Kitap Künyesi

Yazar: Mehmet Görmez

Yayın Evi: Otto Yayınları

İSBN: 9786052300770

Sayfa Sayısı: 144

--reklam--

Hadis İlminin Temel Meseleleri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Kurandan sonra en önemli bilgi kaynağımız olan sünnet ve hadisi doğru anlamak ve konumlandırmak isteyen her Müslümanın birtakım ön bilgileri öğrenmesi gerekir:

Öncelikle İslamda uygulama ve bilgi kaynağı olarak sünnet ve hadisin konumunu, mahiyetini, bir mümin için değerini ve bağlayıcılık derecesini bilmesi gerekir.

İkinci olarak sünnet ve hadisin geçirdiği aşamaları; üçüncü olarak da rivayet ve dirayet sistemini öğrenmesi gerekir. Son olarak da bir hadisin farklı kaynaklardaki yerini bulmak ve onları mukayese etmek çok önemlidir.

Bu kitap, sünnet ve hadisin doğru anlaşılması ve yorumlanması çerçevesinde bir el kitabı niteliği taşımaktadır.

Hadis İlminin Temel Meseleleri Alıntıları - Sözleri

  • Hz. Peygamber ve sahabe döneminde hadislerin hiçbir şekilde yazılmadığını savunanların ikinci grup gerekçelerine gelince, tarih boyunca, bilgi iletiminde ve malumat naklinde, hafıza ve ezberin mi yoksa yazı ve kitabın mı daha güçlü bir vasıta olduğu münakaşa konusu olmuştur. İlk asırlardan itibaren ezber ve hafıza tercih edilmiştir. Sokrat (ö. MÖ. 399-469), "Fikirlerimin ölmüş hayvan derilerine yazılmaktansa, insanların aklında ve kalbin de muhafaza edilmesini tercih ederim." demiştir. Kadim Hind dinlerinin bütün öğretileri şifahi rivayet yolu ile yayılmıştır. Hinduların yazılı kültüre geçişleri MS 8. veya 9. yüzyılda gerçekleşmiştir.
  • İslam medeniyeti –uygulama yönü ağır bastığından- büyük oranda bir sünnet ve hadis medeniyetidir. Öte yandan Sünnet ve Hadis Tarihi aynı zamanda yaşayan, canlı bir geleneğin yahut hadislerle sürekli canlılık kazanan bir geleneğin tarihidir.
  • Gazali, aklı dışlamaya karşı çıktığı gibi, ikinci planda kalmasının da doğru olmadığını savunur ve bunu şöyle ifade eder : "Her kim aklı yalanlar sa İslam ı da yalanlamış olur. Zira İslam ın doğru olduğu ancak akılla bilinebilir. Eğer akıl doğru bir delil olmasaydı, gerçek peygamber ile sahte peygamberi, yalancı ile doğruyu ayırt edemezdik. İslam akıl ile tespit edildiği halde İslam ın kendisi aklı nasıl yalanlayabilir? "
  • Hz Peygamber e ait olmayan Kuran a muhalif bir sözün ona isnat edilmesi en az ona ait hüküm ve hikmet ihtiva eden bir sözün reddedilmesi kadar yanlış bir davranıştır. Bu sebeple olsa gerektir ki Hanefi fakih ve usulcülerinden es-Serahsi şöyle demiştir. "Her türlü bidat ve hevanın aslı ahad haberlerin Kur'an ve meşhur sünnete arzını terk etmekten neşet etmiştir. Bazları Hazreti Peygambere ulaşıp ulaşmadıkları şüpheli oldukları halde ve kesin bilgi ifade etmemelerine rağmen bu tür hadisleri asıl kabul ettiler sonra da Kur'an ve meşhur sünneti bu asıllara göre yorumladılar. Böylece tâbi olması gerekeni metbu kesinlik arz etmeyen bir şeyi de esas olarak kabul ederek bidat ve hevaya düştüler"
  • hadis yazımını yasaklayan haberleri şu muhtemel sebeplerle yorumlamak gerekir: a) Yasak, hadislerin Kur'an ile karışması endişesi ile konmuş, endişeye mahal kalmayınca da kaldırılmıştır. b) Yasak, hadislerin Kur'an ile aynı sahifelere yazılmasını önlemeye yöneliktir. c) Sadece vahiy kâtiblerini bağlayan bir yasaktır. d) Bizzat yazı ile ilgili bir yasaksa o zaman bu yasak sadece yazı işlerini iyi bilmeyen kimseleredir. e) Resmî bir tedvin işlemine yöneliktir.
  • “Hicretin 2. (M. 624) senesi Bedir Gazvesi'nde Müslümanlara esir düşmüş Mekkeli okur-yazar müşriklerden fidye veremeyecek durumda olanların, on Medineli çocuğa okuma-yazma öğretmeleri karşılığında serbest bırakılacakları bildirilmişti ki bilgiyi maddiyata tercih eden böyle bir davranışın dünya tarihinde bir benzeri bulunmaz.”
  • Usul i Fıkh ın hadislere tatbikini adeta imkansız kılan diğer hususlar ise şunlardır : 1.Anlama yönteminin (istinbat metodu) büyük ölçüde lafzi delalet yolları üzerine bina edilmesi 2.Diğer unsurlara başvurmakla birlikte, 'dil unsuru' nu ön planda tutması 3.Kanun yorumlama yöntemlerinden 'lafzi yorumlamaya' öncelik vermesidir Bu nitelikleri taşıyan bir yöntemin uygulamaya konulabilmesi için, anlama ve yorumlamaya konu teşkil eden hadis metinlerinin iki vasfı taşıması gerekir : -Orjinal lafızların, Hz Peygamber den günümüze kadar hiç bir değişikliğe uğramadan gelmiş olması -Bu lafızların kanun vaz' etmek / koymak gayesiyle telaffuz edilmiş olması.
  • Gerçekten İslam ümmeti, tarih boyunca hadis ve sünneti yanlış anlamak ve yorumlamaktan kaynaklanan zararı, uydurulan binlerce mevzu hadisten çekmemiştir.
  • Gazali ye göre, akıl ile nakil arasında çelişki görülen her yerde, sadece aklı esas alarak nakli reddetmek ne derece ifrat ve yanlışlık ise, nakli esas alıp aklı yok saymak da o derece aşırılık ve tefrik olur.

Hadis İlminin Temel Meseleleri İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Mehmet Görmez Hoca'nın bu kıymetli eseri bir kitapçık mahiyetinde. İslamda sünnet ve hadis meselelerini itidalli bir bakış açısıyla ele alan eser, bu alanda bir giriş kitabı sayılabilir. Son zamanlarda çokça tartışılan mezkur meseleler hakkında doyurucu bilgiler verilmiş. Kitap altı bölümden oluşuyor. İlk bölümde sünnet ve hadis kavramları ele alınmış. İkinci bölümde Din, vahiy ve peygamberlik ışığında sünnet ve hadisin mahiyeti hakkında bilgi verilmiş. Üçüncü bölümde hadis tarihi yani sünnet ve hadisin geçirdiği aşamalar yer alıyor. İlk dönemden itibaren hadislerin yazımı, tedvini, istikrarı bu bölümde yer alan bilgilerden. Dördüncü bölümde hadis ilminde rivayet ve dirayet sistemi açıklanmış. Hadislerin maruz kaldığı tehlikeler ve onları korumak için yapılan çalışmalardan bahsedilmiş. Beşinci bölüm sünnet ve hadisin anlaşılması ve yorumlanmasına ayrılmış. Altıncı bölümde ise hadislerin tahrici (hadislerin kaynaklarını bulma yöntemi ile isnadlarını araştırma yöntemi) açıklanmış. Eserde çokça vurgulanan şeylerden biri, bir hadisin isnadının sahih olmasının yanında metin tenkidinin de önemli olduğu. Her ikisi de çok güzel örneklerle açıklanmış. Metin tenkidinde en önemli madde, 'Bir hadisin isnadı ne kadar sahih olursa olsun, metninde aranmasıs gereken ilk özellik Kuran'a uygun olup olmadığıdır.' cümlesi. Bu ilkenin dışında 5 ilke daha var tabi. Hadis ve sünnet konusunda küçük ama doyurucu bilgiler elde etmek ve en önemlisi itidalli bir bakış açısı kazanmak isteyen herkese tavsiye edilir. (Nurullah Olgun)

Hadis usulü hakkında geniş ve kapsamlı kitap okumadiysaniz onun öncesinde kesinlikle okuyup ön bilgi alacaginiz ve konulara aşina olacaginiz güzel eser .. (Eda Akbayrak)

Hadis İlminin Temel Meseleleri PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Mehmet Görmez - Hadis İlminin Temel Meseleleri kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Hadis İlminin Temel Meseleleri PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Mehmet Görmez Kimdir?

Mehmet Görmez, 1959 yılında Gaziantep'in Nizip ilçesinde doğdu. İlköğrenimini Nizip'te, ortaöğrenimini ise Gaziantep İmam Hatip Lisesi'nde tamamladı. 1983 yılında girdiği Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'ni 1987 yılında bitirdi. Aynı yıl Temel İslâm Bilimleri Bölümü Hadis Anabilim Dalında yüksek lisansa başladı. 1988'de Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı'nın tahsis ettiği bursla bir yıl süreyle Kahire Üniversitesi'nde inceleme ve araştırmalarda bulundu.

1990'da başladığı doktorasını 1995'te Sünnet ve Hadisin Anlaşılması ve Yorumlanmasında Metodoloji Sorunu adlı teziyle tamamladı. 1995-1997 yılları arasında Kazakistan'daki Ahmet Yesevi Üniversitesi'nin ilahiyat fakültesinde görev yaptı. Görmez, 1998'de yardımcı doçent, 1999'da ise doçent oldu. 2001-2003 yıllarında Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde dersler verdi. Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi iken 13 Ağustos 2003'te Diyanet İşleri Başkan Yardımcılığı görevine getirildi.

2006 yılında profesör unvanı alan Mehmet Görmez, 11 Kasım 2010'da Ali Bardakoğlu'nun kendi isteğiyle görevinden ayrılmasından sonra Diyanet İşleri Başkanlığı'na atandı. 31 Temmuz 2017 tarihinde Diyanet İşleri Başkanlığından emekliye ayrılmıştır.

Görmez, emekliliği sonrası kurucusu olduğu İslâm Düşünce Enstitüsü'nün ve Uluslararası İslâm Düşünce Vakfı'nın başkanıdır.

Evli ve üç çocuk babası olup Arapça ve İngilizce bilen Mehmet Görmez'in yayımlanmış birçok eseri vardır.

Kitapları

Hadis İlminin Temel Meseleleri, Otto Yayınları.

Kalbin Erbaini, Otto Yayınları.

Gazzali’de Sünnet Hadis ve Yorum, Otto Yayınları.

Sünnet ve Hadisin Aktüel Değeri, Kitabiyat Yayınları.

Sünnet ve Hadisin Anlaşılması Ve Yorumlanmasında Metodoloji Sorunu, Otto Yayınları.

Gençliğin Anlam Arayışı, Otto Yayınları.

İslam’da Zor Zamanlar, Otto Yayınları.

--reklam--

Mehmet Görmez Kitapları - Eserleri

  • Kalbin Erbaini
  • Hadis İlminin Temel Meseleleri
  • Gazali'de Sünnet Hadis ve Yorum
  • Gençliğin Anlam Arayışı
  • Sünnet ve Hadisi Anlama Kılavuzu
  • Sünnet ve Hadisin Anlaşılması ve Yorumlanmasında Metodoloji Sorunu
  • İslam’da Zor Zamanlar

--reklam--

Mehmet Görmez Alıntıları - Sözleri

  • Gazali ye göre, akıl ile nakil arasında çelişki görülen her yerde, sadece aklı esas alarak nakli reddetmek ne derece ifrat ve yanlışlık ise, nakli esas alıp aklı yok saymak da o derece aşırılık ve tefrik olur. (Hadis İlminin Temel Meseleleri)
  • Gazali; felsefe ve mantığı, kelam ve tasavvuf için birer araç olarak kullanmıştır. (Sünnet ve Hadisin Anlaşılması ve Yorumlanmasında Metodoloji Sorunu)
  • Bir şeyin değeri fa zlalığıy­ la ölçülmez. Bir şey i n değeri ifade ettiği anlam ile ölçülür. (Kalbin Erbaini)
  • Her kim aklı yalanlarsa şeriatı da yalanlamış olur. Zira şeriatın doğruluğu yine akılla öğrenilmiştir. Eğer akli delil doğru olmasaydı, gerçek peygamber ile sahte peygamberi, yalancı ile doğruyu ayırt edemezdik. Şeriat akıl ile tesbit edildiği halde, şeriatın kendisi aklı nasıl yalanlayabilir? (Sünnet ve Hadisin Anlaşılması ve Yorumlanmasında Metodoloji Sorunu)
  • Pek çok islam bilgini şunu söylemiştir. İman sosyal boyutunu kaybettiği zaman müslümanlar toplumsal dinamiklerini kaybetmeye, dolayısıyla da çökmeye başlar. Günümüzde iman algısı sosyal hayat boyutundan yoksun kalmakta ve vicdanlara mahkum edilmektedir. O zaman da İslam'ın birey ve toplum üzerindeki ahlaki, sosyal ve kültürel yansımasının önü baştan kesilmiş olmaktadır. (Kalbin Erbaini)
  • Hz Peygamber e ait olmayan Kuran a muhalif bir sözün ona isnat edilmesi en az ona ait hüküm ve hikmet ihtiva eden bir sözün reddedilmesi kadar yanlış bir davranıştır. Bu sebeple olsa gerektir ki Hanefi fakih ve usulcülerinden es-Serahsi şöyle demiştir. "Her türlü bidat ve hevanın aslı ahad haberlerin Kur'an ve meşhur sünnete arzını terk etmekten neşet etmiştir. Bazları Hazreti Peygambere ulaşıp ulaşmadıkları şüpheli oldukları halde ve kesin bilgi ifade etmemelerine rağmen bu tür hadisleri asıl kabul ettiler sonra da Kur'an ve meşhur sünneti bu asıllara göre yorumladılar. Böylece tâbi olması gerekeni metbu kesinlik arz etmeyen bir şeyi de esas olarak kabul ederek bidat ve hevaya düştüler" (Hadis İlminin Temel Meseleleri)
  • Ahlak ibadetin nihai gayesidir. Bir dinî davranışın, bir ibadetin Allah nezdinde kabul olup olmadığını, o ibadetin bizde ahlaka dönüşüp dönüşmediği belirleyecektir. "Ameller niyetlere göredir." hadisi, aynı zamanda kötü niyetle yanlış gayeyle dindarlık sergilenebileceğini de ifade etmektedir. Elbette biz kişinin niyetini bilemeyiz. Oysa İslam'ın din-ahlak ve ibadet- ahlak ilişkisine dair ortaya koyduğu ilke ve esaslar, bizim niyeti bilebileceğimizi gösteriyor. Buna göre dindarlık bir ahlak doğurmuşsa, ibadet kişinin hayatında bir ahlaka dönüşmüşse bu, onun hem niyetinin hem de ibadetinin Allah nezdinde makbuliyetini gösterir. | Mehmet Görmez, İslam’da Zor Zamanalar -Bir Okuma Usûlü- , OTTO Yayınları, 1.Basım: 2021, s.68 (İslam’da Zor Zamanlar)
  • Ahlak dinin özü, ibadetin de gayesidir (Gençliğin Anlam Arayışı)
  • Rabbimiz sadece iman eden, itaat eden kullarına nimet vermez ; isyan edenlere de verir. Bazen isyan edenlere daha fazla verir (İslam’da Zor Zamanlar)
  • Hayâ ile hayat bulabilmek için ahlakı merkeze alan gerçek bir dindarlık anlayışına dönmeliyiz. (Gençliğin Anlam Arayışı)
  • Kânûnî döneminde Çankırı'da yapılan Süleyman Camii'nin duvarlarına şöyle anlamlı bir hat nakşedilmiştir: "Kalbin semasına doğan ilk ışık hikmet yıldızıdır. Sonra ilim ayıdır. Sonra marifet güneşidir. Kalbe doğan hikmet yıldızının ışığında eşyanın hakikati müşahede edilir. İlim ayının ışığında mana âlemi müşahade edilir. Marifet güneşinin ışığında ise Hz. Mevlâ müşahede edilir." (Kalbin Erbaini)
  • Oysa hiçbir peygamber kendi kavminin kültürünü evrensel bir din kuralına dönüştürmemiştir. Bir dine girebilecek en büyük bidat, peygamberin gönderildiği kavmin örfünü, âdetini, geleneğini, kültürünü din hâline getirmektir. (Gençliğin Anlam Arayışı)
  • İslam toplumu, tarih boyunca Sünnet ve Hadisi yanlış anlamaktan çektiğini uydurma hadislerden çekmemiştir M. Gazali (Sünnet ve Hadisin Anlaşılması ve Yorumlanmasında Metodoloji Sorunu)
  • Gazali'nin yerinde tespiti ile "İslam ümmeti, tarih boyunca sünnet ve hadisin yanlış anlamak ve yorumlamaktan çektiğini, uydurulan binlerce mevzu hadisten çekmemiştir." (Sünnet ve Hadisi Anlama Kılavuzu)
  • Cüneyd-i Bağdadi'nin meşhur sözüdür: "Bir kimseyi gökte uçarken veya su üstünde yürürken görseniz dahi eğer o kimsede Kur'an ahlakı yoksa dönüp bakmayın bile." (İslam’da Zor Zamanlar)
  • "Dünyada her an yolcu gibi ha­reket et." (Kalbin Erbaini)
  • " İslam toplumu tarih boyunca sünnet ve hadisi yanlış anlamaktan çektiğini, uydurma hadislerden çekmemiştir." Gazali (Sünnet ve Hadisin Anlaşılması ve Yorumlanmasında Metodoloji Sorunu)
  • Akıl, vahyin biricik muhatabıdır (Gençliğin Anlam Arayışı)
  • Eğer yeryüzünde kötülük olmazsa yaratılışın gayesi bozulur (İslam’da Zor Zamanlar)
  • Her kim manaları lafızlarda ararsa onları zayi eder. (Gazali'de Sünnet Hadis ve Yorum)