Kitap Künyesi
Yazar: Pelin Buzluk
Yayın Evi: İletişim Yayıncılık
İSBN: 9789750520297
Sayfa Sayısı: 84
--reklam--
En Eski Yüz Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Yokuşun başında ha düştü ha düşecek bir siluet görüyorum. Yaklaşıyor mu, uzaklaşıyor mu... Birazdan odamız odun ateşiyle, kandil aleviyle, ıhlamur kokusuyla, radyonun duyulur duyulmaz sesiyle ısınıyor. Kar uyuşturuyor aklımızı. Neredeyse yeniden uykumuz gelecek. Yokuştan inip gelen adam unuttuğum bir anda pencerenin dibinde beliriveriyor.
Ay batarken, ay susarken… Uzun ve eski acılarla sokaklar, siluetler, arsız gözler, kimsesiz sesler, dolmuşun kokusu, başka türlü olsaydı acısı, kuytu pencereler, ölmeye yatan aşk. Radyoda şarkılar şarkılar… Pelin Buzluk, şehrin en koyu gecesinin öykülerini yazıyor En Eski Yüz'de. Kuruyan, gelip geçen. Doğan güne karşı. Hayat, izbe bir meyhanede tek başına bir kadın…
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
En Eski Yüz Alıntıları - Sözleri
- Arkasını bekliyordum. Oysa bitmişti. Bütün gerçek hikayeler gibi yarıda kesilmişti.
- Büyüdüğümüz şehrin sokaklarını tanıyamıyorduk
- "Çiçekler rüzgârda birbirlerine dokunarak yürür. Bir rüzgar bekliyorduk."
- Kendimle kalmaya ihtiyacım var.
- Birazdan odamız odun ateşiyle, kandil aleviyle, ıhlamur kokusuyla, radyonun duyulur duyulmaz sesiyle ısınıyor. Kar uyuşturuyor aklımızı. 
- Herkes işe giderken eve dönmeye alışamamıştım.
- “Yaşamadan önce, öğrenilen bir yanı vardı aşkın. Kuralları vardı, cinsiyeti vardı. Bunu bilmezden gelmiştik. Biri çıkmış bize ‘öyle sevilmez’ diyordu şimdi.”
- uzaktaki çiçekler olmak istiyorduk. bir kır özlemi, koşu özlemi vardı içimizde, camekânlara tıkılmış. radyo başında başka sesler uman.
- “İnsan meğer hiç unutmazmış, ufak bir hatırlatmaya bakarmış.”
- Ön odada perdeleri açmış. Sokak görünüyor, karla kaplı. Pamuk pamuk yağıyor hâlâ. O aydınlık şimdi iyice girmiş evimize.
--reklam--
En Eski Yüz İncelemesi - Şahsi Yorumlar
2017 Sait Faik Hikaye Armağanı alan En Eski Yüz’ü okurken bizi anlatan bu öykülerin içinde kayboldum. Yazarla tanışmam 84 sayfaya sığdırdığı 11 öyküyle de gerçekleşmiş oldu. Bazı hikayelere dokunsam kırılacakmış gibiydi; bazıları da sert ve hırçındı. Okuru kıran, sarsan ve şoka sürükleyen hikayelerdi çoğu. Çünkü değindiği konular “insan”ın olmaması gereken yüzünü anlatıyordu. Ülkede kadın olmak ya da kadın olmaya çalışmak, namus davaları, insanın istediğini istediği gibi yaşayamama sorunsalı… Toplum tarafından önemsizleştirilen hatta ötekileştirilen her şey vardı burada. Bir çırpıda okuyamadım bu yüzden; her hikayeden sonra derin bir nefes alıp verdim zor da olsa yutkunmaya çalıştım. Özellikle “Su İşi, Dördüncü, Gemisiz, Deray, Ortanca Oysa, Güllabi” beni en etkileyen öykülerdi. Sevgisizlikten, aile olamamaktan, insan olamamaktan ve toplum olmayı becerememekten dolayı kaybolan insanların hikayelerini, öykülerle arası iyi olan her okura tavsiye ederim. Saklanmak zorunda olanların sesi olan Pelin Buzluk içime hitap edebildi. (Sultan)
Bünyesinde farklı hikayelerle bize bakan bu güzel eser yine okuyucuya farklı kapılar açıyor. Bazı hikayeler Deli Bal’da olduğu gibi sertken, basıları naif ve hassas şekilde okuyucuyu kucaklıyor. Eserin ödül alması gayet normal... (Kubilay Özer)
2017 Sait Faik Hikaye Armağanı sahibi kitapta 11 adet öykü bulunuyor. Sait Faik Hikaye Armağanı bu alanda önemli bir referans. Hayatın içerisinden, bir o kadar da kıyısından ve köşesinden öyküler. Aslında yaşandıklarını her daim bildiğimiz ama yaşandıklarına pek de tanık olmadığımız öyküler. Ötede kalmış, çoğu kez de bilinçli bir şekilde ötede bırakılmış öyküler. “Tozlu Cennet” “Gemisiz” ve “Uçurum” adlı öyküler özellikle vurucu ve etkileyici. Benim adıma yazarla tanışmayı sağlayan, başka eserlerini de merak ettiren bir kitap oldu. 84 sayfa, bir çırpıda okunan ve öykü severlerin listesinde olmayı hak eden bir kitap. (Atakan)
--reklam--
En Eski Yüz PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Pelin Buzluk - En Eski Yüz kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de En Eski Yüz PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Pelin Buzluk Kimdir?
1984’te Ankara’da doğdu. Ankara Atatürk Lisesi’nden mezun olduktan sonra ODTÜ Çevre Mühendisliği Bölümü’ne girdi. 2008’de lisans eğitimini tamamladı.
Öykü ve yazıları 2002’den bu yana Varlık, Kitap-lık, Notos, Sıcak Nal, Dünyanın Öyküsü, Özgür Edebiyat, Akköy, Nikbinlik ve Kül Öykü dergilerinde yayımlandı.
“Deli Bal” adlı öykü dosyasıyla 2010 Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülüne layık görüldü. Bu dosya, Varlık Yayınları tarafından Ekim 2010’da kitap olarak yayımlandı.
--reklam--
Pelin Buzluk Kitapları - Eserleri
- En Eski Yüz
- Deli Bal
- Kanatları Ölü Açıklığında
- Deli Bal - Kanatları Ölü Açıklığında
--reklam--
Pelin Buzluk Alıntıları - Sözleri
- Çocukların sevinç çığlıklarını duyuyorum. (Deli Bal)
- Artık buralarda zaman cumartesilere bölünüyor. (Kanatları Ölü Açıklığında)
- "Çok gizemli bir ülke şu gözyaşları ülkesi..." (Deli Bal)
- “İşte böyle ölünür.!” (Deli Bal)
- Bir gölge karanlıkta ölür mü sence? (Deli Bal)
- “Yaşamadan önce, öğrenilen bir yanı vardı aşkın. Kuralları vardı, cinsiyeti vardı. Bunu bilmezden gelmiştik. Biri çıkmış bize ‘öyle sevilmez’ diyordu şimdi.” (En Eski Yüz)
- Birazdan odamız odun ateşiyle, kandil aleviyle, ıhlamur kokusuyla, radyonun duyulur duyulmaz sesiyle ısınıyor. Kar uyuşturuyor aklımızı.  (En Eski Yüz)
- uzaktaki çiçekler olmak istiyorduk. bir kır özlemi, koşu özlemi vardı içimizde, camekânlara tıkılmış. radyo başında başka sesler uman. (En Eski Yüz)
- Deniz değildi bu tuzun sebebi. Gözyaşıydı. (Deli Bal)
- Çok ağlayınca çocuklaşır herkes (Kanatları Ölü Açıklığında)
- Nereden geldiğimin ne önemi var? Gideceğim yeri bilmiyorum ki! (Deli Bal - Kanatları Ölü Açıklığında)
- Dünyanın başka yüzlerinde, uzakta, benim uzağımda güzel yerler olmalı.. (Kanatları Ölü Açıklığında)
- Yaşamda öyle anlar vardır ki, o zamana dek yaşadıklarınızı bir evcilikten, basit bir oyundan ve şımarıklıktan ibaret kılar. (Deli Bal)
- Bir düşte yaşayanlar, ancak düşlendikçe sürdürür yaşamayı. (Kanatları Ölü Açıklığında)
- Bana"yalnız değilmişim" hissini vermeye çabalayanlar, "yalnız kalabilir misin biraz?" diye nezaketen bile sormadan gidiverdiler. (Deli Bal - Kanatları Ölü Açıklığında)
- “İnsan, özgür kılmadan özgürleşemiyor. Bir kez tutsaklığından haberdar olmayagörsün, ömrü boyunca bu geniş hapishanenin duvarlarına kadar yürüyüp onları bulmak ve diğer tüm bihaber tutsaklara göstermek istiyor. Duvarların yıkılmadan önce görülmesi gerek.” (Deli Bal)
- Oysa geçmiş, sırf geçmişliğinden ve ne yaparsak yapalım şöyle bir bakmaya olsun gidemeyeceğimizden güzeldi.. (Kanatları Ölü Açıklığında)
- Tüm bu kalabalık yapışkan, hesaplı samimiyetleriyle beni boğuyor. Kendilerini sırf akrabam olduklarından bana dayatan insanlardan kurtulalı çok oluyor. Benim ihtiyaç duyduklarım, doğa tarafından bana verilenler değil. İhtiyaç duyduklarım, dostlarım, gittiler. Şimdi onları hatırlamak, dudağıma acı, alaylı, dayanılmaz ve arkasından gelecek ağlamanın önünü alamayan bir gülümseyiş konduruyor. Bana "yalnız değilmişim" hissini vermeye çabalayanlar, "Yalnız kalabilir misin biraz?" diye nezaketen bile sormadan gidiverdiler. (Deli Bal - Kanatları Ölü Açıklığında)
- Ön odada perdeleri açmış. Sokak görünüyor, karla kaplı. Pamuk pamuk yağıyor hâlâ. O aydınlık şimdi iyice girmiş evimize. (En Eski Yüz)
- Sen şimdi yatağında uyuyorsundur.Düşlerin Yusuf'un kuyusu kadar derin ve çıkrıklıdır. (Deli Bal - Kanatları Ölü Açıklığında)
Yorumlar
0 yorum