Kitap Künyesi
Yazar: Nihan Kaya
Yayın Evi: İthaki Yayınları
İSBN: 9786053758235
Sayfa Sayısı: 272
--reklam--
Gizli Özne Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Matemli bir evde bir çift kahve fincanı kırılır ve biri genç, biri yaşlı iki kadının zihninde iki farklı geçmiş canlanır. Şaibeli bir şekilde hayatını kaybeden Reha'nın nişanlısı Revnâ, yetiştirme yurdunda büyümüştür ve üç yaşında yaşadığı korkunç deneyimi geçmişinden kaçarak unutmaya çabalıyor, yüzleşemediklerinin bedelini nöbet geçirerek ödüyordur. Oğlu Reha’yı ansızın kaybeden ve “Gizli Özne”nin anlattığı Bihter'se bir ailenin içinde büyümenin ağırlığını doktorların çözemediği bir yöntemle hafifletecektir.
Biri ait olmak, diğeri kendisi olmak isteyen, yolları hiç beklenmedik bir şekilde kesişen bu iki kadın için aşk, aile, evlilik, hayat çok farklı anlamlara gelir.
Nihan Kaya’nın ses getirmiş romanı Gizli Özne gözden geçirilerek tekrar yayımlanırken, yazar aşkı, aileyi, evliliği ve hayatı kendine has üslubuyla iki farklı bakış açısıyla ele alıp sorgulamaktan da kaçınmıyor.
“Bihter gelinliğinin etekleri çamurlu sokakları süpürürken bunları düşünüyordu. Üzerindeki gelinlikten gelin olduğu anlaşılan bir genç kız, tek başına beklediği İETT durağından otobüse bindi. Beyaz bir gelinliğin kabarık bir eteği, bir İETT otobüsünün dar basamaklarına sığmadı. Bir gelinlik kuyruğu süründüğü bir otobüs zemininde tozlandı. Bir otobüste bütün yolcuların gözü, içeriye yalnız binen bir geline takıldı.”
--reklam--
Gizli Özne Alıntıları - Sözleri
- Belli sorulara belli cevapları veren insanlarla anlaşamadım bir türlü. Ama başka türlüsüne, yani kendi soruları,kendi cevapları,kendi sorunları olanlara da rastlayamadım.
- İnsan her zaman sırtında geçmişiyle gezer.Geçmişi,ne yaparsa yapsın silinmez,değişmez, yakasını bırakmaz,onunla birlikte yaşar ve gittiği her yere de peşinden gelir. Bu yüzden en güzeli ona arka dönmek değil onunla açıkça yüzleşmektir.
- Bihter bu yüzden ciddiyeti bu kadar çok seviyordu. İnsanlarla arasına koyduğu mesafe onu incinmekten koruyan zırhıydı.
- “Her şey bir iç ve dış bakış meselesinde düğümleniyor yani. Kitaplar ise bu meselenin yegane materyali. Belki de aslında, kendi kendisini dışardan görüp anlayabilmek için okuyor insan.Okumak bir çeşit özgürlük, hatta sonsuzluk hissi veriyor ona.”
- Eğer bir çocuk okulda böyle şeyler yaşıyorsa ve eğer bir çocuk okulda böyle şeyler hissediyorsa ve eğer bir çocuk okulda böyle şeyler düşünüyorsa; bu, her zaman ama her zaman, evde yaşanan şeyler bunlardan çok daha kötü demektir.
- "..onu beklenmedik bir anda, beklenmedik bir şekilde incitecek dostlardan korkmuştu. Zaten insana düşmanları değil, dostları ihanet ederdi, öyle değil mi? Belki Bihter bu yüzden ciddiyeti bu kadar çok seviyordu. İnsanlarla arasına koyduğunu mesafe onu incinmekten koruyan zırhıydı."
- Bu ev bir tabut. Tabut olduğunu görmezden gelebilmek için onu kocaman inşa ettin ama bu ev hâlâ bir tabut; ve dünyanın bütün perdeleri, tabloları, lambaları bile bunu değiştiremez.
- Anladım; gerçeğe dair tüm düşüncelerimiz birer kuruntudan ibaretmiş. Meğer hayat "ansızın"la eşanlamlıymış. Boynunda fular, başında şapka, ağzında piposu olan ressamlar, eskimiş dantel yakalar, ipek çarşaflar; hepsi aslında yalanmış. Tek gerçek varmış; o da "şu an"mış.
- Çocukları kıramıyorum, onlara bağıramıyorum; ne olursa olsun, bir çocuğa bir türlü "hayır" diyemiyorum. Bir çocuğun saçlarında parmaklarımı gezdirdiğimde, çünkü, Reha, parmaklarımı kendi saçlarımda gezdirdiğimi zannediyorum. Kendi incinmiş çocukluğumu ancak böyle tamir edebiliyorum.
- Problemli çocuklar, problemli öğrenciler yoktur; problemli aileler, problemli öğretmenler ve çok problemli toplumlar , çok problemli okullar vardır.
- kaybedilenlerin geri geleceği yok
- "Bu ev bir tabut. Tabut olduğunu görmezden gelebilmek için onu kocaman inşa ettin ama bu ev hâlâ bir tabut; ve dünyanın bütün perdeleri, tabloları, lambaları bile bunu değiştiremez."
- "Hasta çocuklar yoktur, hasta aileler ve hasta toplumlar vardır!"
--reklam--
Gizli Özne İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Yazarın ilk romanı olmasına rağmen oldukça başarılı. Okurken olay bazen birbirine giriyor gibi hissettirse de dikkatli okunduğunda sonuna doğru tüm süreç anlaşılıyor. Yetisme şartları itibariyle kendileri üzerinden toplumu sorguladıgimiz iki kadının hayatının kesişme öyküsü. Anlatımı akıcı, dili şiir gibi. Nihan Kaya'nın bu kitabı 20 yaşındayken yazmaya başlamış olması kesinlikle takdiri hak ediyor. (Merve)
Yazarın acemiliğimle yazdım dediği bu kitabı çok severek okudum. Okurun duygusal dünyasını sarmalayan yazar, empatikliğini dürtüyor. Okudum diyemeyiz, bence yutmuş da olabilirim :) Nihan Kaya'nın çocuk eğitimine (aslında çocukla iletişim demek daha doğru olabilir) ilişkin fikirleri beni derinlemesine etkiliyor. Söylediklerini duyduğumda heyecanlanıyorum ve içimde bi dürtü: "herkes bilmeli, duymalı, anlamalı bunları." diye ayaklanıyor çünkü çocukların iç dünyalarına ilişkin sezgilerimle, bu kadının söyledikleri birbirini çok iyi tamamlıyor. Bu uyum da beni heyecanlandırıyor. Daha fazla insan fark etmeli. İyi okumalar. (y z a)
"Hasta çocuklar yoktur, hasta aileler ve hasta toplumlar vardır!" Kitap ile ilgili ne söylesem mutlaka eksik kalan bir şeyler olacak biliyorum. Öncelikle yukarıdaki cümle kitap kapağından ve kitabın özü diyebilirim. Ancak bu kadar değil, aşk, evlilik, ait olma, ait hissetmeme, hayatın içinde olma, kendin olma/olamama gibi önemli konularda önemli mesajlar vardı. Bazen okurken kim neyi söylüyordu karışıyor gibi geldi ama bununla ilgili yazar kitabın sonunda açıklama yapmış. Yazar 20 yaşında yazmaya başladığı bu kitabı 24 yaşında tamamlamış ve sonradan yaptığı düzenlemede üzerinde kasıtlı olarak çok oynamadığını belirtiyor. Zaten hayat dediğimiz şey de karmakarışık değil mi? Hangimizin hayatı toz pembe? Hangimiz hiç bir travma yaşamadan gelebildik bu yaşa? Hangimiz tam olarak anlaşıldığımızı hissettik. Kim herşeyi tamamlıyor ki bu hayatta. Bütün bunlar kitabı okuduktan sonra okuyucunun kafasında dönüp duran sorular, sorgular... Aile, toplum ve öğretmenler olarak bir çocuğun dünyasına ulaşamayışımız, önyargılarımız... Bir çocuğa el birliğiyle yaşattığımız travmalar... Herkesi herkesleştirme çabalarımız, adını Koyamadığımız bir durumu kabullenemeyişimiz... Pek çok toplumsal ve psikolojik mesajlar veriyor yazar. En başında söylediğim gibi neyi yazsan biliyorum bir şeyleri eksik bırakacağım. Elimden hiç bırakmak istemeden günlük işlerimin yoğunluğuna rağmen üç günde bitirdim. Ve ilk fırsatta yazarın diğer kitaplarını mutlaka almak istiyorum. Okumadıysanız bir an önce okuyun derim. Keyifli okumalar. (Arzu)
--reklam--
Gizli Özne PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Nihan Kaya - Gizli Özne kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Gizli Özne PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Nihan Kaya Kimdir?
Roman, öykü, inceleme-araştırma ve kuram kitapları yazarı.
Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunudur. Essex Üniversitesi bünyesindeki Psikanalitik Çalışmalar Merkezi’nde (Centre for Psychoanalytic Studies) yüksek lisans yaptıktan sonra, King's College London'da doktora eğitimi aldı. MEF Üniversitesi Psikoloji bölümünde ders vermektedir.
İlk romanı Gizli Özne 2003 yılında yayınlandı. İkinci kitabı Çatı Katı Türkiye Yazarlar Birliği Ödülü'nü aldı.
Nihan Kaya, kurmaca eserleri kadar edebiyat, psikoloji ve estetik teori üzerine yazdıklarıyla da biliniyor. İngiltere'de, University of Essex'teki Psikanalitik Çalışmalar yüksek lisansını Winnicott psikolojisi üzerine yazdığı tezle 2005'te tamamladı. King's College London'da yazdığı doktora tezini Yazma Cesareti: Acının Yaratıcılığa Dönüşümü (2013) adıyla kitaplaştırdı. 2005’ten bu yana, psikoloji ve yaratıcılık alanlarında Avrupa ve Amerika’nın değişik yerlerinde konferans tebliğleri sundu, konuşmalar yaptı.
--reklam--
Nihan Kaya Kitapları - Eserleri
- İyi Aile Yoktur
- Bütün Çocuklar İyidir
- İyi Toplum Yoktur
- Kırgınlık
- Buğu
- Gizli Özne
- Disparöni
- Kar ve İnci
- Çatı Katı
- Ama Sizden Değilim
- Seni Feda Etmeyeceğim
- Yazma Cesareti
- Fildişi Kuyu
- Prenses A Uyanıyor
- Otobüsü Kaçıran Şoför
- Ada Annesiyle Duvarları Boyuyor
- Mafin Bugün Mutsuz Olmak İstiyor
- Sahiku Çocuklarla Arkadaş Olmak İstiyor
- Sinderella Elbise Tasarımcısı Oluyor
- Kırmızı Çizmeleri Annesi Zanneden Kaz
--reklam--
Nihan Kaya Alıntıları - Sözleri
- Aileler kızlarını tam zamanlı asilzade hizmetçisi olarak yetiştirmeyi isteyip istemediklerini bir kez daha sorgulamalılar. Zira bir kadının, bir akşam da yemek yapmazsa dünyanın başına yıkılacağını zannetmesi, o yemeği yapsın veya yapmasın, etkisini kendisinin bile tahmin edemeyeceği kadar yıpratıcı bir psikolojidir. (İyi Toplum Yoktur)
- Işığımı övdüler, ama nasıl yandığımdan hiç söz etmediler. (Kırgınlık)
- Meğer sandığımız kadar çaresiz değilmişiz. (Otobüsü Kaçıran Şoför)
- Kırıldıkça parçalandım, bin parçaya bölünüp yıldızlar halinde gökyüzüne saçıldım. Işığımı övdüler, ama nasıl yandığımdan hiç söz etmediler. (Seni Feda Etmeyeceğim)
- ‘’Asıl mesele şu ki prensesler hiçbir şey yapmayıp kurtarılmayı beklediklerinde, evlilikte aradıklarını bulamıyorlar. Onlar da mutsuzluktan kötü kalpli kraliçeye dönüşüyor. Bu dönüşüm geçici aslında. Mutlu olsalar yeniden iyi kalpli, nazik kimseler olacaklar zaten. (Prenses A Uyanıyor)
- Seni tabanları dayaktan sızlayan pasaklı bir çocukken sevdiğim gibi seviyordum. (Ama Sizden Değilim)
- Herkes duyulmak ister. (Kar ve İnci)
- Ben nereye gitsem, içeride kalırım (Buğu)
- Dikkatimi şimdi ziyadesiyle yoğunlaşmış bu gözlere veriyorum ben de.Kalbi sanki gözlerinde atıyor. (Disparöni)
- Evet, bir şeyi sevmeme hakkımız vardır. Ama bugün sevmediğimiz bir şeyi yarın sevmeye başlayabiliriz. (Bütün Çocuklar İyidir)
- "'Trafiğe çıktığınızda bütün araçların şoförlerini deli kabul edin,' derler; 'Her an her aracın olmadık bir hamle yapabileceğini göz önünde tutun.' Trafik de bir şey mi? Asıl, hayata çıktığında herkesi deli kabul etmeli insan. Herkes her an her şeyi yapabilir." (Kırgınlık)
- " Merhamet acının anlaşılmasıdır." (Çatı Katı)
- Dün, kalabalık bir sokakta, yalnızca seni gördüm... (Çatı Katı)
- Tek istediğim, bir şey yaptığımda “Şundan dolayı yapıyor.” gibi düşünceler uyandırmadan içimden geleni yapabilmek. Bunun mümkün olmayacağını bilmek, bir şey yapmazken dahi insanı sınırlandırıyor. (İyi Toplum Yoktur)
- Bilge anneannem, edindiği bilgelikle-ki bu bilgelik ormana gitmekten ve kurtla tanışmaktan geliyormuş!- kimin gerçekten nazik, kimin gerçekten cesur olduğunu görmüş ve hem cesur hem nazik insanlara yaklaşmış.(Gerçekten ama gerçekten , içten nazik insanlar, cesur olanlardır çünkü!) Bilge anneannem ,edindiği bilgelikle-ki bu bilgelik ormana gitmekten ve kurtla tanışmaktan geliyormuş!- kimin güvenilmez olduğunu görmüş, güvenemeyeceği kimselere karşı dikkatli davranmış.Tehlikeli olan ve olmayan durumları birbirinden ayırt etmeyi, kendisine zarar verecek ve vermeyecek olanı görmeyi, seçmeyi, ormana gitmekten ve kurtla tanışmaktan öğrenmiş.Ben de Orman'a gideceğim.Karşılaşmam gereken şey neyse onunla karşılaşacağım Orman' da.Ama prensesimiz...Ya başınıza bir şey gelirse orada? Ya ölürseniz ? "Ölürsem de ölürüm.Asıl ölümüm burada kalırsam, Orman'da karşılaşmam gereken şey her ne ise onunla karşılaşmamayı sürdürdükçe olacak." (Prenses A Uyanıyor)
- Problemli çocuklar yoktur; problemli ebeveynler, problemli öğretmenler, çok problemli toplumlar ve çok problemli okullar vardır. (İyi Aile Yoktur)
- ❝Bütün kötülükleri kahramanlık gibi anlatırlar, o kötülükleri devam ettirebilmenin tek yolu bu çünkü.❞ (Prenses A Uyanıyor)
- Bizi kim anlıyorsa ailemiz odur. (Seni Feda Etmeyeceğim)
- Var olmak ve yaşamak birbirinden ayrı şeyler. Yaşama hakkımıza hemen herkes saygı duyuyor ama var olma hakkımıza saygı, çok daha az rastlanan bir şey ... (Seni Feda Etmeyeceğim)
- Bir çocuğun mutlu bir yetişkine evrilebilmesi için anne- baba olarak yapabileceğimiz tek bir şey ama tek bir şey vardır: Çocuğun kendisini değerli hissetmesini sağlamak. (İyi Aile Yoktur)
Yorumlar
0 yorum