Kitap Künyesi

Yazar: Ahmet Lütfi Kazancı

Yayın Evi: Ensar Neşriyat

İSBN: 9786055309121

Sayfa Sayısı: 311

--reklam--

Kavuşma Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

"Saadet Devrinden" serisinin bu son kitabında okuyucu, nur yüzlü sevgilinin ümmetine son kez perdeyi kaldırarak bakmasını hatırlayacak. O mübarek gözlerin bütün ashâb-ı kirâmı Hz. Ebû Bekir (r.a.) etrafında kenetlenmiş olarak gördüğünü okuyacak.

--reklam--

Kavuşma Alıntıları - Sözleri

  • Allah’ın kullarından bir kısım insanlar vardır , Onlar Peygamber değillerdir . Şehid de değillerdir . Fakat Peygamberler ve şehitler , Allah’ın onlara yaptığı ikrama gıpta ile bakarlar . “Onlar Allah rızası icin birbirini seven insanlardır . Aralarında bir akrabalık bağı yoktur .Sevgileri birbirlerine alıp verecekleri bir mal sebebiyle de değildir . Allah’a yemin ederim ki onların yüzleri nurdur ,kendileri de bir nur üzere bulunurlar . İnsanların korku duyduğu günde onlar korku duymazlar . İnsanların mahzun olduğu zaman ,onlar mahzun olmazlar “
  • “Allah sizin yüzlerinize bakmıyor, vücutlarınıza da bakmıyor. Fakat kalplerinize ve amellerinize göre değerlendiriyor.”
  • Yeryüzü bütün genişliğine rağmen onlara dar gelecek, kendi varlıkları da kendilerini sıkacak derecede üzüntü duymuşlar, Allah’tan başka sığınılacak hiçbir makamın bulunmadığını iyice anlamışlar ve ona sığınmışlardı. Sonra da Allah eski hallerine dönmeleri için onların tevbesini kabul buyurdu. Hiç şüphe yok ki, Allah tevbeleri kabul eden, pek merhametli olandır. ( Tevbe suresi 118-119)
  • Netice olarak doğru olan, samimi olan kazanmış, kabak, dünyada yalancılıkla paçayı kurtulduklarını zannedenlerin başında patlamıştı. Yarın ki hayatta çekecekleri apayrı bir ceza onları bekleyecekti...
  • Yüce Mevla, beni doğru söylediğim için kurtardı. Ey Allah’ın Resul’ü(aleyhisselam) senin huzurunda söz veriyorum ki yaşadığım müddetçe asla yalan söylemeyeceğim.
  • Dost, düşüncesini, duygularını ve hareketlerini dostunun rızasına uygun hale getirir. Dostunun razı olmayacağı hale düşmek, onun içim bitmez tükenme üzüntü kaynağı olur.
  • Ebû Said, yerde kıvranmakta olan hasta adamın yanına geldi. Hiç beklemedi, “Elhamdulillahi Rabbil-Alemin...” diye Fatiha sûresini okumaya başladı. Bitince adama üfledi. Üflenmesiyle birlikte çadırdaki bakışlar değişiverdi. Çünkü yerde kıvranan adam, bir abda doğrulup ayağa kalkmıştı...
  • Kim Allah’a olan saygısını devam ettirirse Allah ona bir kurtuluş yolu açar, onu hiç hesap etmediği bir yoldan rızıklandırır. (Talâk sûresi, 3. Ayet)
  • Yüce Rabbim, O’nu sevmek ve onun yolunda seve seve hayat boyu devam etmek mutluluğunu tatmak, son nefesimizi onun tebliğ ettiği İslam’a sımsıkı bağlı olarak, şehadet kelimelerini söyleyerek vermek istiyoruz. Dileğimizi kabul buyur Allahım.
  • Kendisini, Peygamberlik görevine başlatmak üzere gelen ilk emir “Elbiseni tertemiz tut” diyordu. Hayatı boyunca, tertemiz giyinmiş, tertemiz bir vücuda, tertemiz bir ahlaka sahip olarak yaşamıştı. Vefat etmeden önceki en son yaptığı iş dişlerini misvaklama yani temizleme olmuştu. Geriye, düşmanlarının bile leke kondurmayacağı tertemiz hatıralar bırakarak Mevla’sına kavuştu.
  • Bir defasında Efendimiz şöyle buyurmuştu: Kıyamet günü mahşer yerine Peygamber gelir ki yanında kendine iman eden sadece iki kişi vardır. Bir başka peygamber gelir. Yanında üç kişi vardır. Bundan daha çok bundan daha az ümmetiyle gelen olur. O Peygambere: -Sen kavmine nübüvvetini tebliğ ettin mi? denilir. -Evet tebliğ ettim der. Bu defa kavmi çağrılır ve onlara: Bu peygamber size dini tebliğ etti mi?.. diye sorulur. Hayır derler. Peygambere ikinci defa: -Sana şahitlik yapacak var mıdır?.. diye sorulur. -Peygamber Hz. Muhammed ve onun ümmeti şahitlik eder, cevabını verir. Ümmeti Muhammed şahit olarak çağrılır. Bu peygamber ümmetine tebliğ etmiş midir?.. diye sorulur. Evet derler. Bu defa soran: -Siz bunu nereden biliyorsunuz?.. Halbuki onun devrinde yaşamış değilsiniz, der. -Bunu bize Peygamberimiz bildirmiştir, biz ise onu tasdik eden insanlarız, derler. Efendimiz bunları anlattıktan sonra şöyle buyurmuştu: Kıyamet günü meydana gelecek olan bu olay, yüce Allah'ın şu âyetine dayanır: "İşte böylece biz sizi vasat bir ümmet yaptık ki siz insanlara şahit olasınız, Peygamber de size şahit olsun." ( Bakara suresi 2/143)

--reklam--

Kavuşma İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Okudum bitti.. Kapağını kapattım düşünmeye başladım ,ne kadar az bilgi sahibi olduğumu gördüm bir cok kez okurken.. Bu kitapta Peygamber efendimizin hayati anlatılıyor ama nasıl ? Kademe kademe yaşanan olaylar ,mucizeler ,dostları sevdikleri nasihatları sunnet buyurduğu hersey mevcut ben kitaba sondan başladım seri halinde 1...6 ya kadar çünkü emanet kitaptı ,normel şartlarda cok fazla bilgi veren kitaplardan verim alamıyorum daha cok roman diyalog ve duygu tonu yüklü kitaplar beni daha cok etkiliyor bu sayede düşünmeye tesvikliyor diyebilirim. Okurken hiç sıkılmıyorsunuz aksine Peygamber Efendimiz Muhammet (sav)hayatını onunla beraber yaşıyormuş izliyormuş gibi sanki sahne bitmiş kapanmış siz sonradan dahil olan davetsiz misafir gibi oluyorsunuz her ne kadar o donemde olmamakta gelecekteki ummet yanı bizden de bahsediliyor kitapta Doğumundan bu yana çektiği sıkıntılar sabredisi sevgisi merhameti sanırım bunu hissettiğimiz inandığımız icin görmeden bilmeden bir bağ oluşuyor içimizde İmanının teslimiyetin olum anının bile böyle güzel olması KESK’e dedirtiyor insana KESK’e onun yerinde olabilsem onu görebilsem taniyabilsem . Evet bazen keşke görseydik tanısaydık bizde şahit olsaydık herseyine o an da ne duygularla olabileceğimi hep merak ettimisimdir . İslamiyet konusunda bir cok insanın benim bizim cok eksiğimiz olduğunu düşünüyorum araştırıp doğru kaynaklardan neyin doğru neyin yanlış olduğunu öğrenmek en doğrusu . Taklidi Müslümanlık yerine hakikatı araştırarak manevi hislerle adim atmak daha sağlıklı daha özünde olacaktır . Seri halinde okumak daha faydalı olacaktir Peygamber efendimizin Her konuda ki tutumunu ahlakını düşünce yapısını öğreniyorsunuz ,mutlaka herkesin okuması gereken sağlam kaynak ,okur kalın Sevgilerimle . (Ayşe Okuş)

--reklam--

Kavuşma PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Ahmet Lütfi Kazancı - Kavuşma kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kavuşma PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Ahmet Lütfi Kazancı Kimdir?

İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü'nden 1964 yılında mezun oldu. Çorum ve Isparta'daki imam-hatip liselerinde öğretmenlik yaptı. Daha sonra 1977'de Bursa Yüksek İslam Enstitüsü'nde Arap Dili ve Belagatı asistanı oldu. 1980'de bu üniversitenin öğretim görevlisi kadrosuna geçti.Sonra İstanbul'da özel bir fakültede çalışmaya başladı.1983 yılında Ailesi ile birlikte Bursa'ya taşındı. 'Hitabet-i Nebeviye' teziyle doktor (1983), 'Abdülmelik b. Mervan ve Ziyad b. Ebih' teziyle doçent oldu. Daha sonra profesörlüğe yükseldi. 16.07.2003 tarihinde Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nden emekliye ayrıldı.

İslam Tarihi ve Peygamberler Tarihi üzerine çok sayıda kitabı, araştırma, derleme, tercüme ve makaleleri vardır. Ayrıca İslâm ahlakına vurgu yaptığı romanlarıyla da tanınmıştır.

--reklam--

Ahmet Lütfi Kazancı Kitapları - Eserleri

  • Özlenen Şafak
  • Aydınlıklara Doğru
  • Hicret Yurdunda Sabah - Doğuş
  • Yükseliş
  • Guruba Yaklaşırken
  • Kavuşma
  • Peygamberler Tarihi
  • Üvey Anne
  • Bir Vicdan Uyanıyor
  • İlk ve Büyük Halife Hz. Ebubekir (r.a.)
  • Kaynana Münevver Hanım
  • Adil Halife Hz. Ömer
  • Saadet Devri Serisi
  • Emirü'l Mü'minin Hz .Ali
  • İslam Akaidi
  • Emevilerin Mahvettiği Şehit Halife Hz. Osman
  • Dört Ulu Çınar
  • Son Fırtına
  • Adil ve Zahid Halife Ömer B. Abdülaziz
  • Peygamberimizin Hitabeti
  • Peygamberimize Neden İnanmadılar?
  • Kerbela'nın Hesabı
  • Peygamberin İki Gülü Hasan - Hüseyin
  • Hazreti Hatice El Kübra
  • Hz. Süleyman'dan Hz. Muhammed'e (s.a.s.) Peygamberler Halkası
  • Benim Peygamberim
  • Peygamber Efendimizin Hitabeti
  • Nübüvvet Pınarından Kırk Hadis
  • Hazreti Osman 1
  • Peygamberler Tarihi
  • Nübüvvet Pınarından 40 Hadis
  • Peygamberler Tarihi - 2
  • İslam Akaidi
  • Büyükler Büyüğü Peygamberimiz
  • Hz. Ömer 2
  • Hazreti Ömer 1
  • Peygamberimize Neden İnanmadılar
  • Hazreti Osman 2
  • İslamda İrade, Kaza ve Kader

--reklam--

Ahmet Lütfi Kazancı Alıntıları - Sözleri

  • Ancak bu yokuşlar, muhakkak bir gün düzlüğe kavuşacak, dökülen terlerin, katlanılan eziyetlerin ardından rahat ve huzur dolu günler gelecekti... (Aydınlıklara Doğru)
  • İçlerinde insanlık şuuru bulunanlar, bir başkasının iffeti için endişe duymadan edemezler. Bu endişeyi duymayan, kendisini namus meydanının tek kahramanı olarak gören, rastladığı her kadında kendi şahsı için bir nasip bulunduğu kanaatiyle hareket eden kimse... İşte hakiki alçak budur. (Bir Vicdan Uyanıyor)
  • Süruri Bey, Ezanın Türkçe okunmasının milli bir duygu olmaktan ziyade, dine ve dindarlara vurulmuş esaslı bir darbe olduğunu bölenlerdendi. (Bir Vicdan Uyanıyor)
  • "Lâ sağirate meal ısrar, velâ kebirate meâl istiğfar" Israr ede ede küçük günah kalmaz, büyük günah olur. İstiğfar ede ede büyük günah kalmaz, erir. (İslam Akaidi)
  • Hz. ŞUAYB Medyen halkına gönderilen bir Peygamberdir. Medyen halkı çeşit çeşit ahlaksizca işler sergilemekle tanınmislardi. Ölçü ve tartida hile yapıp ,halkin malını haksız yere düşürüp hile yapmaktadırlar. Hz. ŞUAYB; - EY Kavmim ,Allah a kulluk edin. Sizin ondan başka hiç bir tanriniz yoktur . Rabbinizden size açık bir delil gelmiştir. Artık ölçüyu ve tartıyı dürüst yapın. İnsanların esyasina karşı haksızlık ederek mallarının değerini düşürüp ellerinden almaya çıkmayın. Yeryüzünü ,ıslah edildikten sonra fesada vermeyin. Eğer inanan kimseler iseniz ,bu dediklerim sözler için elbet saha hayrlidir. ( Araf süresi /85. Ayet ) Medyen halkı ise Hz. Şuayba donerek: -Ey Şuayb, sen ancak sihir yapılmış , buyulenmis kisilerdensin ve sen peygamber değil, bizim gibi bir insansın. Biz elbet ve elbet seni yalancılardan biri zannediyoruz. Eğer doğru söyleyenlerdensen, hemen üzerimize gökten parçalar düşür, dediler. Hz. Şuayb i her firsatta yalanlayan kavmi onun bahsettiği azabi getirmekle israrci davraniyorlardi. Be nihayet beklenen azap geldi. Pek sıcak bir gündü. Başlarına yaklaşan bulutun serinlikte getirdiğini saniyorlardi. Fakat sanki buluttan ateş yagiyordu. Beyinleri kaynayacak gibi oldu. Evlerine, en izbe yerlere girdiler. Durulacak gibi degildi. Kur'an'da "gölge gününün azabi " denilen bu azap onlari deliye dondurmus ne yapacaklarını bilemez hale gelmişlerdi. Daha sonra müthiş bir ses ve sarsıntı onlari yakaladı . Bulunduklari yerde yüzüstü cokuverdiler. Sanki onlar orada oturup yerleşmemis, yasamamis gibi olmuslardi. Onların taş gibi ,oldukları yerde cakilmis gibi kalan sessiz ve sakin duran cesetlerine ibret gözüyle bakan Hz. Şuayb suz sözleri söylemekten kendini alamadı. - yemin ederim ki ey kavmim , ben size , Rabbimin gönderdiği hükümleri ulastirdim. Sizin iyiliginizi istedim. Şimdi ben o kafirler topluluğuna karşı nasıl üzüntü duyar tasalanirim. Hz. Şuayb Kuran da 11 ayette zikfedilmistir. (Peygamberler Tarihi)
  • Kim Allah’a olan saygısını devam ettirirse Allah ona bir kurtuluş yolu açar, onu hiç hesap etmediği bir yoldan rızıklandırır. (Talâk sûresi, 3. Ayet) (Kavuşma)
  • Sevgili peygamberimizin gözlerinin nuru Hüseyin varken Yezid gibi seviyesiz, şahsiyetsiz, içki müptelası, dini değerlere yabancı, aşağılık bir kişiye "Müminlerin Emiri" diye bakmayı ve baş eğmeyi kendilerine yediremiyorlardı. (Peygamberin İki Gülü Hasan - Hüseyin)
  • Nebi (s.a.v.)'in soru soranı takdir etmek suretiyle cevap vermesi, öğretim açısından da ayrı bir değer taşır. Soru soranın itimadını arttırır, ikinci bir soru sorma cesaretini verir. (Peygamber Efendimizin Hitabeti)
  • "Sizden biri kendi şahsı için arzu ettiğini mümin kardeşi için de arzu etmedikçe gerçek manâsıyla iman etmiş olmaz." (Hicret Yurdunda Sabah - Doğuş)
  • Allah her şeye kadirdir... O' nun kudreti karşısında olmaz diye bir şey yok... Peygamber Davut'un elimde demiri yumşatan yüce Mevla, dilerse taşları, demirleri yontacak sertlikte olan bu kalpleri de yumuşatır, ipek gibi yapıverir. (Aydınlıklara Doğru)
  • Her tarafta, "ovada insanları, dağ başlarında hayvanları doyuran" diye şöhret bulmuş, sofrasından misafir eksik olmamış olan abdulmutalib, muhammed'inin süt anne ücretini vermekten mi çekinecek. (Özlenen Şafak)
  • Dünyanın tadı tuzu şu dört insanla olur : İlmi ile amel eden ve insanlara iyi örnek olan alim. Öğrenmekten çekinmeyen bilmediğini sormaktan utanmayan cahil . Malını iyilik yolunda sarf eden cömert bir zengin . Ahiretini dünya karşılığında satmayı düşünmeyen ve iffetini muhafaza eden fakir . (Dört Ulu Çınar)
  • Alçak gönüllü olmak, şeref ve faziletlerin merdivenidir. Kibirlenmek ise mahvolma sebeplerinin başıdır. (Emirü'l Mü'minin Hz .Ali)
  • Hz.Ali yanı başında oturan Hasan ve Hüseyin'e döndü: "Allah'a karşı saygılı olmanızı tavsiye ediyorum. Dünya size yönelmiş olsa da sizin ona yönelmemenizi, ondan uzak durmanızı istiyorum. Elinizden çıkıp uzaklaşan ve size bir daha dönmeyecek olan şey için üzülmeyin." (Emirü'l Mü'minin Hz .Ali)
  • Sadece iki tane kusursuz insan vardır: Biri ölmüştür, diğeri de henüz doğmamıştır. (Yani kusursuz insan aramak boşunadır) (Adil Halife Hz. Ömer)
  • Ey insanlar, ben bir Müslümanım, Allah'ın kullarından herhangi bir kulum. Onun yardımı olmadığı takdirde zayıfım. Üzerime aldığım bu görev İnşallah benim huyumu değiştirmeyecektir. Büyüklük sadece Allah'a mahsustur. Kulların kibir ve azametle hiçbir ilgisi yoktur. Sakın sizden bir kimse "Ömer halife olunca değişti " demesin. Kimin hakkını çiğnedi ve zulmetti isem ona hakkım vermeye razıyım. (Hazreti Ömer 1)
  • Müminlerin emiri belime iki Kılıç bağladı. Biri Merhamet, biri ceza kılıcı. Ben Merhamet kılıcını yolda gelirken düşürdüm, elimde sadece ceza kılıcı kalmış oldu. Şimdiden bir takım başlar görüyorum. Sarıklarının kenarından, sakallarının arasından sızan kanlar, olgunlaştığını, koparılma zamanının çoktan gelmiş olduğunu haykırıp duruyor. Ben bu başları koparmak için paçalarını sıvamak durumdayım. (Kerbela'nın Hesabı)
  • Mümin olanın diğer mümin kişiye karşı durumu, birbirine kenetlenen ve destek olan bir bina gibidir. (Hicret Yurdunda Sabah - Doğuş)
  • İnsanı şaşkınlığından ve gafletinden uyandıran musibet ve felaketler ne hoş şeydir... (Bir Vicdan Uyanıyor)
  • " İnsanda bir dert vardır.Yaptığını kendinden başkasına duyurma derdi..." (Üvey Anne)