Kitap Künyesi

Yazar: Trevanian

Çevirmen: Neşe Olcaytu

Orijinal Adı: Hot Night İn The City

Yayın Evi: E Yayınları

İSBN: 9789753901680

Sayfa Sayısı: 256

Kentte Sıcak Gece Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Trevanian yine kendine özgü buluşlarını ve el çabukluğunu sergilediği bir yapıtla hayranlarının gözlerini kamaştırıyor.

Kentte Sıcak Gece Trevanian'dan usta işi bir yapıt, yazarın el attığı her türde yeni bir "ses" yaratma yeteneği kendine tüm dünyada binlerce hayran kazandıran Kasaba, Hesaplaşma, İnfazcı, Katya'nın Yazı, Şibumi gibi dünyanın her yerinde çok satan yapıtlar yazmasını sağladı.

Kentte Sıcak Gece her tadı içeren bir ziyafet gibi: Aksiyon, romantizm, aşk, zeka, tutku... bütün bunları insan olmaya değişik bir açıdan bakarak sunuyor. Okur zorlu durumlarla karşı karşıya kalan unutulmaz karakterlerin geçit törenini izliyor: Büyüleyici genç bir deli ona güvenen kurbanlarını cezbeder; güçlü iki Bask kadını bir elma ağacının tepesinde kavga eder; huysuz bir karnaval satıcısı genç çırağını getirir; yaşlı bir Kızılderili, halkını bulmaya çalışır; ünlü bir yazar kendi hakkında tatsız bir gerçeği öğrenir; bir delikanlı kendini boğucu bir aşktan kurtarmaya çalışır; genç bir çift eğlenceli bir rastlantı ile tanışır...

Kitap okuru büyük Amerikan kentlerinin caddelerinden Paris'e, oradan Kutsal Topraklar'a, efsanevi İngiltere'ye, Bask ülkesine, çağımızın Londrasına ve eski Kuzey Amerika'ya taşıyor.

Kentte Sıcak Gece ziyafeti hem lezzetli, hem besleyici, hem bol çeşitli, hem doyurucu. Kentte Sıcak Gece en azından bir güç seremonisi.

"Göze çarpan, eğlendirici... Trevaian'ın kitaplarının hiçbiri Ludlum ya da Clancy'nin kopya tekrarlarından değil."

- Newsweek-

"Trevanian o hareket dolu öyküleri tekrar hatırlatan eski bir usta."

- USA Today-

"Trevanian daima acayip bir tehlike havasının varlığını hissetiriyor. Çok iyi!"

- The Boston Globe-

"Trevanian; Simenon, Hammett ve Macdonald'ın kutlayabildiği büyük bir başarıyla hareket ediyor."

- Publishers Weekly-

Kentte Sıcak Gece Alıntıları - Sözleri

  • m ELMA AĞACI isimli öyküde, Büyüklerimizin bir deyişi vardır: Gençlik yok olursa, insanlar daha çabuk yaşlanır.
  • Adama bu tipler tanıdık geldi. Onlar da kendisi gibi, evi barkı ya da işi gücü olmayan serseri takımındandı. Bütün gece açık olan kafelerde barınan, kayıp insanlar. Boşlukta kalmış insanlar. Kıyıya vurmuş balıklar gibi, doğanın yağmaladığı ve doğaya yem olmuş insanlar.
  • Dedikodu yapmak, köyde yaşamanın tadı tuzudur ve bundan yoksun kalan bir kadın kocasının hayatını cehenneme çevirir. Kadın artık kocasına, dayak bile atabilir.
  • "Orada öylece durmuşum ve etrafımda insanlar saygıyla eğilip ağzımın içine bakıyor. Benimse bütün işim, o insanlara ne kadar günahkar olduklarını ve eğer Tanrı'nın yolunu seçmezlerse cehennemde nasıl yanacaklarını söyleyerek vaaz vermek olurdu.
  • KÖYÜN KURNAZ DELİSİ öyküsünden Zengin bir adam daha da zenginlikler peşindedir ve gezip tozar. Yoksulluk, insanın evinde keyfini çıkaracağı bir şeydir
  • MRS McGIVNEY'in BEŞLİKLERİ öyküsünden Hiç birv kahve kokusu kadar nefis olamazdı. Beklentiler ve gerçekler arasında her zaman bir uçurum söz konusuydu.
  • Tanrı cimri insanları zenginliğin tuzağına düşürerek cezalandırır; tıpkı gönlü zengin ve bonkör kişileri yoksulluğun güvenli sığınağında koruduğu gibi...
  • Tanrı cimri insanları zenginliğin tuzağına düşürerek cezalandırır;tıpkı gönlü zengin ve bonkör kişileri yoksulluğun güvenli sığınağında koruduğu gibi.
  • She hayvanların yeterince insan niteliklerini taşıdığına inanıyordu. İşte gördüğünüz gibi iyisi kötüsü, açgözlüsü, sinirlisi, kaypak olanı - kısacası hepsi mevcuttu.
  • Genclik yok olursa, insanlar daha cabuk yaslanir.
  • Kadınlar kocalarını kendileri seçer ama çocukların anne babalarını seçme şansı yoktur.
  • KÖYÜN KURNAZ DELİSİ öyküsünden Başka insanlara her şeyin gerçeğini söylememek konusunda, en çok dikkat ettiğimiz nokta mali konulardır. İşleri iyi giden bir çobanın, sürekli halinden şikayet etmesi çok doğaldır. Zaten kendi durumuyla böbürlenmek Tanrı'nın hoşuna gitmediği gibi, akrabalarının ve yakınlarının da borç para istemesine yol açar. Ayrıca gezginci toptancılara peynirini satarken, yoksul bir çoba- nın ahlak açısından yarattığı güven daha farklıdır. Yoksulluktan şikayet etmeyen köylülerimiz ise, gerçekten yoksul olanlardır çünkü küçümsenmek istemezler. Daha da ilginci, bunun aileden gelen bazı günahların cezası olarak yorumlanmasından korkarlar.

Kentte Sıcak Gece İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Öykü kitapları meze tabağı gibidir. İçinde çeşitli lezzetli atıştırmalıklar bulunur. Kentte sıcak gece her biri farklı öykülerin toplandığı bir kitap. Bu tanımı doğruluyor Kitaba ismini veren kentte sıcakbir gece öyküsünüokuduğumda sonunu hız beyenmemistim. Belli ki yazar da beğenmemiş ve tekrarinda farklı bir son belirlemiş. Tüm öyküleri keyifle okudum ama Favori öykum "Miss Plimsoll'un İşten Kovulma Sorunu" (Selfinaz Çıldır)

Kitabın Yazarı Trevanian Kimdir?

Rodney William Whitaker, (doğum 12 Haziran 1931, New York - ölüm 14 Aralık 2005 İngiltere) ABD'li yazar. Romanlarında genellikle Trevanian takma adını kullandığı için bu isimle tanınır.

14 Aralık 2005'te 74 yaşında hayata veda etti. İngiltere'nin batısında adı açıklanmayan bir kronik akciğer hastalığı tedavisi gören Whitaker, 15 Aralık'ta toprağa verildi. Vasiyetine uygun olarak mezarının yeri açıklanmadı.

"Trevanian" adıyla yazdığı casusluk ve macera romanlarıyla ünlenen Rod Whitaker, kendi adının dışında, "Nicholas Seare" ve "Benat LeCagot" gibi birçok takma isimle değişik konularda eserler yayımladı.

Katya'nın Yazı, Şibumi, Hesaplaşma, Yirminci Mil Türkçe'ye çevrilen ve en bilinen kitapları. Kitapları dünyada milyonlarca basılan Whitaker, yaşamı süresince hiç ortaya çıkmayarak kendisini gizledi. 

Şibumi (Shibumi) adlı macera romanı dünyada satış rekorları kırmıştır(Şibumi). Yazarın Yayımlanmış 10 kadar romanı 5 milyonun üzerinde satış yapmıştır. Türkçe'ye İnfazcı adıyla çevrilen ilk romanı The Eiger Sanction, ünlü oyuncu / yönetmen Clint Eastwood tarafından sinemaya kazandırılmış ve çok başarılı performans sergilemiştir.

Trevanian Kitapları - Eserleri

  • Şibumi
  • Katya'nın Yazı
  • İnfazcı
  • Hesaplaşma
  • Kasaba
  • Yirminci Mil

  • İnci Sokağı
  • Kentte Sıcak Gece
  • Ölüm Dansı
  • 1339...Ya da Öyle Bir Yıl - Bir Sokak Satıcısı Adına Apoloji
  • Kaba Saba Masallar
  • Şibumi

Trevanian Alıntıları - Sözleri

  • İki kuralım var. Her zaman beklemedikleri şeyi yap. Ve her zaman çok aniden yap. (Yirminci Mil)
  • Hayat o kadar korkunç ve o kadar tehlike dolu ki, can sıkıntısı bir kurtuluş oluyor. (Ölüm Dansı)
  • Faşizm. Yasanın yönetimi yerine bir insanın yönetimi faşizmdir. (Kasaba)
  • Birdenbire hiçbir şeyin önemi kalmadı. (İnfazcı)
  • Bütün savaşlar sonunda kaybedilir. İki taraf da kaybeder. (Şibumi)
  • Tanrı'nın bizimle zalim oyunlar oynamadığının en büyük kanıtı bize üzülme ve unutma yeteneğini vermiş olmasıdır. (Kasaba)

  • “ Kalabalığın çıkardığı gürültü mantıksızdır ama kulakları sağır edecek kadar güçlüdür. Beyinleri yoksa da, binlerce kolları vardır. Bunları seni yakalamak, çekmek, aşığıya indirmek ve batırmak için kullanırlar. “ (Şibumi)
  • Bir şeyi nazikçe ifade etmek ne yazık ki çoğu zaman anlam belirsizliği yaratıyor. (Hesaplaşma)
  • "Olumlu düşünmek gerçekten etkili oluyor" ... (İnfazcı)
  • "Zaman da çelişkili bir tutum içindeydi. Bir yandan donmuş gibi yerinde duruyor, bir yandan parmaklarımızın arasında akıp kaçıyordu." (Katya'nın Yazı)
  • Tartıştıkları zaman annem onun hiç eğlenceli olmadığından yakınır , babam da ona şık giysiler almak için gece gündüz çalıştığını bağırırdı. (Yirminci Mil)
  • Hepimiz karşımızdakinin bizi anlamasını isteriz ama, ayna gibi içimiz dışımız görünsün istemeyiz. (Katya'nın Yazı)
  • İnci Sokağında oturan hiç kimsenin, suyu merdaneden geçirerek sıkan çamaşır makinesi yoktu. Zaten kadınların öyle bir şeyi istediği de yoktu. Kent söylentilerini hepsi duymuştu. Parmaklarını merdaneye kaptıran insanlar! Biri çığlıklarını duyup yardıma gelene kadar kolları omuzlarına kadar ezilebiliyordu. ( Zenginlerin de o tür sorunları vardı işte!) Gazetelerin bu tür faciaları hiç yazmaması çamaşır makinesi yapan büyük şirketlerin onları susturmak için el altından para vermesindendi- ya da bize öyle söyleniyordu. (İnci Sokağı)

  • Yalnızdım ve yaşlanıyordum. (Ölüm Dansı)
  • "Hayatım alelacele çizilmiş ama vakit yetmediği için ayrıntıları doldurulamamış bir resme benziyor." (Şibumi)
  • "Bütün savaşlar sonunda kaybedilir. İki taraf da kaybeder...” (Şibumi)
  • Ben sadece İncilden alıntı yapmanın bir günahkarı bir azize dönüştürmeyeceğini söylüyorum. (Yirminci Mil)
  • Dans duyguları özgür kılar, ruhu rahatlatır, insana enerji verir ve insanları bir araya getirir. (Ölüm Dansı)
  • "Bazı meslekler insanlar üzerinde iz bırakır, tıpkı bir marangozun kollarındaki küçük çizikler ya da bir madencinin kapkara tükürüğü gibi .Okul öğretmenliğide bir insana onmaz bir cenebazlık bırakır." (Yirminci Mil)
  • İnsanı en mutlu eden şey, ihtiyaçlarıyla varlıkları arasında bir denge bulunmasıdır. (Şibumi)