Kitap Künyesi

Yazar: İsmail Gezgin

Yayın Evi: Redingot Kitap

İSBN: 9786056911934

Sayfa Sayısı: 232

--reklam--

Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır? Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

İnsanın uğraşı, kendinin inşasıdır, tamamlanma ve bütünlenme gailesi. İnsan, konuştukça konuşlanır, konar ve yerleşir.

Dille kaybettiğinin yerine, yine dille yenisini ikame etmeye çalışır. Ulaşmayı amaçladığı hep geride bıraktığıdır. Binlerce yıllık bu kimlik inşası, insanın hayvan bedenine giydiği mana dünyasını oluşturarak onu rasyonel örgütlü bir toplumsal varlığa dönüştürür. Homo narrans doğadan yonttuğu harflerden kurduğu metinlerle ve ölümlülüğünün üzerine giydiği ölümsüz simgesellikle, minik parçalardan oluşan büyük öyküler yaratıcısıdır.

Mitler, doğanın bir parçası olarak çevresiyle etkileşiminin insandaki dilsel yansımalarıdır, onun doğa üzerinde kurmaya çalıştığı hâkimiyetin öyküleridir. Bu anlamıyla mitler, insanın kendini inşasında kullandığı, kendisi tarafından yaratılan yapı taşlarıdır. İnsan nedir? sorusuna verilecek yanıtların toplamıdır. İnsan kendi anlatısıdır; onun bedeni, dünyası, yaşamı ve kültürü hem ürettiği hem de içinde rol aldığı mitler ve masallarda varlık bulur.

İçinde yaşadığımız, baştan sona dille ve dilde inşa edilmiş bir Homo sapiens dünyasıdır.

Senaryosunu kendi yazdığı bir yaşamı ölmek istemeden yaşayıp ölen insan, hem yaşamına hem de katlanamadığı ölüme anlam yükleme çabasıyla dilin ipine sarılarak kendini anlatıların kör kuyularına bırakmıştır. Belki de bu yüzden Homo sapiens bir Homo narrans’tır yani hikâye anlatan insandır.

İnsan niçin hikâye anlatır? sorusunun binlerce yıllık izini süren bu kitap, mitler ve masallar eşliğinde okuyucuyu heyecanlı bir yolculuğa çıkarıyor.

Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır? Alıntıları - Sözleri

  • Bir hayatın olduğunu bilmek kaybedecek bir şeyinin olduğunu da öğrenmek anlamına gelir.
  • Bilmek ölümsüzlüktür.
  • Bir hakikat bilgisi olarak ölüm bakiyken, yaşam onun kısa süreli kesintisi görünümündedir. Yaşam ölüm yolculuğudur veya yaşamın anlamı ölmektir.
  • Kendine bakan hayvanın gözlerinde kendi suretini gören hayvan, hayvan olmaktan uzaklaşır. Bu insan oluşun en kısa tanımıdır belki de.
  • Mitler her ne kadar bazen bir karakterin yaşamını konu alsa da toplumsal bilinçdışının bilince yansımasıdır. Bu nedenle aktarılan mitik öykü bireyin değil toplumsalın öyküsüdür ve onun taleplerini dile getirir.
  • İnsan kafasından atamadığı ölümlülük bilgisinin neticesi olarak, içinde yaşadığı hayatı başka bir yaşamın simülasyonu şeklinde yorumlamıştır.
  • Arzuların tatmin edilmesi için bilmek şarttır çünkü bilmek zaten arzu eksikliğidir.
  • Dünyada görünen hiçbir şey gerçekte olduğu şey değil, o dilin içine mahkum edilen, dilde algılanan, öğrenilen şeydir.
  • İnsani dilde hayvan olanın ânı yaşamasına karşın, bilmenin tüm olanaklarıyla donanmış insan ânı, şimdiki zamanı yaşayamaz. O geçmişle gelecek arasındaki bir sürece sıkışmış tarihsel bir varlıktır.
  • Uygarlığın yasalarının koyucusu ve yürütücüsü yetişkinler, çocukların özgür yaşam ve arzularının akışı önünde bir engel teşkil etmektedir.

Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır? İncelemesi - Şahsi Yorumlar

İnsanı doğadan koparan, sadece homo sapiensle iletişim kurmasını sağlayan ve doğanın dilini tamamen unutturan kurgusal dillerin inşasını ve etkilerini anlatıyor. İnsanlık zalim olmaya ve ötekileştirmeye kurgusal dili geliştirmekle başlamıştır. Bu en çok da kadınların ötekileştirmesine sebep olmuştur. Bütün mitler, masallar ve hikayeler dışarıdan bakınca çok masum görülebilir ama şu anki vahşi kapitalist düzenin başrol oyuncuları olmuşlardır. İçerikleri ve üstlendikleri misyonları insanı, homo deus yapmaktır. Fakat iç içe yaşadığı doğanın kanunlarına karşı gelmesini, bazılarını ötekileştirmeyi ve bazılarına iltimas sağlanmasını öğütlemektedir. Dil, homo sapiensin ürettiği en etkili kitle imha silahı haline gelmiştir. Dil ile insanlar bir arada yaşayıp kendinden olmayanı öldürmeye, yok saymaya başlamıştır. Dil ile beraber ırklar ve ırkçılık çıkmıştır. Kısacası şu an ki yaşam tarzımızın mimarı kendisi… Kesinlikle yatırım tavsiyesidir. (YT)

Mitler, hikayeler, romanlar ve masallar nasıl ve neden ortaya çıktı? Medeniyetin ve teknolojinin gelişmesi, erek egemen bir dünya anlayışı neden ve nasıl ortaya çıktı? İnsan neden "anlatır". Bu konulara ilginiz varsa bu değerli kitabı tavsiye ediyorum. (Oğuz MERİÇ)

İsmail Gezgin'in homo sapiens ve sapiens sapiens türü ile ilgili bildiği en doğru kelime, kavram bu kitabın ana teması oluşturmuş. Anlattığı şey Homo Narrans olsa da alttan alta asıl meselenin Ölüm ve bilmek üzerine olduğu gerçeğinin üzerine dili ve anlatıyı eklemiş. Kitap boyunca; insanlık tarihinden, kültürden, uygarlıklardan, masallar, anlatılar, mitler, kadının konulduğu yer, düşünce dünyası vs. bahsedilir ve tüm bunlar bir tarih kitabı ya da antropolojik, arkeolojik verilerin içerdiği bir kitap olmanın dışına çıkarır bu kitabı. Bu kitap günümüzü şekillendiren kadim bilgilerin kodlarımıza kazındığını anlatır bize. İçerisindeki masallar, ilginç bilgiler kitabı ilgi çekici kılar. Bu kitaptaki bilgileri birçok kitaptan edinmeniz kolay olacaktır ama vurguladığı şey olan "bilmek" ve "ölüm" ve sonuçları çok az kaynakta geçer. Bu bakımdan kitap kendini üst sıralara yerleştirir. (H. Ferventis)

Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır? PDF indirme linki var mı?

--reklam--

İsmail Gezgin - Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır? kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır? PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı İsmail Gezgin Kimdir?

1988 yılında Ege Üniversitesi Klasik Arkeoloji Bölümünü bitirdikten sonra aynı okulda Yüksek Lisans ve Doktora eğitimini de tamamladı. 1995 yılından bu yana Ege Üniversitesi, Turizm ve Otelcilik Yüksekokulu, Turist Rehberliği Bölümü'nde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. İsmail Gezgin, Anadolu'nun birçok yerinde arkeolojik kazılara katılmasının yanı sıra İzmir ve çevresinde yapılan yüzey araştırmalarında da bulunmuştur. İsmail Gezgin, Psikeart, Memlekent, Artist ve Gastro dergilerinde sanat, arkeoloji, tarih ve yemeğin kültür tarihi konulu yazılar yazmakta ve Çeşme'de yaşamaktadır.

--reklam--

İsmail Gezgin Kitapları - Eserleri

  • Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?
  • Sanatın Mitolojisi
  • Gılgamış
  • Cinsellik ve Erotizm
  • Uygarlaşan İştah
  • Masalların Şifresi
  • Fallusun Arkeolojisi
  • Aynadaki Herodotos
  • Alacaat'tan Alaçatı'ya
  • Arkaik ve Klasik Dönemde Batı Anadolu
  • Tarih Boyunca Çeşme

--reklam--

İsmail Gezgin Alıntıları - Sözleri

  • İnsan kafasından atamadığı ölümlülük bilgisinin neticesi olarak, içinde yaşadığı hayatı başka bir yaşamın simülasyonu şeklinde yorumlamıştır. (Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?)
  • İşte size bir gerçek: İnsan kendini kandırandır. (Fallusun Arkeolojisi)
  • Dünyada görünen hiçbir şey gerçekte olduğu şey değil, o dilin içine mahkum edilen, dilde algılanan, öğrenilen şeydir. (Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?)
  • Haz isteği doyumsuzdur ve akıldan yoksun kişide, her şey bu isteği tahrik eder. (Devlet IV. 431b-432c) (Fallusun Arkeolojisi)
  • "Soru çok eski: Nereden geliyoruz? Antik Yunan halkı der ki, insanı tanrılar kilden şekillendirdiler. Şimdi biliyoruz ki biz Afrikalıyız ve bedenimiz doğal seçilim tarafından şekillendirilmiş. (Wrangham 2009:8) (Uygarlaşan İştah)
  • Mitler her ne kadar bazen bir karakterin yaşamını konu alsa da toplumsal bilinçdışının bilince yansımasıdır. Bu nedenle aktarılan mitik öykü bireyin değil toplumsalın öyküsüdür ve onun taleplerini dile getirir. (Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?)
  • "Geçmişi bilenler bugüne hakim olanlardır. Bugüne hakim olanlar geleceğe yön vereceklerdir." (G. ORWELL, 1984) (Gılgamış)
  • Çünkü kadın doğası gereği güce ve iktidara sahiptir. Güç ve iktidar için çalışması ve kudretli olması gereken erkektir. (Fallusun Arkeolojisi)
  • Lukianus, dünyayı iki tiranın yönettiğini söyler: Umut ve korku. (Sanatın Mitolojisi)
  • Mitoslar antik çağların psikolojilerini yansıtır. Sanat da, en azından başlangıçta, psikolojik bir ihtiyaçtan kaynaklanmıştır. İnsanın kitonyen doğasının karanlığından ortaya çıkmış Apollonik ürünlerdir. Bu anlamda mitoslarla sanatın aynı kaynaktan çıktığını ileri sürebilirim. (Sanatın Mitolojisi)
  • Yoksulluk bir uygarlık icadıdır. J.Zerzan (Uygarlaşan İştah)
  • Uygarlık başkalarına karşı işlenmiş suçların toplamıdır. Birilerinin güzeli kapmasıyla diğerleri ötelenmiş, çirkinlere mahkum olmuştur. (Fallusun Arkeolojisi)
  • Şu halde diyebiliriz ki, insanın geçmişe ve geleceğe yüklediği gerçeklik şimdiki zamandan hareketle mümkün olmaktadır. İnsanın yapma­ya çalıştığı şey, yaşamının anlam kazanması amacıyla bir gerçeklik arayışı, hatta inşasıdır. Sahip olunan bilgiden ha­reketle yapılan bu inşa kaygan bir zemin üzerinde yüksel­mektedir ve bugünün koşullarına göre yeniden yeniden üretilir. (Gılgamış)
  • Kentsel yaşam insana yeni engellemeler getirmektedir. Üstelik bu engellemeler, tanrısal yasalar ve yazıyla insanı daha keskin hatlar içerisine hapsetmektedir. İnsanın dil yoluyla tanıştığı kültür, yazı yoluyla kader olmaktadır.İnsan kendi çizdiği dairenin içerisinde hapsolmakta, anne yasaklamakta ve bilinçdışı yarığı genişlemektedir. Doğada küçük klanlar halinde ve özgür yaşayan insan için, sınırları yazıyla ve yasaklarla belirlenmiş bir hayatın başlangıcıdır. Kaderin insanın alnına yazılamasıdır bu. (Gılgamış)
  • Erkek egemen toplumların kadın görünümlü erkeklerden nefret ettikleri çok açıktır. Bu tür marjinallikler bilinçdışının yansımalarıdır ve toplumun homofobisini açığa çıkarırlar. (Fallusun Arkeolojisi)
  • Mitler, boş zamanlarda anlatılmak için uydurulmuş fantastik hikâyeler değildir; binlerce yıllık toplumsal yaşamın tüm yasal çerçevesi ve özüyle sürekli yeni bireylere aktarılması ve onların sisteme kazandırılmaları için fonksiyon yüklenen makinelerdir. (Sanatın Mitolojisi)
  • Bir hayatın olduğunu bilmek kaybedecek bir şeyinin olduğunu da öğrenmek anlamına gelir. (Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?)
  • Atın evcilleştirilmesi M.Ö 5. bin yıl sonlarında Ukrayna’da gerçekleşmiştir. Eşeğin ise Eski Mısırlılar tarafından yine M.Ö 400 dolaylarında evcilleştirildiği bilinmektedir. (Uygarlaşan İştah)
  • Doğada ne ihtiyacından fazlasını yiyen ne de şişman bir hayvan vardır. Uygarlaşan iştahıyla insan karnını da gözünü de doyuramaz hale geldi. Uygarlık ilerlemiş ve onun sonucu olan tatminsiz bireylerde gittikçe büyüyen mideyle birlikte açgözlülük de artmıştı. İnsan kentcilleşmiş, evcilleşmiş ve doğasından uzaklaşarak midesini bedeninin dışına taşımayı başarmıştı. Artık doyurulmayı bekleyen midelerin yerini doldurulması gereken cepler, para kasaları, depolar, bankalar almıştı. Gözün doyumsuzluğu midenin açlığını bastırmış, iştah uygarlaşmıştı. (Uygarlaşan İştah)
  • Bir hakikat bilgisi olarak ölüm bakiyken, yaşam onun kısa süreli kesintisi görünümündedir. Yaşam ölüm yolculuğudur veya yaşamın anlamı ölmektir. (Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?)