Kitap Künyesi

Yazar: Mehmed Zahid Kotku

Yayın Evi: Seha Yayınları

İSBN: 9757370118

Sayfa Sayısı: 299

Ehli Sünnet Akaidi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Bu eser Ehli Sünnet vel Cemaat ilkelerine, sadık kalınarak, Tevhid ilminden yola çıkarak hazırlanan bu eser, daha çok ilim erbabından ziyade, alt kesimler için hazırlanmıştır. Sapık bid`at ehlinin görüşlerini çürütmek için bu eser yeterlidir. Bu kitabı okuduktan sonra doğru yoldan sapılmayacağını hidayetten de kayılmayacağını anlayacaksınız. Bu kitabı okuyanlar Ehli Sünnet yolundan ayrılmayacaklardır. Ehli Sünnet yolu ki Hz.Peygamber (S.A.V) yoludur. Allah cc. Hiçbirimizi bu yolldan ayırmasın. Amin. Maturidi itikadına göre hazırlanmıştır. Çok faydalı bir eserdir. 100 den fazla meseleye cevap verilmiştir.

Ehli Sünnet Akaidi Alıntıları - Sözleri

  • Dilini ve gönlünü Allah'tan ayırma.
  • "Ashabım yıldızlar gibidir. Hangisine uyarsanız menzile erersiniz."
  • Hz.Ali (r.a) demişler ki: "Bana izzet olarak yeter senin benim Rabbim olmaklığın! Bana iftihar olarak yeter benim de sana kul olmaklığım."
  • En büyük şeref kulluk şerefidir.
  • Bu çocukluk devrelerini hiç ihmal etmemek lazımdır, bu yaşlarda atılan dini tohumlar zamanla gelişir, vakti gelince de çok güzel meyveler verir.
  • İlim akıldan efdaldir.
  • Çünkü muhakkak seven sevdiğine itaat eder.
  • Her gün ve her saat istiğfarlardan başka çaremiz yoktur. Hak muînimiz olsun.
  • Cehalet küfre, gözün beyazının siyahına yakınlığından daha yakındır.
  • haram rızıklar sen ölmeden evvel, senin canını, gönlünü, kalbini, asıl içini öldürür. Cesedin ölmesi gönlün ölmesinden çok iyidir ve rahatlıktır. Çünkü insanın insanlığı cesedi ile değil; belki ruhu, gönlü, kalbi iledir.
  • Hz.Ömer (r.a) şöyle duâ ederlermiş: "Ya Rab, eğer benim ismimi şakîler divanında yazdıysan o yazıyı, oradan saidler divânına çevir ya Rab."
  • İlimsiz ibadette hayır yoktur, fehimsiz ilimde de hayır yoktur ve tefekkürsüz kıraatte de hayır yoktur.
  • Cenâb-ı Hak bir şey murad ettiği vakit o şey derhal olur. İnsan da işinin sonunu bilemez. Onun için kendi iradesiyle değil, Hakkın iradesine teslim olması gerekir ve bunun kadar tatlı ve güzel bir şey de yoktur.

Ehli Sünnet Akaidi İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Bu bir "inceleme" değildir: Sözlerime başlamadan evvel selamların en güzeli olan yüce Allah'ın selamıyla sizleri selamlıyor, bu yazının hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Sözü uzatmadan kitapla alakalı birkaç bilgi vermek istiyorum. Bu kitap, Mehmed Zahid Kotku hazretlerinin konuyla alakalı üç farklı kitaptan, ayet ve hadislerden, ulemanın farklı kaynaklarından derleyip topladığı, kendi açıklamalarıyla zenginleştirdiği bir ehl-i sünnet akaid kitabı. Faydalandığı üç kitap; Sevadü'l-a'zam, El-fıkhu'l-ekber Li'l-İmami'l-Azam ve Şerh-i emali adlı eserler. Kitabın Arapça-Türkçe dili dağılımı gayet yerinde. Sade bir üslubu var. Okunduğu zaman anlaşılabiliyor. Basım hatası yok denebilir. Konulara ait kaynaklar ve deliller kitabın içinde ve sonunda mevcut. Benim kitap hakkında söylenebilecek söz haddim bunlarla sınırlıdır. Kitapla alakalı yukarıdaki bilgiler ışığında bende bir iki kelam etmek isterim. İlk olarak belirttiğim gibi bu bir inceleme değildir. Haddim de değildir. Ne desem eksik kalacak. Kitapla alakalı paylaşımları profilimde bulabilirsiniz. Gönlüm, satır satır paylaşmak isterdi lakin takdir edersiniz ki tüm kitabı paylaşmak namümkün. Hayatımda okuduğum ilk akaid kitabı. Bu zamana kadar okumadığım için çok pişmanım. "Okumasaydım yarım kalırdım" dediğim bir eser oldu. Allah İmam Maturidi'den(ra) ve İmam El Eşari'den(ra) razı olsun. Bu eseri bizlere ulaştıran Zahid Kotku hocamızdan da. Ehl-i sünnetim deyip, bihaber yaşadık senelerce. Müslümandık elhamdülillah, namazı-orucu ne bozar, az çok bilirdik. Ama "imanı ne bozar?" noktasında, cahildik. Çok büyük gafletlere düşmüşüz. Yanlış inanmışız. Aramamışız, hakikatin peşine düşmemişiz. Belki bizi imanımızdan edecek lakırdılar etmiş, davranışlarda bulunmuşuz. Ben hepsi için, kendi adıma canı gönülden pişmanım. Rabbimin bağışlamasını umut ediyorum. Bu bağlamda bu Ramazan benim için elhamdülillah ki bir fırsat oldu. Belki geç oldu ama elhamdülillah tanıştık sonunda. Düşüncelerimize, inanışımıza bir çeki düzen verdik. Benim bu yazdıklarımı sonuna kadar tenezzül edip okuyan kıymetli okuyucuya naçizane tavsiyemdir; lütfen okumadıysanız bir akaid kitabı okuyun. Yoksa Mutezile, Kaderiyye, Vahhabiyye, Tabiatçılar ve ismini teker teker sayamadığım birçok farklı inanışa, yanlış yola saparsınız. Ehl-i sünnet ile bu fırkalar aradaki farkı anlayamazsınız. Ve imanınız tehlikeye açık hale gelir. Kitabı okuyunca ne demek istediğimi anca anlarsınız. O halde son söz olarak şu mübarek Ramazan ayının hürmetine bütün inanlara ağız tadı ve afiyet dileyerek yazımızı noktalayalım. Hayırlara vesile olmuştur. (Abdr)

Sevadü'l A'zam, El fıkhul ekber li'l İmami'l Azam ve Şerh-i Emâlî adlı eserleri müellifin tercümesi ve yorumu eşliğinde okuyorsunuz. Şerh-i Emâlî adlı eserin dili nisbeten ağırdır okuyanlar için not olsun. Akaid her müslüman için elzemdir. Okumalı ve itikadı gözden geçirmeli kanatimizce. (Çelebi)

Kitabın Yazarı Mehmed Zahid Kotku Kimdir?

Mehmed Zahid Kotku (1897, Bursa - 13 Kasım 1980, İstanbul), İslam âlimi, yazar, din adamı, vaiz, Nakşibendi şeyhi.

Yaşamı

Ailesi Şirvân'a bağlı, eski bir hanlık merkezi olan Nuha'dandır. Kafkasya'da bir dağ eteğinde bulunan ve ipekçiliği ile meşhûr olan bu yöreden Osmanlı-Rus Harbi sırasında Anadolu'ya 1297`de göç eden Müslümanlarla gelmişlerdir. Bursa'ya geldiğinde henüz 16 yaşında olan babası İbrahim Efendi, Bursa Hamza Bey Medresesinde tahsil görüp çeşitli yerlerde imamlık yapmıştır. 1929 yılında vefat etmiştir. Annesi Sabire Hanım da Mehmet Zahid Hocaefendi henüz 3-4 yaşlarında iken vefat etmiştir.

İlk ve orta öğretimini Bursa'da tamamladı. 1.Dünya Savaşı sebebiyle 18 yaşında askere çağrılmış, Suriye cephesinde uzun yıllar askerlik yapmıştır. Ağabeyi Ahmet Şakir Efendi de Kudüs ve Çanakkale cephelerinde savaştıktan sonra 28 yaşında cephede hastalanarak şehit olmuştur. Askerden döndükten sonra İstanbul'da dini toplantılara katılmaya başladı. Gümüşhanevi Dergahında Ömer Ziyaüddin ed-Dağıstanî'nin öğrencisi oldu. Çeşitli yerlerde imamlık ve hatiplik yaptı. Tekke, zaviye ve türbelerin kapatılmasından sonra Bursa'ya döndü ve 1952 yılına kadar orada kaldı.

İskenderpaşa Cemaati

İstanbul'a döndükten sonra çeşitli camilerde ve son olarak İskenderpaşa Camii'nde imamlık ve hatiplik yapmaya başladı.

Çevresince çok sevilen ve vaazları ilgiyle izlenen Kotku'nun tebliğ misyonu cemaati mensuplarınca benimsenerek cemaate dönüştü. Böylece başlayan İskenderpaşa Cemaati adını vaazların başladığı İskenderpaşa Camii'nden aldı.

Ölümü

Mehmed Zahid Kotku'nun Süleymaniye Camii'nin haziresindeki mezarı.

Mehmet Zahid Kotku kalmak üzere 1979 yılında gittiği, Hicaz'dan 1980 yılında ağır hastalıkları sebebiyle geri dönmüş, 13 Kasım 1980'de vefat etmiştir. 14 Kasım 1980 günü Süleymaniye Camii'nde çok kalabalık bir topluluğun eşliğinde kılınan cenaze namazının ardından Süleymaniye Camii haziresine defnedilmiştir.

Mehmed Zahid Kotku Kitapları - Eserleri

  • Nefsin Terbiyesi
  • Ehli Sünnet Akaidi
  • Cennet Yolları
  • Hadislerle Nasihatler
  • Haklar ve Vazifeler
  • Tezkiretü'l Evliya

  • Tasavvufi Ahlak
  • Hadislerle Nasihatler 2
  • Ana Baba Hakları
  • Cennet Yolları
  • Risale-i Halidiyye ve Adab-ı Zikir Risalesi
  • Mü'minlere Vaazlar
  • Cihad

  • Namaz
  • Tasavvufi Ahlak 2
  • Yemek Adabı
  • Tevbe
  • Müminlerin Vasıfları
  • Zulüm
  • İlim

  • Tasavvufî Ahlâk 3
  • Korku ve Ümit
  • Oruç
  • Tasavvufî Ahlâk 4
  • Tevhid
  • Mehmed Zahid Kotku'dan Özel Sohbetler
  • Alim

  • Cömertlik
  • Sabır
  • Ayet ve Hadislerden Dualar
  • İçki
  • Nefsin Terbiyesi
  • Zikrullahın Faydaları
  • Mü'minlere Vaazlar - 1. Cilt (Cep Boy)

  • Mü'minlere Vaazlar - 2. Cilt (Cep Boy)
  • İman
  • Tasavvufi Ahlak - Cilt: 5
  • Zekat

Mehmed Zahid Kotku Alıntıları - Sözleri

  • Tevhid üzere olan bir mü'mine gereken; hak kelamı, doğru sözü işittiği zaman onu tasdik etmek, onaylamak ve batıl sözü işittiği zaman da eğer din işlerine ait bir konu ise batıl olduğunu ispat etmektir. (Mü'minlere Vaazlar)
  • Çalışan ise yine yalnız hep baba; ne kadın, ne kız, ne sokak, ne mağaza ve ne de fabrikalarda çalışmak bilir. Şimdi ise hanım memuriyyette, bey de ayrı bir ticarette. Yine de feryad ü figan, geçinemiyoruz efendim. Her şey pahalandı. Ev kiraları içinden çıkılamaz dert. Hele o mobilya derdini hiç sorma artık, felaket! Felaket! (Zulüm)
  • Bugünkü bütün kıyametlerin başlıca sebeplerinden birisi aç gözlülüktür; fakirlikten de fenadır. (Hadislerle Nasihatler)
  • "Ya Rab biz hasta olunca ancak senin zikrinle tedavi oluruz!" bunu biz yapıyor muyuz? Biz hemen doktorlara koşarız. İyi doktora koş ama, biraz da Allah de bakalım. Yok yav aspirin varken ne yapacaksın Allah diyerek, değil mi? (Zikrullahın Faydaları)
  • Şiilerin, kızılbaşların, râfızîlerin ve bunlara benzer sapıkların itikadlarından son derece sakınmak gerektir. (Oruç)
  • Ömür süratle akan bir suya benzer. Kaçan dakikaların değil, saniyelerin bile telafisi mümkün değildir. (Mü'minlere Vaazlar - 2. Cilt (Cep Boy))

  • Sakın şöyle deme! "Şu kişilerin bütün ömürleri haramlarla, fenalıklarla geçer. İbadet ve taat de bilmezler. Fakat rızıkları nerede ise başlarından taşacak." Sen rızkı yalnız yemek ve içmekte mi sanıyorsun? Allah celle ve alâ kullarına ayrı ayrı mânevî rızık verir. Ondan mahrum olduktan sonra hayvandan ne farkı kalır? Hayvanların da çok yiyenleri ve rahat yaşayanları vardır. Ama ne yazık yine hayvandır! Biz ise müslümanca yaşamak ve müslüman olarak ölmek isteriz. Elhamdülillah Allahu Teâlâ bizi hem maddî ve hem de mânevî rızıklarla merzuk eylemiş, rızıklandırmış olduğundan şükrümüzün de bu sebepten çok olması gerekir. (Mü'minlere Vaazlar)
  • Kulaklarını Hakk'a karşı kapamış bedbaht, gökte uçsa ne olur? (Alim)
  • Binaenaleyh fâni dünyanın zevklerine aldanıp da bu cihadı bırakırsanız sonra sizi öyle bir zillet istila eder ki dininize dönmedikçe bu zilletten kendinizi kurtaramazsınız. (Hadislerle Nasihatler)
  • Pişmanlığın gönle gelmesi için çok zikredip çok da düşünmek lâzımdır. (Mü'minlere Vaazlar - 1. Cilt (Cep Boy))
  • Hazm olunmaz belalara sabr et, Afiyet hoş-güvar olur ey dil. (Sabır)
  • "Bir göz ki ibret olmaya nazarında, Ol düşmandır sahibinin baş üzerinde." (Mü'minlere Vaazlar)
  • Bütün rahatsızlıkların başı iki şeyden ileri gelir:Birisi midenin bozulması,diğeri de soğuklardır. (Yemek Adabı)

  • Valideyn için duayı terk etmek evladın geçimini daraltır. (Ana Baba Hakları)
  • Kişi, sevdiği kimselerle haşrolunacaktır. Bunun için daima salih, âbid ve alim kişilerle düşüp kalkmak, onlara muhabbet etmek, mü'minlere yakışan makbul sıfatlardandır. (Mü'minlere Vaazlar - 2. Cilt (Cep Boy))
  • Fakat, Allah'tan ayrılığın acısının yanında bir katredir cehennemin hepsi birden..Allah'tan ayrı kalmanın acısı daha büyük.. (Mehmed Zahid Kotku'dan Özel Sohbetler)
  • Bize iman lâzım!..İmanımıza da ihlâs lâzım, kuvvetlendirmek lâzım; rıza-ı ilahi'yi kazanmak için. (Mehmed Zahid Kotku'dan Özel Sohbetler)
  • ... kendine mi'yar (ölçü) eyle. İşte o zaman hasta olup ilaç aramaktan da kurtulursun. (Nefsin Terbiyesi)
  • Bursalı İsmail Hakkı der ki: "Cennet ikidir: Birisi dünyada, birisi de ahirette... Dünyadaki cennetler salihlerin, âriflerin bulunduğu meclislerdir. O meclislere vaktiyle girmeyen insanların ahiretteki cennete girmeleri muhaldir." (Mehmed Zahid Kotku'dan Özel Sohbetler)
  • Hz.Ömer (r.a) şöyle duâ ederlermiş: "Ya Rab, eğer benim ismimi şakîler divanında yazdıysan o yazıyı, oradan saidler divânına çevir ya Rab." (Ehli Sünnet Akaidi)