Kitap Künyesi
Yazar: Bertrand Russell
Çevirmen: Halil Kayıkcı
Yayın Evi: İtalik Yayınları
İSBN: 9786055430108
Sayfa Sayısı: 96
--reklam--
Felsefe Yapma Sanatı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
20. Yüzyıl düşünce dünyasının en ünlü filozoflarından birisi olarak karşımıza çıkan Bertrand Russell (1872-1970), gerek eserlerinin sayısı, gerek ele alıp incelediği konular (matematik felsefesi, bilgi teorisi, tarih felsefesi, ahlâk, din, politika, sosyoloji, psikoloji, eğitim vb.) ve gerekse görüşlerine etki ettiği filozofların çokluğu bakımından şüphesiz ki, oldukça önemli bir yere sahiptir. Bu yoğun etkileşimden dolayıdır ki, onun yaşadığı döneme "Russell çağı" adı bile verilmiştir.
Böyle çok yönlü ve etki alanı oldukça geniş olan bir filozofun felsefeyle ilgili düşüncelerinin de, ele alınıp irdelenmesi gereken önemli bir konu olduğunu düşünüyoruz. Russell, felsefe kavramı üzerinde dururken öncelikle bu kavramın ortaya konulup tanımlanmasında önemli güçlüklerin oluşabileceğine dikkati çekmektedir. Ona göre, birçok filozofta olduğu gibi, felsefe kavramı üzerinde ortak bir tanımın verilmesi söz konusu değildir. Öyle ki, felsefe üzerinde yorum yapan ya da onu anlamaya çalışan iki filozof arasında bile ortak bir felsefe tanımından söz edilemez. Bu nedenle herkesin kendine özgü bir felsefe tanımı ve anlayışı söz konusudur. Burada şöyle bir soru sorulabilir. Filozofların üzerinde durdukları problemler (bilgi problemi, ahlâk, estetik, mantık, fizik vs.) genellikle birbirine çok benzemesine rağmen, neden birçok filozof, aynı problem hakkında aynı soruya farklı cevaplar vermektedirler? Nihat Keklik, bu konuda şunları söylemektedir:
"Aynı şey, birbirinden farklı karakterler ve mesleklerdeki insanlar üzerinde farklı izlenimler bırakmaktadır… Filozoflar da kendi zihin ve karakter yapılarına uygun birer tarif ortaya koymuşlardır. Tariflerin birbirinden farklı olmasının sebebi işte bundan dolayıdır.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Felsefe Yapma Sanatı Alıntıları - Sözleri
- Eğer araçlarınız amaçlarınız için yeterli olacaksa bilgiye sahip olmalısınız; batıl inançlara ve önyargıya değil.
- Tıpkı çalışmayan arabaya öfkelenmek gibi, yanlış davranışlara sahip insana öfkelenmek de boşa enerji harcamaktır.
- İnsanların düşünceleri çoğunlukla kendilerini huzurlu kılacak tarzda kurulmuştur. Çoğu insan için doğruluk ikincil bir öneme sahiptir.
- İnsanların düşünceleri çoğunlukla kendilerini huzurlu kılacak tarzda kurulmuştur.
- Eğer araçlarınız amaçlarınız için yeterli olacaksa bilgiye sahip olmalısınız; batıl inançlara ve önyargıya değil.
- Tıpkı çalışmayan arabaya öfkelenmek gibi, yanlış davranışlara sahip olan insana öfkelenmek de boşa enerji harcamaktır.
- Her girişim zorlukla kazanılmıştır ve hala geçmiş yenilgilerden hiçbir şey öğrenilmemişçesine her yeni girişime karşı çıkılmaktadır
- İnsanların koşulların ürünleri olduklarını görebilmek önemlidir.
- "Düşünmeyen insanlar uyurgezerler gibidir." Ve bir uyurgezerin herhangi bir bilimsel keşif yaptığına tanık olmuyoruz. Zira uyurgezerlerin dini de yoktur ve uyurgezerler uyanıklardan gelebilecek her türlü tehlikeye de son derece açıktır.
--reklam--
Felsefe Yapma Sanatı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
"Platon ve Aristoteles OKUMAYIN, hatta bırakın onları Kant, Hegel, Descartes, Spinoza, Leibniz, Hume, Locke, Berkeley bile OKUMAYIN!" Biraz felsefeyle ilgilenen biri için bu hiçbir profesörden duyulmayacak bir öneridir. Hemen hemen hepsi bir filozofun ulağı hizmeti görür veya ideolojik felsefe yapar. Bu o kocaman filozofları OKUMAYIN diyen Bertrand Russell'dır ve bunu derken kendi işimizi kendimiz yapmamız gerektiğini söylüyor. Açıkcası doğru mu yapıyorum bilmem ama ben Russell'a uyup o filozofları okumayı bırakacak değilim fakat şundan çok eminim ki kendi işimi kendim yapmalıyım. Russell geleceğin filozoflarına yapması gerekenleri bu eserinde elle tutulur bir manada açıklıyor. İkinci bölümde mantığın önemine dikkat çekerken tümevarımlarımızın bozulmasının her zaman ihtimal dahilinde olduğunu da belirtiyor. Son bölümde ise matematiğin bilim ve felsefedeki yerini açıklıyor. (Hikmet Zayi)
FELSEFE YAPMA SANATI Bu alanda ilerlemek isteyenlere ve felsefe meraklılarına yönelik bir kitap olduğunu söyleyerek söze başlamalıyım. Bertrand Russell'ın II.Dünya Savaşı sırasında yazmış olduğu denemelerin kitap hâli olan bu eser, üç bölümden oluşmakta olup, eserde felsefe yapmada tümevarım, tümdengelim gibi sonuç çıkarma sanatı ile son bölüm olan matematiksel düşünme sanatında matematiğin felsefedeki yeri üzerine açıklamalar getirilmektedir. "Doğrunun ne olduğunu kesin olarak bilmemizin olanaksız olduğu yerde, doğrunun ne olabileceğini ya da büyük bir olasılıkla ne olduğunu bilmek istediğimizde felsefe bize nasıl ilerleyeceğimizi söyler."(s.17) Kitapta mantık ve matematiğin tabiat kitabının alfabeleri olduklarından ancak kitabın kendisi olmadıklarından ve ayrıca kaygının olduğu yerde düşünme eyleminde hata yapma olasılığının yüksekliğinden bahsedilmektedir. "Filozof genel düşünmelidir, çünkü onun ilgilendiği sorunlar geneldir; tarafsız bir tarzda düşünmelidir çünkü o bunun doğruya götüren tek yol olduğunu bilmektedir. Düşüncede genellik ve yansızlığın amaçlarda karşılığı vardır. Eğer o gerçek bir filozofsa, onun amaçları geniş ve bir bütün olarak tüm insanlıkla ilgili olacaktır."(s.41) Mantığın gerekliliği üzerine ise herkesin hatta hayvanların dahi akıl yürüterek bir sonuç çıkartabilecekken, bu ilim sayesinde güvenilmez çıkarımlardan kaçınacağı dile getirilmiştir. (Safinaz Yurttaş)
Bertrand Russell'ın yazılarından derlenerek oluşan bir kitaptır. Felsefe kitapları okumaya yeni başlayacaklar için tercih edilebilir. Herhangi bir konuya derinleşmeden yüzeysel olarak yaklaşmıştır. Temel felsefik terimleri sade bir dille anlatmaya çalışmıştır, en önemlisi ise kitabın son bölümünde; evren, dünya, bilim ve matematik konularındaki açıklayıcı anlatımı muhteşemdir. Aslında hiçbir şey bilmediğimizi (bilime rağmen), bildiğimiz şeylerin sadece yüksek olasılıklı doğru olabilme ihtimali olduğunu unutmamamız olduğunu anlatmıştır. Kitabı okuduktan sonra aklımda canlanan tek şey ise, "sokrates sen ne büyük bir insansın"dır. (cey cey)
--reklam--
Kitabın Yazarı Bertrand Russell Kimdir?
Hayatının çeşitli dönemlerinde kendisini liberal, sosyalist ve barışsever olarak tanıtmış ayrıca hiçbirine derinden bağlı olmadığını itiraf etmiştir. Monmouthshire'de İngiltere'nin önde gelen aristokrat ailelerinden birinin ferdi olarak dünyaya gelmiştir.
Russell 1900 lerin başında İnglizlerin "idealizme karşı isyanı" na öncülük etmiştir. Gottlob Frege ve Ludwig Wittgenstein ile birlikte analitlik felsefenin kurucusu kabul edilir. A. N. Whitehead ile birlikte Principia Mathematica adlı kitabı yayınlamıştır. Felsefi denemesi ''On Denoting''(İfade Üzerine) adlı eseri felsefinin paradigması olarak kabul görür. Aynı zamanda geniş bir çevrece 20. Yüzyılın önde gelen mantıkçılarından biri olarak kabul görür. Çalışmaları mantık, matematik, dilbilim, bilgisayar teknolojisi ve filozofiyi, özelliklede dil felsefesi, epistemoloji ve metafiziği önemli ölçüde etkilemiştir.
Russell önde gelen savaş karşıtlarındandır. Serbest ticareti ve anti emperyalizmi desteklemiştir ve barışsever tutumundan dolayı Birinci Dünya Savaşı sırasında hapishanede yatmıştır. Daha sonra Adolf Hitler'e karşı kampanyalar düzenlemiş, Stalinci totalitarizm'i eleştirmiş, Vietnam Savaşı'ındaki tutumu nedeniyle Amerikan hükümetini suçlamıştır. Aynı zamanda nükleer silahsızlanmanın dobra savunucularındandır. Son eylemlerinden bir tanesi İsrail'in Orta Doğu'daki ülkelere karşı izlediği tutumu eleştirdiği bir bildiri yayınlamasıdır.
İnsan Haklarını ve düşünce özgürlüğünü savunduğu yazıları dolayısıyla 1950 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülmüştür.
Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Bertrand_Russell
--reklam--
Bertrand Russell Kitapları - Eserleri
- Mutlu Olma Sanatı
- İnsanlığın Geleceği
- Aylaklığa Övgü
- Evlilik ve Ahlak
- Neden Hıristiyan Değilim
- Bolşevizm
--reklam--
- Sorgulayan Denemeler
- Russell'dan Seçme Yazılar
- Rölativitenin A B C'si
- Politik İdealler
- Anlam ve Doğruluk Üzerine
- Din ile Bilim
- Mantıksal Atomculuk Felsefesi
--reklam--
- Dış Dünya Üzerine Bilgimiz
- İktidar
- Felsefe Yazıları
- Neye İnanıyorum
- Batı Felsefesi Tarihi 3 Cilt Takım
- Eğitim Üzerine
- Özgürlük Yolu
--reklam--
- Etik, Toplum, Siyaset
- Bilimsel Bakış
- Eğitim ve Toplum Düzeni
- Toplumsal Yeniden İnşanın İlkeleri
- Felsefe Yapma Sanatı
- Batı Felsefesi Tarihi Cilt 1
- Batı Felsefesi Tarihi Cilt 2
--reklam--
- Batı Felsefesi Tarihi Cilt 3
- Sosyalizm
- Varoluşçunun Bunalımı
- Ana Hatlarıyla Felsefe
- İkarus ya da Bilimin Geleceği
- Dünya Görüşüm
- Şeytan Banliyöde
--reklam--
- Mümtaz Şahsiyetlerin Kabusları
- Bolşevizmin Pratiği ve Teorisi
- Cinsel İlişkilerin Tarihsel Evrimi
- Vietnam'da Savaş Suçları
- Felsefe Meseleleri
- Bilimin Toplum Üzerindeki Etkileri
- Düşünceler - Yetke ile Birey
--reklam--
- Bilimden Beklediğimiz
- Anılar
- Yaşantım
- Free Thought and Official Propaganda
- Felsefe Sorunları
- Mistisizm ve Mantık
- Felsefede İlmi Metod
--reklam--
- Hikayeler
- The Basic Writings of Bertrand Russell
- Bilimin Toplumsal İşlevi
- Düşünceler
- Bertrand Russel'dan Seçmeler
- Denemeler
- Human Knowledge: Its Scope and Limits
--reklam--
- Felsefi Gelişimim
- Dünyamızın Sorunları
- Terbiyeye Dair
- Yetke ve Birey
- Endüstri Toplumunun Geleceği
- An Outline Of Intellectual Rubbish
- Mən Niyə Xristian Deyiləm
--reklam--
- Human Society in Ethics and Politics
--reklam--
Bertrand Russell Alıntıları - Sözleri
- We cannot enter into the minds of others to observe the thoughts and emotions which we infer from their behaviour. We must therefore accept analogy—in the sense in which it goes beyond experience—as an independent premiss of scientific knowledge, or else we must find some other equally effective principle. (Human Knowledge: Its Scope and Limits)
- Ne kadar akıllıca olursa olsun, hiçbir kural, şefkatin ve düşünceli davranışın yerini tutamaz. (Aylaklığa Övgü)
- Yemek yemeleri için zorlanan çocuklar yemekten tiksinir; öğrenmeleri için zorlanan çocuklar da bilgiden tiksinir. (Eğitim ve Toplum Düzeni)
- "Kamuoyu, etkileyici nutuklarla ve basının etkisiyle büyük ölçüde devlet tarafından yaratılır. Zalim bir kamuoyu ise en az zalim yasalar kadar özgürlüğün düşmanıdır. Savaşmayı kabul etmeyen genç bir adam işten çıkarılırsa sokaklarda hakarete uğrar, dostları ona sırt çevirir ve önceleri ondan hoşlanan bir kadın tarafından küçümsenerek terk edilirse bunu ölüm cezası kadar katlanılmaz bulur." (Toplumsal Yeniden İnşanın İlkeleri)
- "...aslında en fazla eğitim görmüş olanlar çoğunlukla, zihinsel ve ruhsal yaşamları dumura uğramış, dürtüleri körelmiş ve yaşayan düşüncenin yerine sadece belirli mekanik beceriler edinmiş olanlardır." (Toplumsal Yeniden İnşanın İlkeleri)
- Başarı kazanan her devrim,otoriteyi sarsar ve toplumsal kohezyonu güçleştirir. (İktidar)
--reklam--
- Tanrı’nın beni yarattığından ötürü neden övülmesi gerektiğini bir türlü anlayamıyorum. (Şeytan Banliyöde)
- Gerçekten de, bir şeyin hep belirli bir yerde olması kavramı, yeryüzündeki büyük nesnelerin çoğunun bereket ki hareketsiz oluşlarından gelmektedir. "Yer" fikri, sadece kaba bir pratik yaklaşıklıktır: mantıksal gereklilik değildir ve kesinleştirilemez. (Rölativitenin A B C'si)
- "Başarı mutluluğun sadece bir öğesidir, diğer öğelerin tamamının feda edilmesi pahasına elde edilmişse çok pahalıya mal olmuş demektir." (Anlam ve Doğruluk Üzerine)
- Sadece fizikçilerin değil, ilahiyatçıların da modern fiziğin öne sürdüğü savlarda yeni bir şey bulmuş gibi görünmeleri de oldukça gariptir. Fizikçilerden ilahiyat tarihini bilmeleri belki de beklenemez ama ilahiyatçılar modern savların daha önceki zamanlarda da emsallerinin olduğunun farkında olmak zorundadır. Eddington'un özgür irade ve beyin ile ilgili savı, gördüğümüz üzere Descartes'ınkini andırmaktadır. Jeans'ın savı ise Platon ile Berkeley'inkinin bir bileşimidir ve fizik alanında adı geçen her iki filozofun da yaşadığı dönemde sahip olduğundan daha fazla geçerliliğe sahip değildir. (Bilimsel Bakış)
- Tanıdığımız özellikte ya da nitelikte bir nesne olduğunu bildiğimizde, nesne üzerine betimsel bilgimiz vardır; başka bir deyişle sözkonusu özelliklerin ya da niteliklerin başkası değil, bir nesneye ilişkin olduğunu bildiğimizde, nesneyi tanıyalım tanımayalım, bu nesne üzerine betim ile bilgimiz vardır denilir. Fiziksel nesnelerle öteki akıl’lara ilişkin bilgimiz, salt betim ile bilgidir; ilgili betimler genellikle duyu verilerini ilgilendirenler türündedir. (Mistisizm ve Mantık)
- Zihnin gelişmesi için de disipline ihtiyaç vardır; disiplinsiz zihin incelik kazanamaz. (Aylaklığa Övgü)
- ''Sezgi sadece bir içgüdüden ibarettir.'' (Mistisizm ve Mantık)
--reklam--
- Bir süre yabancı bir ülkede yaşamak kendi ülkemizin yoksun kaldığı kimi değerleri, üstünlükleri öğretir bize; ülkemiz hangi ülke olursa olsun bu bir gerçektir. (Düşünceler - Yetke ile Birey)
- . Hayatın bir kısmı belki de en önemli kısmı bireysel dürtünün kendiliğinden eylemine bırakılmalıdır, çünkü her şeyin sistem olduğu yerde zihinsel ve ruhsal ölüm olacaktır. ... (Bilimin Toplum Üzerindeki Etkileri)
- Yaşamla, şunsuz ya da bunsuz savaşamazsınız demek korkaklıktır. (Düşünceler)
- İnsanoğlunu cinayetten, kundakçılıktan, yağmacılıktan ve dolandırıcılıktan ne alıkoyuyor sanıyorsun? Mantığın çelimsiz gücü bu derece büyük bir şeyi etkileyebilir mi zannediyorsun? Heyhat, korunaklı hayatında insan doğasının karanlık tarafını öğrenmedin. Nezaket ve iyiliğin insan yüreğinde doğal olarak geliştiğine inanıyorsun. (Mümtaz Şahsiyetlerin Kabusları)
- Bizim doğru dürüst bir toplum düzenimiz yok. Çünkü, olsaydı, kadın erkek herkes yararlı yetilerini ortaya koyabilirdi. Günümüzün iyi okumuş kadınlar evlendikten sonra yetilerini geliştirmiyorlar. Ama bu, toplumsal düzenimizin bir sonucudur. (Düşünceler)
- “Bırakın egemen sınıflar komünist devrimi korkusuyla tir tir titresin. Proleterlerin zincirlerinden başka kaybedecek hiçbir şeyleri yok. Ama kazanacakları bir dünya var. Tüm ülkelerin işçileri, birleşin!” (Özgürlük Yolu)
- Tanrı, diyor, adil değil, adalettir. (Batı Felsefesi Tarihi Cilt 2)
Yorumlar
0 yorum