Kitap Künyesi
Yazar: Erol Mütercimler
Yayın Evi: Alfa Yayıncılık
İSBN: 9786051062082
Sayfa Sayısı: 718
--reklam--
Gelibolu 1915 Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"Türk askerinin savaş ve dövüş hususunda sahip bulunduğu niteliğin önceden fark edilmemiş olması, İngilizler için felaket olmuştur... Türk askerinin ne yaman muharip olduğunu İngilizler, kendileriyle dövüştükten sonra acı tecrübeyle anlamışlardır." İngiliz General Aspinall Oglander
Bu topraklar, tarihin başından beri hiçbir zaman istilacılarını bağışlamamıştır. 1915 yılında da bağışlamadı. Ateş ve çelik yağmuru altında yalnız piyade tüfeği ve süngü... Teknolojiye karşı insan bedeni!.. Çanakkale Savaşı sadece muharebe alanlarında ölen askerlerin değil, idam edilen ilk sivil kişi olan Bozcaada müftüsünün de öyküsüdür... Gelibolu kara muharebeleri, yalnızca üst rütbeli subayların değil, küçük rütbeli askerlerin de savaşıdır. 19.Tümen komutanı Yarbay Mustafa Kemal ve muhteşem 57.Alay ile komutanı Albay Avni, olağanüstü 27.Alay ile komutanı Yarbay Mehmet Şefik, 36. Alay ile komutanı Yarbay Cemil, Seddülbahir'in yaralı aslanı Binbaşı Mahmut Sabri, Edirne sırtında Teğmen Mucip, Binbaşı Halis, Kumkale'de Teğmen Halit, şehit Yedeksubay Ethem, Ezineli Yahya Çavuş, Bigalı Mehmet Çavuş gibi düşmanlarını bile kendisine hayran bırakan binlerce kahramanın önünde saygıyla eğiliyoruz.
--reklam--
Gelibolu 1915 Alıntıları - Sözleri
- Cepheye kitap isteyen biri daha var, Anafartalar grubu kumandanı Mustafa Kemal. Madam Corinne'e gönderdiği tarihsiz ( Ağustos 1915 olabilir ) mektupta şunları yazıyor; Azizim hediyeleri aldım, bunun beni ne kadar sevindirdiğini tasavvur edemezsiniz.
- " Türkiye de hiçbir zaman yiyecek sıkıntısı emaresi yoktu " Granville Fortescue
- "Hey on beşli on beşli.." türküsünü bilmeyenimiz yoktur. Müziği pek coşkulu, oynak bir türküdür. Müzikolog Erdoğan Gökçe (Edirne Liseliler dergisinde) diyor ki; "Çalınınca kalkar, oynar, göbek atarız. Tabii ne olduğunu bilmediğimiz için oynuyor göbek atıyoruz. Amma gerçek farklı..." Nedir gerçek? Yine yanıtı Gökçe veriyor: "Bu türkü, Çanakkale Savaşı sırasında askerlik çağına gelmiş ancak askere alınacak kimse kalmaması üzerine Hicri 1315/Miladi 1899 doğumluların 16,5 yaşında askere çağrılmaları üzerine yakılan türküdür. Bu türkü faciayı anlatır. Bilinçsiz halkımız bu türkü ile göbek atıyor."
- Birinci Dünya Savaşı, coğrafi sınırlar göz önünde bulundurulduğunda, Avrupa anakarasında yapılan bir savaştır. Oysa ekonomik, sosyal ve siyasal sonuçlarına bakıldığında, bir dünya savaşı sonucuna varılmaktadır. Bu savaşta 9 milyon asker, 15 milyon sivil olmak üzere, toplam 24 milyon insan ölmüştür. Yaralı sayısı ise 21 milyondur.
- 22 Temmuz 1914 tarihinde Harbiye Nazırı (Savaş Bakanı) Enver Paşa, Almanya'nın İstanbul büyükelçisi Baron von Wangenheim'a ittifak teklifinde bulunmuştur. 2 Ağustos 1914'te de Osmanlı Devleti ile Almanya arasında birlikte hareket etme antlaşması imzalanır. Bu anlaşma, Osmanlı devlet adamlarının iddia ettikleri gibi yalnızca savunma amaçlı değil, gerektiğinde saldırı amaçlı ve ülkeyi her an savaşa sürükleyebilir içerikteydi. Enver Paşa ve Sait Halim Paşa, hükümetin onayını almadan alelacele ve savaşa Almanya tarafından sürüklenebileceklerini bile bile antlaşmayı imzalamakta tereddüt etmemişlerdir.
- Rusya'nın Boğazlar yoluyla yardım alabilmesi Osmanlı Devleti'nin tarafsız kalmasına bağlıydı. Bu nedenle İtilaf Devletleri, savaş boyunca Osmanlı Devleti'nin tarafsız kalması için bazı önerilerde bulunmuştu. Osmanlı Devleti bu önerilere kapitülasyonların kaldırılması, Ege Adalarının kendisine verilmesi ve Mısır sorununun çözümlenmesi önerisinde bulunmuştu. İngiltere ise buna yanaşmamıştır. Üstüne üstlük İngiltere, parası peşinen ödenen Sultan Osman ve Sultan Reşat zırhlılarına el koymuştur. Bu olay, Osmanlı kamuoyunda büyük öfkeye neden olmuştur. Bunu firsat bilen Almanya, Goeben ve Breslau adlı kruvazörlerini Çanakkale'ye yönlendirmiş ve Osmanlı Devleti de bir komployla karşı karşıya kalmıştır. Aslında İtilaf Devletleri, Osmanlı Hükümeti'ni Almanya'nın safına itmek için ne gerekirse yapmiştır.
- ANZAC (Australian and New Zealender Army Corps) kelimesi, "Avustralya ve Yeni Zelanda Ordu Birlikleri" anlamına gelen sözcüklerin ilk harflerinden oluşur.
- Müstahkem Mevkii Komutanlığı Kurmay Başkanı Yarbay Selahattin Adil'in anılarında da lojistik ve beslenme konularında bir sıkıntı yaşanmadığı anlatılmaktadır: Çanakkale Savaşları'nda ileri hatlardaki birliklerin eksiklerini tamamlama, beslenmeyi sağlama gibi konak ve levazım işlerinin de en iyi bir düzen ve gayretle yapılmış olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. En öndeki yerlere kadar her gün birlikler taze ekmek ve sıcak yemeklerini yemişler ve hatta findık üzüme varıncaya kadar gıdalandırılmışlardı.
- İlk tedavileri yapılarak, memleket içi hastanelerine gönderilmesi gerekenlerin bir kısmı, Eceabat ya da Akbaş yaralı aktarma merkezlerine gönderilmekte ve burada yüklerini boşaltarak dönmekte olan vapur, taka, mavna ya da yelkenlilere bindirilmekteydi. Bu sırada İngiliz uçakları ve muharebe gemileri, yaralıların taşınmakta olduğu gemilere taarruz etmekte ve böylece durumu daha da güçleştirmekteydiler. Muharebe gemileri, hastaneleri ya da yaralıları tasıyan askerlerle araçları bombalamakta tereddüt etmiyorlardı. Nitekim, bu gemiler, 1 Mayıs 1915'te Eceabat'ta 2.500 yaralıyı barındırmakta olan hastaneyi topa tutarak yıkmış ve içlerindeki iki İngiliz tutsak ağır yaralı er de, dahil olmak üzere, pek çoğunun ölümüne neden olmuşlardı.
- Çanakkale Savaşları 3 Kasım 1914'te ilk bombardımanla başlayıp, deniz ve kara savaşları ile İngilizlerin en son Seddülbahir'den çekilip gittiği gün olan 9 Ocak 1916 tarihine kadar devam etmiştir. Kara savaşlarının toplam gün süresi 25 Nisan 1915 ile 9 Ocak 1916 arası 259 gündür.
- Türk tarafının kara ve deniz savaşlarında, subay ve er şehit sayısı 57.263'tür. Hamasi olarak yazılan kitap ve çeşitli kaynaklarda bu 250.000 olarak verilmektedir ki artık bundan vazgeçilmelidir. Toplam zayiat miktarıysa kitap olarak yayımlanmış Genelkurmay kaynaklarına göre 210.000-218.000 cıvarında olup, bu sayı şehitler dahil, yaralı, kayıp ve esirlerle hava değişimi, hastaneye gönderilenler ve çeşitli hastalıklardan ölen personelin genel toplamını kapsamaktadır. ATASE arşivine göre toplam net zayiat 211.000 kişidir. Türk tarafının insan zayiat gün başına ortalama 900 askerdir; bu bile, Çanakkale Savaşları'nın ne denli kanlı geçtiğini ortaya koymak için bir değerlendirme unsurudur. Bu nedenle zorlama hamasete gerek yoktur.
- 18 Mart 1915 Boğaz Muharebesi'nde kazanılan zaferle, İngiliz-Fransız donanmalarının Marmara'ya girerek bir ay içerisinde İstanbul'u ele geçirme planları suya düşürülmüştür. 18 savaş gemisiyle katıldıkları 18 Mart Muharebesi'nde, 7'si savaş dışı bırakılıp üstlerindeki 44 top birden Boğaz sularına gömülürken, Müstahkem Mevkii Komutanlığı topçu gücünü olduğu gibi koruyordu.
- Ekim 1912'den Ağustos 1913'e kadar 10 ay süren Balkan Savaşı, sadece savaşan devletleri değil, bütün Avrupa büyük devletlerini de yakından ilgilendirmiş ve etkilemiştir. Bu durum bloklar arasındaki gerginliği çoğaltmış ve silahlanma yarışını hızlandırmıştır. Bundan dolayı da Dünya Savaşı'nın hazırlayıcı nedenlerinden birisi olmuştur. Aslında büyük ve güçlü devletlerin sömürge paylaşımı mücadelesinde geride kalan Almanya ve İtalya bu durumlarından şikayet etmeye başlamışlardı. Dünyanın büyük devletleri bu paylaşmada iki gruba ayrıldılar. O süreçte bu gruplar arasında Osmanlı'nın siyasi coğrafyası, jeopolitik açıdan önemini aktif olarak gündeme getirdi. Çanakkale Savaşı'nın ana çıkış nedeni bu noktaya dayandırılmaktadır.
--reklam--
Gelibolu 1915 İncelemesi - Şahsi Yorumlar
--reklam--
Gelibolu 1915 PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Erol Mütercimler - Gelibolu 1915 kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Gelibolu 1915 PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Erol Mütercimler Kimdir?
Erol Mütercimler (1954, Kars), Türk yazar, araştırmacı ve televizyon programcısıdır.
Erol Mütercimler, 1954 yılında Kars'ta doğdu, tüm öğrenim yaşamı İstanbul'da geçti. Liseyi İstanbul Gazi Osman Paşa Plevne Lise'sinde tamamlamıştır. İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümü'nden mezun oldu. Deniz Kuvvetleri'nde bir süre Fizik öğretim üyeliği, Beşiktaş Deniz Müzesi (İstanbul Deniz Müzesi) Müdürlüğü yaptı ve bunun ardından Avustralya'ya gitti. SBS devlet radyosunda programcılık yaptı. "Çok kültürlülük" konusundaki doktora alan çalışmasını Avustralya'da yapıp, akademik çalışmasını İstanbul Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde tamamladı. Deniz tarihi çalışmalarıyla tanınan Mütercimler, Türkiye'ye dönüşünde çeşitli gazete ve dergilerde köşe yazarlığı yaptı. TRT Radyosu ve çeşitli TV kanallarında programcı ve yönetici olarak çalıştı.Belgeseller hazırladı. Halen üç ayrı üniversitede (Yeditepe, İstanbul Ticaret, Doğuş, İstanbul Aydın) Strateji ve Devrim Tarihi dersleri vermektedir. Şu anda Cem TV'de Aynanın Arkası ve Komplo Teorileri adlı haber programını yapmaktadır. Bugüne kadar kısa radyo oyunları, çeşitli dergilerde yazıları ve belgesel senaryolarının yanı sıra yirmi bir kitaba imza atmıştır. Ontvhaber.com isimli İnternet televizyonunda program yapmaktadır.
İstanbul Ticaret Üniversitesi, Doğuş Üniversitesi ve Yeditepe Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak görev yapmaktadır.
Son olarak Suna adlı sinema filminde 68 kuşağından bir karakteri canlandırmıştır.
Erol Mütercimler 1 Temmuz 2008 günü Ergenekon Soruşturması kapsamında gözaltına alınmıştır. Sorgusu yapıldıktan sonra, aynı gün gözaltına alınanlar arasında savcılık makamı tarafından serbest bırakılan tek kişidir.
--reklam--
Erol Mütercimler Kitapları - Eserleri
- Komplo Teorileri
- Fikrimizin Rehberi
- Bu Vatan Böyle Kurtuldu
- Siyasal Cinayetler
- Stratejik Düşünme
- Aynadaki Tarih
- Akıl Oyunu
- Gelibolu Korkak Abdul'den Coni Türk'e
- Gelibolu 1915
- Satılık Ada Kıbrıs
- İsyanlar İhtilaller Darbeler
- Büyük Kumpas - Ergenekon
- Geleceği Yönetmek
- Ertuğrul Faciası
- Kadınlar, Gemiler, Otomobiller
- 1922 Mudanya Mütarekesi Diplomasi Savaşı
- Gençler İçin Fikrimizin Rehberi
- Bilinmeyen Yönleriyle Kıbrıs Barış Harekatı
- İmparatorluğun Çöküşüne Denizden Bakış
- Destanlaşan Gemiler
- 21. Yüzyıl ve Türkiye
--reklam--
Erol Mütercimler Alıntıları - Sözleri
- Çanakkale Savaşı'nın bilançosu gerçekten çok ağır olmuştur. Durum böyleyken, gerekli saygıyı gösteriyor muyuz? Kesinlikle göstermiyoruz. En çok zayiatın verildiği yer olan Bombasırtı, bu kitap yayına hazırlanırken, gerçek şehitlerin yattığı alan ile siperler otopark yapılıyordu....... 2 ocak 2005'te Orman Bakanı Osman Pepe televizyonlara çıkıp, burasının otopark olacağını gururla anlattı. Bu kadar Şehit neden orada yatıyor?Yönetimin üç beş kuruş para kazanması için mi? (Gelibolu Korkak Abdul'den Coni Türk'e)
- 'Reisicumhur Atatürk'ün 19 Mayıs 1881 tarihinde doğmuş olduklarını arz ederim.' (Fikrimizin Rehberi)
- Cepheye kitap isteyen biri daha var, Anafartalar grubu kumandanı Mustafa Kemal. Madam Corinne'e gönderdiği tarihsiz ( Ağustos 1915 olabilir ) mektupta şunları yazıyor; Azizim hediyeleri aldım, bunun beni ne kadar sevindirdiğini tasavvur edemezsiniz. (Gelibolu 1915)
- 1838 Serbest Ticaret Antlaşması, doğurduğu zincirleme etkilerle Avrupalıların servetine servet kattı. Peki, Osmanlı devleti'ne, Anadolu insanına ne getirdi ? Hiç ! Bu anlaşmadan ders almadan imzalanmış olan 1995 Gümrük Birliği antlaşması, bugünkü Türkiye'ye ne kazanç sağladı ? (Aynadaki Tarih)
- Düşünüyorum ; neden Gazi Mustafa Kemal in bıraktığı yerden devam edeceğiz demezler de, bir zamanlar Adnan Menderes şimdilerde de Turgut Özal 'ın misyonunu yukleneceklerini ilan eder dururlar. Mustafa Kemal'in ideolojisinin ana ekseni neydi? Birincisi: antiemperyalist olmak... Ikincisi de: tam bağımsızlıkçı olmaktı... (Komplo Teorileri)
- O'nun naçiz vücudu elbet bir gün toprak olacaktı, oldu da, ama bu laik Cumhuriyet ve devrimler sonsuza kadar yaşamalıdır. Her ne pahasına olursa olsun yaşayacaktır. (Fikrimizin Rehberi)
- Siyasi ortam artık kaostur. (Fikrimizin Rehberi)
- Savaş ve politika insanların varlığını sürdürmelerine hizmet eder, fakat savaş bir ırkın yaşama azminin en etkin ifade şeklidir. (Gelibolu Korkak Abdul'den Coni Türk'e)
- “..zaman her şeyi yerli yerine koyuyor ve gizlenen her türlü oyunu su yüzüne çıkarıyor.” (Siyasal Cinayetler)
- "..benim Türkçülük tarafım kuvvetlidir." (Siyasal Cinayetler)
- "Faili meçhul ne demek? Gerçekte, faili belli demek! Neden? Çünkü devlet cinayetin ortaya çıkmasını istemezse faili meçhul olur." (Büyük Kumpas - Ergenekon)
- İnsanlar ekonomik sıkıntıya düştükleri ölçüde aşırıya yönelirler. (Komplo Teorileri)
- okulda arkadaşlarına yapmış olduğu konuşmalarından birinde şunları söylemiştir: “Altı yüzyıl kadar önce Anadolu’da doğan Osmanlı İmparatorluğu 350 yılda Viyana kapılarına kadar ilerledi, imparatorluğu güçlendiren manevi etkenler zayıfladığı için yavaş yavaş Viyana, Budapeşte, Belgrad elden çıktı. Artık bir avuç Rumeli toprağına sığındık. Şimdi de elimizde kalan küçük toprak parçasını Ruslar ve Avusturyalılar almak istemekteler. Rusların bütün istekleri, kendi ırklarından saydıkları Bulgarlar ve Sırplara Balkanlar’ı sözde armağan etmektir. Avusturyalılar ise, Adriyatik’ten Akdeniz’e, Selanik’e uzanmak isteğindedirler. ... Başka ulusların ozanları, aydınları böyle çalışıp uluslarını uyandırırken nerede bizim düşünürlerimiz, nerede bizim ozanlarımız? Bizim bir Nâmık Kemal’imiz var. O, Türk ulusunun yüzyıllardan beri beklediği sesi verdi. Ama ne şiirlerini okuyabiliyor, ne konuşmalarını duyabiliyoruz. Bu ulusun tarihinin bir yönünü belirten ‘Vatan Yahut Silistre’ oyununu bile temsil ettirmediler. Arkadaşlar! Bizlere büyük görevler düşüyor. Yarın görev alıp gittiğimiz her yerde ulusumuzu yetiştirmek için subaylarımızın öğretmenleri olacağız. Gittiğimiz yerlerde aydın gençlerle arkadaşlık ederek onları bu yola yönelteceğiz. Yurdumuzu ve imparatorluğu büyük tehlikelerin beklediğini hatırdan çıkarmamak durumundayız.” (Fikrimizin Rehberi)
- “Felaket, hep gelmez sanılır; ama gelince de iş işten geçmiş olur.” (Siyasal Cinayetler)
- Yüz savaşta yüz zafer kazanmak ustalığın en doruk noktası değildir. Düşmanı savaşmadan yenmek ustalığın en doruk noktasıdır. (Stratejik Düşünme)
- "Her söylenilen söze inanmayınız !" (Siyasal Cinayetler)
- ''Mürteci takımı: yani dini ticarete alet eden hacı-hoca: şeyh: şıh vs. Allah adına hareket ettiklerini beyan ederek toplumu huzursuzluğa taşıyor. Eğer mürteci ve irticai faaliyet tanımlanacaksa bunlar göz önünde bulundurulmalıdır. Örneğin katolikler'de allah adına fetva verilirken islamiyet'te bu yasaklanmış olmasına karşın, son 30 yılda adına müslüman diyen bir takım tüccarlar allah adına para toplamaktadırlar'' ''AKIL OYUNU'' Erol MÜTERCİMLER. (Akıl Oyunu)
- Bugün dünya haritasında pek çok bağımsız ülke görebiliyorsak bu, Sakarya Savaşı'nın dünyaya armağanıdır. (Fikrimizin Rehberi)
- Stratejik düşünme, rakibe üstün gelme ve bunu da, aynı şeyi onun size uygulamaya çalıştığını akılda tutarak yapma sanatıdır. (Stratejik Düşünme)
- Fakat yoksulun daha yoksul, varlıklının daha varlıklı hale getirileceği inancının yaygın olduğu günümüzde, küreselleşme felsefe olarak yadsınamaz ise de hayata geçirilmemesi için yoğun çaba harcanacağı da ortadadır. (Komplo Teorileri)
Yorumlar
0 yorum