Kitap Künyesi

Yazar: Halil Cibran

Yayın Evi: Kapı Yayınları

İSBN: 9786054683505

Sayfa Sayısı: 125

Gece ile Sabah Arasında Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Geçtiğimiz yüzyılın en önemli şairlerinden biri olan Halil Cibran'ın bütün şiirlerini, Cahit Koytak çevirisiyle Kapı Yayınları yayımlamaya devam ediyor.

Gece ile Sabah Arasında ile devam ettiğimiz şiirler, yayımlanacak iki kitapla sona erecek ve Halil Cibran'ın bütün şiirleri, Cahit Koytak'ın yetkin tercümesiyle, Türkçeye kazandırılmış olacak.

"Sessizce geçip giden çağlarla birlikte

Sonsuza kadar sıra sıra uzanan

Bir mezarlar zinciri gördüm.

Ama ne dans eden,

Ne yakaran biri vardı onların arasında.

Bir tepe gördüm sadece,

Kuru kafalardan oluşan bir tepe.

Yoktu ama, yoktu, onların çevresinde,

Rüzgârdan başka,

Onlarla konuşa, gülüşe

Oynayan kimse."

Gece ile Sabah Arasında Alıntıları - Sözleri

  • İnanmak iyi bir şeydir, ama bu inançları uygulamaya koymak bir güç denemesidir. Denizlerin gürlemesi gibi konuşan ama yaşamları kokuşmuş bataklıklar gibi sığ ve durgun olan bir sürü insan var. Başlarını dağların doruklarına kaldıran ama ruhları mağaraların karanlıklarında uyuşuk duran bir sürü insan var.
  • Burada yaşıyorum ve varlığımın derinliklerinde açlık ve susuzluk var.
  • Biz hüznün çocuklarıyız, Siz neşenin. Biz hüznün çocuklarıyız, Ve hüzün kötü kalpler bölgesinde yaşamayan Bir tanrının gölgesidir.
  • “ Bu dünya içi boş bir rüyadan başka bir şey değil..”
  • Kendilerini satan ve aynı parayla kendilerinden maddi ve manevi olarak daha alçak olanı satın alan insanların yüzünü görmemek için yalnızlığı seçtim
  • Burada yaşıyorum ve varlığımın derinliklerinde açlık ve susuzluk var.
  • Burada yaşıyorum ve varlığımın derinliklerinde açlık ve susuzluk var.
  • Denizlerin gürlemesi gibi konuşan, ama yaşamları kokuşmuş bataklıklar gibi sığ ve durgun bir sürü insan var.
  • Biz ağlarız, çünkü yoksulların iniltilerini, Mazlum zayıfların kederlerini dinleriz; Ama siz gülersiniz, çünkü şarap kadehlerinin Mutlu sesinden başka bir şey duymazsınız.
  • "Doğulu uluslarımızın sefaleti dünyanın sefaletidir ve batıda uygarlık dediğiniz şey, trajik aldatmacanın pek çok görüntüsünden başka bir şey değildir."
  • "Yalnızlığı seçtim, çünkü kalbimle bedelini tam olarak ödemediğim sürece insanoğlundan asla insaniyet görmedim."
  • İkiyüzlülük her zaman var olacak, tırnakları boyalı ve cilalı olsa bile; aldatma asla değişmeyecek dokunuşu yumuşak ve narin olsa bile yalan asla gerçeğe dönüşmeyecek ona ipek elbiseler giydirip saraylarda oturtsanız bile açgözlülük memnuniyete dönüşmeyecek suç da erdeme. Öğretilere, gelenekleri ve tarihe olan ebediye kölelik yine kölelik olarak kalacak, yüzünü boyayıp sesini değiştirse de kölelik bütün korkunç formlarıyla kölelik olarak kalacak o kendisine özgürlük dese bile.
  • "... ona ipek elbiseler giydirip saraylarda oturtsanız bile; açgözlülük memnuniyete dönüşmeyecek; suç da erdeme."
  • "Yo kardeşim, ben yalnızlığı dini nedenlerle değil, sırf insanlardan ve onların yasalarından, öğretilerinden ve geleneklerinden, fikirlerinden, feryatlarından ve ağıtlarından kaçmak için istedim."
  • “İkiyüzlülük her zaman var olacak, tırnakları boyalı ve cilalı olsa bile; aldatma asla değişmeyecek, dokunuşu yumuşak ve narin olsa bile; yalan asla gerçeğe dönüşmeyecek, ona ipek elbiseler giydirip saraylarda oturtsanız bile; açgözlülük memnuniyete dönüşmeyecek; suç da erdeme. Öğretilere, geleneklere ve tarihe olan ebedi kölelik yine kölelik olarak kalacak, yüzünü boyayıp sesini değiştirse de. Kölelik bütün korkunç formlarıyla kölelik olarak kalacak, o kendisine özgürlük dese bile.”

Gece ile Sabah Arasında İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Onu gördüm: Cümlelerin hoş akıcı melodisi içinde düşünce deryasına daldım. O fısıldadı kulağıma her sayfanın başında. Onu duydum, onu gördüm düşler ülkesine açılan kelimelerin kapısında. Kapıyı açtı , gönül kapısını açtı , düşler ülkesinin kilidini açan sihirli sözcükleri kulağıma fısıldadı. Ellerimden tuttu sarı yaprakların duyguya sevgi kattığı mevsimde. Onun mevsiminde, onun gözlerinde yüreğime dokundu sarı yeşil tonlarının büyüleyici güzelliği. Amiraram (ilksonbahar)

“Dünyayı terk edip yalnızlığı seçtim; çünkü alçakgönüllülüğün bir çeşit zayıflık, merhametin bir çeşit korkaklık ve züppeliğin güç olduğuna inanan kitlelere nezaket göstermekten yoruldum...” Halil CİBRAN’ın şiir ve öykülerden oluşan kitabından bu paragrafı okumak bile; sözcüklerinin ağırlığının, sayfaların ağırlığından misliyle fazla olduğunu anlatmaya kâfi sanırım. Her kitabında olduğu gibi... CİBRAN’ın kendi içine ve yalnızlığına çekilmiş karakterlerini hemen her kitabında görmekle beraber; bir din adamı ile şeytanın karşılaşıp konuştuğu öykünün sayfalarının, İçinde yaşadığımız zamanın okurunu özellikle etkileyeceğine inanıyorum. Tavsiye ederim. (niluferinkitapligi)

Halil Cibrandan okuduğum ikinci kitap oldu ama itiraf etmeliyim bir türlü sevemedim yazarın tarzını. Bu kitap 7 hikaye ve 1 şiirden olusmakta. Kitabın başındaki fırtına hikayesino diğerlerine göre daha çok begendim. okumak size kalmış:) (Batuuuu)

Kitabın Yazarı Halil Cibran Kimdir?

Cibran, 1883 yılında Osmanlı İmparatorluğu kontrolündeki Cebel-i Lübnan Mutasarrıflığı'nda Maruni bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Ailesi ve kardeşleriyle 1895'de ABD'ye göç etti. Annesi terzi olarak çalışırken Boston şehrinde bir okula başladı. Cibran'ın yaratıcılığını fark eden öğretmeni Cibran'ı fotoğrafçı ve yayıncı F. Holland Day'le tanıştırdı. Gibran, Beyrut'taki Collège de la Sagesse'e kaydolmak için on beş yaşında ailesi tarafından memleketine geri gönderildi.

1904'te, Cibran'ın çizimleri ilk kez Boston'daki Day's stüdyosunda sergilendi ve Arapça ilk kitabı 1905'te New York'ta yayımlandı. Cibran, yeni tanıştığı hayırsever Mary Haskell'in mali yardımıyla 1908'den 1910'a kadar Paris'te sanat okudu. Oradayken, Jön Türk Devrimi'nden sonra Osmanlı İmparatorluğu'nda isyanı destekleyen Suriyeli siyasi düşünürlerle tanıştı; Gibran'ın aynı fikirleri ve aynı zamanda antiklerikalizmi dile getiren bazı yazıları, sonunda Osmanlı yetkilileri tarafından yasaklanacaktı.

Eserleri ve düşünceleri dünya üzerinde geniş yankı uyandırdı. Şiirleri yirmiden fazla dile çevrilmiş olan Cibran aynı zamanda başarılı bir ressam idi. Resimlerinin bazıları günümüzde dünyanın birçok şehrinde sergilenmektedir.

Yaşamının yaklaşık son yirmi yılını ABD'de geçiren yazar, ölümüne kadar kaldığı bu ülkede eserlerini İngilizce yazmıştır.

Halil Cibran'ın en ünlü eserlerinden biri olan ve ilk kez 1923 yılında basılan Nebi adlı eseri, toplam 26 adet şiirden oluşan bir karma şiir denemeleri kitabıdır. El Mustafa adındaki bir kahinin 12 sene kaldığı Orphalese şehrinden ayrılıp evine gitmek üzereyken bir grup halk tarafından durdurulması ve ana kahraman ile halk arasında insanlık ve hayatın genel durumu hakkında geçen konuşmalar kitabın kendisini oluşturmaktadır. Cibran'ın bu kitapta El Mustafa isimli şahsa verdiği bu isimle peygamber Hz. Muhammed'i işaret ettiğini iddia edenler vardır. Fakat kitaptaki metinler çoğunlukla Matta'ya göre İncil'in 5. bölümünde yer alan İsa'nın Dağdaki Vaaz'ıyla içerik ve üslup açısından benzerlik ve paralellik gösterir. Yazarın İnsanoğlu İsa adlı kitabındaki çalışmalar da dikkate alınırsa El Mustafa'nın Meryemoğlu İsa Mesih olabileceği iddiaları daha da güç kazanmaktadır. Ermişin Bahçesi Halil Cibran'ın Ermiş kitabının devamı niteliğindedir. Türkçeye çevirisi R.Tanju Sirmen tarafından yapılmıştır. Yayın yılı 1999.

Halil Cibran Kitapları - Eserleri

  • Ermiş
  • Fırtınalar
  • Ermişin Bahçesi
  • Asi Ruhlar
  • Kum ve Köpük
  • Aforizmalar

  • Vadinin Perileri
  • Rüzgar Gülü
  • Gönlün Sırları
  • Bilgelik Kitabı
  • Bütün Eserleri - 2
  • Bütün Eserleri - 1
  • İnsanlık Yalnızlığında Oturur

  • Umutsuz Aşık
  • Bilgelik ve Erdem
  • Bir Gözyaşı ve Bir Tebessüm
  • Mezarlar Ne Söyler?
  • Haberci
  • Aşk Mektupları
  • Meczup

  • Bir Ozanın Ölümü Onun Yaşamıdır
  • Gezgin
  • Kendimle Konuşmalar
  • İnsanoğlu İsa
  • Lazarus ve Sevgilisi
  • Dost Mektupları
  • Sevgili Ermiş

  • Kabuklar ve Özler
  • Yeryüzü Tanrıları
  • Cibran Neden Evine Gidemedi?
  • Ermiş - Gezgin
  • Gece ile Sabah Arasında
  • Usta'nın Sesi
  • Derin Akıl ve Derin Yürek

  • Bütün Eserleri
  • Öz
  • Kırık Kanatlar
  • Musiki
  • Sus Kalbim
  • Ben Bir Sisim
  • Kum ve Köpük - Avare

  • Şeytan
  • Seçme Eserleri
  • Medcezir
  • Cibran'ca 3: Şeytan - Deli
  • Kafir Halil
  • Reenkarnasyon Öyküleri
  • Gavur Halil - Deli

  • Felsefi Öyküler
  • Halil Cibran Seti
  • Bütün Şiirler ve Şiirsel Yazılar
  • Şairin Ölümü Hayatıdır
  • من به خوشبختی شما اهمیت می دهم
  • Vadinin Perileri

Halil Cibran Alıntıları - Sözleri

  • Binlerce ifadeye ev sahipliği yapan bir yüz de gördüm, kalıptan çıkmış gibi tek bir ifade barındıran yüz de. (Meczup)
  • Biz çok ekeriz, biçtiğimiz ise hiçtir . (Vadinin Perileri)
  • "Yalnızlığımın ötesinde başka bir yalnızlık var içimde ve orada oturan için benim tek başınalığım kalabalık bir pazar yeridir ve sessizliğim seslerin bir karmaşasıdır." (İnsanlık Yalnızlığında Oturur)
  • Bunlar kelimelere dökülenlerdi. Fakat kalbindeki pek çok şey, söylenmemiş olarak kaldı. Çünkü en derin gizemini açıklayamazdı… (Ermiş - Gezgin)
  • Fırtınalar ve karlar çiçekleri öldürebilir fakat çiçek tohumlarını öldüremezler. (Mezarlar Ne Söyler?)
  • - Nereye ilkbaharım, nereye? (İnsanoğlu İsa)

  • Dün, hayat dairesinde kararsızca dalgalanan bir zerreymişim gibi gelirdi bana. Oysa bugün, çok iyi biliyorum ki o dairenin kendisiyim. Ve düzenli zerreleriyle hayat, bütünüyle bende devinmektedir. (Ben Bir Sisim)
  • Ve zaman da, tıpkı sevgi gibi bölünemez ve ölçülemez değil midir? (Derin Akıl ve Derin Yürek)
  • “Bir kadını anlayabilecek veya bir dahiyi açıklayabilecek veya bilimin sırrını çözümleyebilecek biri işte o kişidir, güzel bir düşten uyanıp, bir kahvaltı sofrasına oturan.” (Kum ve Köpük)
  • "Acılarınızın çoğu sizin tarafınızdan seçilmiştir." (Bilgelik Kitabı)
  • Delillerimi dinleyin. Acımayın, fakat adaletli olun. Çünkü şefkat zayıf günahkarlar içindir. Adaletse masum insanların isteğidir. (Gavur Halil - Deli)
  • Bu, ölümün pençeleri arasındayken hayata döndüğünü hisseden bir insanın, ümitsizliğe düştükten sonra ümitlenen kişinin bakışıydı. (Kafir Halil)
  • Bizler bu dünyaya aşağılık birer sürgün olarak gelmedik. Aksine hayatın güzelliklerini, gizemlerini öğrenmek, ölümsüz evrensel ruha ibadet etmek ve bedenlerimizin sırlarını araştırmak için cahil birer çocuk olarak geldik. (Mezarlar Ne Söyler?)

  • "Her birimizin bir yerlerde mutlaka dinlenecek bir yerleri olmalı, sevgili Mary. Benim ruhumun dinlenme yeri, içinde senin üzerine edindiğim bilginin yaşadığı güzel bir koruluk." (Sevgili Ermiş)
  • Cehalet ise bir zencinin teninden daha siyahtır. Sizler,zulüm ve zorbalığa tamamen teslim olmuşsunuz. (Asi Ruhlar)
  • Kimimiz mürekkep gibidir, kimimiz kâğıt. Bazımızın siyahlığı olmasa, beyazlık sağırlaşırdı. Ve bazımızın beyazlığı olmasa, siyahlık kör olurdu.. (Halil Cibran Seti)
  • "Hatırlamada mesafeler yoktur; sadece farkında olmadan ne sesinin ne de gözlerinin daraltacağı bir uçurum vardır." (Bütün Eserleri - 1)
  • Bilmez misin ki ruhun, hayalinde aşamayacağı hiçbir uzaklık yoktur? Ve bu uzaklığı aştığın zaman ruh bir uyuma kavuşur. (Ermişin Bahçesi)
  • *İnsanın hayal gücü ile hedefledikleri arasında bir uçurum vardır. Ve bu uçurum ancak tutkuyla aşılabilir. (Bütün Eserleri - 1)
  • " Ne kadar yaşam eder bu para! " (Rüzgar Gülü)