Kitap Künyesi
Yazar: Miguel de Unamuno
Çevirmen: Mehmet Sait Şener
Yayın Evi: Divan Kitap
İSBN: 9786054239467
Sayfa Sayısı: 346
--reklam--
Hayatın Trajik Duygusu Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Quid ad aeternitatem? Unamuno felsefesi bu temel soruyla yola çıkar: İnsan kendi canına karşılık ne verebilir? Ebediyetin yanında ne ehemmiyet taşır? Bu sorunun cevabı, Unamuno için gün gibi aşikârdır, zira onun için ebediyet karşısında her şey teferruattır. Ölümsüzlüğü hayatının tam ortasına yerleştiren Unamuno’nun trajedisi, bu en hayati sorun üzerine zıt görüşler sunan aklının ve duygularının çelişmesinden doğar ve bu trajedi İspanyol filozofun bilinçsiz bir ölümsüzlükle yetinmemesinden, bu ölümsüzlüğe kimin kavuşabileceğine kadar birçok farklı alt sorun hâlinde budaklanır.
Varoluşçu felsefenin öncülerinden kabul edilen Unamuno, somut insanın tüm felsefenin aynı anda hem özne hem de en üstün nesnesi olduğunu söyler. Bu bakımdan Unamuno felsefesi kişiseldir, zira kişi için en öznel ve somut olan en başta kendisidir. Bu bağlamda insanlarda ve toplumlarda hayatın trajik duygusunu izah ederken önce kendisini masaya yatırmış, felsefesinin hem özne hem de nesnesi olmuştur; bunu da kendi üzerinde ameliyat yaptığını söyleyerek dile getirmiştir. Somut insanın tek gerçek ve hayati önem taşıyan sorunu ise kişisel ve bireysel ölümsüzlüğüdür. Unamuno hayat ve ölüm kavramlarını olabildiğince somut açıdan ele almaktadır ve arzuladığı ölümsüzlük ise mümtaz bir kesim talihlinin Tanrı’ya gark olmakla erişeceği soyut ölümsüzlük —“ölümsüzlüğün gölgesi”— değil; evrenin, Tanrı’nın kişiselleştirilmesiyle, bireyin bilincini muhafaza etmesiyle varılan somut ölümsüzlüktür. İşte bu yüzden de felsefenin temelinde etten kemikten insanın olması ve felsefenin bu somut insanın kendisi kadar somut olan varlık sorununu irdelemesi gerektiğini savunmuştur.
--reklam--
Hayatın Trajik Duygusu Alıntıları - Sözleri
- "Ruhun ölümlülüğü korkunçsa eğer, ölümsüzlüğü daha az korkunç değildir."
- ''Ne bıraktı Don Kişot arkada, diye soruyorsunuz? Söyleyeyim, kendisini bıraktı o, ve bir insan, canlı ve sonrasız bir insan, tüm kuramlara ve felsefelere değer.''
- ''Düşünmek, insanın kendisiyle konuşmasıdır, ve birbirimizle konuşmamızın gerekliliği sayesinde, içimizden her biri konuşur kendi kendisiyle.''
- ''İnsan, öbür dünyayı tasvirle somutlaştırmaktan vazgeçmeyi hiçbir zaman kabul etmeyecektir.''
- "Var olmayı başaran her şey yok olmayı hak eder."
- "Kendim olmak istiyorum ve kendim olmayı bırakmadan başkaları da olmak istiyorum"
- “Tanrı’ya imandan insanlara iman doğar; O’na beslenen umuttan insanlara beslenen umut doğar ve O’na olan sevgiden insanlara sevgi doğar.”
- "Hayatın yegâne formülü ya hep ya hiçtir. Duygu, orta yollara göz kırpmaz."
- işe çok fazla inanmakla başlayanlar kadar az inanmış kimse yoktur. çok fazla inanmaktan doğan o korkunç tehlike işte budur!
- "Sadaka, yaşamın güçlüklerini hafifletici bir yardımdan ziyade şefkattir. "
- "Bilmek için bilmek! Gerçek için gerçek! Bu insanlık dışıdır. Eğer gerçeğin iyiliğe, bilimin ahlaka, kurumsal felsefenin pratik felsefeye hitap ettiği söylersek, sorarım: İyilik niçin? Acaba kendi içinde bir amaç mı teşkil eder? İyi olan, bilincin korunmasına, sürekliliğine ve zenginleşmesine katkıda bulunandır. İyilik, insanı ve insanlardan oluşan insan toplumunu korumayı ve mükemmelleştirmeyi hedefler."
- "Hayatım boyunca birçok defa kendimi uçurumun üzerinde asılı bulduğum zor anlar yaşadım. Birçok defa kendimi önüme bir dize patikanın serildiği ve birini seçmek ile diğerini terk etmiş olacağım -zira hayat yollarından geri dönüş yoktur."
- "İnsanlar ancak aynı acıyı beraber çektikleri, ortak bir ızdırabın boyunduruğunda bir süre taşlı bir alanı birlikte sürdükleri zaman manevî bir sevgiyle severler birbirlerini."
- "Birçok yaşamlardan oluşur bizim yaşamımız; bir çok özlemlerden, belki bilinçaltının derinliklerinde bulunur, asıl özlemimiz..."
--reklam--
Hayatın Trajik Duygusu İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Ruhun Kapısı: YouTube kitap kanalımda hayatımdaki en özel kitaplardan biri olan Hayatın Trajik Duygusu'nu önerdim: https://youtu.be/RPBKYP_K568 Camus'nün Sisifos Söyleni kitabı neyse, Sartre'ın Varoluşçuluk kitabı neyse ve Dostoyevski'nin de Yeraltından Notlar kitabı neyse, Miguel de Unamuno'nun da Hayatın Trajik Duygusu kitabı öyledir. Unamuno, bu kitabında bütün kitaplarının felsefi altyapısını kurar. Ölümden sonrasını düşünür. Ruhunun kapısını çalar ama açan olmaz. Ama ruhun kapıyı açmaması bir ruhun olmadığını göstermez ki? (Oğuz Aktürk)
Ruhumuz tüm varlığıyla sonsuz hayatı, ölümsüzlüğü isterken, aklımızın şüpheleri bizi umut etmekten alıkoyuyor. (mu?) Bu trajik çelişkinin oluşturduğu kendine has felsefinin yorumlarını sunuyor bize Unamuno. Felsefî terimlere ve sistemlere alışkın olmayanları (benim gibi) zaman zaman zorlayacak bölümler olmasına rağmen zevkle okunabilen bir kitap. Bununla birlikte bir kısım dipnotun kitap sonuna konulması okumayı zorlaştırıyor. Bazı alıntılanan söz ve şiirlerin Türkçe çevirisi yapılmamış o da biraz can sıkıcı olabilir. (Özlem Akgül)
Tanrı Açlığı Duyan Adam: Unamuno: Unamuno çelişmekten ve saçmalamaktan ve inanç sahibi olmaktan korkmamayı öğütlüyor. İman sahibi olmaktan çekinmek de ancak, aklını götürdüğü yere kadar kullanmaktan çekinmeyenler için geçerlidir. Yaşamın trajik duygusu, ölüm ve ölümsüzlük arzumuz... Üslup çok hoşuma gitti, sataşmaların kitaba renk kattığını düşünüyorum: 'Trajik Yahudi, zavallı Trajik Yahudi' diye sesleniyor Spinoza'ya. Ölümsüz olmanın arzusuna iman diyor, iyi insanlar bu imana sahip olabilir diyerek bizleri de ''kendi dinine'' çağırıyor, Don Kişot'un dinine. Tanrı'nın insanlık ve hatta insan olduğunu, dilin antropomorfik metaforlar sistemi olduğunu ve dolayısıyla Tanrı'nın muhayyile ile pek alakalı olduğunu saklamıyor. 'Okurum, okurum...' diye içten seslenişleriyle bize şöyle dua ediyor: Tanrı sana huzur ve ilahi mutluluk nasip etsin. Amin. (Fatih Gökhan Tevfikoğlu)
--reklam--
Hayatın Trajik Duygusu PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Miguel de Unamuno - Hayatın Trajik Duygusu kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Hayatın Trajik Duygusu PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Miguel de Unamuno Kimdir?
Miguel de Unamuno, İspanyol düşünür, yazar. Madrid Üniversitesi'nde felsefe ve edebiyat üzerine eğitim almış ve Bilbao'da felsefe öğretmenliği yapmıştır. 1891 yılında Salamanca Üniversitesi'nde Eski Yunan Dili Kürsüsü'nde profesör olmuştur.
20. yüzyıl İspanyası'nı düşünmüş ve yazmıştır. Dogmatik düşünceye (özellikle faşizme) karşı savaşmış ve bu uğurda 1924 yılında diktatör Miguel Primo de Rivera tarafından Fransa'ya sürgüne gönderilmiştir. 1930 yılında tekrardan Salamanca Üniversitesi'ndeki görevine dönen Unamuno, bu kez de diktatör Franco'ya karşı çıktığı için ev hapsine mahkûm edilmiştir. Tutuklu halde, 31 Aralık 1936 tarihinde ölmüştür. Roman, öykü, şiir, deneme ve oyun türünde eserler vermiştir.
“İnsan, kafasıyla düşünür, kalbiyle duyar ve midesiyle ister” ve "Başka yazarların neden bazı sözcükleri italik yazdığını anlayamıyorum. Sanırım o sözcüğe dikkat çekip önem artırmak istiyorlar. Hâlbuki, benim yazdığım her sözcük zaten önemlidir" gibi değinmeleri vardır.
--reklam--
Miguel de Unamuno Kitapları - Eserleri
- Sis
- Üç Örnek Öykü ve Bir Önsöz
- Yaman Adam
- Satranç Ustası Don Sandalio'nun Romanı
- Aşkın Hücumu
- Abel Sanchez - Tula Teyze
- Aziz Manuel
- Günlükler
- Hayatın Trajik Duygusu
- Tula Teyze
- Vakit Nasıl Geçiyor
- Aşk ve Pedagoji
- İki Ana
- Çırpınış
- Ölümün Aynası
- Abel Sanchez
- İki Tuhaf Öykü
- Roman Nasıl Oluşturulur
- Aziz Don Manuel
--reklam--
Miguel de Unamuno Alıntıları - Sözleri
- Bir çocuk için inanmak düş görmekten başka bir şey değildir. (Aziz Manuel)
- Gerçek din mi? Bütün dinler kendilerine inanan halkları ruhsal olarak yaşattıkları ve onları ölmek için doğmak zorunda oldukları konusunda teselli ettikleri kadar gerçektir, her halk için en gerçek din kendisininki, kendi yarattığı dindir. Peki ya benimki? Benim dinim başkalarını teselli etmekte bulduğum tesellidir; her ne kadar onlara verdiğim teselli benim tesellim olmasa da...' (Aziz Manuel)
- Önce dövüp sonra dayağın sebebini açıklıyorlar. Çiğnenmek değil, 'Afedersiniz!' denmesi canımı yakıyor. Dayak yetiyor da izah edilmesi fazla geliyor... (Ölümün Aynası)
- ‘’ ‘Daima iyi bir insan olacak mısın?’ sorusunu hatırlar hatırlamaz titremeye ve bir kavak yaprağı gibi sallanmaya başlıyorum. Çünkü söyleyin bana, daima iyi bir insan olacağımı bilebilir miyim?’’ (Aşkın Hücumu)
- “ Bu korkunç, ıssız, kapanık ruhta bir uçurum keşfetti..! “ (Yaman Adam)
- "İnsanlar ancak aynı acıyı beraber çektikleri, ortak bir ızdırabın boyunduruğunda bir süre taşlı bir alanı birlikte sürdükleri zaman manevî bir sevgiyle severler birbirlerini." (Hayatın Trajik Duygusu)
- İnsan, kafasıyla düşünür, kalbiyle duyar ve midesiyle ister. (Satranç Ustası Don Sandalio'nun Romanı)
- Çocuğun gördüğü, işittiği her şey, ruhu için bir tohum gibidir, filizlenir, sonra da ürün verir. (Tula Teyze)
- çok yolculuk yapan, vardığı yeri arayan değildir, ayrıldığı yerden kaçarcasına çekip gidendir. (Sis)
- “Çocuklar her şeyi bizden daha iyi anlar. Hem hiç unutmazlar da. Şimdi anlamıyorlarsa yarın anlayacaklardır. Çocuğun gördüğü, işittiği her şey, ruhu için bir tohum gibidir, filizlenir, sonra da ürün verir.” (Tula Teyze)
- Zulümlerin en büyüğü, zulüm edenden ziyade zulüme uğrama korkusu yüzündendir. (Aziz Manuel)
- "Bir şey olmak istemiyorum, hiç kimsenin beni hatırlamasını da... Çalışmak mı? Neye yarar? Buraya kapanıyorum, yaşlıların arasına, yaşadığım yer burası. Özlemlerim çoktandır tatmin oldu. Bir nihilist." (Günlükler)
- Dünyada onu sevəcək birini tapa bilməyən adam yoxdur. (Abel Sanchez)
- "Bu kadar aptal arasında delirmeyen onlardan da aptaldır..." (Satranç Ustası Don Sandalio'nun Romanı)
- ...çok yolculuk yapan, vardığı yeri arayan değildir, ayrıldığı yerden kaçarcasına çekip gidendir. (Sis)
- Çünkü biz yaslı ve bedbaht günleri, sevinçli ve mesut günlerden daha iyi hafızamızda tutarız. Ömrümüzdeki hudut taşları, sevinçler değil yaslardır. (Vakit Nasıl Geçiyor)
- Kısacası: Her insan, içinde temel yedi erdemi ve karşıtı yedi erdemsizligi taşır ve onlardan her türde roman kahramanı yaratabilir. (Üç Örnek Öykü ve Bir Önsöz)
- Çünkü insanlardan nefret etmekten ziyade onlardan korkuyorum. (Satranç Ustası Don Sandalio'nun Romanı)
- ''ne fena tabiat, bizi ilgilendirmeyen şeyleri merak etmek.'' (İki Ana)
- “ Aşk düşünmez..! “ (Yaman Adam)
Yorumlar
0 yorum