melal Burcu)
  • Milliyetçiler, nereden bakılırsa bakılsın, memleketin ağır günlerinin garantisidir. Onların değeri zor zamanlarda belli olur.. (Kavga Günleri 1968-1980)
  • Fikret, tipik bir muhalifti. Çok zaman ''naif''ti; naifliğinden beklenmeyecek şekilde , yerleşik değerlere apaçık düşmanca tavır sergilemeyi seçmişti. (Gittiler)
  • Dünyanın en zor işlerinden biri haklı olabilmektir. (Devler Geçti Bu Yollardan)
  • Müzik, her şeyden önce bestekâr demektir. Bestekâr yetişmediği yerde müziğin devamlılığı biter. (Gittiler)
  • Ezel diyarından evvelce geldim, Semada hükmettim, yerde serildim, Apansız kendimi bir el'de buldum, Mecnun oluverdim Leyla içinde Sırça sarayları yıktım elimle, Kainata otağ kurdum halimle Sırrımı söyledim amma dilimle, Mahremiyet durur hala içinde. (Melal Burcu)
  • Sanatkarı anlamak çetin meseledir. (Gittiler)
  • Marifet iltifata tabidir, Müşterisiz meta zayidir. (Devler Geçti Bu Yollardan)
  • Çocuklarımız Türkçe sevgisiyle, bilgisiyle yetişecekler. Başka yol yoktur. Unutmayalım, dil bütün bir millettir. Dil sevgisi öncelikle kendi kültürünün sevgisini doğurur. Bütün bir millî târih, bu dil sevgisi penceresinden çocuğa göz kırpar. (İki Gözüm Türkçe)
  • "Üslup ve ifâden çok tatlı. Fakat yaşın ve neslinizin kültür terbiyesi yüzünden Türkçeyi parmağında oynatacak kuvvete gelmediğin için ifâde ve üslübu kuvvetli muharrirleri okumalısın. İnşallah ben sana lisan bakımından istifâde edebileceğin kitaplardan göndereceğim." (İki Gözüm Türkçe)
  • "Öncelikle Türkçe ve her şeyden önce Türkçe" (İki Gözüm Türkçe)
  • Marifet iltifata tâbi'dir, Müşterisiz meta' zâyîdir. (Devler Geçti Bu Yollardan)
  • ...Çinli filozof Konfüçyüs (d. M.Ö. 551) de kendisine sorulan "Bir milleti idâre etmek durumunda olsaydınız ilk önce ne yapardınız?" sorusuna şöyle cevap veriyor: "Dili düzenlerdim. Dil düzgün olmazsa söylenilen söz, demek istenilen değildir; söylenilen söz demek istenilen değilse, yapılması gereken yapılmaz; gereken yapılmazsa ahlâk ve sanat yozlaşır; ahlâk ve sanat yozlaşırsa, adâlet yolunu şaşırır; adâlet yolunu şaşırırsa insanlar güçsüzlük ve şaşkınlık içinde aylak olurlar. Onun için söylenilen sözü doğru söylemeli. Bu her şeyden mühimdir." (İki Gözüm Türkçe)
  • ... iki farklı güzelliği birbirinin düşmanı gibi göstermek ve birini sevebilmek için öbüründen nefret etmek gerektiğini gençliğe benimsetmek... (Devler Geçti Bu Yollardan)
  • Sovyet sisteminin en belirgin özelliklerinden biri, mikro milliyetçilikleri sonuna kadar teşvik etmesiydi. (Gittiler)
  • Prensip, bir dava adamının şaşmaz çizgisidir. (Gittiler)
  • Büyük insanlar için hayat, ciddiye alınmış bir oyun olmaktan ibarettir. (Gittiler)
  • "... bütün tabelalar, levhalar, reklam afişleri o ülkenin dilindedir." (İki Gözüm Türkçe)
  • Bilen yapar, bilmeyen yıkar. (İki Gözüm Türkçe)