Kitap Künyesi
Yazar: Kevin Wilson
Çevirmen: Emre Gözgü
Orijinal Adı: Tunneling to the Center of the Earth
Yayın Evi: Domingo Yayınevi
İSBN: 9786054729685
Sayfa Sayısı: 240
--reklam--
Dünyanın Merkezine Tünel Kazmak Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
“Merak ediyorum, acaba insanoğlunun takıntıları da, Japon balıkları gibi, koşullar ne kadarına izin verirse o kadar mı büyüyor?”
Kevin Wilson’ın karakterleri gerçekle hayal, sıradanla fantastik arasında gidip gelen bir dünyada yaşıyor. Vefat etmiş, hasta ya da yanına yaklaşılmayacak kadar huysuz aile büyüklerinin yerine ücret karşılığı ikame büyükannelik yapan bir kadın; anne babası kendiliğinden alev alarak öldükten sonra Scrabble fabrikasında harf tasnifçisi olarak çalışmaya başlayan genç; annelerinden kalan evin tek sahibi olmak için kağıttan 250’şer turna yapmak zorunda kalan kardeşler...
Gerçek hayatın neredeyse tüm kurallarının geçerli olduğu mini evrenlerde yaşayan fazlasıyla yalnız karakterler.
Fang Ailesi’yle kendine önemli bir hayran kitlesi yaratan Kevin Wilson, ilk öykü kitabı Dünyanın Merkezine Tünel Kazmak’ta yine okurunda gülme isteği ve acıma hissini aynı anda yaratmayı başarıyor.
--reklam--
Dünyanın Merkezine Tünel Kazmak Alıntıları - Sözleri
- Öldür beni," diyorum. Telefonun öbür ucunda sessizlik var, bir dakika geçiyor. "Geri dönemezsin” diyor. "Bana uyar." diyorum. “Tamam," diyor, bunalmış bir halde. “Artık ölüsün. Bildirimleri yarin yapacağım. Toprağın bol olsun.”
- Stella'yla bir beyzbol maçına gidiyor, orta saha tribünlerinin üst sıralarında oturuyoruz. Başımın henüz kelleşmeye başlamamış ama muhtemelen yakında başlayacak yerlerini kapatmak için beyzbol şapkası takıyorum. Beşinci vuruşta Stella bana en kötü senaryoyu soruyor. Bilgisayarım yanımda değil ama ihtiyacım yok. Birkaç saniye etrafı inceliyorum ama Stella tüm maç boyunca olan biteni takip ettiğimin farkında. Sonunda söylüyorum. Vurucu, sayı turu getiren bir vuruşla topu çitlerin dışına gönderiyor, top öyle bir uçuyor ki stadyumdan çıkıp caddede ilerleyen bir otomobilin ön camına çarpıyor, sürücü oracıkta ölüyor, otomobil refüjden uçup karşı yönden gelen trafiğin içine dalıyor, büyük bir zincirleme kaza oluyor. Kazada tehlikeli madde taşıyan bir kamyon alev alıp patlıyor, zincirleme bir reaksiyonla patlayan otomobiller her iki yönde ellişer metreye uzanıyor. Patlamaların gürültüsü beyzbol maçındaki taraftarların kargaşayı izlemek için açık tribünlere koşmasına neden oluyor, bu da çok sayıda insanın izdihamda ezilmesine, bir kısmının ölmesine yol açıyor. İzleyicilerden biri fazla eğilerek stadyumun arka duvarından aşağı, kaldırımdaki ufak bir köpeğin üzerine düşüyor, köpek ölüyor. Ev sahibi takım maçı kaybediyor. Sopayı tutan oyuncu falsolu gelen topa kötü bir vuruş yapıyor ve sayıyı kaçırıyor. Stella bana dönüp soruyor, "Bu neydi peki?". Ona tehlikenin ucu ucuna önlendiğini, bir süre ertelendiğini söylüyorum.
- "Çıktığım her odanın ışığını kapatıyorum, karanlık peşimden geliyor."
- Merak ediyorum, acaba insanoğlunun takıntıları da, Japon balıkları gibi, koşullar ne kadarına izin verirse o kadar mı büyüyor?
- İnsanlar iyi şeylerin olmasını ümit etse de, kötü şeylerin olmasını bekler. İyi şeyler insanları tedirgin eder, fırtına öncesindeki sessizlik gibi.
- " İnsanların her şeye inanmaya hazır olduğunu, söylediklerinize inanmak için bahane aradıklarını fark ediyorum." Büyük ikame
- " Adımlarımı sayıyorum, çünkü mutsuz ve sıkıcı bir hayatım var."
- "Bir zamanlar sevdiğimiz şeyler zamanla değişmiyor, değişen bizim onlar hakkındaki düşüncelerimiz."
- Ama ben biliyordum ki bu sadece ortalamalar yasasıydı.Bir ara başınıza bir şeyler gelecek.Sadece beklemek gerekiyor.
- Bir şeyin aslında hiçbir zaman gerçekten var olmadığını düşünmektense onun eksikliğini hissetmek tuhaf bir şekilde harika geliyor.
- "Fikir o sabah herhangi birimizden çıkmadı.Hepimizin aklına aynı anda geldi gibi oldu.Birileriyle yeteri kadar zaman geçirirseniz onlarla senkronik düşünmeye başlıyorsunuz"
- Bir zamanlar sevdiğimiz şeyler zamanla değişmiyor,değişen bizim onlar hakkındaki düşüncelerimiz.
- İnsanlar iyi şeylerin olmasını ümit etse de,kötü şeylerin olmasını bekler.Iyi şeyler insanları tedirgin eder,fırtına öncesindeki sessizlik gibi.
--reklam--
Dünyanın Merkezine Tünel Kazmak İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Sanıyorum yazarın kitapları dilimize kronolojik olarak çevrilmedi. Çünkü ilk Fang Ailesini okuduk ancak bu kitabın sonunda Fang Ailesinin tohumlarının yeni atıldığını anlıyoruz. Fang Ailesi okuduğum en ilginç kitaplardan birisiydi. Bayılmıştım. Sıradışılığın en uç noktasında bir aileyi, biz sıradan okuyuculara bu kadar rahat okutan yazar bir dahi olmalı diye düşünmüştüm. Kitap reyonlarının arasında dolanırken bir köşede duran bu kitabı gördüğümde ikiletmeden aldım. Ceyda'nın iç sesi şunu dedi: "Kevin Wilson'ın yeni bir kitabı mı? Düşünmene gerek var mı hemen almalısın dostum :)" Bir roman değil öykü kitabı bu. Fakat ben ömrümde böyle öyküler okumadım. Her biri birbirinden dağlar kadar farklı ama bana hepsinin hissettirdiği tek ortak his : "Vay arkadaş yaw, nasıl aklına gelmiş böyle bir şey yazmak" oldu. Kısacası hepsinin bende uyandırdığı ortak duygu çooook büyük bir hayranlık... Her bir öykünün duygusu farklı tabi. Kiminde tüyleriniz diken diken oluyor kiminde içiniz cız ediyor falan... Kevin Wilson çok bambaşka bir yazar bence. Hemen yeni bir kitap yazsın istiyorum açıkçası. Bu kitabın en büyük sürprizi sonundaki -benim bonus dediğim- sayfaları. Kevin wilson ile röpörtaj çok samimi çok tatlı. Kendisini biraz daha yakından tanımamızı sağlıyor. En beğendiğim öykü acaba hangisi diye düşünüyorum şu an bu satırları yazarken. Bu arada kitabı okuyup bitirmemin üzerinden birkaç gün geçti bunu söyleyeyim ve bütün öyküleri tek tek hatırlıyor olduğumu söylersem beğenimi daha açık bir şekilde ifade etmiş olabilirim sanıyorum. Düşündüm, taşındım... Hiçbirini seçemedim... Ancak,ilk öykü "Büyük İkame"nin beni epey şaşırttığını ve başlangıcı böyle olan bir kitapta acaba neler gizlidir diye heveslendiğimi itiraf etmeliyim. Bahsettiğim gibi, klasik öykü konularından fersah fersah uzak, sıra dışı, çekici, akıcı, merak uyandırıcı, şaşırtıcı ve bombastik öykülerden oluşan bu kitabı tartışmasız okumalısınız bence. Keyifli okumalar:) (Ceyda Küçükoruç)
11 “absürt “ öyküden oluşan bir kitap.. kültür çatışması yaşatacak derecede Amerika kokan satırlar. Tuhaf, acayip, sıradışı da oldukları kesin ancak hep ilişkilere, cinselliğe, depresifliğe, kopuk aile bağlarına yaslanmış öyküler.. özellikle de hepsine mutlu sonlar yazmaya gayret etmiş. Çıkarılacak bir ders, duygulara dokunan tek bir olay yok bence. Yazarın iç dünyasına da bir kapı araladıkları kesin, gençlik buhranlarını okuyor gibi hissettim. En çok babanneciliği bir meslek olarak gösterdiği öyküyü sevdim. Diğerleri aklımda kalamayacak kadar vasattı (: (aslı ateş)
Kitabı bir arkadaşıma benzettim. O da sıradanlıklarını önemsiz durumlarla anlamlandırıp fantastikleştiren orjinallikteydi. Yalnız olduğu zamanlardan sıkılıp yine yalnız olmayı seçerdi. Belli etmek istemese de insanlarla iletişim halinde olmak istiyordu. Muhabbetleri uzun tutmayı sevdiğinden, her şeyde hata yapmaya özen gösterirdi. İnsanlar istekleri, istedikleri şekilde olduğunda gülümser, teşekkür eder bazen sadece başlarıyla onaylaylar, çoğu zamansa tepki vermezler. Yapılan hatalara ise tepkisiz kalamazlar. Ve muhabbet uzadıkça uzar. Bazen isteklerinize ulaşmanın yolu, başkasının istemediklerini yapmaktır. Kitapta 11 öykü bulunuyor. Daha çok anlatıcının duygu, düşünceleri üzerinde durulduğu için hikaye arkaplanda çalan hoş müzik gibi ilerliyor ve bir sonuca bağlanmadan bitebiliyor. Neydi şimdi pat diye bitti, diyemiyorsunuz. Bir sonuca bağlansaydı aynı tadı vermezdi biliyorsunuz. Bu içten öykülerdeki her karakter farklı, özgün . Seviyorum tuhaf görünmeyen tuhaflıkları. (Sallapati)
--reklam--
Dünyanın Merkezine Tünel Kazmak PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Kevin Wilson - Dünyanın Merkezine Tünel Kazmak kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Dünyanın Merkezine Tünel Kazmak PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Kevin Wilson Kimdir?
Shirley Jackson ve Alex ödüllerini kazanan Tunneling to the Center of the Earth (2009) isimli öykü kitabının yazarıdır. Öyküleri Ploughshares, Tin House, One Story, Cincinnati Review da dahil pek çok yerde yayımlandı ve New Stories from the South: The Year's Best antolojisinin 4 cildinde yer aldı. Mac-Dowell Colony, Yaddo ve KHN Center for the Arts burslarına layık görülen Wilson, University of the South'da yazarlık dersleri veriyor ve Tennessee, Sewanee'de, şair olan eşi Leigh Anne Couch ve oğlu Griff ile yaşıyor.
--reklam--
Kevin Wilson Kitapları - Eserleri
- Fang Ailesi
- Bir Şey Olduğu Yok
- Dünyanın Merkezine Tünel Kazmak
- Nothing to See Here
--reklam--
Kevin Wilson Alıntıları - Sözleri
- " Adımlarımı sayıyorum, çünkü mutsuz ve sıkıcı bir hayatım var." (Dünyanın Merkezine Tünel Kazmak)
- “…bir şeyi herkesten gizleyip tamamen bastırırsanız gerçekten ihtiyaç duyduğunuzda, çağırmanız zor oluyor.” (Bir Şey Olduğu Yok)
- " Gerçek değildi; kurulmuş, abartılı bir sahneydi. " Dorothy B. Hudges ( In a Lonely Place ) (Fang Ailesi)
- Tek bir dileği vardı: Gözyaşlarına boğulmadan bugünü atlatabilmek. (Fang Ailesi)
- "Onlara çocuklar sanatı öldürür dedim. Ve bunu öylesine değil, inanarak söyledim. Bu yüzden hiç evlenmedim, asla biriyle ilişkiye girmedim. Annenizle babanız bir şekilde teorimi çürütmek zorundaydı, bunun farkındaydılar. Onlar da aile yaşamlarıyla sanatlarını öyle bir iç içe geçirdiler ki, birini diğerinden ayırt etmek imkansız oldu. Siz ikinizi santlarının içine soktular. İnanılmazdı, gerçekten. Ve sonra zaman geçtikçe, belki erken gelen başarımın üzerine gerçekten artı bir şey koyamadığımdan, belki onları kıskandığımdan, Fang gösterilerini dehşete düşmeden izleyemez oldum; siz iki çocuğa dönüşü olmayan zararlar verildiği kanısındaydım. Ve Caleb bunu anladı; çaışmalarına kuşkuyla baktığımı hissetti. Çok geçmeden mektup yazmayı bıraktı, benimle olan tüm iletişimini kopardı. Kendi vizyonlarında yürümeye devam ettiler. Ve haklıydılar. Teorimi alaşağı ederek beni yendiler. Çocuklar sanatı öldürmüyor. Sanat çocukları öldürüyor..." (Fang Ailesi)
- "Alkolün vücuda yayılışını hissedebiliyordu. Kötü fikirler bu sayede iyi fikirlere dönüşüyordu. " (Fang Ailesi)
- İnsanlar iyi şeylerin olmasını ümit etse de,kötü şeylerin olmasını bekler.Iyi şeyler insanları tedirgin eder,fırtına öncesindeki sessizlik gibi. (Dünyanın Merkezine Tünel Kazmak)
- Bir zamanlar sevdiğimiz şeyler zamanla değişmiyor,değişen bizim onlar hakkındaki düşüncelerimiz. (Dünyanın Merkezine Tünel Kazmak)
- We didn’t talk about that night between us, not a word. We didn’t act like it hadn’t happened. That would have been bullshit. But we acted like if we talked about it, it would only keep happening, the same result, the same pain, and what was the point of that? (Nothing to See Here)
- “Yangın […] içindeymiş gibi görünüyordu, […] ateşten yapılmıştı sanki.” (Bir Şey Olduğu Yok)
- “İnsan bu dünyanın onu mahvetmesine nasıl engel olurdu?” (Bir Şey Olduğu Yok)
- "Fikir o sabah herhangi birimizden çıkmadı.Hepimizin aklına aynı anda geldi gibi oldu.Birileriyle yeteri kadar zaman geçirirseniz onlarla senkronik düşünmeye başlıyorsunuz" (Dünyanın Merkezine Tünel Kazmak)
- Benim savaş yaralarım vardı, onların tenindeyse ateş bile iz bırakamıyordu. (Bir Şey Olduğu Yok)
- O ateşi sımsıkı tutacaktım, o da beni ısıtacaktı ve asla ama asla sönmeyecekti. (Bir Şey Olduğu Yok)
- "..arzuladıklarımdan daha azına sahip olduğum bir hayatım vardı. Daha fazlasını istemek yerine, bazen kendimi daha bile azını istemeye zorluyordum. Bazen kendimi hiçbir şey, hatta hava veya yiyecek bile istemediğime inandırıyordum." . (Bir Şey Olduğu Yok)
- İşte o zaman anlamıştım: hayatlarımızda dibe battıkça batarken bile hep ayrıydık. Düşmek ama bir başkasına tutunduğun için yalnız kalmamak nasıl bir histi, merak etmiştim. (Bir Şey Olduğu Yok)
- "Çıktığım her odanın ışığını kapatıyorum, karanlık peşimden geliyor." (Dünyanın Merkezine Tünel Kazmak)
- My imagination, which made life tolerable, needed to be kept a secret from the rest of the world. But if you keep something hidden away, all tied up, it’s hard to summon it when you really need it. (Nothing to See Here)
- Merak ediyorum, acaba insanoğlunun takıntıları da, Japon balıkları gibi, koşullar ne kadarına izin verirse o kadar mı büyüyor? (Dünyanın Merkezine Tünel Kazmak)
- " İnsanların her şeye inanmaya hazır olduğunu, söylediklerinize inanmak için bahane aradıklarını fark ediyorum." Büyük ikame (Dünyanın Merkezine Tünel Kazmak)
Yorumlar
0 yorum