Kitap Künyesi

Yazar: Alessandro Baricco

Çevirmen: Şemsa Gezgin

Orijinal Adı: City

Yayın Evi: Can Yayınları

İSBN: 9789750701276

Sayfa Sayısı: 285

--reklam--

Kent Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Alessandro Baricco'nun üç yılda yazdığı Kent / City, kaçık ve nihilist insanların yaşadığı kent olarak kurgulanmış; olayların mahalleleri; karakterlerin sokakları andırdığı, aynı coğrafyayı paylaşan kişilerin bir belirip bir yok olduğu, Kafkaesk tarzıyla ilgi çeken ve 'Kafka günümüz Amerika'sını kurgulasaydı, Baricco gibi yazardı' dedirten bir roman. Romanın kahramanı Gould, başarının ağır yükü ve yalnızlığı altında kıvranan on üç yaşında dahi bir çocuk. Kendisinden oldukça büyük Shatzy ile arasında tuhaf bir aşk başlar. Shatzy'nin hayalini kan, ölüm ve rüzgarın kaldırdığı toz burgaçlarıyla dolu bir 'western', Gould'unkini ise içinde kıvrandığı yalnızlığa ve üzerine yapıştırılmış Nobel adayı dahi çocuk yaftasına uygun olarak dünya şampiyonluğuna oynayan bir 'boksör' besler. Gould ile Shatzy'nin dünyaları, büyük bir ustalıkla anlatılmış bir western ve bir boks öyküsünün yanısıra, Easy Rider ve Thelma ile Louise filmlerinin tadında, Alice Harikalar Ülkesinde ve Frankeştayn'ın gizeminde bir öykü daha sunarlar okura.

Kent'in, son zamanlarda moda olan seks, postmodernizm, minimalizm, kabalık ve sertlik üzerine kurgulanan, sıradanlığı vurgulayan yapıtlardan farklı bir şey okumak isteyen okura hoş bir soluk olacağı kuşkusuz.

--reklam--

Kent Alıntıları - Sözleri

  • “...gençken acı seni etkiler ve sanki üstüne ateş ediyorlarmış gibi gelir... asıl önemlisi bunu beklemiyor olmandır, olayın en önemli noktası budur, yani gençken acıyı beklemezsin, o da seni beklenmedik bir anda yakalar ve şaşırır kalırsın...”
  • .siz de fark ettiniz mi bilmiyorum, bir şey sizi bir Tanrı esini gibi etkilediğinde, uydurma bir şey olduğuna, gerçek olmayan bir şey olduğuna emin olabilirsiniz. Oyuncak tren örneğini ele alın. Gerçek bir istasyona saatlerce durup bakabilirsiniz ve hiçbir şey olmaz, sonra bir oyuncak trene göz atmak yeter ve pat, o harika şey patlayıverir. Anlamı yok, ama lanet olsun ki öyle ve bazen sizi yakalayan şey ne kadar çok aptalcaysa, o kadar çok takılırsınız, hayretle, onu elde etmek için sanki belli bir miktarda hileye, kasıtlı hileye ihtiyaç varmış gibi, sanki her şeyin, daha sonra bir Tanrı esini gibi bir şey olabilmesi için, sahte olmaya ihtiyacı varmış gibi, en azından birazcık. Kitaplar ya da filmlerde de öyle. Bundan daha sahte olamazlar ve içinde kimlerin olduğunu görmek isterseniz, emin olun ki yalnızca gösterişli orospu çocuklarından başka kimseyi göremezsiniz, ama bu arada insan içinde ancak düşlerinde görebileceği şeyleri görür ve gerçek hayatta bunları asla bulamaz. Gerçek hayat asla konuşmaz. yalnızca bir beceri oyunudur; ya kazanırsın ya da kaybedersin. Bu oyunu oyalanman için yaparlar, böylece düşünmezsin.
  • “Başka bir yaşam, dürüst olacağız. Susmasını bileceğiz.”
  • “...gençken acı seni etkiler ve sanki üstüne ateş ediyorlarmış gibi gelir... asıl önemlisi bunu beklemiyor olmandır, olayın en önemli noktası budur, yani gençken acıyı beklemezsin, o da seni beklenmedik bir anda yakalar ve şaşırır kalırsın...”
  • “İleri yaşta... yani yaşlandığında... o şaşkınlık kalmaz, seni artık ansızın yakalayamaz... onu hissedersin ama yalnızca yorgunluğa yorgunluk eklenir, artık hiçbir şey patlamaz, anlıyor musun, yalnızca omuzlarına sanki bir kaç kilo eklenir...”
  • “Gerçek sorun onların içlerindedir, başkalarının hiçbir ilgisi yoktur. Gerçek sorun yetenektir. Yetenek çıldırmış, olağanüstü bir hızla ve kendiliğinden büyümüş bir hücre gibidir.”
  • ...bir çocuk kendi yeri olan bir yer keşfettiğinde bir an onun Ev'ini, bir Ev'in anlamını ve özellikle de böyle bir Ev'in olduğu fikrini aklına getirirsen, iş artık bitmiştir, sonuna kadar boku yemiştir, geriye dönüş yoktur artık, üstünde yürek parçalayan, acı verici bir şaşkınlıkla, oradan tesadüfen geçen bir insan olmaya devam edersiniz, onun için de dolaşıp dururken gülünecek ve ağlanacak tüm o şeylerle diğer insanlardan daha neşeli ve daha üzgünsünüzdür.
  • Gülünç. Ama çoğu kez böyledir, hemen hemen her zaman böyledir: Sonunda acının, tüm o acının, gereksiz olduğu, deliler gibi acı çekildiği, ve bunun gereksiz olduğu, ne doğru ne de yanlış, ne güzel ne de çirkin olduğu, yalnızca gereksiz olduğu keşfedilir, sonunda söyleyebileceğin tek şey şudur: Gereksiz bir acıydı.
  • ... Acı, dünyayı olağanüstü bir biçimde algılamak için kesinlikle gerekli bir koşuldu.
  • “Hitler’in kızı Eva Braun’u düşünmem gerektiğini söyledi. O başardı, sen de başarabilirsin, dedi. Tuhaf bir konuşmaydı, ama anlamı vardı. Hitler, sonunda bir siyanür hapı içip intihar ettiğinde o da onunla birlikte intihar etmişti. Çünkü babaların en kötüsünde bile iyi bir şeyler vardır, dedi bana.”
  • “Gerçek sorun onların içlerindedir, başkalarının hiçbir ilgisi yoktur. Gerçek sorun yetenektir. Yetenek çıldırmış, olağanüstü bir hızla ve kendiliğinden büyümüş bir hücre gibidir.”
  • Gülünç. Ama çoğu kez böyledir, hemen hemen her zaman böyledir: Sonunda acının, tüm o acının, gereksiz olduğu, deliler gibi acı çekildiği, ve bunun gereksiz olduğu, ne doğru ne de yanlış, ne güzel ne de çirkin olduğu, yalnızca gereksiz olduğu keşfedilir, sonunda söyleyebileceğin tek şey şudur: Gereksiz bir acıydı.
  • “Başka bir yaşam, dürüst olacağız. Susmasını bileceğiz.”
  • “İleri yaşta... yani yaşlandığında... o şaşkınlık kalmaz, seni artık ansızın yakalayamaz... onu hissedersin ama yalnızca yorgunluğa yorgunluk eklenir, artık hiçbir şey patlamaz, anlıyor musun, yalnızca omuzlarına sanki bir kaç kilo eklenir...”

--reklam--

Kent İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Romanda kaçıkların yaşadığı,sokaklarından kan akan, karakterlerin bol olduğu bir kent anlatılıyor. Perşembeleri bedava saç kesen bir berber, bir dev, sağır bir cüce, bir dahi, bir general, bir akıl hastası ve bir fahişenin yanı sıra, futbol, basketbol oynayan siyahiler, profesörler ve boks var. Hepsi de kentin sokaklarından şöyle bir geçip gidiveriyorlar. Hem entelektüel hem de dürüst, hem tüm kötülüğümüzün bilincinde hem de hem de hangi noktaya kadar adil olabileceğimizi merak eden Baricco, "Başka bir yaşamda belki dürüst olacağız ve sessiz kalmayı bileceğiz" diyor. (Sefa Akgül)

Kent, Baricco için kesinlikle bir başlangıç kitabı değil; okuyucuyu yoran, ondan ilgi bekleyen ancak sadık okuyucusuna karşılığını da veren bir metin. (Gökhan Gök)

15 yaşında anne ve babasının bir nevi terk ettiği Gould dahi bir çocuktur ve bir çok dahi gibi iletişim problemi vardır ve yalnızlığını zihnindeki ilginç arkadaşları (Dıesel ve Poomerang) ile paylaşır. Dıesel dev gibi iri biri, Poomerang ise siyah giysiler giyen, dilsiz biridir. Bir telefon konuşmasında tanıştığı, 6 yaşından beri bir Western kurgulayan Shatzy onu biraz olsun anlayabilen tek kadındır. Kitapta boks maçları, western filmi, hayali karakterler oldukça baş döndürüyor ve kurgusal olarak belli bir sıra-düzen yok. Yani bu “Kent” oldukça karışık... Hem son derece derin psikolojik çözümlemeler hem de ciddi bir toplum eleştirisi barındıran bu ilginç hikayede okuyucunun da en az yazar kadar renkli bir dünyası olmalı ki “kent”in içine girebilsin. (Elif Osmanoğlu)

--reklam--

Kent PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Alessandro Baricco - Kent kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kent PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Alessandro Baricco Kimdir?

Genç kuşak İtalyan romancılarından olan Alessandro Baricco, 1958 yılında Torino kentinde doğdu. Öfke Şatoları ve Oceano Mare adlı romanları çeşitli roman ödüllerine değer görüldü. İpek adlı kısa romanı pek çok dile çevrildi, İtalya'da uzun süre çok okunan kitaplar listesinin başında kaldı.

--reklam--

Alessandro Baricco Kitapları - Eserleri

  • Bindokuzyüz
  • İpek
  • Homeros, İlyada
  • Mr. Gwyn
  • Emmaus
  • Smith & Wesson
  • Öfke Şatoları
  • Şafakta Üç Kez
  • Kent
  • Okyanus Deniz
  • Yarım Kalmış Bir Hayal
  • Don Juan
  • The Game
  • Senza Sangue

--reklam--

Alessandro Baricco Alıntıları - Sözleri

  • Gölgede büyüyen insanları o gölge tüm yaşamları boyunca izler (Şafakta Üç Kez)
  • "Kesin çözümler her zaman ve yalnızca sürmeyeye mahkûm 1ruh hali nedeniyle alınır." "Kimin bu söz? "Marcel Proust'un. O asla yanılmazdı." (Mr. Gwyn)
  • Gerçekten ne aradığınızı bilmediğiniz için bulduklarınızın bir değeri olmuyor.. (Homeros, İlyada)
  • “Başka bir yaşam, dürüst olacağız. Susmasını bileceğiz.” (Kent)
  • Beni durduran gördüğüm şey değildi/ Görmediğim şeydi. (Bindokuzyüz)
  • Bazı akşamlar yastığa sürtünüyordum, çünkü uyuyamıyordum, aklımda o vardı. (Emmaus)
  • “Başka bir yaşam, dürüst olacağız. Susmasını bileceğiz.” (Kent)
  • "Dönecekler. Dönme dürtüsüne karşı koymak her zaman zordur, öyle değil mi?" (İpek)
  • İnsanın başı belaya girmesin diye, penisle kalbi bir arada tutmak için böyle bir şeye sahip olmalı. (Yarım Kalmış Bir Hayal)
  • Yanlış bir yazgının büyüklüğünü durdurmak için artık çok geç kalınmış olduğu halde, küçük kusurları tuhafça düzeltme gereksinimiydi benimkisi. (Smith & Wesson)
  • Bir yaşamın binlerce anından birkaç tanesi göze görünmeden geçip giderken birdenbire tutuşuverir. (Öfke Şatoları)
  • ../annelerimizin uçurumunda benzersiz ve beklenmedik bir yüreklilik yatar.. (Emmaus)
  • Yaşlanmış bir yüzle, ama güzel bir şekilde, yorgunluk izi taşımadan.. (Bindokuzyüz)
  • Şöyle derdi: “Bir kenarda güzel bir hikâyen ve onu anlatacak birisi olduğu sürece gerçekten aldatılman zordur”. (Bindokuzyüz)
  • ..bazı zamanlarda diyecek hiçbir şey olmaması ne garip... (Öfke Şatoları)
  • ~~~Oysa dünya tuhaftı~~~ (Mr. Gwyn)
  • Her işi üstünkörü yaparım, pek akıllı değilim ve çok kötü yürekliyim. Ayrıca hayatımda başladığım bir şeyi asla bitirmedim. Kötü yürekli ne demek? İnsanların acı çektiğini görmek beni rahatsız etmez. Bazen hoşuma gider. Oturun lütfen, orada ayakta durmanızdan rahatsız oluyorum. (Şafakta Üç Kez)
  • -normal yaşantımızı sürdürmek sıkıntı veriyordu. (Emmaus)
  • Hiç canım, hep aynı hikaye, o benim hayatımın erkeği, ben de onun hayatının kadınıyım, o kadar, ama asla birlikte yaşamayı beceremedik. (Şafakta Üç Kez)
  • Gülünç. Ama çoğu kez böyledir, hemen hemen her zaman böyledir: Sonunda acının, tüm o acının, gereksiz olduğu, deliler gibi acı çekildiği, ve bunun gereksiz olduğu, ne doğru ne de yanlış, ne güzel ne de çirkin olduğu, yalnızca gereksiz olduğu keşfedilir, sonunda söyleyebileceğin tek şey şudur: Gereksiz bir acıydı. (Kent)