Kitap Künyesi
Yazar: Henry James
Çevirmen: Pınar Kür
Çevirmen: Fatih Özgüven
Orijinal Adı: The Friends of the Friends
Yayın Evi: Kırmızı Kedi Yayınları
İSBN: 9786052980729
Sayfa Sayısı: 216
--reklam--
Dostlarımızın Dostları Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
“Bu derleme için birbirinden farklı dört anlatı seçtik. ‘Saklı Yaşam’da fantastik ve satirik öğeler, Stevenson ile Papini’nin çok sevdiği, çokça işlenmiş ‘ikilik’ teması ve dünyanın görünür kurgularını baştan sona kat eden olağanüstü hiçliklere yöneltilmiş alay iç içe geçer. ‘Owen Wingrave’ ilk bakışta barışçıl bir savunu gibi görünebilir ama daha sonra kadim ve hayaletsi ağırlık merkezinin epik unsurları dışlamadığı görülür. ‘Dostlarımızın Dostları’ derin bir melankoli içerir, aynı zamanda gizemle işlenmiş bir aşkın yüceltilmesidir. Bu seçkiye, üç fantastik öykünün yanı sıra, fantastik olmayan ama belki de Henry James’in en iyi öyküsü denebilecek bir dördüncüyü ekledik. ‘Northmore’ların Alçalışı’ sonul gerçeği bilmediğimiz sürece daha da acımasız görünen sabırlı bir intikamın öyküsüdür.” -Jorge Luis Borges-
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Dostlarımızın Dostları Alıntıları - Sözleri
- Acayip oluşumlar ,ancak üstünde bir süre kafa yorduktan sonra gerçek gariplikleriyle şaşırtırlar bizi.
- "Acayip oluşumlar, ancak üstünde bir süre kafa yorulduktan sonra gerçek gariplikleriyle şaşırtırlar bizi. Birtakım olası açıklamaları tüketip silmek zaman alır."
- "Öteki insanlardan farklıydı ama hiçbir zaman kendi kendinden farklı değildi."
- Performansının kusursuzluğundan dolayı gizlice acırdım ona, böylesi bir maskenin ne derece boş bir yüzü örttüğünü, insanın kendi kendisiyle, daha da kötüsü, kendisinden daha yoğun bir kimlik olan resmi eşiyle baş başa kaldığı o uzun saatleri nasıl geçirdiğini merak ederdim hep. Evinde oturduğunda nasıl bir adamdı, yalnız kaldığında neler yapardı?
- "Benim geçmişime sahip bir kadın, başkalarının tutkularının ne kadar katlanılmaz olduğunu bilmez mi? Biz zavallı aktrisler, yalnızca kendi duyduğumuzdan başka bir aşkı kaldıramayız, karşılık görmeyi göze alamayız. Benim evliliğim bunun en büyük kanıtı: Bizimkisi gibi hoş, şanslı bir evlilik; bir yıkımdır."
- "Adının suya yazılmış olduğu ancak kendisi ölüp gittikten sonra ortaya çıktı. Geriye ne bırakmıştı? Ondan geriye kala kala yalnızca kadının kendisi ve içinde bulunduğu kurşuni perişanlık, sofuluğu andıran yalnızlık, acılı ve durulmak bilmeyen bir isyan duygusu kalmıştı. Bir adam, kimi defa, yaşarken ulaşamadığı bir yere, öldüğünde ulaşır; aradan bir süre geçtiğinde, o ya da bu taraftaki insanlar onu keşfeder, adını koyup taşıdıkları bayraklara eklerler. Ancak, Warren Hope'u kaybetmişliğin bilinci, yaşayan dünyanın zekâsını hiç de keskinleştirmemiş gibiydi..."
- Verdiği kararın başkalarınınkinden üstün olduğunu düşünmediği açıktı; sadece kendi kararıydı, o kadar.
- "Savaş denen budalaca çözümün yerine. Bunu çekip alıyorsan, en azından bir çözüm önermelisin." Bunu yapması gerekenler devleti yöneten insanlar, hükümetler, kabineler," dedi Owen. "Onlar çok geçmeden onun yerine bir şey bulacaklar, özellikle de, bulmadıkları takdirde, ipte sallandırılacakları, parça parça edilecekleri, doğranacakları kafalarına dank ettiğinde. Savaş, idamlık suç ilan edilsin; bakanların akılları o zaman çarçabuk yerine gelir!"
- Ama düşüncenin verdiği avuntu cılız oluyor; hayatta tek avuntu budalaca davranmış olmamaktır.
- Bir adam, kimi defa, yaşamda ulaşamadığı bir yere öldüğünde ulaşır; aradan bir süre geçtiğinde, o ya da bu taraftaki insanlar onu keşfeder, adını benimseyerek taşıdıkları bayraklara eklerler.
- O pek önemli büyük adam, ölümünden bir hafta sonra, sanki yardımseverler derneğinin kermesine tahsis edilmiş bir salon gibi, bir saat bile fazladan süre tanınmaksızın, silinip süpürülmüş, masaları sandalyeleri depoya kaldırılmış gibi yok olmuş, dibe vurmuş, buruşturulmuş bir el ilanı gibi çöp tenekesini boylamıştı.
- acayip oluşumlar, ancak üstün de bir süre kafa yorduktan sonra gerçek gariplikleriyle şaşırtırlar bizi.
- "Kediler karanlıkta görebilirlermiş," dedim.
- Senden vazgeçebilirim ama seni paylaşamam: senin en iyi yanın ona ait, onların ne olduğunu da biliyorum ve seni kendi elimle ona veriyorum, sonsuza dek!
--reklam--
Dostlarımızın Dostları İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Henry James ile tanıştım ve tadı damağımda kalan, herbiri roman olma potansiyeline sahip hikayeleri çok severek okudum. Henry James okumaya devam. Saklı Yaşam Okurken kafamı karıştırmasına rağmen (bu hikayeyi bir daha okuyacağım), sonuna kadar merak unsuru ve temposu düşmeyen, düşsel bir anlatımla sizi eserde tutan bir hikayeydi. Owen Wingrave Ailesinin soyundaki tüm erkeklerin asker olması ve dolayısıyla kahramanımızında bu konuda eğitim alırken birdenbire savaş karşıtı bir tutum içine girerek kariyerinde değişiklik yapmaya karar vermesiyle olaylar başlıyor. Tahmin edersiniz ki kahramanımızın tüm ailesi, arkadaşları ve askeri hocası kendisini bu kararından vazgeçirmeye çalışırlar. Sonra olaylar değişik bir boyuta taşınıyor, hikayenin sonu ise tam bir trajedi. Dostlarımızın Dostları Ba-yıl-dım. Fantastik ögelerin yanısıra duygusal, sakin ve akıcı bir dil, tadı damağımda kalan, daha uzun olsaydı keşke dediğim bir hikayeydi. Northmore’ların Alçalışı Hayatımda bu kadar özgün bir hikaye okuduğumu hatırlamıyorum. Şiirsel ve masalsı ve duygusal bir dil, muazzam bir hikaye. (Zeliha Demirci)
Dört öyküden biri olan Northmore'ların Alçalışı bir intikam öyküsüyken diğer üç öykü fantastik öyküdür. Öykülerin genel olarak en baskın özellikleri psikolojik analizlere sahip olmaları,belirsizlik taşımaları. Derinlemesine psikolojinin olması karakter işlenişine yansıyor ve bu yanıyla hayran bıraktırıyor. Yoğun bir kitap, en azından benim için kolay bir kitap olmadı. Yazardan Bir Hanımefendinin Portresi adlı romanı okumuştum.Bu bir romandı ve okuduğum öykülerle kıyaslamak doğru olur mu bilmiyorum . Fakat bahsettiğim romandan aldığım tadı öykülerden alamadım. (hernevikitap)
Dostlarımızın Dostları, dört hikâyeye ev sahipliği yapan bir kitap: Saklı Yaşam, Owen Wingrave, Dostlarımızın Dostları ve Northmore'ların Alçalışı. İlk iki hikâye için şunu söyleyebilirim ki, oldukça ilgi çekici ve merak uyandırıcıydılar. Fakat -ne yazık ki- "Olay neymiş? Neden öyle olmuş?" soruları kafamda dönerken bitiverdi hikâyeler. Keşke finalleri daha açıklayıcı olsaydı. Son iki hikâye ise gayet güzeldi, aksayan hiçbir yanı yoktu. Özetle, sevdim ben bu kitabı ve Bay James ile tanıştığıma da memnunum. Her ay Babil Kitaplığı'ndan bir kitap okumaya devam... =) (G. İlke)
--reklam--
Dostlarımızın Dostları PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Henry James - Dostlarımızın Dostları kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Dostlarımızın Dostları PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Henry James Kimdir?
1843'te New York'ta doğdu. Babası dönemin önde gelen dinbilimci ve filozoflarındandı; ağabeyi William da tanınmış bir filozoftu. New York'ta başladığı eğitimine Londra, Paris ve Cenevre'de devam etti. 1862'de Harvard'da Hukuk Fakültesi'ne girdi. 1865'ten itibaren dergi ve gazetelerde kısa hikayeler yazmaya başladı. 1875'te bir seneliğine Paris'e taşındı, burada Flaubert, Turgenyev ve dönemin ünlü yazarlarıyla tanıştı. Ertesi yıl Londra'ya geçti, 1915'te İngiliz vatandaşı oldu ve 1916'da öldü. Kısa hikayeler, oyunlar, eleştiriler, seyahat kitapları ve özyaşam öyküsü dışında yirmi roman yazdı.
19. yüzyılın sonlarında ve 20. yüzyılın başlarında edebiyat eleştirileri, romanlar ve kısa hikâyeleri ile ünlendi. Ana tema olarak insan bilincini işleyen James, hayatın çoğunu Avrupa'da geçirdikten sonra, ölümünden kısa bir süre önce İngiliz vatandaşı oldu. Psikoloji biliminin kurucularından sayılan William James'in kardeşidir. The Ambassadors, Daisy Miller, The Turn of the Screw ve Portrait of a Lady gibi klasik eserleri bulunmaktadır. Eserlerinden Bir Kadının Portresi'nin sinema uyarlamasında ünlü aktrist Nicole Kidman başrolü oynamıştır. Romanlarında çoğunlukla kadına ve kadınların iç dünyalarına göndermelerde bulunmuştur. Eserlerinde resim kullanmayı sevmez.
--reklam--
Henry James Kitapları - Eserleri
- Yürek Burgusu
- Daisy Miller
- Bir Hanımefendinin Portresi
- Son Derece Tuhaf Bir Durum
- Geçmişin İzi
- Ustanın Dersi
- Washington Meydanı
- Kısa Romanlar Uzun Öyküler
- Dostlarımızın Dostları
- Güvercinin Kanatları
- Aspern' in Mektupları
- Pandora
- Ormandaki Canavar
- Tutkun Seyyah
- Halıdaki Motif
- Bir Başyapıtın Öyküsü
- Amerikalı
- Hayalet Hikayeleri
- Güven
- Kurgu Sanatı
- Tutku
- Portreler
- The Ambassadors
- Altın Kase
- Londra Kuşatması
- Yürek Burgusu - Ormandaki Canavar - Daisy Miller
- The Jolly Corner
- Poynton’daki Ganimetler
- A Bundle of Letters
--reklam--
Henry James Alıntıları - Sözleri
- "Yitirecek bir şeyim olduğunu sanmıyorum, ancak, kuşkusuz, kazanacak bir şeyim var" dedi Newman (Amerikalı)
- Fransızca bilir misin evladım? (Son Derece Tuhaf Bir Durum)
- "Beni muhtemelen, asla anlamayacaksın; zaten anlasan da bu neyi değiştirir ki?" (Pandora)
- -sahte tanrılara tapınmanın hüzünlü, acınacak bir görüntüsü olmayın. (Ustanın Dersi)
- "....Bir insanı on yıl önce olduğu yere geri götürmek çok korkunç...." (Ormandaki Canavar)
- Nasıl böyle kötü , böyle acımasız olabilirsin ? Ben ne yaptım ki sana ? Neden rahat bırakmıyorsun beni ? Her şeyi bozacağından korkuyorum, çünkü sen elinin değdiği her şeyi bozarsın ! (Washington Meydanı)
- İnsan inandığı tanrıyı savunmaz: İnsanın tanrısı, kendi içinde bir savunmadır zaten. (Aspern' in Mektupları)
- Hoşnutsuzluğunu iki üç dilde akıcı olarak anlatabilir; işte entelektüellik budur. Ben İngilizce dışında küfredemediğim için, bana tam anlamıyla veryansın ediyor. (Amerikalı)
- “Ruhun ölümsüz bir şey olduğuna hiç inanmıyorum. Yok edilebileceğine inanıyorum. “ (Bir Hanımefendinin Portresi)
- Kitap yazmak, eğer biri büyük bir dâhi değilse - hatta olsa bile - zenginliğe giden son yoldur. (Aspern' in Mektupları)
- İlk belirtilerini gösteren olağanüstü olaylara karşı tavır takınmak için olağanüstü olmam gerekiyordu. (Yürek Burgusu)
- Bazen takip edemeyeceğimiz yollara sapıyoruz. .... ~... (Geçmişin İzi)
- "En iyi şeyi yapmış olmanın verdiği his - sanatçının gerçek hayatı olan ve yokluğunun sanatçının ölümü olduğu hissi; doğanın entelektüel çalgısında gizlediği harika bir müzik parçasını çıkarma ve onu çalınması gerektiği gibi çalma hissi." (Ustanın Dersi)
- "Nasıl da acımasız geçiyor zaman, değil mi? Kendi kendine mi geçiyor; fark edilmeden, ölçülüp biçilmeden? (Tutkun Seyyah)
- Sen öyle benden bir parçasın ki; kendi içinde bulunan ancak benim varlığımın sonucu olan bir şey gibi. (Ormandaki Canavar)
- Newman, düşündüğü gibi, kendini suyun akışına bırakmaya karar vermişti, akıntıya kapılınca çığlık atmayacaktı. (Amerikalı)
- Bir kadının güzelliğini ayrıntılarıyla anlatmaya ya da çürütmeye kalkışmanın temelinde bir kabalık hatta felsefeye ters düşen bir şeyler vardır ve bir erkek sonuçta çeşitli hatların toplamının bütünü oluşturmadığını farkedince tam anlamıyla layığını bulur. (Bir Başyapıtın Öyküsü)
- Onunla birlikteyken her şey çok yolunda ama ondan uzaktayken sanki canlıların dünyasından dışlanmışım gibi hissediyorum kendimi. (Bir Başyapıtın Öyküsü)
- Hiçbir mutluluk coşkusu, içindeki iyi bir insanın aldatılmış olduğu duygusunu gideremeyecekti. (Amerikalı)
- “Demek insan hayran olsa da ihtiyatı elden bırakmamalı.” (Halıdaki Motif)
Yorumlar
0 yorum