Kitap Künyesi
Yazar: Ahmet Altan
Yayın Evi: Everest Yayınları
İSBN: 9786051416144
Sayfa Sayısı: 224
Dört Mevsim Sonbahar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bu romanda herkesin gözleri lacivert. Hiç lacivert göz görmedim ama lacivert gözleri severim. Lacivert gözlerin derinliklerinde, bilinmeyen diyarlardan maceraperest seyyahların getirdiği anlamlar yatar. Bence tabii...
Dışarıda cıvıltılı bir ilkyaz güneşi, tazelenen ve yeniden doğan dünyanın yeşillikleri üstüne, işveli bir salıntıyla sıcacık altın tozları serpiştiriyor. Ben, senin için ey kari, bir roman yazıyorum. Kapı çalınıyor. Kim geldi acaba? Kimi istersem, kimin ismini yazarsam o gelir, Yazmanın bu yararı var işte, küçük bir işaretle, canımın istediğini getiririm. İstersem fikrimi değiştiririm, Kim ne yapabilir? Hadi bakalım, kapının zili çalmadı, gelen giden yok. Tamam mı?
Yoo, tamam değil, çünkü fikrimi yeniden değiştiriyorum, zil çalıyor ve Ali, yani kardeşim geliyor. Karşımdaki koltuğa oturuyor, biryandan da önümdeki kâğıtlarla daktilo makinesine şöyle bir göz atıyor. "Ne yapıyorsun?" "Roman yazıyorum."
Haksız yere azarlanmış bir çocuk gibi, bir an irkilerek anlamadan bakıyor yüzüme. "Niye?"
Dört Mevsim Sonbahar Alıntıları - Sözleri
- Hep bir şeyler eksikti. Niye hep bir şeyler eksik gibi geliyor babacığım? Ben mi yaşamayı beceremiyorum?
- Bazen o kadar çok seviyorum ki, sevgiden canım acıyor.
- Ölüm acısından başka her acının altında bir aptallık yatar.
- Bir kadını sevmek niye ona kötü gözle bakmak olsun, bir kadını sevmek ona iyi gözle bakmaktır bence. Ancak bir kadını sevmemek ona kötü gözle bakmak olabilir.
- “... evlenmeye karar verdik." "İntihar etmenin çeşitli yolları vardır."
- Çay kokusu bana hep çocukluğumu anımsatır. Nedense çay kokusunda her dertten uzak bir mutluluk var. Sanki çay içerken insan dertleriyle bir ateşkes imzalıyor. Dertler seni, sen dertleri rahat bırakıyorsun.
- Bazen o kadar çok seviyorum ki, sevgiden canım acıyor.
- Bir tek insanın yokluğu, bütün yaşamı bomboş yapıyor bir anda, her şey anlamını yitiriyor.
- Bazen o kadar çok seviyorum ki, sevgiden canım acıyor.
- Bazen o kadar çok seviyorum ki, sevgiden canım acıyor.
- İnsan onuru diye bir şey olduğuna inanıyorum çünkü... Milyonlarca insanın ezilip sömürülmesine, hak ettikleri güzelliklerden yoksun kalmasına dayanamıyorum. İnsanın bu çağda tarafsız bir izleyici olabileceğine inanmıyorum. Ya ezenlerden yanasın ya da ezilenlerden yana.
- Çay kokusu bana hep çocukluğumu anımsatır. Nedense çay kokusunda her dertten uzak bir mutluluk var. Sanki çay içerken insan dertleriyle bir ateşkes imzalıyor. Dertler seni, sen dertleri rahat bırakıyorsun.
- Eskiden olsaydı, bir gece daha kalacaksın diye çok sevinirdim. En kalmanı istediğim günlerde hep gittin, gide gide isteklerimi körelttin. Artık ben de gitmeni istiyorum.
- Sanki çay içerken insan dertleriyle bir ateşkes imzalıyor.
- +Yıldızların kokusunu duyuyor musun? -Evet. +Ben de duyuyorum, demek ki ikimiz de aşığız.
Dört Mevsim Sonbahar İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Daha önce Ahmet Altan'ın Tehlikeli Masallar kitabını okumuştum ikisi de birbirinden güzel yazarın rahatlığı iki kitapta dikkat çekiyor. Dikkat çeken bir konu da cinsellik. Yazarın muhafazakar bir toplumda cinselliği böyle rahat anlatması çok hoşuma gidiyor. Cinselliği farklı boyutlarıyla anlatıyor. bazen severek bazen sırf canı istediği için ilişkiye giriyor. Yanlış gördüğümüz, yadırgadığımız bazı davranışlar çok basitmiş hatta bir albenisi varmış gibi işleniyor. Aşk, boşvermişlik, lakayt tavırlar, sevgi, yalnızlık yazar kitabında hayatla ilgili her şeye yer vermiş, altı çizilecek çok yer var kalemim hep yanımda okudum. Olumlu ve olumsuz eleştiride bulunulabilecek bir kitap, değişime açık insanlar okumadan geçmemeliler. (Zelal LAFÇI)
Bu kitabın anlatıcısı, kitap yazan bir yazar. Kitapta yaşattığı karakterler aynı zamanda kitapta var olan karakterler. Yani bir nevi kitap içinde kitap. Yazar karakterleri, karakterlerin özelliklerini, mevsimleri, karakterlerin sonlarını kendisinin belirlediğini bize her fırsatta hatırlatıyor ve bu kitapta herkesin gözü lacivert. Ahmet Altan’nın daha önce de birkaç kitabını okuduysanız bu sizlere daha farklı gelecektir. Farklı, akıcı ve güzel bir kitap. (Nagiş)
Tek kelimeyle farklıydı. Kitabın karhramanının yazar oluşu ve yazdıklarının yaşanılanlarla özdeşleşmesi düşündürücüydü bence. Zaman zaman durup düşünüp, zaman zaman elinize kalem alıp güzel yerlerin altını çizmelik bir kitaptı. Yazarın anlatıcı bir yazar oluşu fikrini çok samimi buldum. Açıkçası Ahmet Altan’ın ilk kitabı olması dolayısıyla da övgüleri hayli hak ettiğini düşünüyorum. (Gizem Sağbaş)
Kitabın Yazarı Ahmet Altan Kimdir?
Ahmet Hüsrev Altan (d. 1950; Ankara), yazar ve gazeteci.
Gazetecilik kariyeri
Hürriyet, Güneş, Milliyet ve Yeni Yüzyıl gazetelerinde uzun yıllar köşe yazarlığı yaptı. Milliyet'te çalıştığı dönemde, gazetede Kürtlerin çoğunluğu oluşturduğu kurgusal bir "Kürdiye" ülkesinden bahseden yazısı nedeniyle işinden çıkarıldı.
Taraf gazetesinin kurucusudur. 2007 yılında yayın hayatına başlayan Taraf gazetesinin Alev Er ile birlikte genel yayın yönetmenliğini üstlenmiş, daha sonra Alev Er'in ayrılmasıyla genel yayın yönetmenliği görevini tek başına yürütmeye devam etmiştir. Ayrıca aynı gazetenin Kum Saati adlı köşesinde, köşe yazarı olarak yazılar yazmıştır. Eylül 2008'de Ermeni Kırımı’nın kurbanlarına adadığı bir köşe yazısı nedeniyle Türklüğe hakaretle suçlandı. Genel Yayın Yönetmenliğini üstlendiği Taraf gazetesi 2009 yılında Leipzig Bankası Medya Vakfı tarafından verilen dünyanın prestijli basın ödüllerinden biri olan “Özgürlük ve Medyanın Geleceği" Ödülü'ne layık görülmüştür Ahmet Altan ayrıca 2011 yılında üçüncüsü düzenlenen ve Ulusulararası Hrant Dink vakfı tarafından özgür ve adil bir dünya için çalışan, ilham ve umut ışığı kişilere layık görülen "Hrant Dink Barış Ödülü"nün de sahibidir. Aralık 2012'de, Yasemin Çongar ile birlikte Taraf gazetesindeki görevinden istifa etmiştir.
TV programcılığı
Bunun yanında, doksanlı yılların ortalarında Neşe Düzel ile birlikte Star TV'de Kırmızı Koltuk isimli tartışma programını hazırlamış ve sunmuştur.
Özel hayatı
Yazar ve eski milletvekili Çetin Altan'ın oğlu, İstanbul Üniversitesi İktisat profesörü ve yazar Mehmet Altan'ın ağabeyidir. İki çocuk babasıdır.
Ahmet Altan Kitapları - Eserleri
- Aldatmak
- En Uzun Gece
- İçimizde Bir Yer
- İsyan Günlerinde Aşk
- Kılıç Yarası Gibi
- Kristal Denizaltı
- Tehlikeli Masallar
- Son Oyun
- Ölmek Kolaydır Sevmekten
- Sudaki İz
- Karanlıkta Sabah Kuşları
- Gece Yarısı Şarkıları
- Ve Kırar Göğsüne Bastırırken
- Bir Hayat Bir Hayata Değer
- Hayat Hanım
- Dört Mevsim Sonbahar
- Yalnızlığın Özel Tarihi
- Yabani Manolyalar
- Berfin
- I Will Never See the World Again
- Dört Mevsim Sonbahar-Tehlikeli Masallar
Ahmet Altan Alıntıları - Sözleri
- "O gitmez" dediğin kaç kişi gitti? Asla kopamayacağını sandığın kaç kişiden koptun? Hafızanda birer soluk hayalet şimdi onlar ve sen onların hafızasında soluk bir hayaletsin! Gelecek, hayatından kimleri soluk hayaletlere çevirecek?" (İçimizde Bir Yer)
- Ama bazıları çok şaşırtıcıydı. Onların hastalıklarını yüzlerinden okuyamıyordunuz. (İçimizde Bir Yer)
- "- Düşmanlarımızı öldürdük, dedi. Niye düşman olduğumuzu Tanrı bilir. - Düşmanlarımız değildi, dedi Ömer, ama bize ateş ediyorlardı. Biz de onları öldürdük. - Biz de onlara ateş ediyorduk. - Eh, gelecek sefer de onlar bizi öldürürler, ödeşiriz." (Sudaki İz)
- "Yazarken bildiklerini yaşarken bilmediğine" karar vermişti. (İçimizde Bir Yer)
- Ulusal onuru’ bu kadar değerli, ‘ulusal parası’ bu kadar değersiz başka bir ülke bulmak çok zordur. (Ve Kırar Göğsüne Bastırırken)
- Erkeklerin dünyasında başarılı olmak için erkeklerden daha vahşi olmak zorundaydılar.. (Aldatmak)
- Yıllarca ıssız adada kalmış birinin, kendi yüzünün ne hale geldiğini görmek için ayna araması gibi bir telaşı vardı, (Tehlikeli Masallar)
- Bu şehrin her tarafından ihanet, cinayet, kan sızıyor. (Kılıç Yarası Gibi)
- Aslında biz hiç yaşamamalıydık… (Yalnızlığın Özel Tarihi)
- “Bazen bir insanın yokluğu bütün dünyayı bomboş yapıyordu..” (En Uzun Gece)
- 'gelecek, insanların içinden bir ışık fışkıracağını bekledikleri bir karanlıktı faniler için.' (Kılıç Yarası Gibi)
- Heyecanı macerada değil başarıda buluyordu.. (Aldatmak)
- Yalanımız, gerçeğimizden daha yakındır bize. (Gece Yarısı Şarkıları)
- Yeryüzünde iki tür insan vardır Anibal, dedi. Biri bildiğimiz normal insanlar birisi de kadınlar. Kendinle kıyaslayarak anlayamazsın onları. (Sudaki İz)
- Like Borges, you can answer the mugger who demands, 'Your money or your life,' with, 'My life.' The power you will gain is limitless. (I Will Never See the World Again)
- Hayatı yaşamak üzüntü verici bir şey. Ben de hayatımı, hayat üzerine düşünerek geçirmeye karar verdim. (Bir Hayat Bir Hayata Değer)
- "İyi" sözcüğü neredeyse anlam değiştirmişti hayatımda. (Son Oyun)
- __Eğer birgün hayatıma ihtiyacın olursa gel ve al onu... (İçimizde Bir Yer)
- — Sen iyi bir çocuksun Nizam güldü : — Benim iyi bir çocuk olduğumu sizden başka kimse bilmiyor, siz nereden biliyorsunuz? — Acı çekiyorsun oğlum... Acı çektiğini görüyorum... Oradan biliyorum (Ölmek Kolaydır Sevmekten)
- "Ve acaba kaçımız gelecek korkusu yüzünden geleceğimizi kaybettik?" (Kristal Denizaltı)
Yorumlar
0 yorum