Kitap Künyesi

Yazar: Ignazio Silone

Çevirmen: Sabahattin Ali

Yayın Evi: Evrensel Basım Yayın

İSBN: 9789757837596

Sayfa Sayısı: 176

--reklam--

Fontamara Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

--reklam--

Fontamara Alıntıları - Sözleri

  • Para, hep para!
  • Rüyaları alaya alanlar çoktur. Birçokları da bunlarda istikbali görürler. Bence rüyalar uyumak içindir.
  • “Hiç kimse kendi yurdunda peygamber olamaz!”
  • “Hakikat mi? Hakikati bilen kim?” dedi. Michelle: “Bilmiyoruz ama, arayacağız!” diye cevap verdi.
  • Elektriği geri aldılar. Cigaraları da onların olsun. Bizim tütünümüz bize yeter.
  • Her hükumet fakirlerin aleyhindedir ..
  • Sanki biz neden dünyaya geldik? diye soruyordu. Bu sözüne ne cevap verilebilirdi? İnsanların neden dünyaya geldiğini bilen var mıydı?
  • Hâkimler fukaraların sözüne hiçbir zaman inanmazlar…
  • Kanunlar ne kadar çoğalırsa sefalet de o kadar artıyor. Sefalet ne kadar çoğalırsa kanunlar da o kadar artıyor.
  • Bir milleti bir kere korku sararsa artık bunun izahı yoktur.

--reklam--

Fontamara İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Toplumcu gerçekçi bir kitap okumak istiyorsanız ilk okuyacağınız kitaplardan biri olmasını tavsiye ederim. 1930ların Mussolini Italyasına götürüyor roman bizi. Hiçbirşeyden haberi olmayan Fontamaralılar faşizmle karşı karşıya geliyor. Tek istekleri karnını doyurmak olan köylüler bir anda ilk önce elektriksiz ardından susuz kalıyorlar. İşlettikleri tarlalar için bile hem ürünlerini hem paralarını alıyolar. Ve onları korumak için başlarında bulunanlar bile hep onları kandırıyor. O kadar çaresizler ki NE YAPMALI? kitabın sonunda bile tek sordukları bu NE YAPMALI? çok acı değil mi? Yer ve zaman farklı olsa da yaşanmışlıklar hiç yabancı gelmiyor. Çok üzücü çok sarsıcı bir roman. (Merve)

Kesinlikle çok daha fazla bilinmesi gerektiğini düşündüğüm,canım Sabahattin Ali çevirisi,bir çırpıda okunuveren bir antifaşist roman.1940'larda Mussolini İtalya'sına gidiyoruz.Fontamara adlı küçük, yoksul bir köy üzerinden dönemin faşist yönetimine ve kör,sağır,dilsiz,bencil bürokratlarına ironik bir eleştiri.Fontamaralılar önce elektriklerini kaybederler sonra su kaynakları zengin, dolandırıcı bir bürokrat tarafından gasp edilir.Bu eser köylünün isyanını ve çaresizliğini ,direnişini,sistemin zengini kayırıp yoksulu nasıl ezdiğini alaylı bir üslupla anlatır.Yazar gençken tanık olduğu olaylar üzerinden kurgulamış romanı.Çok acıklı olaylar anlatmasına rağmen ironik ve alaylı bir dil kullandığı için ağlaya ağlaya okuduğum bir eser olmadı.Beni gülümseten çok satır oldu,sonu ise vurucu idi.Su gibi akan bir Sabahattin Ali çevirisi idi.Bu arada Sabahattin Ali ışıklarda uyusun,toprağı bol olsun.Keşke gencecik yaşında öldürülmeseydi, dilimize daha ne zenginlikler katardı... (Devrim Özgür)

Fontamara, kendi halinde, dünyadan, kendilerini yönetenlerden dahi habersiz yaşayan İtalyan köyü Fontamara’da başa gelen faşist yönetimin haksız uygulamalarına halkın çaresizce başkaldırı öyküsü. Köylülerin ve küçük toprak sahiplerinin, zengin toprak sahipleri ve yöneticiler karşısında nasıl ezildiğini, sorunlarına muhatap bulamayarak yaşadıkları çaresizliği ironik bir dille anlatıyor yazar. Çok sevdiğim hem hüzünlendiğim hem gülümseyerek okuduğum bir kitap oldu. (Betül Erkanlı)

--reklam--

Fontamara PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Ignazio Silone - Fontamara kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Fontamara PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Ignazio Silone Kimdir?

Ignazio Silone (d. 1 Mayıs 1900 - ö. 22 Ağustos 1978) İtalyan yazar. Asıl adı Secondo Tranquilli olan yazar Ignazio Silone takma adıyla eserlerini yayınlamıştır. Toplumcu Gerçekçilik akımına yönelik yazdığı romanları Mussolini İtalyasında özellikle güneyli fakir köylülerin hayatını anlatır. Abruzzo bölgesinin kurak coğrafyası, köylülerin batıl inançları ve faşist polisin baskıları sıkça kullandığı ana temalardır. Kendisi de aktif olarak komünist olan yazar, romanlarında komünizmin idealleri ve başarısızlığını da irdelemiştir. Ayrıca yazar, komünizmi savunduğu dönemlerde Mussolini için bilgi taşıyıp muhbirlik yaptığı iddia edilmiştir. Sonraları ise sert bir anti-komüniste dönüşmüştür.

Eserlerinden Ekmek ve Şarap ile Fontamara dilimize çevrilmiştir. Fontamara romanı savaş sırasındaAmerikalılar tarafından İtalyan halkına dağıtılmıştır.

1978 yılında Cenevre'de ölmüştür.

Eserleri

Fontamara (1931)

Ekmek ve Şarap (1937) -- Vino e Pane (Çev. Ahmet Hisarlı, Yay. Remzi Kitabevi)

Il Fascismo, le sue origini e il suo sviluppo (1934)

Un viaggio a Parigi (1935)

La scuola dei dittatori (1938)

Il seme sotto la neve (1942)

Egli si nascose (1944)

Una manciata di more (1952)

Il segreto di Luca (1956)

La volpe e le camelie (1960)

Uscita di sicurezza (1965)

L'avventura di un povero cristiano (1968)

Severina (1981)

--reklam--

Ignazio Silone Kitapları - Eserleri

  • Fontamara
  • Ekmek ve Şarap
  • Luca'nın Sırrı
  • Bir Avuç Böğürtlen

--reklam--

Ignazio Silone Alıntıları - Sözleri

  • Beni ilgilendiren hiçbir şey değişmedi. Taşlar gene eskisi gibi sert. Yağmur ise her zamanki gibi ıslak. (Bir Avuç Böğürtlen)
  • Senin sevda yüzünden kendini bu derece kaybedebilecek bir insan olduğunu hiç sanmazdım doğrusu. Ne söyliyeyim istiyorsun sana? Hem acıyorum, hem hayranlık duyuyorum bu haline. (Bir Avuç Böğürtlen)
  • Çalışmayan bu mekanizmayı harekete geçirtip üstelik aksi yönde işletmek bir insanın işi değilse, o halde doğaüstü bir kuvvetin eseri demektir. Böylelikle saat kurtuluşun sembolü iken, geçmişe duyulan özlemin ifadesi haline gelmiş oluyor. (Bir Avuç Böğürtlen)
  • Toprağın altında karıncaların yürüyüşünde ve kuşların bir kıtadan ötekine uçuşunda, yol gösteren bir şeyin bulunduğunu hiç düşünmedin mi? (Bir Avuç Böğürtlen)
  • Sahte sağırların kulakları açıldığı ve sahte dilsizlerin dilleri çözüldüğü zaman, evet işte o zaman korkunç saatler çalacak. Senin böyle bir günü görmeni istemem. (Ekmek ve Şarap)
  • Hâkimler fukaraların sözüne hiçbir zaman inanmazlar… (Fontamara)
  • Saçma bir hayat, görünüşe dayanır. Sadece şöyle ya da böyle görünmek ister ilgi çekici görünmek, güzel görünmek, bilgili görünmek ve hatta bazen iyi kalpli, yardımseverve cesur görünmek ister. Aptallar için "olmak" önemli değildir;görünmek önemlidir. (Ekmek ve Şarap)
  • Hükümetin bir kolu çok uzun, bir kolu da çok kısadır. Uzun kol almak içindir, herşeye yetişir; kısa kol vermek içindir, ama ancak yakında olanlara yetişir sadece. (Ekmek ve Şarap)
  • “Hiç kimse kendi yurdunda peygamber olamaz!” (Fontamara)
  • Sanki biz neden dünyaya geldik? diye soruyordu. Bu sözüne ne cevap verilebilirdi? İnsanların neden dünyaya geldiğini bilen var mıydı? (Fontamara)
  • " Saçma bir hayat, görünüşe dayanır. Sadece şöyle ya da böyle görünmek ister ilgi çekici görünmek, güzel görünmek, bilgili görünmek ve hatta bazen iyi kalpli, yardımseverve cesur görünmek ister. Aptallar için "olmak" önemli değildir;görünmek önemlidir. " (Ekmek ve Şarap)
  • Rüyaları alaya alanlar çoktur. Birçokları da bunlarda istikbali görürler. Bence rüyalar uyumak içindir. (Fontamara)
  • Yaşam ve okul başka başka şeylerdir. Okuldayken düş kurulur, fakat yaşamda yoksulluk vardır. Yaşamda, kendimizden daha yaşlı, daha eski olan bir gerçekle karşılaşır ve ona uymak zorunda kalırız. İnsan, olmaya can attığı gibi olamaz. (Ekmek ve Şarap)
  • "Sevişmek o kadar güzel bir şey ki, insanların başka şeyler yapmaya kalkışmalarını aklım almıyor. Siz de böyle düşünmüyor musunuz?" (Ekmek ve Şarap)
  • Ne düşünüyorsun? — Toprağa dikilmiş büyük bir ağaç gibi uzun bir düşünce bu. Bütün köklerini bulmaya vakit ister. (Bir Avuç Böğürtlen)
  • Yüksek yerlerde arkaları olmayan insanların, bu çağda, namusluca çalışıp didinmeleri neye yarardı! (Ekmek ve Şarap)
  • “Hakikat mi? Hakikati bilen kim?” dedi. Michelle: “Bilmiyoruz ama, arayacağız!” diye cevap verdi. (Fontamara)
  • Para, hep para! (Fontamara)
  • Kanunlar ne kadar çoğalırsa sefalet de o kadar artıyor. Sefalet ne kadar çoğalırsa kanunlar da o kadar artıyor. (Fontamara)
  • Hiçbir ihtiyaç duymuyorum. Hiçbir isteğim yok. Kendimi bomboş hissediyorum. Boş bir valiz gibi, terkedilmiş bir ev gibi. Yaşamak iradem yok, yaşamamak iradem de yok. (Bir Avuç Böğürtlen)