Kitap Künyesi
Yazar: Paula Weston
Çevirmen: İnci Nazlı
Orijinal Adı: Shimmer (The Rephaim #3)
Yayın Evi: Yabancı Yayınevi
İSBN: 9786055016821
Sayfa Sayısı: 352
--reklam--
Işıltı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Becca Fitzpatrick’in HUSH, HUSH serisini sevdiyseniz, bu seri tam size göre. Gölgeler serisinin üçüncü kitabı IŞILTI’da tehlike büyüyor, riskler giderek artıyor…
Gaby Winters hayatının daha karmaşık hale gelebileceğini sanmıyordu, fakat fazlasıyla yanılıyordu.
O, sandığı gibi on dokuz yaşındaki kaygısız genç kız değildi. O bir Refaim’di, düşmüş meleklerin soyundan geliyordu. Öldüğünü sandığı ikiz kardeşi hayattaydı. Şimdiyse Rafa; seksi ve sinir bozucu Rafa, Gaby’nin peşindeki iblislere tutsak düşmüştü ve acı çekiyordu.
Gaby’nin tek seçeneği kendi içinde ikiye ayrılan Düşmüşlerin birlikte hareket etmesini sağlamaktı, yoksa Rafa’nın hiç şansı kalmayacaktı.
Bu, zamana ve tarihin gerçeklerine karşı bir yarıştı ve şimdiden çok geç kalınmış olabilirdi…
“Gizem, aşk ve soluksuz macera.” -The Reader’s Den
--reklam--
Işıltı Alıntıları - Sözleri
- Özgür iradeyi özgürlük zannettim.
- Dünyanın değişmek üzere olduğunu biliyordu. Çünkü her şeyi hatırlıyordum. Her şeyi.
- Dudaklarım köprücük kemiğinde, "Seni kaybedeceğimi sandım," dedim. "Ve seni kaybedemem, Rafa. Kaybedemem..."
- "Sen hep en sevdiklerimden biri oldun," dedi. "Kocaman, korkunç bir ayısın. Ama Ez'in yanındayken değil. Onun yanında minnoş bir kedi gibisin."
- "Bazı şeyler değişse de bazı şeyler aynı kalıyor."
- "Rafa..." "Yaralanmaya devam etmek mi istiyorsun?" Kolunu indirdi. "Çünkü seni acı içinde görmek izlemeyi sevdiğim bir şey değil."
- "Yatağımda ve çıplaksın. Hiçbir yere gitmiyorum." "Aslına bakarsan bu benim yatağım."
- "Ona aşık mıydın?" "Evet." ... ... "Ne kadar oldu?" "On beş yıl, dört ay... Haftaları ve günleri bilmiyormuşum gibi yapacağım." "O zamandan beri onu hiç gördün mü?" "Uzaktan. Çocuklarıyla. . ."
--reklam--
Işıltı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Genel anlamda bu kitaba kadar hissettiğim kitap ile alakalı en olumsuz düşüncem, yaşananların çok kısa süreyi içermesi, bir buçuk hafta gibi bir süre.. Gerçi bu yer değiştirmelerden dolayı Gabe'nin daha önceden dediği gibi saati ve günleri takip etmek oldukça zor. Ama yine de her şeyin topu topu 11-12 günde olması oldukça garip hissettiriyor. İkinci kitabın sonunda Zarael, Taya ve Rafa'yı kılıçtan geçirip esir olarak yanına almıştı. Bu şartlar altında Dışlanmışlar ve Refaim tarafından birlikte hemen harekete geçme ve Rafa ve Taya'yı kurtarma operasyonu düzenlenmesini, kılıçların savaşını görmek isterdim ama gidişata göre Nathaniel'in ne planladığını çözmek çok zor. Rafa bu kitaba ne zaman dahil olacak, özledim cidden. Nathaniel sır perdesi ardında, Gabe ve Jude'nin bir yıl önce ortadan kaybolmadan önce yaptıkları her şey sır perdesi ardında, Rafa ve Gabe arasında geçmişte yaşanan büyük sorun sır perdesi ardında. Bu kitapta da elimize geçmiş ile alakalı tatmin edici bir bilgi geçmiyor. Ama son noktada artık Gabe ve Jude'nin kendi başlarına yer değiştirmeleri esnasında hafızaları yerine geliyor. Hemen son kitaba başlamak isterdim ama akşamı beklemek zorundayım. Sonunda her şeyi öğreneceğiz diye düşünüyorum. Beklentim her kitapta daha da arttı, hafıza kaybının sebepleri ile alakalı bir kaç fikrim var. Bakalım bakalım :) (Zeyyze)
Bomba gibi biten ikinci kitap sayesinde bu kitabı okumak için çok heyecanlıydım ama bir yandan da Rafa'nın sahnelerinin az olacağını tahmin ettiğim için ufak bir hevessizlik içindeydim. Fakat kitaba başlayınca bu hevessizliğimin boş yere olduğunu anladım zira Rafa'nın yokluğu hissedilir olsa da kitapta o kadar çok heyecanlı ve ters köşe olay yaşandı ki bir an bile sıkılmadım. Özellikle bazı insanlar yüzünden (şüphelendiğim ve şüphelerimde haklı çıktığım insanlar da dahil olmak üzere) büyük şaşkınlıklar yaşadım. Ayrıca bu kitapta öteki Refaimleri de iyice tanımış ve Tapınak hayatının nasıl olduğunu görmüş oldum. Bazı konular hâlâ gizemini koruduğu için kendimi Dışlanmışlara yakın hissediyordum ama Refaimleri tanıdıkça onları da sevmeye başladım. Dürüst olmak gerekirse Rafa'yı ve Rafa ile Gaby'i bir arada okumayı çok özledim. Ayrıca sahneleri az olduğu için bu ikiliye ikinci kitaptaki kadar da yükselemedim. Ama var olan sahneleri yine defalarca kez okunacak kadar güzeldi. Öyle olunca az olsun, öz olsun diyerek kendimi teselli etmeye çalıştım. Yalnız o son sahne neydi öyle ya? Uzun zamandır yaşanmasını istediğim bir olaydı ama hiç beklemediğim bir anda şak diye ortaya çıktı. Deli gibi merak ediyorum neler olacağını. İyi ki serinin son kitabı elimde de hemen başlayabileceğim okumaya. Not: İlk iki kitap ile bu kitap arasındaki süreçte ne oldu da çevirmen, Rafa'nın 'Sarı Lüle' dediği Jason'u 'Goldilocks' yaptı, çok merak ediyorum. Kitabın çevirmeni değişti sandım, inanır mısınız? Aynı çevirmen neden farklı çeviri yapsın dedim. Ama değişmemiş. Ee, o zaman bu durum neden yaşandı? Evet, bu küçük bir detay gibi görünüyor ama Goldilocks kelimesini her gördüğümde yüzümü buruşturduğum gerçeğini de değiştirmiyor. (Baştankara)
6.5/10 Henüz son kitabı okumadım ancak bence serinin en bomboş kitabı buydu. Bu kitapta da elimize Jude ve Gabriela'nın sırlarıyla ilgili neredeyse hiçbir şey geçmedi. Herkes "Ya siz eski hayatınızı hatırlasanız böyle yapmazdınız.." diyip durdu. Ya da tam biri Gaby ve Rafa arasındaki eski olayları anlatacak ya biri tarafından bölündü ya da göreve çağrıldı anlatamadı. Bu durum bana ciddi anlamda sinir krizi geçirtti. Son 100 sayfaya kadar bize 3 kitaptır anlatılan "sırlar" ısıtılıp ısıtılıp önümüze getirildi ama bir sonuca bağlanmadı. Sadece bu da değil bu kitapta karakterler resmen kişilik olarak evrim geçirdi. Jason'ın bencilliği yüzünden keşke kitaba girebilsem de şunu bir güzel dövsem dedim kaç kere ve Gaby de inanılmaz salaktı laf söz dinlemeden ayriyetten güvenli olmadığını da bilerek kaç kere ben evime gitmek istiyorum dedi sürekli. Son olarak da kitapla ilgili kurguya olan inandırıcılığı düşüren bir faktör söylemek istiyorum o da zaman problemi. Arkadaşlar bakın bütün bu olayların toplamda 11 günde olması inanılmaz saçma ve inandırıcılığı düşük. Gaby bir Refaim olduğunu öğrendi, Kaçırıldı, Zebaniyle dövüştü, Kardeşini buldu ( bulması da 2-3 saat sürdü ya neyse), Rafa kaçırıldı ( 4 saat içinde gidip geri aldılar tak diye ve bunu yaparken ne olduğunu hatırlamayan Jude da orada dövüşüyordu) ve en sonunda hafızalarını geri aldılar. Yok ya olmaz gerçekten. Refaim'in zaman kavramı normal insanlara göre değil desek orada normal insanlar da vardı ve aynı şeyleri yaşadılar. Sırf bu kitabı sonuna kadar artık şu hafızalarını kazansalar da Rafa ve Gaby arasında ne olmuş öğrensek diye okudum onu da anlayamadan kitap bitti. Seriden biraz soğuduğumu söyleyebilirim ama yine de devam edeceğim. (WizardStrudel)
--reklam--
Işıltı PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Paula Weston - Işıltı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Işıltı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Paula Weston Kimdir?
--reklam--
Paula Weston Kitapları - Eserleri
- Gölgeler
- Sis
- Işıltı
- Ateş
--reklam--
Paula Weston Alıntıları - Sözleri
- "Çünkü ben vazgeçecek kadar zeki değilim, sen de nasıl vazgeçilir bilmiyorsun." (Sis)
- Her sabah düşüncelerimde onunla uyanıyorum ve nedenini hiç bilmesem de bundan suçluluk duyuyorum. (Gölgeler)
- "Sen hep en sevdiklerimden biri oldun," dedi. "Kocaman, korkunç bir ayısın. Ama Ez'in yanındayken değil. Onun yanında minnoş bir kedi gibisin." (Işıltı)
- Arka merdivenlerden çıkarken burnuma ekşi alkol kokusu geldi. Neden barlar ve birahaneler gündüzleri hep daha kötü kokar? (Sis)
- "Peki, bakalım hepsini doğru anlamış mıyım; Birbiriyle savaşan iki grup yarı melek piçler var. İkisinin de peşinde olan bir iblisler sürüsü var. Ve bir de durugörüleri olan kayıp bir çocuk? Ve Gaby ile ben iki yüz düşmüş meleğin nerede saklandıklarını biliyor olabiliriz, öyle mi?" "Evet, ailenin zeki çocuğu oymuş, tamam." (Sis)
- İyiydim ben. Boğazım düğümlemdi. Tanrım kimi kandırıyorum ben. İyi değilim. İyı olmaktan çok uzaktım. (Sis)
- "Nasıl bu kadar emin olabiliyorsun?" "Çünkü ben vazgeçecek kadar zeki değilim, sen de nasıl vazgeçilir bilmiyorsun." (Sis)
- Özgür iradeyi özgürlük zannettim. (Işıltı)
- "Yatağımda ve çıplaksın. Hiçbir yere gitmiyorum." "Aslına bakarsan bu benim yatağım." (Işıltı)
- Dudaklarım köprücük kemiğinde, "Seni kaybedeceğimi sandım," dedim. "Ve seni kaybedemem, Rafa. Kaybedemem..." (Işıltı)
- Rafa'dan Jude'a baktım ve kalbim acıdı, onlar için hissettiklerim çok yoğundu. "Hayatta kalalım ki bunu yapmaya devam edelim." Rafa parmaklarını koluma sürttü. "Hayatta kalalım ki bir çok şeyi yapmaya devam edebilelim." Bütün bu belirsizliğin ve ümitsizliğin arasında bile ona gülümseyebildim. (Ateş)
- Ruhun kendisi, aşktan ve ete kemiğe bürünmüş acıdan başka nedir? (Sis)
- İyiydim ben. Boğazım düğümlendi. Tanrım, kimi kandırıyorum ben. İyi değildim. İyi olmaktan çok uzaktım. (Sis)
- Ne hissettiğimi bilmiyordum. Nasıl hissetmem gerektiğini bilmiyordum. Ama onu incitmek istemediğimi biliyordum. (Ateş)
- "Ayrıca inan bana affetmek kolay olan seçenek değil. Kemik kırmaktan çok daha fazla çaba gerektiriyor." Beni bırakıp gitmek bu kadar kolay mıydı? Ve "Her zamanki gibi, ağaçları göreyim derken ormanı gözden kaçırıyorsun." Seçme şansı olmadıktan sonra varoluş nedir? (Ateş)
- "Yaptığımı nasıl affedebilirsin?" "Çünkü seni tanıyorum. Çünkü senin en iyi halini ve en kötü halini gördüm. Son yüz otuz dokuz yıldır atlattıklarımızdan ve beni barda bulduğundan beri başımıza gelenler sayesinde. Tanrım, ileri gitmek istediğim için." "Evet ama..." "Çünkü seni seviyorum, seni aptal!" Cümle havada asılı kaldı. İkimizin de boşluğunu yakalamıştı. Birbirimize bakıp gözlerimizi kırptık, nefes aldık. Boynumdan yukarı kızardığımı hissediyordum. "Hayır sevmiyorsun," dedi. Ama suçluluk ve hayal kırıklığı gitmiş, çok kırılgan bir şeyle yer değiştirmişlerdi. "Bana neyi hissedip neyi hissetmediğimi söyleme Rafa." Beni izledi, ben onu anlayamıyordum. Saniyeler uzadı. "O zaman tekrar söyle." Gözlerine baktım. Zor sözcüklerdi çünkü beni savunmasız bırakıyorlardı. "Seni seviyorum. Seni aptal." (Ateş)
- Ben sandığım kişi değilim. Bununla nasıl başa çıkacaktım? (Gölgeler)
- Dünyanın değişmek üzere olduğunu biliyordu. Çünkü her şeyi hatırlıyordum. Her şeyi. (Işıltı)
- Saçmalık. Sen beni, benim seni takip edebildiğimden daha fazla takip edemezsin. (Gölgeler)
- "Rafa..." "Yaralanmaya devam etmek mi istiyorsun?" Kolunu indirdi. "Çünkü seni acı içinde görmek izlemeyi sevdiğim bir şey değil." (Işıltı)
Yorumlar
0 yorum