Kitap Künyesi

Yazar: Carl Gustav Jung

Çevirmen: Zehra Yılmazer

Orijinal Adı: Die Archetypen Und Das Kollektive Unbewusste

Yayın Evi: Metis Yayınları

İSBN: 9789753424141

Sayfa Sayısı: 143

--reklam--

Dört Arketip Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Tıp ve psikiyatri kökenli bir ruh çözümlemecisi olan Jung'un, psikolojik tiplemeler, kompleksler teorisi ve sözcük çağrışım testi gibi özgün bilimsel katkıları günümüz psikolojisi ve psikiyatrisi içinde hâlâ yerini korumaktadır. Bunun ötesinde, bugün Jung'u bir ekol olarak anmamızın nedeni, bütün insan bilimlerine yansıyan türev ve etkileriyle "simge" alanındaki çalışmaları, ve kişisel ya da kolektif bilinçdışının dinamiklerini ve görüngülerini irdeleyen yapıtlarıdır. Jung düşüncesinin antropolojiden teoloji ve felsefeye, etnolojiden sosyolojiye çok geniş bir alanda kalıcı izleri vardır.

--reklam--

Dört Arketip Alıntıları - Sözleri

  • İnsan muazzam işler başardı, ama bunun karşılığında dünyanın uçurumunu derinleştirdi; insan nerede duracak, durabilecek?
  • İnsan yaşamının esas gailesi, kendi tedavisidir, yani kendi eksikliklerini tamamlamak, çatışmalarını çözümlemek ve zedelenmişliklerin ıstırabını azaltmaktır. Bunu başarmak, dünyayı, yeniden ve merkezinde kendisi olmak kaydıyle, yani, kendi dünyası olarak “ tamam” etmektir.
  • …olumsuz anne kompleksine mükemmel bir örnek(…)Nasıl olursam olayım, yeter ki annem gibi olmayayım! Bir yandan, asla özdeşleşme noktasına varmayan bir hayranlık, bir yandan da, anneyi kıskançlıkla reddetmekten ibaret olan Eros’un aşırı gelişimi söz konusudur.
  • İnsanın barbarlığının aşikar sayılmayacağı, onun içindeki şeytanı çıkarmanın ve bilinçsizliğini sona erdirmenin yolunun ve araçlarının tüm ciddiyetle araştırılmasının en büyük uygarlık görevi sayılacağı bir dönem ne zaman gelecek?
  • Kitle içinde insan bir sorumluluk duymadığı gibi korku da duymaz.
  • Ruhumuz yeterince geniş değilse, nesnemizin büyüklüğü ile asla baş edemeyiz.
  • Dinsel ilkdeneyime giden yol doğru yoldur ama bunu kaç kişi görebilir? Çok uzaklardan gelen hafif bir ses gibidir. Müphemdir, şüphelidir ve karanlıktır, tehlike ve macera anlamına gelir; herhangi bir güvence ve onay olmadan, ancak Tanrı adına gidecek zorlu bir yoldur.
  • ... ruhun bilinçdışı yaşamının temelini oluşturan ana plan bizim kavrayışımızın o kadar uzağındadır ki, karşılıklı etkileşimden iyiliğin çıkması için ne tür bir kötülük gerektiğini, hangi iyiliğin kötülüğe yol açacağını asla bilemeyiz.
  • “Keyifsizlik ve iradesizlik o kadar büyük boyutlara varabilir ki, kişilik parçalanabilir ve bilinç bütünselliğini yitirebilir; kişilik unsurları kendi kendilerine bağımsız hareket etmeye başlayarak bilincin kontrolünün dışına çıkarlar. O zaman da, örneğin duyum yitimi ya da sistematik unutkanlık görülebilir. Sistematik unutkanlık, “bir organın işlevinin zayıflaması ya da tamamen durması” isterisidir. Bu tıbbi kavram ilkellerdeki “ruh kaybı”na karşılık gelir.”
  • Hiçbir şey bir yasak kadar kışkırtıcı değildir.
  • “Simyanın çökmesiyle ruh ve maddenin simgesel birliği ortadan kalktı, şimdi modern insan ruhsuzlaşmış bir dünyada köklerinden kopmuş bir yabancı.”
  • “Nietzsche’nin Zerdüşt’ünün bir de psikolojik açıdan dikkatle okunmasını öneririm. Nietzsche, tanrısı ölen ve tanrısal paradoksu ölümlü insanın dar kılıfına hapsettiği için yıkılan “Üst-İnsan”ın psikolojisini eşine az rastlanır bir tutarlılıkla ve gerçekten dindar bir insanın tutkusuyla tasvir etmiştir.”
  • İnsan, biri ölümlü, diğeri ölümsüz olduğu bir Dioskuros çiftidir, bu ikisi hep bir aradadırlar ama asla bir bütün olmazlar.

--reklam--

Dört Arketip İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Kitaba inceleme yazmayı düşünmüyordum ama okumayı düşünenlere rehber olması açısından birkaç önemli noktaya dikkat çekmeden edemedim. Buyrunuz. Dikkat çekilecek ilk nokta eserin, bir 'seçki' olması yani kitabın tamamının bir çevirisi olmamasıdır. "Elimizdeki bu kitap, aslı 1976’da basılmış 463 sayfalık, özgün adı “Die Archetypen und das kollektive Unbewusstle” olan kitabın tam çevirisi değildir, henüz bir tam metin çevirisi de yapılmamıştır. Dört Arketip adlı kitap Amerika’da basılan İngilizce kitap gibi orijinal kitapta yer alan bazı makalelerden yapılan bir seçkidir, neyse ki çevirinin çevirisi değil, Almanca orijinalinden Türkçeye kazandırılmıştır." * (alıntıdır) İsmin yanıltıcılığı da tam çeviri olmamasından kaynaklanıyor. Kitabı okuyacak birinin en baştan Arketip kavramına hakim olması gerekir çünkü tek bir yerde basitleştirilmiş bir tanım yapma istisnası haricinde dört arketip uzun uzun anlatılmıyor. Orada da şöyle diyor; "Arketiplerin biçimi, daha önce başka yerde de açıkladığım gibi, bir kristalin eksen sistemiyle karşılaştırılabilir; kristalin eksen sistemi, ana sıvıdaki kristal oluşumunu bir anlamda önceden biçimlendirir ama kendisi maddi bir varlığa sahip değildir. Maddi varlık, ancak iyonların, sonra da moleküllerin özel bir biçimde kümeleşmesiyle ortaya çıkar. Arketipin kendisi boş, salt biçimsel bir unsurdur, kendi tasvirinin a priori bir olasılığından, facultas praeformandi'den (tasarlanan yeti) başka bir şey değildir. " Oldukça açıklayıcı bir örnek olmuş. İçerik ise 4 bölümden oluşuyor; I Anne arketipinin psikolojik yönleri, II Yeniden doğuş üzerine, III Masallarda Ruhun Fenomenolojisi Üzerine, IV Hilebaz Figürünün Psikolojisi Üzerine. Kitapta başta Anne arketipi olmak üzere Arketiplere sezgisel kanıtlar sunulmaya çalışıyor, üçüncü bölümde eski mitler ve masallarda bunların izini arıyor ve bu sayede fikirlere bir temel çiziliyor. Bazılarını bizim de çocuklarımıza anlattığımız bir sürü masaldan örnek vererek bilinçdışının izlerini taşıyan sembolik dışavurumlar yorumlanıyor, analiz ediliyor. Yeniden doğuş üzerine bölümünde, Yeniden doğuş miti üzerine fikirler öne sürülüyor ve bu bölümde bizim ülkemizde de çok bilinen Yediuyurlar mitinden de bahsediyor. (Bu mite eşlik eden Kıtmir adında bir de köpek olması bunu ilk defa duyduğumdan beri ilgimi çeker, bunun anlamı acaba ne olabilir?) Jung'un çoğu yerde yaptığı tespitler başarılı sayılabilir ama anlatım biçimini başarılı bulduğumu söyleyemeyeceğim, orijinal metni okumanın da bu kopuklukları tamamlayarak anlaşılırlığı artıracağını sanmıyorum. Bu yüzden de konuya oldukça ilgili okuyucu dahi zaman zaman kopmalar yaşayacaktır. Pratik anlamda işe yarar pek bir fikir yok, fikirlerin sezgisel ve soyut açıklanması da bir süre sonra "Yahu hepsini anladık da bunlar nerede lazım olacak, bunların vardığı sonuç nedir!?" diyen bıkkın öğrenci etkisi yaratabilir. Uzatmamak için psikiyatrinin temel kuramcılarından ve insan ruhu konusunda en yetkin isimlerden olan Jung'dan bahsetmeyeyim. Jung'un kuramı hakkında fazla bilgisi olmayanların, bilgi edinene dek ertelemesi gerektiğini düşünüyorum, yoksa okudum demekten öte bir faydası olmaz. Herkese 'Analitik' okumalar diliyorum. (Samet Ö.)

http://www.kitaphaber.com.tr/bilincin-gelisimi-uzerine-dort-arketip-k4264.html Bilincin Gelişimi Üzerine Dört Arketip 29.11.2021 09:00 - Ülker GÜNDOĞDU Bilincin Gelişimi Üzerine Dört Arketip Arketipler gerçekte insan kültürünü oluşturan yapıtaşlarıdır. İnsanlar uzun dönemler boyunca karşılaştığı benzer olayları bir süre sonra belli davranış kalıplarına oturtmuş ve bu kalıpları kuşaklar boyunca aktarmaya başlamıştır. Bunun sonucunda ise bireyin anne, baba, erkek, kadın gibi rolleri ve geçimini sağlamak, eş ve arkadaş bulmak, yolculuğa çıkmak arketipleri ortaya çıkmıştır. Psikolojide ilk defa Carl Gustav Jung tarafından arketip kullanılmıştır. Arketip kavramını çözmesi onu Sigmund Freud'tan ayıran bir özelliktir. Tıp ve psikiyatri kökenli bir ruh çözümlemecisi olan Jung'un, psikolojik tiplemeler, kompleksler teorisi ve sözcük çağrışım testi gibi özgün bilimsel katkıları günümüz psikolojisi ve psikiyatrisi içinde hala yerini korumaktadır. Bunun ötesinde, bugün Jung'un bir ekol alarak anılmasının nedeni, bütün insan bilimlerine yansıyan türev ve etkileriyle "simge" alanındaki çalışmaları, kişisel ya da kollektif bilinç dışının dinamiklerini ve görüngelerini irdeleyen yapıtlarıdır. Jung, düşüncenin antropolojiden teoloji ve felsefeye, etnolojiden sosyolojiye çok geniş bir alanda kalıcı izleri vardır. Arketip, felsefe sözlüklerinde genellikle özel örnekleme, sembolik anlatım gibi karşılıkları bulunur. Evrensel bilginin sembolik datalarıdır ve rüya tabirlerinde, eski mitlerde, edebiyatta, sosyolojik temel yasaların bağlı olduğu ana örneklemelerdir. Metis Yayınlarını buradan kutlamak istiyorum. Hazırladıkları birçok kitap dizinimi ile okuru için muazzam bilgi kaynağı zenginliği sunmaktadırlar. O kitap dizinimleri çeşitliliğinden oluşan bir okuma listesi önerisini edindim ve inanılmaz bir heyecanla listeyi okumaktayım. Ve değerlendirmesini yazarken bile yeni yeni keşiflerde bulunmaktayım. O dizinimlerden biri olan Ötekini Dinlemek doğrudan insana dair uzmanlaşmış bir dizi. Hayatlarımıza dair bir bilgi kaynağı. Carl Gustav Jung'un eseri Dört Arketip, Ötekini Dinlemek psikiyatri ve psikanaliz alanında 20. Yüzyıl boyunca yazılmış temel yapıtları bir kütüphane oluşturacak kapsamda bir araya getirme amacıyla okura kazandırılmıştır. Kendimiz ve diğer insanlarla ilgili sezgilerimizi geliştirmemize yardımcı olacak, yeni kavrayış imkânları verecek ve öğrenirken herkesin kendi deneyimleriyle sınayacağı bir bilgi hazinesidir. Okuduğum bir diğer eseri olan İnsan Ruhuna Yönelik Bilinçaltı ve İşlevsel Yapısı adlı eserinden bu eseri Dört Arketip'i ayıran en belirgin özelliği bilinçdışı çözüm kurgularıdır diyebilirim. Dört Arketip, ilk bölümü Anne Arketipinin Psikolojik Yönleri ile arketip kavramını aktarmaktadır. Arketip daha Antik Çağda kullanılan Platon'un "idea"sıyla eş anlamlı bir kavramdır. İnsanı insan kılan özellikleri ve insan eylemlerinin insana özgü biçimleridir. Prensipte nitelenebilen arketip, tezahür biçimini asla somut olarak değil, yalnızca prensipte belirleyen değişmez bir anlam çekirdeğine sahip olduğu belirtilmektedir. İlkel insanın zihni katı bir disiplini, yani bilgi eleştirisini henüz bilmez; ilkel insan için dünya hayal meyal bir görüntüdür, özne ile nesne ayırt edilmeksizin iç içe geçmiştir. Goethe gibi "Dışarıda olan her şey aynı zamanda içerdedir de". Öyle görünüyor ki, kendi varoluşunu boşu boşuna arayan ve bundan bir felsefe çıkaran insan, artık bir yabancı olmayacağı dünyaya giden yolu ancak simgesel gerçekliği yaşayarak yeniden bulabilir. Modern insan ruhsuzlaşmış bir dünyada köklerinden kopmuş bir yabancıdır... İkinci bölüm Yeniden Doğuş Üzerine, Jung'un tanımladığı duyguötesiyle ilgili tüm ifadeler arketipler tarafından belirlenmiştir. Yaşamın aşkınlığı ölüm ve yeniden doğuş aracılığıyla tasvir edilen dönüşüm. Zaman mekânın tüm engellerini ortadan kaldıran aşkınlığına katılmaktır. Zamanda bir sonsuzluk anıdır. Kişinin kendi dönüşümünün aşkınlığı doğal dönüşümünde iç sesi ölümlünün ölümsüze dönüştüğü, ölümlü kabuğundan kurtulup kendi yaşamına doğduğu, bir dönüşüm. Bu çok eski bir düşüncedir. Dönüşüm sürecini aktarmak için "yeşillenen" Hızır'ı seçer. Hızır Kur'an'ın, yeniden doğuşu gizemini anlatan Kehf (mağara)18. Suresi'nde karşımıza çıkan mağara yeniden doğuşun gerçekleştiği yerdir. Kur'an'da burası şöyle anlatılır: "Uykuda oldukları halde sen onları uyanık sanırdın. Onları sağa sola çeviriyorduk. Köpekleri de mağaranın girişinde ön ayaklarını uzatmış yatmaktaydı. Eğer o insanları görseydin dönüp kaçardın ve gördüklerin yüzünden içini korku kaplardı" [1] Hızır bilgelik olmasına rağmen insan aklının ermeyeceği davranışları da temsil eder. Hızır yeniden doğuşun sağladığı ölümsüzlüğün nasıl gerçekleştiğini anlayana anlatacaktır. Jung bu bölümde pek çok farklı şekillerde aktardığı yeniden doğuşun; kendilik kavramı, Ben'le örtüşmeyen ama Ben'i kapsayan ruhsal bir bütünlük ve merkezdir. Yeniden doğuşun ana düşüncesini vermektedir. İnsanın içgüdüsel ruhunu kaybettiğini belirtmektedir. Üçüncü bölüm; Masallarda Ruhun Fenomenolojisi Üzerine, doğal yaşam ruhunun üzerine bir üst ruh binmiş, hatta salt doğası olan ruhun karşıtı konumuna yükselmiştir. Üst ruh doğaötesi ve dünyaötesi, kozmik bir düzen ilkesi haline gelmiş ve "Tanrı" olarak nitelendirilmiştir, ya da Spinoza'da olduğu gibi Tek Töz'ün bir niteliği ya da Hıristiyanlıkta olduğu gibi Tanrı'nın bir parçası olarak görülmüştür. Ruhun materyalist çerçevede kavranması her yerde kabul görmedi de bu ruh kavramı dinsel alanın dışında, bilinç fenomenlerinin uzamında kalmayı sürdürdü. İnsan, ruhu kendisinin yarattığına ve ona sahip olduğuna inanma gafletine düşer. Son bölüm; Hilebaz Figürünün Psikolojisi Üzerine, Hilebaz mitosunun sonunda kurtarıcının kendini belli ederse, bu rahatlatıcı öngörü ya da umut, bir felaketin gerçekleştiği ya da bilinçli bir biçimde anlaşıldığı anlamına gelir. Kötülük içinde kaybolmuş olmak kurtarıcıya özlem duyurur. Kavranması ve kaçınılmaz bir biçimde bütünleşmesi bu yazgının düğümlenmiş yumağını ancak doğaüstü bir kurtarıcı çözer. Bütün bölümlerin sonucu olarak, tarihsel ve bireysel alanda, kendini bilinçsizlikte tutsak olmaktan yavaş yavaş kurtaran bilincin gelişimi söz konusudur. İnsanın insan olma konusunda kendini irdelemesini sağlamaktadır. Her şey "kendi"nin kuramıdır. Öteki, ancak bir ilişki sürecinde ötekinden kendini bulmak ve oluşturmak içindir. Sonuç olarak; Jung'un ortaya koyduğu bu yaklaşım biçimi, insanın anlama ve anlamlandırma serüvenin bir sonucu olarak bütün insanlarda yer alan imajların birer yansıması hükmündedir. Ortaya koyduğu bu eserle de insan bilincinin yansımalarına dair bir ilk örnek, ilk form olarak kollektif bilinçdışının bir ürünü olarak bütünleşmeyi amaçlamaktadır. Yazar Hakkında İsviçreli psikiyatr Carl Gustav Jung 1875 Kesswil'de doğdu, 1961 Küssnacht'de öldü. Analitik Psikoloji Okulunun kurucusudur. Zürih Üniversitesi'ni bitirerek doktor oldu. Psikiyatri alanında uluslarararsı bir ün kazandı. Freud'un yakın çalışma arkadaşı ve mirasçısı oldu. Freud'un kişisel bilinçdışı görüşüne kolektif bilinçdışı görüşünü ekledi, arketip kavramını geliştirdi. Carl Gustav Jung Dört Arketip Metis Yayınları 163 Sayfa 2003 İstanbul [1] https://kuran.diyanet.gov.tr/tefsir/Kehf-suresi/2158/18-ayet-tefsiri Yazar: Ülker GÜNDOĞDU - Yayın Tarihi: 29.11.2021 09:00 - Güncelleme Tarihi: 29.11.2021 10:16 Ulker_Gundogdu kitap/dort-arketip--9242 yazar/carl-gustav-jung (Ülker Gündoğdu)

Sadece alıntı yaptığım kısımları anladım ;) Büyük bir merakla başladığım bu kitap, yine beni aşanlardan çıktı maalesef;( Felsefe/Psikoloji eğitimi ya da alt yapısı olanlara hitap edecektir muhakkak. Kitabın adını bile daha tam oturtamadım kafamda ;) Sahi, "arketip" neydi? (nightwalker)

--reklam--

Dört Arketip PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Carl Gustav Jung - Dört Arketip kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Dört Arketip PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Carl Gustav Jung Kimdir?

Carl Gustav Jung. (d. 26 Temmuz 1875 Kesswil, Thurgau, İsviçre. ö. 6 Haziran 1961 Küsnacht ZH, Zürih, İsviçre). İsviçreli psikiyatr, analitik psikolojinin kurucusu. Derinlik psikolojisinin üç büyük kurucusundan birisi.

Basel Üniversitesi'nde tıp profesörü olan büyükbabasının adını taşıyan Carl Gustav Jung İsviçreli bir papazın oğludur. 1895 yılında Basel'de tıp eğitimi almaya başladı ve 1900 yılında Eugen Bleuler'in asistanı olarak Burghölzli'de psikiyatrist olarak hizmet verdi. Doktorasını 1902 yılında tamamladı. Konu okült (gizli, görünmeyen) fenomenler (etkiler) ve onların Psikoloji ve Patolojiyle bağlantıları idi. Paris'te 6 ay Pierre Janet ile bilgilerini derinleştirdi. 1903 yılında Emma Rauschenbach ile evlendi. 36 yaşında Uluslararası Psikanaliz Birliği'nin ilk başkanı oldu. Psikolojik analizlerinde astrolojiden de yararlanan Carl Gustav Jung,Sigmund Freud'le beraber üzerinde çalıştığı toplumsal bilinçaltı kavramı ile de tanınır.

--reklam--

Carl Gustav Jung Kitapları - Eserleri

  • Dört Arketip
  • Keşfedilmemiş Benlik
  • İnsan Ruhuna Yöneliş
  • Psikoloji ve Din
  • Anılar, Düşler, Düşünceler
  • Rüyalar
  • Maskülen
  • Feminen
  • Kişiliğin Gelişimi
  • Kırmızı Kitap
  • Ulysses ve Picasso Üzerine Denemeler
  • Analitik Psikoloji Üzerine İki Deneme
  • İnsan ve Sembolleri
  • Psikoterapi Pratiği
  • Gökte Görülen Cisimler Üzerine Bir Mit
  • Eşzamanlılık
  • Analitik Psikoloji Sözlüğü
  • Analitik Psikoloji
  • Doğu Metinlerine Psikolojik Yaklaşım
  • Freud ve Psikanaliz
  • Ruh
  • Carl Gustav Jung'un Kehf Suresi Tefsiri
  • Analitik Psikolojinin Temel İlkeleri
  • Seçme Yazılar
  • Nietzsche'nin Zerdüşt'ü Üzerine Seminerler
  • Psikolojide Tipler
  • Bilinç ve Bilinçaltının İşlevi
  • Dinlerin Psikolojiye Etkileri
  • Dönüşüm Sembolleri
  • Aion
  • Psikiyatri Araştırmaları
  • Les Racines de la Conscience
  • Dışa Bakan Rüya Görür İçe Bakan Uyanır
  • The Structure and Dynamics of the Psyche
  • The Archetypes and the Collective Unconscious
  • Civilization in Transition
  • Psikoloji ve Felsefe
  • Two Essays on Analytical Psychology
  • Rüyalar
  • Kundalini Yoga Psikolojisi
  • Rüya Analizleri
  • Kəşf Olunmamış Mənlik

--reklam--

Carl Gustav Jung Alıntıları - Sözleri

  • ...ruhani bir amaç, ruh sağlığının kesin gerekliliğidir. (Kişiliğin Gelişimi)
  • "Kendi ruhunu bir teleskopla baktı. Düzensiz gibi görülenleri gördü ve güzel yıldız kümeleri gibi gösterdi ve bilincine dünyaların içinde gizli dünyalar kattı." (Anılar, Düşler, Düşünceler)
  • Bugün bunların olmasındaki amacın karanlığa, olabildiğince aydınlık getirebilmek olduğunu biliyorum. (Anılar, Düşler, Düşünceler)
  • Bastırılmış acı verici düşünce kendisini ancak "sembolik " olarak ifade edebilir. (Rüyalar)
  • Duygusallık, aşağılık duygusunun varlığının şaşmaz belirtisidir. Bu,sadece iki kişi arasında değil, aynı zamanda kendi içimizdeki çatışmanın ve anlaşmazlığın psikolojik temelini oluşturur. (Analitik Psikoloji)
  • Tutkularının cehenneminden geçmemiş biri, onların hiçbir zaman üstesinden gelemez. (Doğu Metinlerine Psikolojik Yaklaşım)
  • “Nietzsche’nin Zerdüşt’ünün bir de psikolojik açıdan dikkatle okunmasını öneririm. Nietzsche, tanrısı ölen ve tanrısal paradoksu ölümlü insanın dar kılıfına hapsettiği için yıkılan “Üst-İnsan”ın psikolojisini eşine az rastlanır bir tutarlılıkla ve gerçekten dindar bir insanın tutkusuyla tasvir etmiştir.” (Dört Arketip)
  • Biz hala kendimizde görmek istemediğimiz bütün kötülükleri ve değersizlikleri diğer insanlara atfetmeye devam ederiz. Bu nedenle, onu eleştirmemiz ve ona saldırmamız gerekir. (Keşfedilmemiş Benlik)
  • insan yığınları hep sürü psikolojisine, bu yüzden de körükörüne “kaçışmaya” ve avam psikolojisine, bu yüzden de hissiz bir vahşilik ile isterik ağlamaklılığa meylederler. (Psikoterapi Pratiği)
  • Ne var ki ben, büyük ölçüde insanca beceriksizliklere bağlı olan bir şey için dini suçlamak gibi bir hataya düşmek istemiyorum. (Seçme Yazılar)
  • Bütün kaosun içinde bir kozmos, bütün düzensizliğin içinde gizli bir düzen vardır. (Les Racines de la Conscience)
  • Kadının güçlü bir erkeğin gücünden çok zayıflığını, zekası yerine akıllı adamın aptallığını sevmesi kadim bir olgu değil midir? (Feminen)
  • - " (...) Bir Japon atasözü şöyle der: “Hırsızlık yalanla başlar.“ (Psikiyatri Araştırmaları)
  • "Biraz yanlış davranmak bize daha bir rahatlık sağlar.. Bunun da nedeni, mükemmellik denen şeyden yoksunluğumuzdur.. Hintliler bir tapınak yaptırdı mı, bir köşesini bitirmeden bırakır.." (Analitik Psikolojinin Temel İlkeleri)
  • Öğrendim ki yalnızca içimizde olanı ifade etme, ona tanıklık etme hakkına sahibiz; başkalarından bizim bakış açımızı benimsemelerini beklemeye hakkımız yok, onları dönüştürmeye çalışmaya ise hiç hakkımız yok. (Kundalini Yoga Psikolojisi)
  • "Jung, Müslümanların yaşadığı Mısır, Cezayir, Tunus, Büyük Sahra'ya geziler yapmıştır. Bu gezilerinden birinde Somalili bir sufî, Jung'un Kur'an'ı kendisinden daha iyi bildiğini söylemiştir." (Carl Gustav Jung'un Kehf Suresi Tefsiri)
  • İnsan muazzam işler başardı, ama bunun karşılığında dünyanın uçurumunu derinleştirdi; insan nerede duracak, durabilecek? (Dört Arketip)
  • Yaşamını bir yalanın üzerine kuramazsın. (Anılar, Düşler, Düşünceler)
  • …bilinç gelişimi ne düzeyde olursa olsun, her uygar insan ruhunun derinliklerinde arkaik bir insan olmaya devam eder. İnsan vücudu bizi nasıl memelilere bağlıyorsa ve sürüngenler çağına kadar uzanan evrimsel sürecin hatıralarını taşıyorsa, insan ruhu da, başlangıcına kadar izlerini takip ettiğimizde, sayısız arkaik özellikler gösteren bir gelişimin ürünüdür. (Keşfedilmemiş Benlik)
  • ....özellikle ilkel insanlar çocuklarına çok bağlıdır.. (Freud ve Psikanaliz)