Kitap Künyesi
Yazar: Jacques Baynac
Çevirmen: Ali Bertan
Yayın Evi: Kaldıraç Yayınevi
İSBN: 9789750180699
Sayfa Sayısı: 248
--reklam--
Kamo Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"Kasım 1918'den Mayıs 1919'a dek, Kamo düşman topraklarına sızdı, Gürcistan askeri yolundan geçen konvoyları gözledi. Müfrezeler hakkında casusluk yapmak, yer değiştirmelerini, konaklamalarını bildirmek ve her fırsat çıktığında var gücüyle tek tek düşmanlarının tepesine binmek; bunlar ona çalışma hevesi vermeye yetiyordu. Mayıs'ta Tiflis'ten geçerken Ordjonikidze'ye rastladı. Menşevikler, Bolşeviklerin temsilcisini arıyorlardı. Niyetleri ya başına bela açmak ya da en azından tutuklamaktı. Bu konuda kuşkuya yer yoktu. Kamo onların planlarını boşa çıkarma görevini üstlendi. Bolşevik lider Moskova'ya dönerken ona Kamo eşlik etti. Stalin'in desteğiyle kuvvetli bir duruma gelen Ordjonikidze, Kamo'nun başrolünü oynayacağı bir plan hazırlamıştı. Ona göre, askeri olayların devrimci Rusya lehine
gelişmediği böylesi bir momentte düzenli Kızıl Ordu birliklerini destekleyecek partizan gruplarının varlığı ve eylemleri çok yararlı olacaktı. "
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Kamo Alıntıları - Sözleri
- "Rusların güzel bir atasözü var 'Bir kere görmek yedi kez duymaktan iyidir.'
- İnsanı ahlak yoksunluğundan daha çok yıpratan bir şey yoktur.
- Gerçekten de öyle.. Kamo'nun yaşamı , hiçbir yazarın aklından uydurmayı düşünemeyeceği bir romandır.
- Diğer yandan, Krassin, Alman makamlarını sıkıştırıyor ve çeşitli bahanelerle, tutukluyla birçok kez görüşmeyi başarıyordu. İşlerin olabilecek en kötü noktaya doğru gittiği ortaya çıkınca, Krassin hemen Kamo’ya deli taklidi yapması öğüdünü verdi. Ona açıkça şunu söyledi “Eğer polis yaptıklarının onda birini bile öğrenirse işin biter.” Bu öğüt Kamo’nun canını sıktı. Taklit yeteneğine güvenemediği için değil ama başına geri dönülmez bir felaket geldiğinde, bu işler gerçek bir sosyal demokrat olduğu için ve bilinçlice yaptığının bilinmesine önem verdiği için sıkılmıştı.
- Psikiyatristlerin bu kadar kesin bir şekilde aldanmalarının bazı gerekçeleri vardı. Kamo, sinirlerinin zayıflığı “hastalığının” nedeni olmak yerine, tam tersine onların sağlamlığı sayesinde bu inanılmaz taklidi gerçekleştirebiliyordu. Çünkü hiçbir psikolojik ya tıbbi eğitimi olmayan Kamo, hiç renk vermiyordu. Bağırmadığı zaman haykırıyor, elbiselerini yırtmadığı zaman hücresini kemiriyordu. Yemeğini duvarlara fırlatmadığı zaman elinin yetişebileceği yerden geçen gardiyanları boğazlamaya çalışıyordu. Böyle bir rejim kimin olsa cesaretini kırardı. Onunki kırılmıyordu. Soğuktan donduğu bir yeraltı hücresine çırılçıplak kapatıldığında, dokuz gün boyunca durmadan koştu ve zıpladı. Dışarı çıkarıldığında doğal olarak pek iyi durumda değildi. Bu sırada kendisini ziyaret eden Oskar Kohn, onun gerçekten delirdiğini sandı. Ancak, gardiyanın bir anlık dikkatsizliğinden yararlanan Kamo kendisine uyanıkça göz kırpınca yanıldığını anladı.
- İşin acı tarafı, Kamo’nun bu köklü dönüşümü gerçekleştirmek için gerekli bilgilere sahip olmamasıydı. Profesyonel devrimcilerin çoğu uzun hapis ve sürgün yıllarından kendini eğitmek, zindanları üniversitelere dönüştürmek için yararlanmışlardı. Hâlbuki Kamo, bir an bile soluk almadan, yaşam mücadelesi vermek zorunda kalmıştı. Deli taklidi yapmak tek bir dakikasını bile boş bırakmamış ve kürek mahkûmu olarak zindana düştüğünde adi tutukluların arasına konması yine eline tek bir kitap alma olanağı bırakmamıştı. Bu onun suçu değildi, çünkü kendisi bu anın geleceğini ve hazırlanması gerektiğini birkaç kez düşünmüştü. Cahilliğinden dolayı hep biraz utanç duymuş ve bu büyük boşluğu doldurabilecek bir moment yakalamayı hep ummuştu. Ama Parti’nin ona ve yeri doldurulamaz hizmetlerine hep gereksinimi vardı.
- Düzen, düzensizliğin altında hep köklü bir şekilde duruyordu.
- İnsan ölüyse yaşayamaz.
- Devrimci, varlığının derinliklerinde, lafla değil, olayca, sivil düzenle ve uygar dünyayla, kanunlarla, ahlâkla, bu dünyada genel olarak kabul edilen kurallarla tüm bağlarını koparmıştır. Hepsinin uzlaşmaz düşmanıdır ve eğer bu dünyada yaşamaya devam ediyorsa, onu kesince yıkmak istediğindendir.
- En küçük bir kuşku belirtisi göstermeden Çugaşvili’nin peşinde devrimcilere katıldı. Çarın iktidarını devirecekler ve artık yoksullar yoksulluktan kurtulacaklardı.
--reklam--
Kamo İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kamo Lenin fedaisi yer yer gerçek belgelere yer yerde kurguya dayalı bir roman. yakın tarihi romanları sevenlere ve özellikle Ekim Devrimiyle ilgilenenlerin seveceği bir roman. (NeverMore)
--reklam--
Kamo PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Jacques Baynac - Kamo kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kamo PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Jacques Baynac Kimdir?
--reklam--
Jacques Baynac Kitapları - Eserleri
- Kamo
--reklam--
Jacques Baynac Alıntıları - Sözleri
- Gerçekten de öyle.. Kamo'nun yaşamı , hiçbir yazarın aklından uydurmayı düşünemeyeceği bir romandır. (Kamo)
- Diğer yandan, Krassin, Alman makamlarını sıkıştırıyor ve çeşitli bahanelerle, tutukluyla birçok kez görüşmeyi başarıyordu. İşlerin olabilecek en kötü noktaya doğru gittiği ortaya çıkınca, Krassin hemen Kamo’ya deli taklidi yapması öğüdünü verdi. Ona açıkça şunu söyledi “Eğer polis yaptıklarının onda birini bile öğrenirse işin biter.” Bu öğüt Kamo’nun canını sıktı. Taklit yeteneğine güvenemediği için değil ama başına geri dönülmez bir felaket geldiğinde, bu işler gerçek bir sosyal demokrat olduğu için ve bilinçlice yaptığının bilinmesine önem verdiği için sıkılmıştı. (Kamo)
- Psikiyatristlerin bu kadar kesin bir şekilde aldanmalarının bazı gerekçeleri vardı. Kamo, sinirlerinin zayıflığı “hastalığının” nedeni olmak yerine, tam tersine onların sağlamlığı sayesinde bu inanılmaz taklidi gerçekleştirebiliyordu. Çünkü hiçbir psikolojik ya tıbbi eğitimi olmayan Kamo, hiç renk vermiyordu. Bağırmadığı zaman haykırıyor, elbiselerini yırtmadığı zaman hücresini kemiriyordu. Yemeğini duvarlara fırlatmadığı zaman elinin yetişebileceği yerden geçen gardiyanları boğazlamaya çalışıyordu. Böyle bir rejim kimin olsa cesaretini kırardı. Onunki kırılmıyordu. Soğuktan donduğu bir yeraltı hücresine çırılçıplak kapatıldığında, dokuz gün boyunca durmadan koştu ve zıpladı. Dışarı çıkarıldığında doğal olarak pek iyi durumda değildi. Bu sırada kendisini ziyaret eden Oskar Kohn, onun gerçekten delirdiğini sandı. Ancak, gardiyanın bir anlık dikkatsizliğinden yararlanan Kamo kendisine uyanıkça göz kırpınca yanıldığını anladı. (Kamo)
- En küçük bir kuşku belirtisi göstermeden Çugaşvili’nin peşinde devrimcilere katıldı. Çarın iktidarını devirecekler ve artık yoksullar yoksulluktan kurtulacaklardı. (Kamo)
- İşin acı tarafı, Kamo’nun bu köklü dönüşümü gerçekleştirmek için gerekli bilgilere sahip olmamasıydı. Profesyonel devrimcilerin çoğu uzun hapis ve sürgün yıllarından kendini eğitmek, zindanları üniversitelere dönüştürmek için yararlanmışlardı. Hâlbuki Kamo, bir an bile soluk almadan, yaşam mücadelesi vermek zorunda kalmıştı. Deli taklidi yapmak tek bir dakikasını bile boş bırakmamış ve kürek mahkûmu olarak zindana düştüğünde adi tutukluların arasına konması yine eline tek bir kitap alma olanağı bırakmamıştı. Bu onun suçu değildi, çünkü kendisi bu anın geleceğini ve hazırlanması gerektiğini birkaç kez düşünmüştü. Cahilliğinden dolayı hep biraz utanç duymuş ve bu büyük boşluğu doldurabilecek bir moment yakalamayı hep ummuştu. Ama Parti’nin ona ve yeri doldurulamaz hizmetlerine hep gereksinimi vardı. (Kamo)
- Devrimci, varlığının derinliklerinde, lafla değil, olayca, sivil düzenle ve uygar dünyayla, kanunlarla, ahlâkla, bu dünyada genel olarak kabul edilen kurallarla tüm bağlarını koparmıştır. Hepsinin uzlaşmaz düşmanıdır ve eğer bu dünyada yaşamaya devam ediyorsa, onu kesince yıkmak istediğindendir. (Kamo)
- İnsanı ahlak yoksunluğundan daha çok yıpratan bir şey yoktur. (Kamo)
- İnsan ölüyse yaşayamaz. (Kamo)
- Düzen, düzensizliğin altında hep köklü bir şekilde duruyordu. (Kamo)
- "Rusların güzel bir atasözü var 'Bir kere görmek yedi kez duymaktan iyidir.' (Kamo)
Yorumlar
0 yorum