Kitap Künyesi
Yazar: Ahmet Karcılılar
Yayın Evi: Doğan Kitap
İSBN: 9756719079
Sayfa Sayısı: 204
--reklam--
Gülden Kale Düştü Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
İlk romanı Yağmur Hüznü'yle edebiyat çevrelerinin dikkatini çeken ve 1998 Orhan Kemal Roman Ödülü'nü alan Ahmet Karcılılar, Gülden Kale Düştü adlı romanıyla ikinci kez okurların karşısına çıkıyor. Gülden Kale Düştü, küçüldükçe daha da karmaşık hale gelen dünyaya bir Anadolu kentinden bakıyor. Roman, modern hayatın karmaşasından sıkılıp kendi kozasına çekilerek yalnızlığı tercih eden bir yazarın, kimi zaman yaşama bakışını, kimi zaman da anlattığı metinlerliyle desteklenen polisiye bir kurgu içeriyor. Ayrıldığı eşinin intihar mı, cinayet mi olduğu belirsiz ölümüyle başlayan ve yazarın sorgulanmasıyla devam eden olay örgüsünün yanı sıra aşk, cinsellik, sadakat ve ihanetin değişen anlamları sorgulanıyor. Gülden Kale Düştü'de Ahmet Karcılılar, yalın bir dil ve anlatımla okuru, beklemediği şaşırtıcı bir -sona ya da başlangıca- götürüyor. (Arka Kapak)
--reklam--
Gülden Kale Düştü Alıntıları - Sözleri
- Güneşin ve ayın altında, ışığın ve karanlığın içinde, hep orada durmak zorunda olan, değiştirilemez ve karşı koyulamaz biçimde var olmak zorunda olan her şey gibi çaresiz buradayım.
- Gittiğinden beri hiç ben olmadım, hep başkası sandılar beni. İsteyene istediği gibi göründüm. Bir tek, benden beni isteyenlere vermedim kendimi. Vermek istedim ama bende değildim.
- "Gülden kale'yi çok sonra fark ettim."
- Kendimle o kadar doluyum ki hayatıma giren herkesin beni taşırmayacak bir gül yaprağı olması gerekiyor.
- Sen gidince hücremin duvarlarını yıktım.
- "Biliyorsun, sen düştüğün zaman ölmedin."
- İlişkiler bir insanı geçmişiyle kabullenmeyi gerektirir.
- Sen gidince hücremin duvarlarını yıktım. Çırıpçıplak ortada durdum ki isteyen herkes gelsin. Geldiler. Duvarsız bir mabette toplanan, bilinmeyen bir mezhebin devrişleri gibi toplandılar çevreme. İçlerinde sahte aşkları bile olmayan yalnızlar vardı. Çevresindeki kalabalığı aldırmayan,hep yalnız olduğunu bilenler vardı. Acılarını gömüp gelenler, yaralarını yalayanlar, yaralanacaklarını bilenlerde vardı.
- Sana sürekli "seni seviyorum" demezdim, ama sen sevdiğimi bilirdin. Öyle sanırdım. Bu yüzden gittin, bunu çokça söyleyenlere inandığın için.
- "Gündüzleri ya da geceleri sizi oyalayan bir işiniz vardır, ama bir gün sıkılırsınız."
- Sen gidince hücremin duvarlarını yıktım. Çırılçıplak ortada durdum ki isteyen herkes gelsin. Geldiler. Duvarsız bir mabette toplanan, bilinmeyen bir mezhebin dervişi gibi toplandılar çevreme. İçlerinde sahte aşkları bile olmayan yalnızlar vardı. Çevresindeki kalabalığa aldırmayan, hep yalnız olduğunu bilenler vardı. Acılarını gömüp gelenler, yaralarını yalayanlar, yaralanacaklarını bilenler de vardı. Yola yeni çıkanlar, yolun sonuna gelmişler vardı.
- Onlarda hep seni aradım. Yoktun. Hücremin yıkık duvarlarından kalan taşlara oturup kendileri için yeni bir hücre dilediler benden. Senin için yaptığımı yapmamı istediler. Yapmadım. Sende var sandığımı, kimsede var sanmadım.
--reklam--
Gülden Kale Düştü İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Ahmet karcılılar ile tanışmama vesile olan kitaptır gülden kale düştü. Senelerdir kitaplığımda (teyzemin kitaplığından aldım 12 yaşlarımdaydı sanırım) ancak okuma fırsatı bulamamıştım ki doğru zaman bu zamanmış diyorum okuduktan sonra. Kitap seneler evvel medyada oldukça popülermiş. Kitap ismi gülden kale düştü gülden kale ise yazarın eski eşi. Bu noktada eski eş kendisiyle ilgili olayların bilgisi dışında kitapta yer verilmesinden olay mahkemeye taşınmış.Satış rekoru kırmış olmasıda toplumumuzun magazin merakını ortaya koyuyor açıkçası. Kitap polisiye türde yazılmış bir otobiyografik roman. Geçmiş, gelecek, şimdiki zaman kavramı oldukça karışık işlenmiş. Kitaba başlarken ve biterken aynı şeyleri okuyorsunuz. Ancak sonu hiç ummadığınız şekilde bitiyor. İhanet, yalnızlık, aşk, ihtiras duyguları yoğun şekilde göze çarpıyor. Bir rüya içinde gibi ama gerçek mi diye düşünüp duruyorsunuz roman boyunca. Yazar gerçekten farklı bir bakış açıcıyla yazmış.Farklı bir anlatım üslubu denemiş yer yer bocalamış olsada genel olarak bu aktarımı sevdim diyebilirim.Yusuf atılganın anayurt otelindeki o ağır bunalımlı duygularla benzer nitelikte. Gülden kale düştü ismiyle müsemma. Gülden kale düştü, düşen gülden kalemiydi, yoksa bir düşmüydü? (Merve tuncal)
Çok farklı bir şey denemiş yazar. Ortada harika bir kitap yok belki ama bu zamana kadar görmediğim orjinal bir fikir var. Zamanında büyük tartışmalara neden olmuş bir kitaptı isminden dolayı. Ben hatırlamasam da sözlüklerde filan gördüğüm kadarıyla sabah programlarında bile tartışılmış, bu da kitap için büyük bir reklam olmuş haliyle. Tartışmaların sebebi; yazarın boşandığı ya da boşanmak üzere olduğu eşinin, kitapta bahsedilen olayların, özel hayatıyla ilgili olduğunu iddia etmesiymiş. İşin magazinsel yönünü bir kenara koyup kitaba dönersek başta da dediğim gibi mükemmel bir kitap yok belki karşınızda ama çok değişik bir kitap fikri var. Tabii insan, keşke böyle orjinal bir fikrin sonucunda ortaya daha güçlü bir eser çıksaydı diyor ister istemez. Peki ne bu orİjinal fikir? Söylersem spoiler olur ama sadece şu kadarından bahsedeyim: Kitabın adı; Gülden Kale Düştü Kitapta hem gülden yapılmış bir kale figürü var hem de kitabın ana karakterlerinden birinin ismi Gülden soyadı Kale. Peki Gülden Kale ya da gülden kale düştü mü? yoksa düş müydü? (Utku Turhan)
Karmaşık ve iç içe hersey bazen hikayenin içinde hikaye bazen de düşün içinde düş yinede güzel . Sonunda ise başında vermiş olduğu izlenimleri farklı kılıyor (Hazim)
--reklam--
Gülden Kale Düştü PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Ahmet Karcılılar - Gülden Kale Düştü kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Gülden Kale Düştü PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ahmet Karcılılar Kimdir?
1976'dan itibaren yerel gazetelerde öyküleri yayımlandı. Yüksek öğrenimini 1987 yılında Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi'nde tamamladı. 1990-98 yılları arasında pazarlama, finansman ve satış gibi çeşitli alanlardaki iş deneyimlerinin ardından yazarlıkta karar kıldı ve ilk romanı Yağmur Hüznü'nü 1998 yılında yayımladı. Bu ilk romanı ile Orhan Kemal Roman Ödülü'nü kazandı. Yine aynı yıl Hayalet Gemi’de öykü ve denemeleri yayımlandı. Yazar, edebiyat yaşamına Gülden Kale Düştü (2000), Fotoğraf Hikayeleri (2001),Akrep ve Semender (2002),Anonim Kitap (2004) adlı kitaplarını yayımlayarak devam etti.
--reklam--
Ahmet Karcılılar Kitapları - Eserleri
- Gülden Kale Düştü
- Mavinin Reddi
- Yağmur Hüznü
- Akrep ve Semender
- Anonim Kitap
- Fotoğraf Hikayeleri
--reklam--
Ahmet Karcılılar Alıntıları - Sözleri
- En derinlerde saklanan sırları kim başkasına anlatıyordu ki? Anlatan olsa da anlamaya çalışarak, hissederek dinleyen var mıydı? (Mavinin Reddi)
- Daha berrak olmasi gerek,daha kristal,daha duru.Birde güneşli bir günde ağaçlarin gölgesinde kalmış derin koylarin kıyılarındaki kıpırtısız sular gibi... (Mavinin Reddi)
- şöhretin küçümsenmesi üzerine kitap yazanlar, yine de kapaklarına kendi adlarını koyarlar. (Anonim Kitap)
- kadın neden olabileceğini sordu oğlundaki hüznün. cevap verdi kavgayı ayıran, aşk bazen asılmasına neden olur yüzün. (Anonim Kitap)
- Güzel, bi bütün olarak varolmaz genelde. Güzeli güzel yapan küçük bir detaydır. Mesela birinin gözlerini seversin ve kalan kısmı sevgi güzelleştirir. Sırf bu yüzden sevdiği insanda yekpare güzellik arayan ziyandadır. Çünkü şiiri okutan bir misrası, kitabı sevdiren bir sayfasıdır. (Anonim Kitap)
- Kimse kendiliğinden ölmez, herkesi bir şey öldürür. Araştırırsan her ölünün bir katili vardır mutlaka. (Mavinin Reddi)
- İnsan, yani bildiğimiz en karmaşık canlı. Güneşin altında düşünebilen, yorum yapabilen, gülebilen, alet kullanabilen, aklını kullanabilen hayvan. Kendisinin yaptığı tanımlamaya göre dünyanın efendisi. Beyler, ya öyle değilse... Ya bizden daha akıllı, daha gelişmiş bir canlı türü varsa ve tıpkı bu maymunun bizim farkımızda olmadığı gibi biz de onların farkında değilsek. Bilgeler bile bazen yanılır. (Fotoğraf Hikayeleri)
- Hayaller gerçeklere sığınır fakat her gerçek umudun arkadaşlığıyla bulunur;hayaller biter ama gerçekler asla! (Anonim Kitap)
- Hep böyle mi olacak? Dünyaya hiç ayak uyduramayarak mıyım ben? Hep böyle acı çekecek, sonra da yapayalnız geberip gidecek miyim? (Mavinin Reddi)
- Bir renk neyi reddedebilir; yahut bir ressam, resimlerinde maviden başka renk kullanmayarak ne anlatır? (Mavinin Reddi)
- bilgiler bile bazen yanılırlar. (Fotoğraf Hikayeleri)
- En iyi av, ilk tuzaktan kurtulmuş olmanın verdiği böbürlenmeyle asıl tuzağı fark etmeyen avdır. (Yağmur Hüznü)
- Gittiğinden beri hiç ben olmadım, hep başkası sandılar beni. İsteyene istediği gibi göründüm. Bir tek, benden beni isteyenlere vermedim kendimi. Vermek istedim ama bende değildim. (Gülden Kale Düştü)
- İnsan, yani bildiğimiz en karmaşık canlı. Güneşin altında düşünebilen, yorum yapabilen, gülebilen, alet kullanabilen, aklını kullanabilen hayvan. Kendisinin yaptığı tanımlamaya göre dünyanın efendisi. Beyler, ya öyle değilse... Ya bizden daha akıllı, daha gelişmiş bir canlı türü varsa ve tıpkı bu maymunun bizim farkımızda olmadığı gibi biz de onların farkında değilsek. Bilgeler bile bazen yanılır. (Fotoğraf Hikayeleri)
- Sevgide özgür olabilirsin ama saygıda mecbursun... (Anonim Kitap)
- "Akıl Değirmentaşı gibidir, arasında bir şey yoksa kendi kendini yer." (Yağmur Hüznü)
- Amici est amico adesse. Dosta yardım etmek dostun görevidir. (Fotoğraf Hikayeleri)
- En büyük elmas en derinde ama en derin hep karanlık, ne kadar çok inerken o kadar umutsuzluk (Mavinin Reddi)
- Contentum suis rebus esse maximae sunt divitiae. En büyük zenginlik kendi kendine yetebilmektir. (Fotoğraf Hikayeleri)
- İnceliğin gereksiz olduğu bir dünyada geçen yıllarımın hoyratça biçimlendirdiği alışkanlıklarımla onu hayal kırıklığına uğratacak bir şey söylemek istemiyorum (Mavinin Reddi)
Yorumlar
0 yorum