Kitap Künyesi

Yazar: Naime Erkovan

Yayın Evi: Şule Yayınları

İSBN: 9786052199190

Sayfa Sayısı: 102

--reklam--

Fantastik Şeyler Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

“Gülüp durma!” diye uyardı kadın. Sesi keskin ve soğuktu; bir tehlikeyi fısıldar gibi ürkütücü. Evin içindeki her şeyi kesti buyruğuyla. Kuşun ötüşünü, sokaktan yükselen kornaları, mobilyaların güneşte çatırdamalarını. Başını çevirip kızının gözlerinde sönen sevinci görünce ileri gittiğini düşünerek cümleyi yeniden kurdu: “Gülüp durma yoksa büyüyemezsin.”

Fantastik Şeyler’ le öykü yolculuğunun yedinci istasyonunda Naime Erkovan. Her durakta yeni boyutlar katarak bir kez daha yükseltiyor çıtasını kurgunun. Fantastik bir damarda atıyor yine Türk edebiyatının nabzı.

Fantastik Şeyler Alıntıları - Sözleri

  • Yılın bütün günleri sonbahardı.
  • Onlar güldükçe dağların eteklerinde toplar patlardi,onlar güldükçe gencecik insanlar süngülenirdi ve onlar güldükçe insan soyunun kıyımı için ant içmiş şeytan yeryüzünde daha sağlam adımlarla dolaşırdı .
  • Her dört yol ağzında yolumu kaybederim.
  • Fakat insan, alışmakla cezalandırılmıştı...
  • Yeryüzünde sayılı günleri kalmış ihtiyarlar gibi hissetmekten başka çaresi kalmamıştı.
  • Kâğıt, bembeyaz bekliyordu.
  • Beklediği durağa nihayet varmıştı yolcu ama tren bunu bilmediğinden saatlerce perondan ayrılamadı.
  • Onlar güldükçe dağların eteklerinde toplar patlardı; onlar güldükçe gencecik insanlar süngülenirdi ve onlar güldükçe insan soyunun kıyımı için ant içmiş şeytan yeryüzünde daha sağlam adımlarla dolaşırdı.
  • Tren, uzun ve meşakkatli bir hastalığın sonunda dünya dertlerinden kurtulan birinin derin, iç rahatlatıcı nefesiyle durdu.
  • "Tren, uzun ve meşakkatli bir hastalığın sonunda dünya dertlerinden kurtulan birinin derin, iç rahatlatıcıci nefesiyle durdu. Gürültü ve gergin bir bekleyişle doldu istasyon. Kısa bir duraksamanın ardından duraklar boyunca yolcuların sesleri ve soluklarıyla dolan vagonların kapıları açıldı. Ama peron ne şenlendi ne de hareketlendi. Tam tersi oldu ve istasyonun saatlerdir biriktirdiği suskunluk olanca eziciliğiyle trene dolup yolcuların bütün seslerini yuttu."

Fantastik Şeyler İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Bu kitap beni farklı duygulara itti. Fantastik bir eser olduğu isminden belli. Fantastik öyküleri değerlendirirken bir orta nokta olmadığı için her eser kendi yerini ve değerini kendi oluşturuyor gibi geliyor bana. Naime Erkovan'ın kalemi çok güçlü fakat bana öyle geliyor ki bazen daha sade bir anlatım tercih etse daha vurucu olacak öyküleri. Şahsi zevkim öyküde akıp giden, sürükleyici üslubun daha iyi bir okuma süreci oluşturacağı. Bir cümleyi daha farklı şekillerde ifade etmek özgünlüğü sağladığı kadar anlamı anlamaktan uzaklaşmayı da etkiliyor sanırım. Öykülerden yaklaşık yarısı benim için çok vurucuydu. PVC Kadın, gramafon, vagon, taş ve kaya, şapkacının sınavı, dua ve mevsim (bu bir distopik roman çekirdeği taşıyor bence), radyo oyunu, biraz daha at; çok sevdiğim ve başarılı bulduğum öyküler. Naime Erkovan'ı çok daha farklı konuları da yazarken okuyacağıma eminim, bir de acaba distopik roman yazmak istede nasıl olurdu diye düşünmekten kendimi alamıyorum. (Canan Ejderoğlu)

Fantastik Şeyler PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Naime Erkovan - Fantastik Şeyler kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Fantastik Şeyler PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Naime Erkovan Kimdir?

Bayburt Doğumlu. Çocukluğunu geçirdiği Berlin'den 1990 yılında İstanbul'a geldi. Marmara Üniversitesi Alman Filolojisi'ni bitirdi. İstanbul Üniversitesi Alman Filolojisi'nde yüksek lisans eğitimini sürdürmektedir.

Karabatak, Hece, Varlık, Türk Edebiyatı ve Mühür dergilerinde öyküleri yayımlandı. Aynı zamanda çeviriler yapmakta. Kafka'dan "Seçme Hikayeler", "Dönüşüm" ve "Küçük Prens" çevirilerinden bazılarıdır.

"Beşinci Düğme" adlı kitabı Arnavutçaya çevrildi.

Eserleri:

Beşinci Düğme (2011,Öykü)

Soğuk Taht (2012, Öykü)

Asılsız Hikayeler (2013,Öykü)

Ay ve Güneş Kumpanyası (2015, Öykü. Eskader 2015 Hikaye Ödülü)

Olay Berlin'de Geçiyor (2017,Öykü. Türkiye Yazarlar Birliği 2017 Hikaye Ödülü)

Akvaryum Fırtınası (2018, Öykü)

--reklam--

Naime Erkovan Kitapları - Eserleri

  • Asılsız Hikayeler
  • Beşinci Düğme
  • Olay Berlin'de Geçiyor
  • Soğuk Taht
  • Ay ve Güneş Kumpanyası
  • Akvaryum Fırtınası
  • Fantastik Şeyler

--reklam--

Naime Erkovan Alıntıları - Sözleri

  • Yeteneğinin daima her şeyden üstün geldiğini gören Alegor tuhaflaştı. Okurunun bir gün kendisini keşfedeceğine dair inancı ilk defa sarsılmaya başladı ve çürük bir inşaat gibi yerle bir oldu öz güveni. Yatağına uzandı, gözlerini tavana dikti. "Anlaşılmadım... Sanatımı anlamadılar... " diyerek yavaşça gözlerini kapadı. Sanatın kimin için olduğunu sorgulamayan ve merak da etmeyen aile fertleri, uzun zaman üzerine hep birlikte evden çıktılar. Pazar yürüyüşlerinin keyfini çıkarıp Alegoru, yazdıklarını okumayarak cezalandırdılar. (Asılsız Hikayeler)
  • İyiliğin büyüğü küçüğü olmaz, demiştiniz hep. Keşke kötülüğün de büyüğü küçüğü olmaz deseydiniz... (Ay ve Güneş Kumpanyası)
  • Her dört yol ağzında yolumu kaybederim. (Fantastik Şeyler)
  • Çocuk olmama izin verilmiyor. (Beşinci Düğme)
  • Ve kral şöyle bitirdi sayfayı: 'Beni anlayanı buldum.Ama beni, benim anladığım gibi değil, kendi anladığı gibi anladı.Hangisi benim peki? Belki o. Belki ben...Ne kadar zor kral olmak.' (Soğuk Taht)
  • Gülmeyi unutmuştu insanlar. Gülmeyi unuttuklarından ağız kenarları aşağı meylediyor, yanakları sarkmaya başlıyordu herkesin. Balık yememiş çocuklar gibi gözlerindeki ışıltı sönmüş, konuşmak ve yemek dışında kullanılmaz olmuştu ağızlar. Kavga etmiyordu insanlar ama mutlu da değildi kimse. Çocuklar, asık suratlı bebekler olarak doğuyor, sonra da yetişkinlerin yüzlerine bakarak aynısını yapıyorlardı. Sessiz sedasız ve herhangi bir tepki vermeden oyun oynuyor, kazanıyor ama gülmüyorlardı. (Akvaryum Fırtınası)
  • Gelecek, yıllar rakamla yazıldığında uzak görünür sadece . Halbuki yaşamaktır seneleri hızlandıran. (Asılsız Hikayeler)
  • O kadar çok sevdi ki yetişemedim Mecnun’un aşkına... (Ay ve Güneş Kumpanyası)
  • Fakat hava kararmaya, uzaktaki hayvanların gözleri kırmızı bir iştahla ışımaya ve kasabadan şölen sesleri yükselmeye başlayınca küçük bir güve tırtıkladı bekçinin kalbini: "Senin suçun ne?" Sorunun muhattabını değiştirmek ve kalbine atılan çiziğin daha fazla büyümesini önlemek için, "Suçunun ne olduğunu biliyorsun, değil mi?" diye seslendi bekçi kafese doğru. Soru, demirden seken kurşun gibi hızla yönünü değiştirdi. - Çirkinim, dedi Leyla. - Suçlusun yani, diye karşılık verdi bekçi. - Sadece çirkinim, dedi Leyla ve ikisi de sustu. (Ay ve Güneş Kumpanyası)
  • Kapağını açar açmaz deliren bir gazoz gibi ziyan ettiklerini umursamadan bütün görüntüleri etrafına saçıp sakinleşmesi vakit alıyor. (Olay Berlin'de Geçiyor)
  • "Tren, uzun ve meşakkatli bir hastalığın sonunda dünya dertlerinden kurtulan birinin derin, iç rahatlatıcıci nefesiyle durdu. Gürültü ve gergin bir bekleyişle doldu istasyon. Kısa bir duraksamanın ardından duraklar boyunca yolcuların sesleri ve soluklarıyla dolan vagonların kapıları açıldı. Ama peron ne şenlendi ne de hareketlendi. Tam tersi oldu ve istasyonun saatlerdir biriktirdiği suskunluk olanca eziciliğiyle trene dolup yolcuların bütün seslerini yuttu." (Fantastik Şeyler)
  • Bir şehri, haritalara eklenmesi gereken yeni bir köprü, kuş cıvıltılarıyla tıka basa dolu yaşlı bir orman ya da ilkbaharda gençlik çağlarına dönüp delice akan ama kış geldiğinde her şeyi yavaşladığı ve azaldığı için ihtiyarlayan bir nehir bölebilir. Hepsine tahammül edilir fakat bir duvarın böldüğü şehirlere sadece acınır. (Olay Berlin'de Geçiyor)
  • Çok kez herseyi geride bırakıp uzaklaşmak istedim.Sonunda sıkıldım böyle hissetmekten.Kuş seslerini taklit etmeye çalışmak şimdilik daha eğlenceli. (Soğuk Taht)
  • Onlar güldükçe dağların eteklerinde toplar patlardı; onlar güldükçe gencecik insanlar süngülenirdi ve onlar güldükçe insan soyunun kıyımı için ant içmiş şeytan yeryüzünde daha sağlam adımlarla dolaşırdı. (Fantastik Şeyler)
  • Hiçbir şey yapmayarak, zamanın yavaşça üzerlerinden geçmesine ve günün sonunu getirmesine ses etmiyor, eve düşen güneş ışınlarının oradan oraya zıplayıp eşyalar üzerinde solmasını seyrediyorlardı. Kimse konuşmuyordu. (Akvaryum Fırtınası)
  • Tam konuşmaya niyetlenmişken vazgeçti fikrinden. Bu fikirler ona aitti. Onları başkasına aşılarsa o kişi içinden geldiği gibi davranamazdı. Sessiz kalmak belki de daha iyi bir çözüm, diye düşündü. (Akvaryum Fırtınası)
  • Kâğıt, bembeyaz bekliyordu. (Fantastik Şeyler)
  • "Gecenin, yeryüzünü çatılardan yakalamaya başladığı bu saatlerde hangi ışık bu kadar cesurca parlayabilirdi?" (Asılsız Hikayeler)
  • Mağaza kapılarında avcılar bekler. Gözümün ucuyla dahi vitrinlerine baktığımı gördüklerinde beni yakalamak için ileriye doğru atılırlar. (Beşinci Düğme)
  • Belki de kendisini daha az suçlu hissetmek ve güçsüzlüğünü kabul etmemek için dünyayı suçlamak kolayına geliyordu. (Akvaryum Fırtınası)