Kitap Künyesi

Yazar: Hüseyin Rahmi Gürpınar

Yayın Evi: Karbon Kitaplar

İSBN: 9786057972941

Sayfa Sayısı: 77

--reklam--

İki Hödüğün Seyahati Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

“Yaşamanın girdiğimiz her iki devresinde bir anlık huzur aramak ne abes bir ümittir. Biçare hayvan, sahibinin malı olmak eziyetinden kurtuldu; ama insanların işkencesinden kaçamadı. İnsan, insanın canavarlığından nereye sığınabiliyor ki bu emniyetli yeri o aciz mahlûk keşfedebilsin?”

“Hüseyin Rahmi, komiği bir yerde durdurmasını bildiği için güzeldir. Bunu bazen adeta farkında olmaksızın yapar. O zaman bir Meftun Bey’in, bir Raci’nin gülmekten daha başka bir şeye, daha yüksek bir şeye layık olduğunu anlarız. O zaman sevmek ve acımak dediğimiz mucizeli dünyaya gireriz.”

- Ahmet Hamdi Tanpınar

--reklam--

İki Hödüğün Seyahati Alıntıları - Sözleri

  • Ne kadar bağırır çağırırlar üzüntüsünü göstermeleri ne derece şiddetli olursa kendilerini o nispette sevgisini göstermiş sayar
  • Ölüm yol, türe bilmiyor... insafsız, sağır ecel kimseden bir şey sormuyor...
  • Bir yere gidiyorlar ama nereye?
  • bu hayvan, birkaç milyon servet bıraksaydı, etrafında ona mensubiyet iddia edenlerin gürültülerinden, matemlerinden durulmazdı
  • Mazi neler yutuyordu neler..
  • Ben çok şükür müslümanım, ehl-i imanım.
  • Bu herifte lakırdı anlamıy ki.
  • Hangimiz merhamete daha layıktık?
  • Biz gidiyik amma memlekete mi gidiyik, nereye gidik?
  • Bu acı suyu içtik, büsbütün açlığım geldi.
  • Çünkü bu hayvanların orduları, mahkemeleri, savcıları yoktur. Kimse için onları öldürme de bir sakınca yoktur.
  • Dünya yuvarlakmış. Yok ananın örekesi... Allah esirgesin dünyayı karpuz gibi yuvarlak bile desek üst tarafa gelenler rahat rahat otururlar. Ama alt tarafta kalanlar sapır sapır aşağı dökülmezler mi?
  • İnsan, insanın canavarlığından nereye sığınabiliyor ki, bu güvenli yeri o aciz mahluk keşfedebilsin.
  • Hangimiz daha acınacak haldeydik? Elbette ben... Ölüm onu koruyuculuğu altına almıştı.
  • Ah efendim, ilk kavuşmamız nasıl olacak?

--reklam--

İki Hödüğün Seyahati İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Küçük hikayelerden oluşan dili halk dili anlatımı akıcı mizahi bir anlatım ve iyi bir gözlemle yazılmış bir çırpıda okunabilecek gerçekçi bir öykü kitabı. (Ümran)

6 öyküden oluşan kitabın özellikle kitaba da adını veren ilk öyküsü “İki Hödüğün Seyahati” ve kitabın son öyküsü “Tövbeler Tövbesi” öykülerini yüzümde bir tebessümle okudum. Hüseyin Rahmi'nin Hayvanlara yapılan zulmü anlattığı "Nasıl Öldürdüler" öyküsü insanın hayvanlara karşı vicdansızlığına dikkat çekiyor. “Büyükana” öyküsü insanın içini acıtan bir öykü. Toplam 6 güzel hikayenin olduğu kısa ve güzel bir kitap. Öyküler: - İki Hödüğün Seyahati - Nasıl Öldürdüler? - Müslüman Mahallesinde Bu İş Olur Mu? - Arzın Yuvarlaklığına İnanmıyor - Büyükana - Tövbeler Tövbesi (Alper Kanık)

-DİKKAT SPOILER İÇERİR- H.Rahmi okumayı seviyorum Iş bankası Kültürden çıkan kitaplarıyla başlayıp bu yayınevinden çıkan kitaplarıyla devam ettim. H.Rahmi dönemin insan manzaralarını mizahi bir dille suratınıza çarpıyor hatta sıklıkla o suratınıza çarpılan insan manzaralarının günümüzde de olduğunu üzüntüyle fark ediyorsunuz... O nedenle H.Rahmi okumanızı tavsiye ederim. Gelelim iki hödüğün seyahatı adlı kitabina ne yazik ki coğu kelime eski türkçe zor da olsa anlıyorsunuz keşke günümüz türkçesi ile baskısı olsa dedirtti. Kitaba ismini veren hikaye de iki saftiriğin büyükada macerası var. Bu hikayede insanların saflığından yararlanmadan ,giyim kuşanıma göre itibar görmenize kadar pek çok şey var... Bu arada heybeliadada faytoncuların olduğundan bahsetmiş hala da adalarda faytonculuk diye adlandırılan meslek devam ediyor değişmemiş... Ecir ve Sabır'ın özünde insanın acısına saygı duymaman yergisi vardı özellikle sonunda güldürdü ecircileri sopalayan ana sayesinde. Nasıl Öldürdüler adlı hikayesi beni mahvetti... Neden mi odak noktası gariban "dertli"adındaki yaşlı eşeğe yapılan zulüm vardı. Yazar burda çocukların içindeki kötülüğe değinmiş Sineklerin tanrısındaki gibi ayrıca sonunda o eşeğin arkasında bıraktığı milyonları olsa ağlayanı çok olurdu diyerek noktayı koymuş. Yalan mı ... Müslüman Mahallesinde Bu Iş Olur mu adlı hikayesinde de tipik gelin -kaynana-koca olaylarına mizahi dille değinmiş. Bu kitapta bir tek Arzın Yuvarlaklığına Inanmıyor adlı hikayeye bir anlam veremedim. Olay dünyanın yuvarlak olduğuna inanan/inanmayanla başlayıp Ali Lütfullah ve büyükanasının hikayesine geçiyor... hem de bir anda ... bu nedenle ben de baskı hatası olmuştur dedim bu nedenle de puan kırdım. En çok güldüğüm gene herhalde savaş zamanı geçen Tövbeler tövbesi oldu. O hikayedeki iaşe- anladığım kadarıyla kartla- ile erzak dağıtımının ana hattı üzerinden mizah yaparak ilerlemiş usta.... Bu arada bazı insanların H. Rahmi Gürpınar'a hadsizce laf attığını görüyorum. Evet zevkler renkler farklıdır ama döneminden yıllar sonra da okunan hatta okurken hem düşündüren hem de güldüren KALEMLERE EN AZINDAN SAYGI DUYUN! Nacizane tavsiyem budur. (Arzu Onuklu)

--reklam--

İki Hödüğün Seyahati PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Hüseyin Rahmi Gürpınar - İki Hödüğün Seyahati kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de İki Hödüğün Seyahati PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Hüseyin Rahmi Gürpınar Kimdir?

17 Ağustos 1864 tarihinde İstanbul'da doğdu. Hünkâr yaveri Mehmet Sait Paşa'nın oğlu olan Hüseyin Rahmi, üç yaşında iken annesinin ölümü üzerine, Girit'te bulunan babasının yanına gönderildi. İlkokula başladı ancak babasının evlenmesi üzerine altı yaşında tekrar İstanbul'a anneannesinin yanına gönderildi ve eğitimine burada devam etti. Yakubağa Mektebi, Mahmudiye Rüşdiyesi ve idadide okuyan Hüseyin Rahmi, tarihçi Abdurrahman Şeref Bey'in himayesiyle Mekteb-i Mülkiye'ye girdi (1878). Okulun ikinci sınıfında iken ciddi bir hastalık geçiren Hüseyin Rahmi buradaki öğrenimini yarıda bıraktı (1880). Kısa bir süre, Adliye Nezareti Ceza Kalemi'nde memur, Ticaret Mahkemesi'nde Azâ Mülazımı olarak çalışan Hüseyin Rahmi hayatını kalemiyle kazanmaya çalıştı.

1887'de Tercüman-ı Hakikat gazetesinde yazmaya başlayan Hüseyin Rahmi, ardından İkdam ve Sabah gazetelerinde mütercim ve muharrir olarak çalıştı. II. Meşrutiyet döneminde 37 sayı süren Boşboğaz ve Güllâbi adlı bir gazete çıkardı. İbrahim Hilmi Bey ile birlikte çıkardığı Millet gazetesi de uzun ömürlü olmadı. 1925-1927 yılları arasında yayımlanan Türk Kadın Yolu adlı derginin yazarları arasındaydı. Sonraki çalışmalarını İkdam, Söz, Zaman, Vakit, Son Posta, Milliyet ve Cumhuriyet gazetelerine neşretti. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 5. ve 6. dönemlerde Kütahya milletvekili olan Hüseyin Rahmi, ömrünün son otuz bir yılını geçirdiği Heybeliada'daki köşkünde 8 Mart 1944 tarihinde öldü ve oradaki Abbas Paşa Mezarlığı'na defnedildi.

Edebiyat hayatı

Hüseyin Rahmi Gürpınar; İstanbul halkının toplumsal, töresel yaşantılarını, aile geçimsizliklerini, batıl inançlarını, yaşadığı çağdaki Türk toplumunun geçirmekte olduğu krizleri hümuristik bir mizah dehasıyla anlatır. Servet-i Fünûncuların yaşıtı olduğu halde, ayrı bir sanat görüşünü sürdürür. Romanlarındaki kahramanların çoğu 19. yy sonu İstanbul'un canlı, renkli insan, hayat manzaralarıdır. Eserlerinde Anadolu yoktur. Mizahı, güldürücü olduğu kadar, gülünç yönlerimizin yansıtılması, hicvedilmesi için gerekli bir araçtır. Hüseyin Rahmi, seçtiği tipleri seviyelerine uygun, ustaca konuşturur ve olayları gülünçlü, acıklı yönleriyle belirtir. Kuvvetli bir gözlem gücü vardır. Realist, natüralist bir görüşle "toplum için sanat" yapar. Ertem Eğilmez tarafından 1976 yılında çekilen Süt Kardeşler sinema filminin konusu Hüseyin Rahmi'nin Gulyabani (1913) isimli romanından uyarlanmıştır. Bağımsız sanatçılardan biri olarak da anılır.

Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın romanları ve öyküleri yeni nesiller tarafından da kolayca anlaşılabilmesi için 1960 sonrasında içinde Mustafa Nihat Özön'ün de yer aldığı bir edebî kurulca sadeleştirilmişti. Bu sadeleştirme kimilerince yerinde bulunurken kimileri de özgün dilin dokunulmadan bırakılması gerektiğini savunmuşlardı.

Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Hüseyin_Rahmi_Gürpınar

--reklam--

Hüseyin Rahmi Gürpınar Kitapları - Eserleri

  • Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç
  • Gulyabani
  • Efsuncu Baba
  • Mürebbiye
  • Gönül Bir Yel Değirmenidir Sevda Öğütür
  • Şık
  • Şıpsevdi
  • Hazan Bülbülü
  • Melek Sanmıştım Şeytanı
  • Hakka Sığındık
  • Gulyabani - Gönül Ticareti
  • İki Hödüğün Seyahati
  • Evlere Şenlik Kaynanam Nasıl Kudurdu?
  • Ben Deli miyim?
  • Cadı
  • Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç - Melek Sanmıştım Şeytanı
  • Kadınlar Vaizi
  • Gönül Ticareti
  • İffet
  • Sevda Peşinde
  • Kesik Baş
  • Mürebbiye - Şeytan İşi
  • Şeytan İşi
  • Deli Filozof
  • Meyhanede Kadınlar
  • Dirilen İskelet
  • Kaderin Cilvesi
  • Utanmaz Adam
  • Nimetşinas
  • Tesadüf
  • Boşanmış Kadın
  • Hayattan Sayfalar
  • Öldüren Öpücük
  • Kokotlar Mektebi
  • Kaynanam Nasıl Kudurdu? - Muhabbet Tılsımı
  • Mezarından Kalkan Şehit
  • Cehennemlik
  • Ölüm Bir Kurtuluş Mudur?
  • İnsan Önce Maymun muydu?
  • Acı Gülüş
  • Ölüler Yaşıyorlar mı?
  • Can Pazarı
  • Toraman
  • Metres
  • Mezarından Kalkan Şehit - Mutallaka
  • Billur Kalp
  • Eşkıya İninde
  • Bir Sevda Denklemi
  • Gulyabani / Gönül Ticareti / Melek Sanmıştım Şeytanı
  • Son Arzu - Evlere Şenlik Kaynanam Nasıl Kudurdu?
  • Dünyanın Mihveri Kadın mı, Para mı?
  • Tünelden İlk Çıkış
  • Nimetşinas - Toraman
  • İmrenilecek Bir Ölüm
  • Namuslu Kokotlar
  • Kesik Baş - Utanmaz Adam
  • Kesik Baş - Ölüm Bir Kurtuluş mudur?
  • Efsuncu Baba - Gönül Bir Yeldeğirmenidir Sevda Öğütür
  • Tesadüf - Muhabbet Tılsımı
  • Eşkiya İninde / İki Damla Yaş
  • Kadın Erkekleşince
  • Aşk Batağı
  • Namusla Açlık Meselesi
  • Cadı Çarpıyor - Şakavet-i Edebiyye
  • Gulyabani
  • Eti Senin Kemiği Benim
  • Son Arzu - Tokuşan Kafalar
  • Gazetecilikte İlk Yazılarım
  • Tesadüf / Şeytan İşi
  • Gazetecilikte Son Yazılarım 3
  • Gazetecilikte Son Yazılarım 2
  • Şehirde Bir Şekavet
  • Tutuşmuş Gönüller
  • Son Arzu
  • Gazetecilikte Son Yazılarım 1
  • Muhabbet Tılsımı
  • Gazetecilikte Son Yazılarım 4
  • Mezarından Kalkan Şehit
  • Nimetşinas - Hakk'a Sığındık - Meyhanede Kadınlar
  • Salgından Allah'a Sığındık
  • Çocuk Yüreklerde Seçme Öyküler
  • Çocuk Yüreklerde Gulyabani
  • Sanat ve Edebiyat

--reklam--

Hüseyin Rahmi Gürpınar Alıntıları - Sözleri

  • - Kocasını şiddetle seven bir kadın için mutlu olmasın? - Bir taraflı muhabbetlerden çoğunlukla felaketler doğar. Oğlan onu sevmedikten sonra geçim olur mu? (Kadın Erkekleşince)
  • Saçı uzun aklı kısa hükmüyle alnımıza birer ahmaklık damgası vurmuşlar, bu uğursuz etiketin altında insanlığımız unutulup gidiyor. (Kadınlar Vaizi)
  • "Zaten aileler içinde ne kadar fasit ve münasebetsiz olursa olsun hep kadının dediği olur. Erkeğin amirliği laftan ibarettir." (Son Arzu - Evlere Şenlik Kaynanam Nasıl Kudurdu?)
  • İnsan insanın aynasıdır derler. (Hazan Bülbülü)
  • Acı bir tecrübenin verdiği uğursuz bir netice ile söylüyorum ki güzellikle zekânın birleşmiş olduğu bir kadınla evlenmeye kimse özenmesin. (Öldüren Öpücük)
  • Zaman her şeyin foyasını meydana çıkarmak kuvvetini haizdir. Haiz: sahip, malik (Şıpsevdi)
  • Bir kadının gönlüne cidden sahip ve hakim olamadıktan sonra onu zorla,baskıyla kendinize boyun eğdirmiş görünmekte ne lezzet bulunur? (Sevda Peşinde)
  • - "Bana bir kelime yalan söylemenin ne büyük bir cinayet olduğunu anlayabilsen." (Tesadüf)
  • insan yasak edildiği şeye şiddetle düşkün oluyor .. (Melek Sanmıştım Şeytanı)
  • Hayriye hanım:"Zaman pek tuhaf oldu.Doğru söyledin mi adama sinirli diyorlar.Biraz daha ileri vardın mı deli diyorlar.Bu vakitte sinir herkeste var.Akıllısında da delisinde de.Ne işitirsen,ne görürsen ha evet efendim pekâlâ diyeceksin.Âlâ âlâ,hep aliyülâlâ.Fakat insaf ediniz.Âlâ denecek ortada ne var? Bu kıtlık mı âlâ.Evlatlar analarını babalarını öldürüyorlar o mu âlâ ?" (Mürebbiye - Şeytan İşi)
  • Kadın ölümle susturuluyor. Ne olduğu anlaşılmaya kalkışılmayan yara toprakla örtülüyor. Bu irinin binlerce benzeri toplum hayatında cerahatlerini saçıp duruyor. Kadın niçin gönlünü kocasından alıp da başkasına veriyor? Bu «fantazya» hercailiği midir? Yoksa bünyenin, ruhun yenilmez bir sempati, antipati zorlaması mıdır? (Gulyabani / Gönül Ticareti / Melek Sanmıştım Şeytanı)
  • "Köpek yestehlemekle deniz mundar olmaz." (Son Arzu - Evlere Şenlik Kaynanam Nasıl Kudurdu?)
  • — Tayfur, yolumdan çekil... — Hangi yolundan ulan? Yollar belediyenindir. (İnsan Önce Maymun muydu?)
  • Kanın temizleyemeyeceği hiçbir leke yoktur (Kaynanam Nasıl Kudurdu? - Muhabbet Tılsımı)
  • Vücudu yıprandıran şeylerin başlıcası gam, keder, üzüntü... (Cehennemlik)
  • Her zaman bela bize gelmez, bazı bazı gidip onu buluruz. (Can Pazarı)
  • Ziyade kabzedemem rızkımı mukadderden "Rızkımı kaderimin bana verdiğinden fazla alamam." (Gazetecilikte Son Yazılarım 2)
  • her ferdin ölümü kendi için bir kıyamet demektir (Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç)
  • "Ömür denilen şey sürekli değişimden ibaret. İhtiyarlık bir kere insanın yakasına çökerse artık geçmiş ola..." (Hazan Bülbülü)
  • Hiçbir hususta gerçekleri gizlemekle mutluluğu temin etmek mümkün olamaz. (Sevda Peşinde)