Kitap Künyesi
Yazar: Edita Morris
Çevirmen: Ülkü Tamer
Yayın Evi: Can Yayınları
İSBN: 9789755101224
Sayfa Sayısı: 216
--reklam--
Hiroşima'nın Çicekleri ile Tohumları Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
1988 yılında ölen Amerikalı kadın yazar Edita Morris'i Türkiye'ye tanıtan, değerli ozanımız Ülkü Tamer'dir. Kitabın başında, Ülkü Tamer'in Edita Morris'le ilgili yazısını okuyacaksınız. Daha önce ayrı ayrı yayımladığımız Hiroşima'nın Çiçekleri ve Hiroşima'nın Tohumlarını bu kez birarada sunuyoruz. Birbirini bütünleyen iki kitap bunlar. Yazarın Nasıl mısın, İyi misin adlı kitabını yine Ülkü Tamer'in çevirisiyle sunmuştuk. Ülkemizde çok sevilen bu yazarın öbür kitaplarını da yakında Can Yayınları arasında göreceksiniz.
--reklam--
Hiroşima'nın Çicekleri ile Tohumları Alıntıları - Sözleri
- Biliyor musunuz, buradan ayrılmak zor gelecek bana..
- Ne olursa olsun eski Hiroşima'nın silinip gitmediğini haro-san anlasın istemiyorum.Molozlar üstüne kurulmuş bir şehir bizimki; savaş döneminin insanları, yabancıların pek görmediği gecekondularda yaşıyorlar.
- Hadi uyku gel artık! Faydasız Yalnız insanlara gelmez uyku.
- Ne ben işten hoşlanıyorum, ne de iş benden hoşlanıyor.
- Birinden hoşlanmamak sırtında taş çuvalı taşımaya benzer.
- Üçümüz de küçük, basit insanlarız. Günümüz dünyasındaki büyük olaylar yüzünden, büyük insanlar gibi davranmak zorunda kalıyoruz.
- İnsan, acının anlamını düşünmeden üstüne üstüne yürümeli.
--reklam--
Hiroşima'nın Çicekleri ile Tohumları İncelemesi - Şahsi Yorumlar
İncelemem;: Japonya'nın Hiroşima patlatılan atom bombası sonrası yıllarda geçen, patlamadan etkilenen bir genç kızın etrafında şekillenmiş bir öykü. Japon kültürüne, aşka ve acılara değinilmiş. Acıklı ve düşündürücü bir eser. (Hüseyin Kartal)
Hiroşima'nın Çiçekleri ile Tohumları-216sayfa Edita Morris 1. Kitap; Hiroşima'nın Tohumları Hiroşima'ya atom bombası atılmasının üzerinden on dört yıl geçmişken bir Amerikalı olan Sam, Hiroşima'ya gelir. Çevresindekiler hoş karşılamasada kız kardeşi Ohatsu'yu beğenen Sam'e Yuka bir oda kiralar. Yuka, Sam'i ne kadar yaşadıkları geçmişten uzak tutmak istesede onun bombanın izlerini, yaptıklarını görmesini engelleyemeyecektir. 2.Kitap; Hiroşima'nın Çiçekleri İlk kitaptaki olayların üzerinden bir kaç yıl geçmiştir. Ülkesine geri dönmüş olan Sam'in geleceğini öğrenen Yuka hem onu karşılamak hem de İngilizce çevirmeni olarak profesöre yardım etmek için Tokyo'ya gider. Sam'le güzel vakit geçirirken acı bir olay Hiroşima'ya dönmesini sağlar. Yorumuma neden iki kitap şeklinde paylaştığımı yazarak başlayayım. Sebebi;kitabın sadece benim okuduğum kitapta tek kitap olarak basılmasıydı. Kitap şu an iki kitap olarak basılıyor. Ben şanslıyım ki iki kitabı birlikte okuyabildim. Kitapla ilgili yorumların puanlarına baktığımda Hiroşima'nın Çiçekleri'nin daha çok puan aldığını gördüm. Bana göre sebebi, bizim halk olarak duygusal olmamız olabilir. Ancak ben Hiroşima'nın Tohumları'nı okumadan Hiroşima'nın Çiçekleri'ni okusaydım bir şeyler eksik kalırdı diye düşünüyorum. Okumak isteyenler iki kitabı da alıp Hiroşima'nın Tohumları ile başlarlarsa daha iyi anlayacaklardır. Yazar öyle güzel anlatmış ki Japon olduğunu düşündüm. Ama değilmiş. İsveç'liymiş. Biz bu kadar uzak olmamıza rağmen 1986 yılında olan Çernobil faciasından hala etkileniyorken Hiroşima'da atom bombasının etkisi bitmiş midir sizce? Nazım'ın Kız Çocuğu şiiriyle bitireyim. && Hiroşima'da öleli oluyor bir on yıl kadar, Yedi yaşında bir kızım büyümez ölü çocuklar Saçlarım tutuştu önce gözlerim yandı kavruldu Bir avuç kül oluverdim külüm havaya savruldu. && Çalıyorum kapınızı teyze, amca bir imza ver . Çocuklar öldürülmesin şekerde yiyebilsinler. (Şengül Gedik)
1945 yılında nükleer saldırının sonrasında gecen bir hikaye. Kahramanımız Yuka, Amerikalı sevgilisi Sam, kardeşi, eniştesi ve çocuklarıyla olan ilişkilerini birinci ağızdan anlatıyor. Hiroşima'nın Tohumları derken saldırıdan sonra doğan çocuklar kast edilmiş. Kardeşinin "ucube" bir çocuğunun doğması olayları içinden çıkılmaz hale getiriyor. Kültürümüze ya da artık aşina olduğumuz Avrupa-Amerika kültürlerine uzak, değişik bir anlatımı var. İçinde birçok Japonca sözcük geçiyor. Kapağının aksine, kesinlikle bir çocuk kitabı değil. (Çağrı Doğan)
--reklam--
Hiroşima'nın Çicekleri ile Tohumları PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Edita Morris - Hiroşima'nın Çicekleri ile Tohumları kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Hiroşima'nın Çicekleri ile Tohumları PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Edita Morris Kimdir?
Edit (Edita) Dagmar Emilia Morris,(kızlık soyadı Toll) (d. 5 Mart 1902, Örebro, İsveç - ö. 1988) İsveç asıllı ABD'li yazar.
Hayatı ve çalışmaları
Edita Morris Stokholm'de büyüdü ve gazeteci-yazar Ira Victor Morris (d. 1903 - ö. 1972) ile evlendi. Eşinin babası Ira Nelson Morris, Stokholm'de bir ABD diplomatı olarak görevde bulundu.
Daha çok Hiroşima'nın Çiçekleri (1959) romanıyla tanınır. Romanı yazarken japonolog oğlu Ivan Morris'in ABD Deniz Kuvvetleri'nde çalışırken Hiroşima'ya atom bombası düştükten hemen sonraki ziyaretten kalan deneyimlerinden yararlanır. Kitap 39 dile çevrilmiştir.
Varlıklı ailelerden gelen karı-koca Hiroşima'da bir hastane yaptırdılar. Ölümünden sonra Edita ve Ira Morris Hiroşima Kurumu Barış ve Kültür için Ödül, daha çok Hiroşima Ödülü olarak bilinen ödül tanınmaya başlanmıştır.
--reklam--
Edita Morris Kitapları - Eserleri
- Hiroşima'nın Çicekleri ile Tohumları
- Hiroşima'nın Çiçekleri
- Hiroşima'nın Tohumları
- Nasıl mısın İyi misin?
- Vietnam'a Sevgiler
- Vietnam'a Sevgiler
--reklam--
Edita Morris Alıntıları - Sözleri
- “Mlle, gelecekteki kuşaklar, benim «mağara resimlerim» için ne düşünecekler dersiniz? Avrupadaki ünlü mağaralarda, ilkel insanların yaptıkları resimler hala duruyor; resimler, insanın o zamanki en büyük düşmanını, yırtıcı hayvanları gösteriyor. Bundan yüz yıl, bin yıl sonra benim insan kanıyla çizilmiş resimlerimi görenler ise günümüzde insanın en büyük düşmanının İNSAN olduğunu öyrenerek şaşıracaklar. Evet, insan! Ah, tatlı bir kaplanı nasıl özlüyorum!” (Vietnam'a Sevgiler)
- Bel kemiğime dokundu , bu nedir , diye sordu , belkemiğimdir, dedim güldüm. Garson, sırtındaki bel kemik, diye bağırdı . Gövdeni dik tutuyor, bir de yüreğinde belkemik olmalı. (Nasıl mısın İyi misin?)
- Dedim ki: gelecek Cumartesi biz evleneceğiz, gelecek Cumartesi cabuk gelir, gelecek Cumartesine kadar çok şey olur, bu cevabı Daryl verdi. Ben sordum: ne, Daryl cevap verdi: çok şey. (Nasıl mısın İyi misin?)
- Sadece sevgi duyuyordum şimdi! Garip! Onu sevmeye yeni yeni başlıyordum - sargılar altında çirkinleştiği zaman... Öylesine büyük bir sevgiydi ki bu, baharda buzlar nasıl çatlarsa, yüreğim de öyle çatlayacak sandım. (Nasıl mısın İyi misin?)
- Üçümüz de küçük, basit insanlarız. Günümüz dünyasındaki büyük olaylar yüzünden, büyük insanlar gibi davranmak zorunda kalıyoruz. (Hiroşima'nın Çicekleri ile Tohumları)
- Gözleri sincabın kırmızı kuyruğunda, daha büyük bir soruya cevap arıyorlar. O sincabın kuyruğundaki tüylerden bir tekini bile yaratamaz insanoğlu, ama canlıları yok etmekte uzmanlaşmıştır. Niye? (Hiroşima'nın Çiçekleri)
- Acı çekmeyenler acı kelimesini ne rahat kullanıyorlar... (Vietnam'a Sevgiler)
- Ama ölmüş gibi değildim artık. Ah Dan, ikimiz de yaşamalıyız! Sen on yedisindesin daha, öğrencisin. Ben de yaşlı değilim. Biz Asyalıların ölme hakkından başka hakkımız yok mu? (Vietnam'a Sevgiler)
- Ha! Ağaç orada duruyordu! Pembe sabah ışığında, meltem uzun dallarını kımıldatmaktaydı. Dalları neye benzemektedir? Kendi kendime bu soruyu sordum. Evet, saman şiltenin üstündeki dağınık saçlarına! Sevinçle bağırdım o anda. Demek ağacımla sen, bir bakıma aynı şeydiniz. Kiraz ağacını severken bu arada hep seni sevmişim, Dan! Fısıldadım Seni seviyorum. Seni seviyorum. Evet, şimdi şuna karar verdim Sana gideceğim, Vietnam'a kadar yüzmek zorunda kalsam bile. (Vietnam'a Sevgiler)
- Bayan, insanın zayıf yanlarına bakmadan edemiyorlar. Bunu farkında olmadan yaptıklarını sanıyorlar. Bana kalırsa, isteyerek, sadistçe yapıyorlar.. (Nasıl mısın İyi misin?)
- Zenciler gülümsemelidir, yoksa beyazlar onları işe almaz, Smith öyle diyor. (Nasıl mısın İyi misin?)
- Sincabın kuyruğundaki tüylerden bir tekini bile yaratamaz insanoğlu,ama canlıları yok etmekte uzmanlaşmıştır. (Hiroşima'nın Çiçekleri)
- Lütfen sizi rahatlatacak bir hayvan bulunuz. Bir köpek bile yalnızlık çeken bir insanın içini rahatlatır. (Vietnam'a Sevgiler)
- ‘’Hayata verilebilecek tek bir şeyim var. Ölümüm’’ (Hiroşima'nın Tohumları)
- Ufacık bir yalan, gerçeğin keskin bıçağından iyidir (Hiroşima'nın Tohumları)
- Biz Asyalıların ölme hakkından başka hakkımız yok mu? (Vietnam'a Sevgiler)
- Hadi uyku gel artık! Faydasız Yalnız insanlara gelmez uyku. (Hiroşima'nın Çicekleri ile Tohumları)
- Bir ölünün umutlanması olmayacak şey ama ben de bunu umut etmekteyim. (Vietnam'a Sevgiler)
- Coca'ya yeni diş verin , yoksa işsiz kalacak. Zenciler gülümsemelidir, yoksa beyazlar onları işe almaz. (Nasıl mısın İyi misin?)
- Güzellik nedir? Anne'nin güzelliği, uçuşan yapraklara benzeyen ayaklarından başlıyor, biçimli, uzun bacaklarına tırmanıyordu. Kalçalarıyla göğüsleri, pamuklu elbisesinin altında dört elmayı andırıyordu. Boynunun üstüne beşinci bir elma kondurulmuştu: yuvarlak, ufacık başı. Saçları omuzlarına dökülüyordu. Gülümsedi. (Nasıl mısın İyi misin?)
Yorumlar
0 yorum