Kitap Künyesi
Yazar: Hüseyn Hilmi Işık
Yayın Evi: Hakikat Kitabevi
İSBN: 9789759211981
Sayfa Sayısı: 128
--reklam--
İngiliz Câsûsunun İ'tirâfları ve İngilizlerin İslam Düşmanlığı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
''M. Sıddık Gümüş'' mahlas ismi Hüseyn Hilmi Işık'a aittir.
Bu kitap üç kısımdan oluşuyor:
Birinci kısım, İngiliz casusunun itiraflarıdır. Bu kısımda, İngilizlerin İslâmiyyeti imh etmek için hazırladıklan ve yalanlar bildirilmekdedir. Bu kısımda yedi fasl vardır.
İkinci kısımda, İngilizlerin plânlarını, Müslümân memleketlerinde nasıl tatbîk ettikleri, devlet adamlarını aldattıkları, Müslümânlara neler yaptıkları ve Hind ve Osmânlı İslâm devletlerini yok ettikleri bildirilmekdedir. Kitâbımızın bu kısmı, Vehhâbîlerin tuzaklarına düşen zavallı Müslümânların, gafletten uyanmalarına sebep olacak ve Ehl-i Sünnet alimlerinin yazılarını kuvvetlendirecek vesikalar ile doludur.
Üçüncü kısım, (Hulâsat-ül-kelâm)dan tercüme olup, hak dînin İslâmiyyet olduğunu ispât etmektedir.
M. Sıddık Gümüş
--reklam--
İngiliz Câsûsunun İ'tirâfları ve İngilizlerin İslam Düşmanlığı Alıntıları - Sözleri
- İslam, kadınların haklarına ri'ayeti ve ona kıymet vermeği emr ediyor. Kur'anda, ( Erkeklerin meşru' suret de kadınlar üzerinde ( hakları) olduğu gibi, kadınların da, onların üzerinde ( hakları) vardır) deniliyor.
- ... İslamiyyete uymağı suç, ibadet yapmayı gericilik haline getirmeliyiz.
- İslâm şu'urlanmağı ve bilgi edinmeği emr ediyor. Kur'ânda, ( Yeryüzünde dolaşın ) deniliyor.
- İslamiyyete uyana gerici denir. Çıplak gezmek, içki, şehvet moda olur.
- ... Adem aleyhisselamdan bugüne kadar, her zeman, her yerde, kötü insanlar iyilere saldırmışlardır.
- Hâşâ zulm etmez hiç, kullarına Hüdâsı ! Herkesin çektiği, kendi işinin cezâsı !
- Dine istinad eden devletler daha uzun ömürlü ve daha nüfuzlu ve heybetli olurlar.
- Zikr, Allahü tealayı hatırlamak demektir. Bu da kalp ile olur. Zikr edince kalp temizlenir. Yani kalpten dünya sevgisi ş, mahluk sevgisi çıkar. Allah sevgisi yerleşir. Bir çok kimselerin kadın, erkek bir araya toplanarak hayhuy etmesi zikr değildir.
- İngilizler ne kadar çalışırlarsa çalışsınlar, hakiki Müslüman olan Ehl-i Sünneti yok edemeyecekler, kendileri yok olacaktır.Çünkü Allah-u Teala, İsra suresinin 81.ayetinde,"Bozuk yolda olanlarının zuhur edeceklerini fakat hak yolda olanların karşısında, bunların mağlup olarak, yok olacaklarını müjdelemektedir".
- İnsana sadakat yakışır, görse de ikrah, Doğruların yardımcısıdır,Hazreti Allah!
- (Dünyanın bütün devletleri ayağıma gelseler ve bütün hazinelerini dökseler, size bir karış yer vermem. Ecdadımın kanlarıyla aldıkları ve bugüne kadar muhafaza edilen bu vatan, para ile satılmaz.)
- Kadınların, kızların başı, saçı, kolları, bacakları açık olarak sokağa çıkmaları harâm olduğu gibi ince, süslü, dar, hoş kokulu elbise ile çıkmaları da harâmdır. Böyle çıkmalarına izin veren, razı olan anası, babası, zevci, kardeşi de onun günâhına ve azâbına ortak olurlar.
--reklam--
İngiliz Câsûsunun İ'tirâfları ve İngilizlerin İslam Düşmanlığı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Çoğunun uydurma kitap deyip karaladığı, bir kısmınında hemen okumalısınız dediği kitap. Bunlara değinmeyeceğim. Uydurma olup olmamasının önemli olmadığına inanıyorum; çünkü anlattığı ne varsa hepsi gerçek ve hepsi hâlâ olmakta. Kitaba başlamadan önce Lawrence denen İngiliz-Arabistanlı Lawrence'den bahsedeceğeni düşünmüştüm, ama durum sandığımdan daha karışık ve daha eski. Hempher diye bir ajandan bahsediyor kitapta. Hakkında pek fazla bir şey bulamadım. Yazdığı bir kitap var o da "İslam'ı Nasıl Yok Edelim" dediğim gibi kişinin gerçek olup olmaması önemli değil, çünkü İslam'ı yok etmek isteyen tüm insanlar hep aynı taktiği kullandı. Kitapta yazan çoğu şey kanımı dondurdu. Bu da yapılır mı? Bu nasıl olur? Şeytanın aklına gelmez. Geliyor ama insanın aklına. Şeytan da ne peh. Bu insanlar İslamiyet var olduğundan bu yana hilelerini geliştirdiler. Her dönem kendileri için bir zirve İslamiyet için ise bir güçtü. Baktı olmuyor. Taktiği ve hileyi değiştirdiler. Vehhabiliğin kurucusu Abdülvehhab. Kendisine selam verilirken(kitapta) bile nasıl "kibirli, böbürlü" bir mahluk olduğunu anlayabiliyoruz. Kibriya yani üstünlük Allah'a mahsustur. Zavallı bir insanı ise helak eder. Sahi bize ne oluyor anlamıyorum. Sanki her şeyin başlangıcıymışız gibi hal ve davranışlarımız. İslam'ı, Allah'ın Kelamını, İbadetleri, hepsini şakaya alıyoruz. Bir Hempher olmasa bile yüzlerce Hempher var ve hepsi içimizde yaşıyor. Bizimle birlikte namaz kılan biri bile olabilir o. Koskoca İslamiyet böyle bölündü işte. Kitapta Müslümanları bölmek, onları zayıflatmak ve yok etmek için hazırlanılan programlar şu an tam tıkırında işlenmiş ve hatta başarıya ulaşmış bile. Ya elin İngiliz'i Rus'u bizden daha çok ve daha iyi bizim dinimizi biliyor. Uygularken daha iyi uyguluyor hiçbir şeyi beceremiyoruz ama başkalarına çamur atmakta ya da kendimizi methetmekte üstümüze yok. Kitapta en beğendiğim ise Üçüncü Kısım "Hulasat Ül Kelam Risalesi" oldu. Bir insan hak din olan İslam nasıl en güzel şekilde davet edilirse o şekilde davet edilmiş. Tek din İslam nasıl en güzel şekilde anlatırsa o güzellikte anlatılmış. Hem de kısacık sayfada. Ümit ediyorum ki gerçek metni alıp okuyacağım. Allahın izniyle. Okumak lazım. İlim öğrenmek her Müslüman'a farzdır." Daha çok okumalıyız. O kadar cahilizki, bu kadarı bize yeter zannediyoruz. Oysaki eksikliğimizin başı arşa uzanıyor. RABBİM, kalbimizi dinin üzere sabit kıl. AMİN. " Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim, size nimetimi tamamladım, sizin için din olarak İslâmiyet’i beğendim." Maide 3 (minimalist)
Müslüman ülkelere gidip orada kaos ortamı oluşturup ve müslümanların dinlerinden dahi çıkmalarına sebep olan bir İngiliz casusu Hempher in itiraflarını anlatmaktadır kitap. Kitabın her sayfasını hayretler içerisinde okudum. Yapılan casusluklar insanlık dışı! En tuhaf olanı da şuydu ki Hempher yolunun bâtıl olduğunu biliyor ve ona rağmen bu yolda bir şeyler feda etmeye devam ediyor. Sahi ne oldu bizlere!!! Davasının bâtıl olduğunu bile bile bir şeyler feda eden Hempher e karşı, Müslümanım diye haykıran ancak bunun için kılını dahi kıpırdatmayan nesil... Elhamdülillah Müslümanım diyen herkesin okuması şiddetle tavsiye edilir. (1K Kullanıcısı işte)
Spoiler: Bu kitaba nasıl bir inceleme yazsamda herkes okusa acaba? Kitap oyle şeyler anlatıyor ki insan, ya bunu da mi yapmışlar, diyesi geliyor. 》Batıdan almamız gereken şeyin teknoloji olduğunu kültürün ise millî olmasi gerektiğini görememişiz. 》 Ingilizlerin butun ıslâm aleminde takip ettikleri siyasetin temeli ve aslı şu üç kelimedir.(parçala,hakim ol, ve dinlerini imha et.) Şu kadarını söyleyeyim alıntılara sığmayacak bir kitap, lütfen herkes okusun. Aklıma Emine Şenlikoğlu nun şu sözü geliyor; bir müslümana gel dinini birak derseniz size hakaret eder ve sizi dövebilir ama ona yavaş yavaş anlatabilirseniz dinini bıktırabilirsiniz. Okuyunn (Fat maa)
--reklam--
İngiliz Câsûsunun İ'tirâfları ve İngilizlerin İslam Düşmanlığı PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Hüseyn Hilmi Işık - İngiliz Câsûsunun İ'tirâfları ve İngilizlerin İslam Düşmanlığı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de İngiliz Câsûsunun İ'tirâfları ve İngilizlerin İslam Düşmanlığı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Hüseyn Hilmi Işık Kimdir?
Bazı Kitaplarında ''M. Sıddık Gümüş'' takma ismini kullanmıştır.
Türkiye'nin İlk Kimya Yüksek Mühendisi.
1911 yılında, İstanbul Eyüp Sultan'da doğdu. İlk öğrenimini, Eyüp Sultan Reşadiye Numune Okulu'nda yaptı. Halıcıoğlu Askeri Lisesi giriş imtihanlarını pekiyi alarak kazandı. 1929 yılında, Askeri Liseyi bitirdi. Eczacılık Fakültesi'ne girerek askeri eczacı oldu. Gülhane Hastanesi'nde bir senelik stajını birincilikle bitirip, üsteğmen olarak Askeri Tıbbiye Okulu'na müzakereci tayin edildi. Bu sırada Kimya Fakültesi'ne kaydoldu. Yüksek matematikçi Von Mises'den, mekanik profesörü Prager'den, fizikçi Dem Ber'den, teknik kimyayı Goss'dan okudu. Kimya Profesörü Arnd'ın yanında çalıştı. Takdirlerini kazandı.
Arnd'ın yanında 6 ay travay yapıp Penylciyan - Nitromethan - Methyl esteri cisminin sentezini yaptı ve formülünü keşfetti. Dünyada ilk olan bu başarılı çalışması, İngilizce olarak Fen Fakültesi Dergisi'nde ve Almanya'da çıkan (Zentral Blatt) kimya kitabının 1937 tarih 2519 sayısında, Hüseyin Hilmi Işık isminde yazılıdır.
Hüseyin Hilmi Işık, 1936 senesi sonunda 1-1 sayılı Türkiye'nin ilk kimya yüksek mühendisi diplomasını aldı. O sene Türkiye de ilk ve tek kimya yüksek mühendisi olduğu günlük gazetelerde yazıldı. Bu başarısından dolayı, askeri kimya sınıfına geçirildi. Ankara Mamak'ta zehirli gazlar kimyageri yapıldı. Burada 11 sene kaldı. Auver Fabrikası Genel Direktörü Mer Zbached ve kimya doktoru Goldstein ve optik mütehassısı Neumann ile yıllarca çalıştı. Onlardan Almanca da öğrendi. Harp gazları mütehassısı oldu.
1947'de Bursa Askeri Lisesi'nde kimya öğretmeni, sonra eğitim müdürü oldu. Burada ve sonra Kuleli ve Erzincan Askeri Liseleri'nde uzun seneler kimya öğretmenliği yaparak yüzlerce subay yetiştirdi. Kıdemli albayken 1960 yılında emekli oldu. Sonra Vefa, Cağaloğlu, Bakırköy Sanat Enstitüleri gibi çeşitli okullarda matematik, kimya öğretmenlikleri yaptı. Hayatı boyunca siyasete karışmadı.
Çeşitli din, fen, tarih ve kültürel yayınları vardır. Almanca, Fransızca, Arapça ve Farsça dillerini çok iyi bilirdi. Bir kızı, bir oğlu olup, damadı Enver Ören ve torunu A. Mücahid Ören'dir. Rahmetli oğlundan Ferruh Işık isminde bir torunu daha vardır. Muhterem eşi hayattadır.
Hüseyin Hilmi Işık, hayatı boyunca insanlarla iyi geçinmeyi, güzel ahlak sahibi olmayı, fitnelere karışmamayı tavsiye etti. Yetiştirdiği binlerce öğrencisi, ülkeye faydalı hizmetlerde bulundu. 26 Ekim 2001 tarihinde vefat etti.
--reklam--
Hüseyn Hilmi Işık Kitapları - Eserleri
- İngiliz Câsûsunun İ'tirâfları ve İngilizlerin İslam Düşmanlığı
- İslâm Ahlâkı
- Namâz Kitâbı
- Herkese Lâzım Olan Îmân
- Kıyâmet ve Âhıret
- Şevâhid-ün Nübüvve: Peygamberlik Müjdeleri
- Tam İlmihâl Seadet-i Ebediyye
- Fâideli Bilgiler
- Menâkıb-ı Çihâr Yâr-i Güzîn
- Eshâb-ı Kirâm
- Hak Sözün Vesîkaları
- Kıymetsiz Yazılar
- Ehli Sünnet Yolu
- Dinde Reformcular
- İslamiyet Nedir ve Niçin Müslüman Oldular
- İslamda İlk Fitne
- Yadigâr Mektublar
- Müslümanların İki Gözbebeği
- İslamın İç Düşmanları
- İslama' a Hizmet
- Mızraklı İlmihâl Miftâhulcenne
- Mısırlı Bir Din Adamının Din Düşmanlığı
- Yüz Karası
- Tam İlmihal Se’âdet-i Ebediyye
- İslamiyet Nedir ve Hakiki Müslüman Nasıl Olur
- Aldanmıyalım
- Kuranı Kerim ve Bugünkü İnciller ve Hz.Muhammed'in Mucizeleri
- Ehl-i Sünnet Yolu
- Menakıb-ı Çihar Yar-i Güzin
- Namaz Kitabı
--reklam--
Hüseyn Hilmi Işık Alıntıları - Sözleri
- Peygamberimiz <
> (Kimse rızkını bitirmeden ölmez. Fekat, rızkınızı iyi yerlerde arayınız!) buyurdu. (Müslümanların İki Gözbebeği) - Îmânsız insan, dünyânın en bahtsız insanıdır. (Tam İlmihâl Seadet-i Ebediyye)
- - "Muhammed aleyhisselâmdan gelmiyen bir söz, İslâm kitâbı olamaz." (Şevâhid-ün Nübüvve: Peygamberlik Müjdeleri)
- Her kemalin zevali vardır. Her tamamın noksanı vardır. (Menâkıb-ı Çihâr Yâr-i Güzîn)
- Hadisi Şerifte: Ebu Bekr, Allahu tealanın ateşten azad ettiği kimsedir. (İslamda İlk Fitne)
- Nefslerine uyup, Kur’ân-ı kerîme ve hadîs-i şerîflere kendi düşüncelerine göre ma’nâ verenlere uyanlar felâkete sürüklenir. (Kıyâmet ve Âhıret)
- İnsanlar, elbette, birşeyi yokdan var edemez. Hiçbirşey yaratamaz. (Tam İlmihâl Seadet-i Ebediyye)
- Hazret-i Ömerin “radıyallahü anh” zemân-ı şerîflerinde, Şâm şehri civârında, bir kal’ayı muhâsara etdiler. Allahü teâlânın hikmeti öğle vakti yaklaşdı. Feth müyesser olmadı. Hazret-i Ömer gadaba gelip, islâm askerinin hepsini huzûruna çağırıp, bu âna kadar kal’anın feth olunamamasının sebebi nedir. Kâfirler kimlerdir ki, islâm askerine karşı koyarlar. Aranızda zâhiren bir hatâ sâdır olmuş kimse olmasa, bu kadar dayanamazdı, diye şiddetli azarladı. Eshâb-ı tâhire varıp, herbirisi tevbe ve istigfâr ile meşgûl oldular. O esnâda Eshâb-ı güzînden birisi ağlıyarak, hazret-i Ömerin “radıyallahü teâlâ anh” huzûrlarına gelip, dedi ki, yâ Emîr-el-mü’minîn, bu gece teheccüde kalkdığım vakt, karanlık olduğundan, misvâkımı arayıp, bulamadım. Misvâksız nemâz kıldım. Var ise benim hatâmdandır. Hazret-i Ömer “radıyallahü teâlâ anh” buyurdu ki, tevbe ve istigfâra devâm eyle. Bir sâat geçmeden kal’a feth oldu. (Menâkıb-ı Çihâr Yâr-i Güzîn)
- Âyinesi işdir kişinin, lâfa bakılmaz. Şahsın görünür rütbe-i aklı, eserinde! (Ehli Sünnet Yolu)
- Resulullah (sav) Hasan ve Hüseyin'i iki dizine oturtmuştu ve (Bu ikisi benim oğullarımdır ve kızımın oğullarıdır.Ya Rabbi! Ben bu ikisini seviyorum. Sen de sev. Bunları sevenleri de sev.) buyurdu. (İslamda İlk Fitne)
- Medh olunmayı sevmek, insanı kör ve sağır eder. Kabahatlerini, kusurlarını görmez olur. Kendisine yapılan nasihatleri işitmez olur. -Hadis-i Şerif (İslâm Ahlâkı)
- Kanaâtkârlığı yalnız İslâmiyyet değil, her milletin ahlâki kitapları övmektedir. Kana'at demek, bu fen yobazının uydurduğu gibi, hakkından vazgeçmek, uyuşuk olmak değildir. Kanâ'at, hakkına, kazandığına râzı olup, başkasının hakkına saldırmamak demektir. Bu ise, insanları uyuşturmaz. Çalışmaya, ilerlemeye teşvik eder. (Hak Sözün Vesîkaları)
- Kendi kusûrlarımıza bakmamız, hiçbir müslimânı gıybet etmememiz lâzımdır. (Tam İlmihâl Seadet-i Ebediyye)
- Âkıl isen kıl namâzı , çün se'âdet tâcıdır . Sen namâzı öyle bil ki mü'minin mi'râcıdır ! (Namâz Kitâbı)
- Evet, müslimânların bir kısmı bozuldu. Yetmişiki bozuk fırka meydâna geldi. Fekat, müslimânların bir kısmının bozulması demek, islâmiyyetin bozulması demek değildir. Her asrda, her zemân, hiç bozulmıyan, Eshâb-ı kirâmın “radıyallahü teâlâ anhüm ecma’în” yolundan ayrılmıyan, hakîkî, sâlih müslimânlar da vardı. Hadîs-i şerîf, bunların her asrda mevcûd olacağını haber veriyor. (Fâideli Bilgiler)
- , "Edep ve sevgi kalpleri birleştirir." ... ~... (Kıyâmet ve Âhıret)
- Ezeldeki kaza ve kader, Allahü Teâlânın kullarının neleri yapmak istediğini ezelde bilmesidir. Neleri yapmasını ezelde emir etmesi değildir. (İslâm Ahlâkı)
- Namaz kılmayanın, İslam’dan nasibi yoktur! (Namâz Kitâbı)
- - Geniş, güzel ve latîfdi gözü, Nur saçardı hep, mubârek yüzü. (Şevâhid-ün Nübüvve: Peygamberlik Müjdeleri)
- Ve dahî birgün Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” Hazret-i Alî “kerremallahü vechehü ve radıyallahü anh” hazretlerine se’âdetle, (Yâ Alî! Senin nemâzın farzına, vâcibine, sünnetine, müstehabına riâyet etmen gerekdir) buyurduklarında, ensârdan bir zât dedi ki, (Yâ Resûlallah! Hazret-i Alî bunların cümlesini bilir. Bize, bir nemâzın farzına, vâcibine, sünnetine, müstehabına riâyet etmenin fazîletini beyân buyur. Biz dahî, ona göre amel edelim.) Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” hazretleri buyurdu ki: (Ey benim ümmetim ve Eshâbım! Nemâz, Allahü azîm-üş-şânın hoşnud olduğudur. Feriştehlerin sevdiğidir. Peygamberlerin sünnetidir. Ma’rifetin nûrudur. A’mâlin efdalidir. Bedenin kuvvetidir. Rızkın berekâtıdır. Canın nûrudur. Düânın kabûlüdür. Melek-ül-mevte şefâ’atcidir. Kabrde çirağdır. Münker ve Nekîr hazerâtına cevâbdır. Kıyâmet gününde, üzerinize sâyebândır. Cehennem ile aranızda perdedir. Sırâtı yıldırım gibi geçiricidir. Cennetde başınıza tâcdır. Cennetin anahtarıdır.) (Mızraklı İlmihâl Miftâhulcenne)
Yorumlar
0 yorum