Kitap Künyesi
Yazar: Muriel Barbery
Çevirmen: Armağan Sarı
Yayın Evi: Turkuvaz Yayınevi
İSBN: 9786054505111
Sayfa Sayısı: 144
--reklam--
Gurmenin Son Yemeği Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Büyükannesinin yarattığı o muhteşem lezzetlerle başladı tüm hikâye. Artık bir şeyler yemek onu sadece doyurmuyor, adeta hayata tekrar tekrar bağlıyordu. Uğruna ailesinden vazgeçebileceği hatta hayatını ortaya koyabileceği bir aşka dönüşmüştü onunkisi.
Sağlığında bulamadığı o erişilmez tadı artık hasta yatağında arıyordu ancak hiçbir tat onu bir türlü bulutların üstüne çıkaramıyordu. Yine de yılmamalı, aramalı ve bulmalıydı; kalbi ona son kez ihanet etmeden hayatının lezzetine ulaşmalıydı…
Tüm dünyada milyonlarca okuyucuya ulaşmış Kirpinin Zarafeti'nin yazarından tadı damağınızda kalacak mükellef bir edebiyat ziyafeti…
"Tam da alacakaranlığındayken yaşamımla ilgili söylenmiş veya oluşmuş yegâne gerçek olarak kendini hissettiren, ruhumun derinliklerinde unutulmuş, gizlenmiş bir tat. Arıyorum ancak bulamıyorum..."
--reklam--
Gurmenin Son Yemeği Alıntıları - Sözleri
- Sorun yemek yemek, yaşamak değil, asıl olan bunların "nedenini" bilebilmek.
- Sorun yemek yemek, yaşamak değil, asıl olan bunların "nedenini" bilebilmek.
- Akşamüzerleri, güzel kokular saçan bir ıhlamur ağacı, içimizde zamanın da silmesinin mümkün olmadığı bir yer edinir kendine ve yaşam sevincimizin derinliğinde öylesine büyük bir mutluluk izi bırakır ki bunu ancak bir temmuz akşamının yumuşak dinginliği anlatmaya muktedir olabilir.
- Her yaşam, sözcükle eylemin karşılıklı etkileşiminden ibarettir, bu süreçte birincisi, ikincisinin merasim kıyafetidir sadece.
- Cehennem azabı, sizi sevenleri terk etmek değil, sizi sevmeyenlerden kopmaktır.
- Bir de bir şey daha var bildiğim, hepsi mutsuz, yani kimse mutlu değil çünkü kimse doğru insanı gerektiği gibi sevmesini bilmiyor ve aslında kendi kendilerinden nefret ettiklerini anlamak istemiyorlar.
- bilirdim ki böylesine bir mutluluğun yüceliğini anlatırken ve aydınlatırken yanılmıyor, sadece doğru sözcük ve doğru ışık bulamamanın sıkıntısını çekiyordu.
- Cehennem azabı, sizi sevenleri terk etmek değil, sizi sevmeyenlerden kopmaktır.
- Cehennem azabı, sizi sevenleri terk etmek değil, sizi sevmeyenlerden kopmaktır.
- Kimse mutlu değil, çünkü kimse doğru insanı gerektiği gibi sevmesini bilmiyor ve aslında kendi kendilerinden nefret ettiklerini anlamak istemiyorlar.
- Büyükannem o kadar çok güldü ki bu olaya sonunda lezzetli bir anıya dönüştü. Bu olay, aynı zamanda bu büyük kadının, başkalarının sadece terslik, aksilik olarak nitelediği olaylarda yaşamın tadının ayırdına varabilme yetisini gösteriyordu.
- Tüm sokakta yaşayanların solcu oldukları, fakirliğin insanı devrimci yaptığı hurafesine kulak asmayın sakın!
- Sorun yemek yemek, yaşamak değil, asıl olan bunların “nedenini” bilebilmek.
- ...Kızarmış derisinin hafif acılığının ortaklık ettiği etinin dokularının sıkı, güçlü ve dayanışma içindeki ağzı dolduran muhteşem tadından söz edebilmek zaten ızgara sardalyeyi tanımlarken mutfak sanatının kutsanmış bir zaferinden dem vurmaktır... ( acıktım :D)
- Öleceğim ama yüreğimde cirit atan bir tadı anımsamayı bir türlü başaramıyorum. Biliyorum ki bu tat, tüm yaşamım boyunca susturduğum bir kalbin anahtarını elinde tutan, tüm yaşamımın ilk ve son gerçeği. .....
--reklam--
Gurmenin Son Yemeği İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kirpinin Zarafetini okuyan biri olarak bu kitabı sevemedim. Belki kıyaslama yapmak yanlıştır. Ama o yazarın kaleminden yakaladığım o tadı bu kitabında alamadim. O yüzden pek sevemedim. Yine de konusu güzeldi. (dilan deniz)
Huhh, nihayet bitirdim! Zor oldu. Tipik bir Fransız romanı; bolca tavir, uzunca anlatımlar, yan anlatımlar......Orijinal dilinde metin bu haliyle şık durabilir, fakat Türkçede sıkıcı ve yorucu. Bu bir yana, karakterde inandırıcılık sorunu var; anlatıcı, ölüm döşeğinden çok, parkta oturmuş bir dostuna hatıralarını anlatıyormuş gibi davranıyor. Fakat yine de, romanda ilginç paragraflara rastlıyoruz. Her romanın okunmaya değer kısımları vardır, anlayışıyla hareket eden arkadaşlara bu romanı hararetle tavsiye ederim; yok eğer, benim gibi keyifli okuma kovalıyorsanız, aman sakın ha, şansınızı başka romanlarda arayın! (feyzi kavcı)
Patrick Süskind “Koku”isimli kitabında koku duyusunu nasıl yüceltmişse Muriel Barbery de burada aynı şeyi tat alma duyusu üzerinden gerçekleştiriyor. Ancak bunu yaparken bence Süskind kadar başarılı olamıyor. Güzel bir yemeğe sadece bakmakla yetinmek istemeyiz ya da onu koklamak içimizdeki arzuyu bastırmaya yetmez. Mutlaka tadına da bakmak isteriz. Evet, tat alma duyusu insana müthiş keyif ve haz veren bir duyu hiç şüphesiz. Bu bağlamda bir gurmeyi kıskanmamak elde değil! Kitabı farklı açılardan ele almak mümkün. Yazarın ilk kitabı olduğu için bazı konuların derinliğine girememiş olma ihtimali var ya da bilinçli bir şekilde bu konuları es geçmiş de olabilir. Kitabımızın kahramanı son 48 saatini yaşayan bir gurme. Ölümüne saatler kala son bir tadı arıyor olması üzerine geçmişini irdeleme fikri şahane bir kitap konusu olabilirmiş. Ama burada pek irdelememiş gibi görünüyor. Gurme salt yemeklerle olan ilişkisini anlatıp sahneyi terk ediyor. Ben mesela böyle bir konuda -klasik bir biçimde- geçmişe tat üzerinden yapılan bir yolculukta bütün hatalarının üstüne düşünmesini beklerdim. Ama dediğim gibi bu klasik bir kurgu olurdu. Belki yazar da aynı şeyi düşündü ve sadece tat alma duyusunu öne çıkardı gurmenin dilinden. Çünkü gurmenin etrafındaki diğer kişiler gurme ile olan ilişkileri üzerinde dururken gurme hiç durmamış. Böyle bakınca yazar bunu bilinçli bir şekilde yazmış diye düşündürdü beni. Bu aile ilişkisi olayı dışında beni üzen şey sadece tat alma duyusu üzerinde durup, başka alanlardan söz edilmemesi oldu. Mesela müzik, felsefe, sanat gibi... Henüz okumamış olanlar için “Kirpinin Zarafeti” bu anlamda gerçekten daha doyurucu bir eser. Bütün saygın şefleri dize getirmiş, alanında mutlak otorite olmuş, herkesin saygısını kazanmış ama kendi ailesinin saygısını kazanamamış biri bence çok zavallı bir yaşam geçirmiştir. Aileden kimsenin sevmediği, ölse de defolup gitse dedikleri bir adam haline gelmiş gurme. En azından son saatlerinde ailesine karşı günah çıkarsaydı diye bekledim. Geçmişini, keyif aldığı yemekleri hatırlamak yerine ailesiyle yaşadığı mutlu anları hatırlayabildi belki. Kitap tüm bunlara rağmen sıkıcı değil ama o kadar eğlenceli de değil, sadece güzel kontrollü bir şekilde yazılmış. Farklı seslere yer vermesi de güzel bir teknik. Gurmeyi hizmetçisinin, çocuklarının, evcil hayvanının, heykelciğinin, dilencinin sesinden de dinliyoruz. Bu durum onu tek taraflı yargılamamamızı sağlıyor. Ancak bu anlatımlar da çok kopuk. İlginçtir ki gurmemiz ailesi dışında herkese karşı son derece iyi ve kibardır. Kitabın beni en çok eğlendiren tarafı tat duyusunun yüceltilmesi ve bunu geçmişimizle özdeşleştirmemiz. Tat duyusu beyinde en keskin, en unutulmaz duyu gerçekten. Kitapla ilgili sormamız gereken en önemli soru şu bence: Yazar böyle bir kitabı neden yazma gereği duymuş? Bu kitabı neden yazmış anlamak güç. Herhalde yazarın maksadı sadece ağzımızı sulandırmak ya da bizlere nefis yemek tarifleri vermek olmasa gerek. Yemek yemenin sadece karnımızı doyurmaktan ibaret olmadığını, bunu bir haz şölenine çevirmenin elimizde olduğunu vurgulamak istiyor belki. Ne yazık ki böyle bir adamı yarı yolda bırakacak organların en başında karaciğer ya da mide gelmesi gerekiyorken gurmemiz kalp yetmezliğinden sevdiklerine değil sevdiği tatlara veda ediyor. Hayatta midemizi gerekli gereksiz fazlasıyla doldurduğumuz kesin ama acaba kalbimizi de sevgiyle dolduruyor muyuz? (N)
--reklam--
Gurmenin Son Yemeği PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Muriel Barbery - Gurmenin Son Yemeği kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Gurmenin Son Yemeği PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Muriel Barbery Kimdir?
Barbery École Normale Supérieure de Fontenay-Saint-Cloud'a 1990 yılında girdi ve 1993 yılında felsefe alanından mezun oldu. Daha sonraki yıllarda Université de Bourgogne'de, bir Fransız lisesinde ve Saint-Lô'deki Institut Universitaire de Formation des Maîtres'de (Öğretmen eğitim enstitüsü) felsefe dersleri verdi.
2000 yılında ilk romanı Une Gourmandise yayınlandı. Bu kitap on iki dile çevrildi. 2006 yılında çıkan ikinci kitabı Kirpinin Zarafeti (L'Élégance du hérisson) Fransa'nın en çok satanlar listesinde 30 hafta boyunca ilk sırada yer aldı. Mayıs 2008'e kadar elli baskısı yapılan eserin bir milyondan fazla kopyası satılmıştı. 2008 yılında bir sanatçı rezidansı olan Villa Kujoyama'da yaşamaya hak kazanan Barbery, şu anda eşiyle birlikte Kyoto'da yaşamaktadır.
Ödülleri
2006: Georges Brassens Ödülü (Kirpinin Zarafeti ile)
2007: Prix Rotary International
2007: Prix des libraires pour l'Élégance du hérisson (Yayıncılar ödülü - Kirpinin Zarafeti ile)
2007: Prix des Bibliothèques pour Tous, pour l'Élégance du hérisson (Kütüphaneciler ödülü - Kirpinin Zarafeti ile)
--reklam--
Muriel Barbery Kitapları - Eserleri
- Kirpinin Zarafeti
- Gurmenin Son Yemeği
- Elflerin Yaşamı
- Bir Garip Diyar
--reklam--
Muriel Barbery Alıntıları - Sözleri
- Yarından çekinmenin nedeni şimdiki zamanı inşa etmeyi bilmemektir ve şimdiki zamanı inşa etmek bilinmeyince , bunun yarın yapılabileceği söylenir, ama bu da berbat bir şeydir, çünkü yarının daima bugün olduğunu görmüyor musunuz? (Kirpinin Zarafeti)
- Bir de bir şey daha var bildiğim, hepsi mutsuz, yani kimse mutlu değil çünkü kimse doğru insanı gerektiği gibi sevmesini bilmiyor ve aslında kendi kendilerinden nefret ettiklerini anlamak istemiyorlar. (Gurmenin Son Yemeği)
- "Barıştan, barışmaktan başka nedir ki iyileşmek, iyileştirmek? Ve nedir ki yaşamak dediğimiz, eğer sevmek için değilse?" (Elflerin Yaşamı)
- Unutulmuş bir bahçede gülmekte olan bir kadının yüzü. (Elflerin Yaşamı)
- Tüm sokakta yaşayanların solcu oldukları, fakirliğin insanı devrimci yaptığı hurafesine kulak asmayın sakın! (Gurmenin Son Yemeği)
- Sadeliğin ürpertisini seviyorum. Güzellik çabasının, yaratıcı ıstırabın ve yüce ufuklara olan sonsuz ve umutsuz özlemin yer almadığı bu uzamsal-zamansal boyut çağrısını seviyorum. (Kirpinin Zarafeti)
- Savaşlar.. Biliyoruz ki hepsi kendi yasalarını dikte ediyor ve ödettikleri bedeller, doğrunun yolundan gideni de kavgaya dahil olmaya mecbur ediyor. (Elflerin Yaşamı)
- ‘Hakiki iman, biliriz ki, fani şeylerle fazla ilgilenmez; gizemlerin, aralarında gizli bir anlaşma yaptığına inanır ve tüm farklılıkların eridiği birleştirici gücünün saflığında, aşırı bağnaz eğilimleri öğütüp un ufak eder.’ (Elflerin Yaşamı)
- Aşk, bir kurtarıcı değildir; ama bizi yetiştirir, büyütür; içimizi aydınlatan meşaleyi taşır, ormanların ahşabından yontar onu. (Elflerin Yaşamı)
- Cehennem azabı, sizi sevenleri terk etmek değil, sizi sevmeyenlerden kopmaktır. (Gurmenin Son Yemeği)
- Yolculukta hafif olmalı, derdi eski ozan. İnsanlar ne çok yükün altında iki büklüm! (Bir Garip Diyar)
- Zaman geçiyor, imparatorluklar çöküyor, canlı olan sararıp soluyordu; bu felaketin ortasında bir nebze yücelik açığa çıkıyordu; resmiyete kaçmadan ciddileşmenin, şekilciliğe kaçmadan saygılı davranmanın ve ne kadar vahim bir dönemden geçilirse geçilsin neşeyi korumanın vaktiydi. (Bir Garip Diyar)
- Akşamüzerleri, güzel kokular saçan bir ıhlamur ağacı, içimizde zamanın da silmesinin mümkün olmadığı bir yer edinir kendine ve yaşam sevincimizin derinliğinde öylesine büyük bir mutluluk izi bırakır ki bunu ancak bir temmuz akşamının yumuşak dinginliği anlatmaya muktedir olabilir. (Gurmenin Son Yemeği)
- "Savaşlar... Biliyoruz ki hepsi kendi yasalarını dikte ediyor ve ödettikleri bedeller, doğrunun yolunda gideni de kavgaya dahil olmaya mecbur ediyor." (Elflerin Yaşamı)
- Dünyanın çirkin olduğunu bilsem de, bunu görmek istemiyorum. (Kirpinin Zarafeti)
- ...Kızarmış derisinin hafif acılığının ortaklık ettiği etinin dokularının sıkı, güçlü ve dayanışma içindeki ağzı dolduran muhteşem tadından söz edebilmek zaten ızgara sardalyeyi tanımlarken mutfak sanatının kutsanmış bir zaferinden dem vurmaktır... ( acıktım :D) (Gurmenin Son Yemeği)
- Kendini iyileştirmek istiyorsan, iyileştir. Başkalarını gülümse ya da ağla bu mutlu çark edişine yazgının (Kirpinin Zarafeti)
- "Her insanın, dünyaya gelişindeki sırrı bilmeye hakkı var. Bunun için dua ediyoruz, ister kiliselerimizde ister ormanların derinliklerinde; ve bu uğurda dünyayı arşınlamak üzere düşüyoruz yola..." (Elflerin Yaşamı)
- Ne masalları ne romanları ne de efsaneleri olan bir hayat akla hayale sığar mı? İnsanın sürekli kendisi olmanın yüküne katlanması gerekir böyle bir yaşamda, ne bilinçle hayal arasında mesafe ne de çıplak gerçeklikten kaçacak delik kalır ama buna karşılık şeylerin mahrem ihtişamında yaşamanın vecdi de büyük olur. (Bir Garip Diyar)
- Sorun yemek yemek, yaşamak değil, asıl olan bunların “nedenini” bilebilmek. (Gurmenin Son Yemeği)
Yorumlar
0 yorum