Kitap Künyesi

Yazar: Doğu Yücel

Yayın Evi: Doğan Kitap

İSBN: 9786050923087

Sayfa Sayısı: 296

--reklam--

Güneş Hırsızları Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Hayalet Kitap ve Varolmayanlar'ın ardından öyküye dönen Doğu Yücel, Güneş Hırsızları ile okuru karanlıkta güneşi aramaya çağırıyor.

Güneş Hırsızları hayal gücüyle şaşırtan, sivri diliyle tabuları sarsan, ince mizahıyla gülümseten 12 istasyonlu bir "arama kurtarma" yolculuğu. Bu yolculuk boyunca eski bir sinema salonunda sihirli bir deneyim de yaşayacaksınız, kendinizi ilk uzaylı-insanoğlu buluşmasının başrolünde de bulacaksınız. Uzak bir gelecekte Güneş'e doğru uçtuğunuz da olacak, ilk çağlarda bir mağarada ölüm kalım savaşı verdiğiniz de... Büyülü gerçekçilikten distopya edebiyatına, masallardan şehir efsanelerine geniş bir yelpazede anlatılan öyküler günümüzün ironik bir resmini çiziyor. Ayakları yere basan ama ayaklarınızı yerden kesmeyi ihmal etmeyen öyküler bunlar.Güneş Hırsızları'nı okuduktan sonra dünyaya ve tabii ki güneşe bambaşka bir gözle bakacaksınız.

(Tanıtım Bülteninden)

--reklam--

Güneş Hırsızları Alıntıları - Sözleri

  • İki gözle bakmak bir yanılsamadır. Bir lükstür. Ve tüm lüks şeyler gibi sizi bir illüzyona sürükler. Sizi kandırır.
  • Açıklanamayan şeyler insanı deliliğe sürükler.
  • İnsanların hobilerinin olduğu bir dönem hatırlıyorum, şimdilerde sadece dizi izliyorlar.
  • Aksaklıklar olmasa, kısır döngüde dönüp duran bu insanlar ne ara kendileri hakkında düşünecekler?
  • Değiştiremediklerimiz, yerine koyamadıklarımız, vazgeçemediklerimiz. Her şeyin sırrı onlarda gizlidir.
  • Değiştiremediklerimiz, yerine koyamadıklarımız, vazgeçemediklerimiz. Her şeyin sırrı onlarda gizlidir. Filmlerin, insanların hatta şehirlerin.. eğer olmazsaolmazlarına dikkat edersen, şeylerin içindeki sihir ortaya çıkar.
  • Gerçek hayat her zaman en iyi senaristtir.
  • Aksaklıklar olmasa, kısır döngüde dönüp duran bu insanlar ne ara kendileri hakkında düşünecekler?
  • Tenlerimiz birbirine değmemişti ama bu tanıdık bir histi; yörüngesinden çıkıp uzay boşluğunda sürüklenen bir uydudaki pili bitmiş robotun sürpriz bir elektrik akımıyla şarj olup canlanması gibiydi.
  • “Bazen insanları anlayamıyorum. Sorsan doğaüstü edebiyatı sevmezler, ama gerçek hayatta en saçmasından en dandiğine her türlü safsataya inanmak için hazır kıta bekliyorlar.”

--reklam--

Güneş Hırsızları İncelemesi - Şahsi Yorumlar

güneş hırsızları kitap yorumu: Normalde yavaş yavaş okumaya çalışıyorum Doğu Yücel'in kitaplarını ama dayanamayıp aldım elime. Ve yine bana mükemmel keyifli bir okuma deneyimi sundu. Bu kitaptaki öyküler genel olarak uzaylılar ve gelecek hakkında ütopik konuları ele alıyor ve ilgimi çeken konular değiller benim. Ama doğu yücel'in müthiş hayalgücü ve kurgusundaki absürt saçmalıklarla kesinlikle keyifli bir hal aldı. Yazarın bütün saçmalamaları kalemiyle o kadar uyumlu gidiyor ki okurken her seferinde çok eğleniyorum. Güneş hırsızları öyküsü favorim oldu ama diğerleri de bir o kadar güzeldi (Beyza Akalın)

Arkadaşımın kitabı hediye etmesiyle yazarla tanışmış oldum. Fantastik, bilim kurgu ve polisiye tarzı içersinde bir çok hikâyenin bulunduğu bu kitapta on iki adet hikâye yer alıyor. İçerisinde "Rüya Tarifleri , Aynasız Güzelin Masalı ve Evim Güzel Evim " hikâyelerini çok beğendim. Oldukça ilginçti. Özellikle Rüya Tarifleri hikayesi için yazara mesaj bile attım. Gerçeklik payı var mı kurgu mu diye o kadar merak ettim yanii :) Öykü severler ve keyifli vakit geçirmek isteyenler kitabı alsın ve okusun derim. Yazarın diğer kitaplarına da şans verip okuyacağım. (Mine)

Doğu Yücel'den Öykü Şöleni: Güneş Hırsızları: “Gerçek hayat her zaman en iyi senaristtir.” yazar/i1757 Fantastik, bilimkurgu, distopya, büyülü gerçekçilik, polisiye ve masal gibi geniş bir tür yelpazesindeki öyküleriyle bizleri selamlayan Doğu Yücel’in “Güneş Hırsızları” öykü okumaktan hoşlanan herkes için iyi bir alternatif olacaktır. “kitap/kitap--125497” adlı ilk öykü derlemesine benziyor Güneş Hırsızları da. Arada iki adet roman (kitap/kitap--19476, kitap/kitap--21992) yayımlayan Yücel, yine öykü dünyasına adım atıyor ve okurlarını güçlü öyküleriyle baş başa bırakıyor. “Doğaüstü güçlerimiz olabileceği fikri çocukken aklımıza yerleşir. O küçücük beynimizle kendimize biçtiğimiz doğaüstü güçlerin haddi hesabı yoktur. Gözlerimizi kısıp bakarsak duvarların ötesini görebileceğimizi, parmak uçlarımızı şakaklarımıza dayarsak karşımızdakinin düşüncelerini okuyabildiğimizi sanırız. Uçmak bir pelerine bakar, zamanı durdurmak ise işaretparmaklarımızı bir araya getirmemize. Bir sürü doğaüstü güç vardır. En azından birinden biri bir gün bize isabet eder diye olasılık hesapları yaparız. Sadece çocukluğumuzda hissettiğimiz o sınırsız mutluluğu da büyük ölçüde bu olasılığa borçluyuzdur.” Öyküler hakkında kısaca: 1. Rüya Tarifleri: Kitabın ilk öyküsü bizleri rüyalar alemine götürüyor. Tıpkı Doğu Yücel’in “Varolmayanlar” kitabında olduğu gibi, isimsiz bir karakter karşılıyor bizleri: 17 yaşındaki bir kız. Olağanüstü bir yeteneği olduğunu söylüyor ve bu yeteneğini nasıl keşfettiğinden başlayarak uzun soluklu serüvenini anlatmaya koyuluyor. O bir “rüya aşçısı” ve “rüya “tarifleri”ni yazdığı bir de defteri var. Rüya görmeyi sevenlerin favori öyküsü olabilir bu. Rüyalara düşkünlüğü olduğunu bildiğimiz Doğu Yücel’den şaşırtmayan bir öykü. Hatırlarsanız eğer, “Düşler, Kabuslar ve Gelecek Masalları”nda da rüyalara dair bir öykü bulunmaktaydı. Rüya tariflerini uygulamaya başlayabilirsiniz! “Çünkü ancak kıskanırsanız doğaüstü gücünüzü ortaya çıkarmak için harekete geçebilirsiniz.” 2. Sinemaya Tek Başına Gidenler: Birkaç ay önce, aylık sinema dergisi Altyazı’da yayımlanan bu etkileyici öyküyü okuma fırsatı bulmuştuk. Sevmiştik de. Sinemaya tek başına giden insanların daha çok etkileneceğini düşündüğümüz bu öyküsünde Doğu Yücel, Emek Sineması’nı başrole oturtmuş durumda. Sinemaseverlerin kalbinde halen daha bir yara olarak kalan Emek’in yıkılışı, şehrin ve şehirdeki birçok insanın sihrini bozmuş oluyor dolaylı yoldan. E.T. severler için, hatta bunu daha da genişletirsek, sinefiller için ayrı bir önem taşıyor bu öykü. Ne o, yoksa siz sinema perdesinin arkasına hiç geçmediniz mi? Ufak bir sır: Sihrin gerçekleşmesi için “olmazsa olmazları” uygulamayı unutmayın… 3. Karanlığın Ortasında: Bizleri karanlıkta güneşi aramaya davet eden, iki kısımdan oluşan bir öykü “Karanlığın Ortasında”. İlkel çağlarda yaşayan Hok ve modern bir çağda yaşayan Ömer’in “ortak” hikayesi. İster dejavu deyin, ister reenkarnasyon, ister paralel evrenlerin kazara çarpışması deyin, ister ruhların hatıra alışverişi. İster zaman yolculuğu deyin, ister bir hayaletin oyunu, bir rüya, bir hayal… Ne derseniz deyin, gerçek değişmiyor. Bu öykü ilkel çağlarda yaşayan Hok ve modern bir dünyada yaşayan Ömer’in “ortak” hikayesi. Ha evet, bir de “müzik”in. Müziğin gücü, aslında sandığımızdan daha fazla. Korkularınızın üzerine müzikle gidin! 4. Noel Baba’yı Kim Öldürdü Lan?: Bu macerayı tam iki sene önce Kırmızı Kedi etiketiyle yayımlanan “Kar İzleri Örttü” adlı öykü derlemesinde okumuştuk, burada ikinci kez okuduk ve yine sevdik. Polisiye ve maceranın iç içe geçtiği keyifli bir öyküydü. Türkiye’de yaşayan bir Noel Baba cinayeti ne kadar sıra dışı ise, öykümüzün başkarakteri Emre’nin mutluluğu bulma çabası da yine bir o kadar sıra dışı. Çember Sakal, Yengeç Kız ve asıl isim Emre üçgeninde geçen gerilim dolu dakikaların sonunda, final ile ilgili tahmininiz tutacak mı dersiniz? “Bazen anlayamıyorum. Sorsan doğaüstü edebiyatı sevmezler, ama gerçek hayatta en saçmasından dandiğine her türlü safsataya inanmak için hazır kıta bekliyorlar.” 5. Aynasız Güzelin Masalı: Aslında öyküden ziyade, bir masal bu. O kadar naif ve sıcak bir anlatım var ki, birkaç dakika içerisinde bitiveriyor. Narsist bir gezegen olan “Dünya”da geçiyor masal. Tanrıların insanlara aynaları ve görüntüleri yansıtabilecek her şeyi yasakladığı, insanların kendi yansımalarını dahi göremedikleri bir masal dünyası. Kız ve Çoban’ın aşkından yola çıkan yazar, sevgililerin öpüşürken neden gözlerini kapattığına bir yanıt bulmaya çalışmış kendi hayal gücüyle. Aman tanrılar duymasın diyor ve size de bu yöntemi öneriyoruz! Hangi yöntem mi? Okuduktan sonra anlayacaksınız. 6. Melek: Yaptığımız iyilikleri bize sorgulatması açısından başarılı bir öykü “Melek”. Ufak bir iyilik yapıldığı anda gözümüze hoş gelebilir ama genele yaydığımızda, onun yol açtığı kötülükleri de hesaba katmak gerek. “Vay be, nereden nereye,” demeden önce, daha sağlam adımlar atmamızı öğütlüyor yazar. 7. Evim Güzel Evim: Kitabın en uzun iki öyküsünden biri “Evim Güzel Evim”, yani bir novella. Yeni evine taşınan bir senaristin, o evde yaşadığı süre içinde mesleğindeki iniş ve çıkışlara tanık oluyoruz. Zaman geçtikçe evde olan ilginçlikler artmaya başlayacak ve ilham perilerinin başrolde olduğu, kadim çağların Yunanistan’ına dek uzanan bir olaylar silsilesi vuku bulacaktır. Doğu Yücel’in üzerinde en çok çalıştığı öyküsü bu olmasına rağmen, sanki finali daha etkili yazılabilirmiş gibi geldi bize. “Uzun bir süre yalnız kaldığımızda, etrafı hayallerle dolduruyoruz.” 8. Dünyanın Sahiplerine Bakmıştık: Bilimkurgu öykülerden ilki. Kısa ama anlattıkları itibarıyla da etkili. Çok az Carl Sagan’ın “Mesaj”ını, biraz da Eric Frank Russel’ın “…Ve Sonra Hiç Kalmadı”sını andırıyor demek mümkün. Yine de özgün bir yanı da yok değil. Uzaylıların dünyayı ziyaret edişi değil bu öyküyü özgün kılan, satır aralarındaki ince göndermeler, yer yer güldüren diyaloglar ve tabii ki öykünün finali. “Dünyanın sahiplerine bakmıştık?” 9. Üçüncü Türle Aşırı Yakın İlişkiler: Doğu Yücel’in bu kitaptaki ikinci bilimkurgu öyküsü. İnsanoğlunun, asırlar boyu süregelen dünya dışı akıl sahibi varlıklarla temas kurma hayalinden yola çıkılarak, kurgulanan öykünün merkezinde bir insan ve bir uzaylı bulunuyor. Pinol adlı bir gezegenden gelen dişinin asıl amacı galaktik bir baba adayı bulabilmek. Çok gelişmiş olan bir uygarlıkta baş gösteren bir sıkıntı vardır ve gelecekleri tehlikededir. Bu yüzden, evrende arama yapan bu canlıların çiftleşebilecekleri türün olduğu tek gezegenin “Gugma” olduğu sonucu ortaya çıkar. Yani bizim dünyamız. Elanyi adlı dişi uzaylı amacına ulaşıp gezegenini kurtaracak mıdır dersiniz? Yer yer güldüren bu öykünün bir problemi var, o da öyküde geçen zamanın okura tam olarak aktarılamaması. 10. Hayatın Gıcık Anlamı: Yine bir bilimkurgu, yine uzaylıların ve onların dünyayı ziyaret edişi temalı bir öykü. Bir kitapta aynı temadan üç öykü bulununca, okur haliyle sıkılabilir veya kendisini bir tekrarın içerisinde bulmuş olması doğal karşılanabilecek şeyler. Fakat Doğu Yücel’in esprili dili ve üstü kapalı göndermeleri öyküleri daha keyifli bir hale getirdiği gibi, zenginleştiriyor da. Ve bizler, kendimizi bir sonraki öykünün de uzaylılarla ilgili olmasını beklerken buluyoruz. Hayatın Gıcık Anlamı, Yücel’in ilk öykü kitabında yer alan “Ölümsüzlüğün Gıcık Sırrı”nın bir nevi devamı olma özelliğini taşıyor. Karakterler aynı olmasa da, o öykünün finalinde bahsedilen tema, bu öykünün içeriğini oluşturuyor. Pontag adlı gezegenlerinin yaşlandığını fark eden Pontaglı yaratıklar Dünya’yı gözlerine kestirirler ve “Hayatın Anlamı”nı açıklamak üzere rotalarını Dünya’ya çevirirler. Uzay gemilerinin Jedizim ve metalciliği de din olarak kabul etmesi ise bizce öykünün en komik unsuruydu. İstanbul Büyük Ada’da gerçekleştirilen toplantıda George Lucas ve Ozzy Osbourne’un yanında bir yer edinmeyi ihmal etmeyin! 11. Camgöz ve Duman: Ülkemizde yaşanan “Gezi Süreci”ne atıflarda bulunan bir öykü. “Kahraman Babam” adlı bir makale yazan Serhat ve polis olan babasının yolları gerçekleştirilen eylemlerde kesişir ve beklenmedik şeyler olur. “Camgöz” ve “Duman”ın doğuşu da işte tam olarak o zamana denk gelir. Baba-oğul süper kahramanlığa soyunurlar(?). “Gerçek artık bir oyuncak. Hepimizin favori oyuncağı. Herkeste var. Çünkü en ucuzu o. Benim gerçeğim senin gerçeğini döver. 12. Güneş Hırsızları: Aynı zamanda kitaba da adını veren bu öykü, en derli toplu öykü olarak öne çıkıyor. Yücel’in ilk kitabındaki “Hayalet Gemi’nin 14 Delisi” adlı distopik öykünün birebir devamı niteliğinde olan “Güneş Hırsızları” da bilimkurgunun alt türlerinden biri olan distopyaya giriyor. Ufacık bir umuda tutunup, “Hayalet” adını verdikleri gemileriyle denizlere açılan 14(+1) kişi, dünyada yaşanabilecek yerler bulmaya çalışıyorlar ve yanlarında götürdükleri Renol tarafından ihanete uğrayan “deliler”, dünyanın kontrolünü Marslılara devretmek zorunda kalıyorlardı bir önceki öyküde. Güneş Hırsızları’nda ise, bir sabah uyanan insanlar, Güneş’in yerinde olmadığını fark ediyorlar. Marslıların kontrolündeki Dünya, karanlığa gömülmüştür. Güneşsiz kalan insanların imdadına ise “Hayalet Gemi’nin 14 Delisi”nden tanıdığımız Renol yetişir. Kaçırdığı uzay gemisi ile, dünyadaki dostlarının da yardımlarıyla, Marslıları alt etmeyi hedefleyip, Güneş’i yeniden açmaya girişen Renol, dünyalılar için son umuttur. Uzayın derinliklerindeki kovalamacadan kimin galip çıktığını isterseniz okuyarak siz kendiniz görün. Doğu Yücel’in bilimkurgu konusunda -özellikle de distopya dalında- çok başarılı şeyler ortaya koyduğu bir gerçek. Umut ve özgürlük kavramlarının bilimkurguyla harmanlandığı bu öykü, bizce kitabın ve hatta Yücel’in en iyi öyküsü. Buradan kendisine bir çağrı da yapmış olayım: Daha çok bilimkurgu temalı öykü yazması dileğiyle! Ve tabii ki daha hızlı… “Şu an görünmüyor ama bir gün o güneş doğacak.” -Lio Yelpazesi bir hayli geniş olan bu öyküleri mutlaka okumalısınız diyor ve ülkemiz topraklarından da, fantastik ve bilimkurgu temalı ne kadar kaliteli öyküler çıkabildiğine sizin de şahitlik edebilmenizi umut ediyorum. Ayrıca yazarın diğer kitaplarını (ama en çok da Varolmayanlar’ı) okumanızı öneririm. Doğu Yücel’i keşfedin. (Bahri Doğukan Şahin)

--reklam--

Güneş Hırsızları PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Doğu Yücel - Güneş Hırsızları kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Güneş Hırsızları PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Doğu Yücel Kimdir?

Doğu Yücel(d. 15 Nisan 1977), Türk yazar. Okul filmine kaynak olan Hayalet Kitap romanının yazarıdır.

Dokuz Eylül Üniversitesi İktisat bölümü mezunudur. Hayalet Kitap ve Düşler, Kabuslar ve Gelecek Masalları adlı romanların yazarıdır. Mezun olduğu Dokuz Eylül Üniversitesinin bir kampüsünde geçen Hayalet Kitap adlı kitabı Durul Taylan ve Yağmur Taylan tarafından 2004 yılında "Okul" ismiyle beyazperdeye uyarlandı.

BlueJean dergisi ile birlikte yayınlanan HeadBang dergisinin editörlüğünü ve aynı zamanda İzmir kökenli Rampage grubunun menajerliğini yapmaktadır.

Düşler Kabuslar ve Gelecek Masalları adlı ilk öykü kitabı 2002 yılında yayınlanmıştır.

Yazar, 1997'de Gençlik Kitabevi Öykü Yarışması'nda ve 1999'da Nostromo Kısa Bilimkurgu Öykü Yarışması'nda başarı ödülleri almıştır.

Yazarın son kitabı 'Varolmayanlar' Doğan Kitap etiketiyle 7 Eylül 2011'de raflarda yerini almıştır.Hayalet Kitap ise Ağustos 2012'de 10. yıl özel baskısıyla okuyucuyla buluşmuştur.

--reklam--

Doğu Yücel Kitapları - Eserleri

  • Kimdir Bu Mitat Karaman?
  • Öldüğünü Google'dan Öğrenen Adam
  • Varolmayanlar
  • Düşler Kabuslar ve Gelecek Masalları
  • Hayalet Kitap
  • Güneş Hırsızları
  • Beter Ol Mitat Karaman!

--reklam--

Doğu Yücel Alıntıları - Sözleri

  • Farkında mısın, düşünce hızından daha hızlı konuşuyoruz, bazen ağzımızdan olmadık sözler çıkıyor. Yani aslında düşünmeden konuşuyoruz. Oysa düşünmeden yazmak imkansız. O yüzden yazarak tanıştığımızda aslında daha gerçek, daha bilinçli tarafımızı gösteriyoruz. (Öldüğünü Google'dan Öğrenen Adam)
  • İnsanı bir sperm ve döl yatağı, karakteri ise bir travma ve diğer travmalar yaratır demiş biri. Haklı. (Varolmayanlar)
  • Ne şehirleri ne insanları tanıyoruz. Birbirimizin dünyasına girip çıkıyoruz, öyle sanıyoruz ama yaptığımız tek şey turistik gezi. (Kimdir Bu Mitat Karaman?)
  • Açıklanamayan şeyler insanı deliliğe sürükler. (Güneş Hırsızları)
  • Değiştiremediklerimiz, yerine koyamadıklarımız, vazgeçemediklerimiz. Her şeyin sırrı onlarda gizlidir. Filmlerin, insanların hatta şehirlerin.. eğer olmazsaolmazlarına dikkat edersen, şeylerin içindeki sihir ortaya çıkar. (Güneş Hırsızları)
  • Küçük bir sıfır ne kadar büyürse büyüsün asla bire tamamlanmaz. (Varolmayanlar)
  • “Güle oynaya müridi olursun kitapların, yazarların, o ulvi yazın dünyasının.” (Beter Ol Mitat Karaman!)
  • Gelgelelim hayat bu, olur olmadık zamanlarda olur olmaz işler yapar durur. Bir boşluk görmeye dursun, alelacele doldurur orayı. (Kimdir Bu Mitat Karaman?)
  • Aksaklıklar olmasa, kısır döngüde dönüp duran bu insanlar ne ara kendileri hakkında düşünecekler? (Güneş Hırsızları)
  • Ayrıca konuşmayla dönen iletişimimiz nelere mal oldu bir düşünsene. Kavgalar hep ağızdan kaçan laflarla başladı. Bütün diktatörler hitabet yetenekleriyle, konuşarak tahta çıktı...Bütün aşklar konuşarak bitti. (Öldüğünü Google'dan Öğrenen Adam)
  • İki gözle bakmak bir yanılsamadır. Bir lükstür. Ve tüm lüks şeyler gibi sizi bir illüzyona sürükler. Sizi kandırır. (Güneş Hırsızları)
  • Sonsuza kadar sürecek bir danstı. Bunu ikimiz de biliyorduk ve hiçbir korkumuz yoktu sonsuzluktan. (Düşler Kabuslar ve Gelecek Masalları)
  • Yatarken telefonun parlaklığını kısmayı unutması uyku çalışması için hiç iyi olmamıştı. (Kimdir Bu Mitat Karaman?)
  • Kim neye ne kadar inanıyorsa, o o kadar gerçek çünkü herkes tek bir gerçeklikte değil, kendi gerçekliğinde yaşıyor. (Varolmayanlar)
  • “Bir yazara asla öykünüzü anlatmayın. Çünkü çalar. Bilerek ya da farkında olmadan.” (Beter Ol Mitat Karaman!)
  • Değiştiremediklerimiz, yerine koyamadıklarımız, vazgeçemediklerimiz. Her şeyin sırrı onlarda gizlidir. (Güneş Hırsızları)
  • "Hayat, bir hayalperest için cehennemden farksız." Tarkan Gözübüyük (Pentagram)   Give Me Something To Kill My Pain   (Hayalet Kitap)
  • Her anne baba çocuğunu kitap okurken görünce sevinir, babam kaşlarını çatardı. (Varolmayanlar)
  • Senin ‘değer’ dediğin şeylerle seni dolduruyorlar. (Varolmayanlar)
  • Yaşadıklarını sanıyorlar ama nefes almaları yaşadıklarını göstermez. (Düşler Kabuslar ve Gelecek Masalları)