Kitap Künyesi
Yazar: Kemal H. Karpat
Yayın Evi: Timaş Yayınları
İSBN: 9786050807561
Sayfa Sayısı: 352
--reklam--
Kısa Türkiye Tarihi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Avrupa'da yaşanan değişim rüzgarları... XIX. yüzyılda ve XX. yüzyıl başlarında yaşanan sosyal ve ekonomik değişimlere Osmanlıların ayak uydurma çabaları; yeni bir ordu Nizam-ı Cedid, Tanzimat Fermanı ve daha nice ıslahat çalışmaları... İmparatorluğun çok-uluslu yapısı ve milliyetçilik akımıyla beraber gelen çözülme... Tüm bu gelişmelerin ardından başlatılan bir modernleşme hareketi ve Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Osmanlıların küllerinden doğan yeni bir Türk ulusu ve Milli Mücadele'nin getirdiği Cumhuriyet...
Cumhuriyet'le birlikte literatürümüze giren demokrasi ve laiklik kavramları, çalkantılı seçim dönemleri, Tek Parti döneminin ardından gelen Çok Partili Hayata Geçiş sürecinde ortaya çıkan muhalefet partileri, yeni anayasalar ve seçimlerle örülü bir Türk demokrasi tarihi ve iki askerî darbe, üç muhtıra, yedi darbe girişiminden oluşan bir Kısa Türkiye Tarihi okuması...
Hepsi Prof. Dr. Kemal H. Karpat'ın değerli kaleminden!
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Kısa Türkiye Tarihi Alıntıları - Sözleri
- __Dünyada Hiçbir Millet, Başkanını Türk Milletinin Atatürk'ü Sevdiği Kadar Sevmemiştir...Atatürk, Türklere Tarihte İlk Defa Öz Adlarını Taşıyan Bir Devlet ve Cumhuriyet Vermiştir.
- Her medeniyetin çeşitli değişim safhaları vardır ve bir safhadan diğer safhaya geçiş sarsıntılı olur.
- Kısacası Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası halkın dinine, geleneklerine, diline dokunmadan tarihi ve kültürel devamlılığını korumak suretiyle bu ilerlemeyi gerçekleştirmeyi amaçlıyor; Cumhuriyet Halk Fırkası ise Türk insanının, ancak Osmanlı tarihi ve kültürünün devamlılığından koptuktan sonra hazırlanacak bir programla yeni benliğini ve kimliğini kazanabileceğini düşünüyordu
- Islam topluluklarında devlet, toplumun siyasî ve manevi ifadesi ve dini emirlerin yerine getirilmesine nezaret eden bir teşkilat olduğu için Avrupa devletlerinden çok farklı bir benliğe sahiptir. Bu benlik ve görevler gereğince, Islamda, devleti toplumdan ayırmaya imkan olmadığı gibi devlet adına toplumun görevlerini yerine getiren idareciler ve bu arada sultanlar da kendiliğinden büyük yetkiye ve dolayısıyla saygı ve nüfuza sahip idiler.
- 3 Mart 1924'te, dini ve modern eğitim veren okullar, Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile Maarif Vekaleti'ne bağlanmıştır. Bu okullar arasında vakıfların idare ettiği okullar da mevcuttu ve bir süre sonra bunların din eğitimi yapan kısmı da kapatılmıştır. Bu siyasete sonradan takılan laiklik isminin aslında felsefi düşünceden degil, kuvvet mücadelesinden doğduğu aşikardır.
- Yabancı Müslüman ülkelerde yaşayan birçok yazar ve düşünür, Atatürk'ü İslamiyet'i canlandıran büyük bir din devrimcisi olarak görmüşlerdir. Bu konuda birçok kitap ve makale de mevcuttur.
- Fransa, Kudus'te eskiden beri sahip olduğu dini imtiyazlarını genişletmeye çalışmış, neticede mukaddes yerlerin bir kısmının anahtarlarını Katoliklere verdirmek suretiyle Ortodokslar aleyhine başarı sağlamıştır. Ortodoksların koruyucusu olduğunu bir defa daha gözler önüne sermek isteyen Rusya, Fransanın Kudüs'te ki bu tasarrufunu fırsat bilerek Prens Menşikov'u olağanüstü elci olarak Istanbul'a göndermiştir.
- 1960-65 yillari arasinda CHP'nin ordu ile yakindan isbirligi yaptigi bilinmektedir. 1965'ten sonra CHP'de gelişen ortanin solu hareketi ve pozitivist laikliğin yerini alacak halkın görüşüne daha yakın bir lâiklik bulma yönünde ki arayışlar ordunun üst kademelerini CHP'den sogutmustur.
- Kenan Evren Paşanın ANAP'a açıkça cephe almasına ve lideri Turgut Özal'i tenkit etmesine rağmen ANAP 211 milletvekili ( MDP ancak 71, Halkçı parti 117 milketvekili) çıkartmıştır. ANAP'ın milletvekili sandalyelerinin %52'sini elde etmesi ve böylece hükümeti tek başına kurma yetkisine sahip olması, Türkiye siyasi tarihinde yeni bir safha açmıştır. 29 kasım 1983'te, 17. TBMM dönemi açılınca askeri hükümet başkanı Bülent Ulusu istifasını sunmuş ve Türkiye'de askeri rejim şeklen sona ermiştir.
- "Tarihte ilk kez Türkler, kendi isimlerini taşıyan ve milletçe yapılan çetin bir mücadele sonucunda ve belki de en hazini iki buçuk milyon şehit verdikten sonra kendi devletlerini yeniden kurmayı başarmışlardır."
- "İslâmcıların birçoğu kapitalizmi, pazar ekonomisini yani 'maddiyatçılığı' din ile uyuşmayan, uyuşmaması gereken 'gavur', 'kafir' sistem olarak görmüşlerdir. Yakın zamana kadar tüm İslâm toplumlarının ekonomik bakımdan geri kalmalarında da etkisi olan bu düşüncenin verdiği zararlar açıkça görülebilmektedir. Hâlbuki İslam'da ekonomik kalkınmayı, maddi refaha ulaşmayı önleyen hükümler yoktur. Kaldı ki bugün İslam'ı temsil eden, onun adına konuşan krallar, prensler alabildiğine zengindirler."
- "Silahlı kuvvetler; Hassa(birinci), Dersaadet, Rumeli, Anadolu ve Arabistan orduları olmak üzere 5 orduya ayrılmıştır. 1885'te çıkarılan bir kanunla o zamana kadar yalnız Müslümanlar tarafından görülen askerlik hizmeti bütün tebaayı içine alacak şekilde genişletilmiştir.Böylece Osmanlı Devleti din ve dil farkı gözetmeksizin herkesin eşit şekilde hizmet göreceği bir ülke haline getirilmek istenmekteydi.Ancak Hristiyanlar çeşitli sebeplerle Avrupa devletlerinden de destek görerek askerlik hizmetine itiraz etmişler ve neticede bu hizmetten muaf tutulmuşlardır.Buna karşılık kendileri için "bedel-i askeriye" adıyla yeni bir vergi ihdas edilmiştir. "
- " Böylece İttihatçılar, tarihte ilk defa Osmanlı ordularını yabancı bir devletin emrine sokmuş bulunuyorlardı. "
- Türkiye Cumhuriyeti'nin ani bir karar ile ortaya çıktığını iddia etmek, yalnız tarihi gerçekleri inkar etmek değil, Türklerin benliklerini ve kimliklerini de inkar etmek demek olur.
--reklam--
Kısa Türkiye Tarihi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Yakın tarih hakkında fikir sahibi olmak ve ya fikir yürütebilmek için 19. yüzyılın sosyal, siyasi, ekonomik gelişmelerine hakim olmak gerekiyor. Kısaca ifade etmek gerekirse Türkiye'nin yakın tarihi 1800'lü yıllardan başlar. Tarihi Atatürk'e olan kin üzerine, hesaplaşma üzerine temellendiren tarihçiler her zaman yakın tarihi 1923 yılından başlatırlar. 19. yüzyıla hiç değinmezler çünkü değindiklerinde Atatürk ve devrimlerinin bir anda baskıyla yukarıdan dayatılarak değil, 19 yüzyılda meydana gelen büyük değişim ve dönüşümün bir neticesi olduğunu göstermek durumunda kalacaklardı bu durum da onların yaratmak istediği çarpık tarih anlayışına ters bir durum ortaya çıkarır. İşte bu tarz tarihçilerin gerçeği karartmalarına engel olmak, Türkiye'nin yakın tarihi hakkında fikir sahibi olmak için bu kitabın kesinlikle okunması gerekiyor. Kitapta 19. yüzyılın başından günümüze kadar yaşanan siyasi, sosyal, kültürel, ekonomik gelişmelerin tarafsız bir bakış açısı ve bilimsel bir üslup ile tahlil edildiğini görüyoruz. Üslubunun da bir tarih kitabına oranla oldukça akıcı ve sade olduğunu söyleyebilirim. İyi okumalar dilerim. (Şeref Namalır)
Kemal Karpat - Kısa Türkiye Tarihi (1800 - 2012): Kemal Karpat Hoca Türkiyeyi Osmanlıyla birleştiriyor. Cumhuriyet sonrası ne kadar yanlış varsa İsmet İnönü'ye kalıyor. Özellikle liberal sağcılara meyilli bir bakış açısı var. Mustafa Kemal Paşayı da ülkenin bütün insanlarının birleşeceği bir merkez olarak kabul ediyor. Son döneme dair yazılan tarih kitaplarında farklı farklı menheçler var. Bu da hocanın menheci... Bana kalırsa Celaleddin Vatandaş'ın "Cumhuriyetin Tarihi" kitabını okumak çok daha faydalı... Menheci beni daha çok cezbetmişti. (Ahmet Mücahit)
Özellikle son zamanlarda çıkan tarih milliyetçiliği ve kutuplaşmaya istinaden tarihi objektif ve tarafsız olarak vermeye çalışmış bir eserdir. 1900 yılların başlangıcından 2012 yılına kadar inceleyen bu eser tam anlamıyla objektif olmasa da müfredatta ki tarih kitabından daha iyi olduğunu belirtmek gerekir. Özellikle Abdülhamid ve Musatafa Kemal Atatürk döneminin çok objektif olmadığını ve bazı konulara tam manasıyla değinmemesi bir eksiklik sayılmayacaktır. Çünkü ülke bu iki lider üzerinden kutuplaşma eğilimindedir. Dil oldukça sade olması hasebiyle ortaokul öğrencisinin dahi okuyabileceği bir eser olmuştur. Bu uzun dönemi 300 sayfaya sığdırmaya çalışmak tabi bazı konularda eksiklik göstermiştir mesela çoğu süreçlerin neden sonuç ilişkisinden çok sonuçları ele alınmıştır. Bu yönden bu eseri okumak tabi ki yeterli olmamakla birlikte bu dönemi anlamak için okuma yapmak isteyenler için güzel bir başlangıç olabilir. (Zahir ince)
--reklam--
Kısa Türkiye Tarihi PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Kemal H. Karpat - Kısa Türkiye Tarihi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kısa Türkiye Tarihi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Kemal H. Karpat Kimdir?
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. Washington ve Rewington üniversitelerinde siyasal ve sosyal bilimler üzerine master ve doktora yaptı. Romanya'da tarih ihtisasının ardından Amerikan tarihi, Rus tarihi, Ortadoğu tarihi ve Osmanlı tarihi konularında çeşitli kurslara katıldı. 20 ülkede yayımlanmış 130 makalesi ve 16 kitabı bulunmaktadır. Amerika'daki Türk Araştırmaları Cemiyeti'nin kurucusu ve başkanı, Orta Asya Cemiyeti'nin (ACAS) kurucusu. Şu anda İstanbul Şehir Üniversitesi Tarih Bölümünde Tarih Profesörü olarak çalıştı. Türk Tarih Kurumu şeref üyesi ünvanı aldı.
Yurtdışında en çok ilgi gören eseri Ottoman Population adlı çalışmasıdır. Kitap, Wisconsin Üniversitesi tarafından basıldı. TBMM Onur Ödülü aldı.
--reklam--
Kemal H. Karpat Kitapları - Eserleri
- Türk Siyasi Tarihi
- Kısa Türkiye Tarihi
- Türk Demokrasi Tarihi
- Osmanlı Modernleşmesi
- Dağı Delen Irmak
- Osmanlı ve Dünya
- Osmanlı'dan Günümüze Kimlik ve İdeoloji
- Türk Dış Politikası Tarihi
- Osmanlı'dan Günümüze Elitler ve Din
- Osmanlı'dan Günümüze Edebiyat ve Toplum
- İslamın Siyasallaşması
- Türkiye'de Toplumsal Dönüşüm
- Osmanlı Nüfusu 1830-1914
- Osmanlı'dan Günümüze Etnik Yapılanma ve Göçler
- Acıyı Bal Eylemek
- Balkanlar'da Osmanlı Mirası ve Milliyetçilik
- Osmanlı'dan Günümüze Ortadoğu'da Millet, Milliyet, Milliyetçilik
- Osmanlı'dan Günümüze Asker ve Siyaset
- Osmanlı’da Milliyetçiliğin Toplumsal Temelleri
- Türkiye ve Orta Asya
- Osmanlı Devleti’nin Kısa Sosyal Tarihi
- Bir Ömrün İnsanları
- Türk Edebiyatında Sosyal Konular
- Osmanlı Hoşgörüsü
- Türkiye'de Toplumsal Dönüşüm
- Ortadoğu'da Osmanlı Mirası ve Ulusçuluk
- Osmanlı'da Değişim, Modernleşme ve Uluslaşma
- Sarı Saltuk Diyarı Babadağı
- Türkiye’de Siyasal Sistemin Evrimi 1876-1980
--reklam--
Kemal H. Karpat Alıntıları - Sözleri
- İnsanlar arasındaki farklılıklar, aslında onların meslekleri arasındaki farklılıklardan dogar; çünkü, insan birliklerinin kendisi geçinmeyi güvence altına almada işbirligi yapma ihtiyacında kaynaklanır. (Ortadoğu'da Osmanlı Mirası ve Ulusçuluk)
- Ahilikte temel esas elinin emeği ve alnının teri ile minnetsiz yaşamak ve AHLAKLI olmaktır. (Osmanlı Devleti’nin Kısa Sosyal Tarihi)
- Sonunda modernizm, inanca benzer bir ideoloji haline geldi. (Osmanlı'dan Günümüze Elitler ve Din)
- Özellik ve kimliklerini muhafaza edemeyen medeniyetler, başka medeniyetler içinde eriyip yok olur, giderler. (Osmanlı'dan Günümüze Elitler ve Din)
- Özellikle liderleri Rusya'da yetişmiş olan Bulgar İsyanı,en başından itibaren İslam ve Türk karşıtı bir özellik kazandı. Bu donemde Balkanlarda "Müslüman" ve "Türk" sözcükleri eş anlamlı hale gelmişti ki bugün de durum değişmemiştir. (Türk Dış Politikası Tarihi)
- Kökleri eski zamanlara dayanan bir alışkanlıkla eğitimi, yükselmek için en iyi yol olarak görüyorlardı hâlâ. (Osmanlı'dan Günümüze Elitler ve Din)
--reklam--
- "Ortaçağ Osmanlı sosyal ve iktisadî yapılanması (soyal tabakalar sistemi) etnik ve dinî sınırların ötesine geçerek imparatorluk tebaasını birleştirmiş; dinî-cemaat örgütlenmesiyle (millet sistemi) nüfusun çeşitli kesimlerini, meslekî statülerini göz ardı ederek, dinlerine ve hatta etni-dilsel aidiyetlerine göre gruplandırmıştır." (Osmanlı’da Milliyetçiliğin Toplumsal Temelleri)
- Küçüklüğümde okuduğum sayısız edebi eser ben de insanları ve sosyal ortamı anlamak merakını uyandırdığı gibi, bana bu anlamayı kolaylaştıracak bir yaklaşım ve anlayış vermiştir. (Osmanlı'dan Günümüze Edebiyat ve Toplum)
- Eğer bir çocuğu tümüyle şartlandırmak niyetindeyseniz onun ailevi arka planıyla bütün bağlarını koparın. (Osmanlı ve Dünya)
- Köy Enstitüleri 1940 yılında, Türk köylerinin cehalet ve maddi geriliğinin kısa zamanda giderilmesi amacıyla kurulmuştu. (Türk Demokrasi Tarihi)
- Bugün genç Türklerin kafalarına ve kalblerine ülkenin gerçeklerine göre şekil veren toplumu demokratik gelişme yolunda ilerlemeye hazırlayan gerçek bir Türk edebiyatı vardır . (Türk Edebiyatında Sosyal Konular)
- Din temelli devletlerlerin yok olmasının mukadder olduğunu ibn Haldun uzun uzadıya anlatır, çünkü bu devletler kendilerini kendi güçleriyle yenilemekten mahrumdurlar. (Osmanlı'dan Günümüze Elitler ve Din)
- Şunu da belirtmek gerekir ki, ilk milli müze - bugün Türkiye'nin başlıca arkeoloji müzesi-de Abdülhamid zamanında ünlü Osman Hamdi Bey tarafından açılmıştır. (İslamın Siyasallaşması)
--reklam--
- Türklerin nüfusu askerlik hizmetine alınmaları nedeniyle azalmıştır. Müslüman zanaatkarlar ve tüccarlar askerlik hizmetinden döndüklerinde yerlerini Hıristiyanların almış olduğunu görmektedirler. (Balkanlar'da Osmanlı Mirası ve Milliyetçilik)
- Sultan Abdülhamit modern eğitim sisteminin yayılmasını teşvik etti. Öyle ki ona "maarifperver" hükümdar deniliyordu. Ne var ki bu rasyonalist eğitim sistemi onun halife olarak prestijini aşındıracak ve bu okullardan mezun olanlar onu tahttan indirecekti. (Osmanlı'dan Günümüze Kimlik ve İdeoloji)
- Osmanlı sayımlarındaki ortak kusur, genelde nüfusun, özellikle de kadınların her zaman noksan sayılmış olmasıdır. (Osmanlı Nüfusu 1830-1914)
- Ayşe Sultan'a göre, Abdülhamid'in dört kadıefendisi yani nikâhlı karısı ve sekiz ikbali yani gözdesi vardı. Çok şehvetli bir adam olan Abdülhamid'in birçok da cariyesi ve şu veya bu şekilde aşk ilişkileri olmuştur. (İslamın Siyasallaşması)
- 2. Büyük Müslüman tarihçi, Mesudi ya da Arapların Heredotu olarak bilinen Ali bin Hüseyin (ölümü 956), bütün kaynaklardan bilgi toplamı ve bu bilgiyi, açık fikirlilikle ve tarafsızlıkla otuz ciltlik Ahbarü'z Zaman (Zamanların Haberleri) adlı eserinde yazmak için gezilerini kullandı. Bu geleneği, 14. yüzyılda lbni Batuta ve 17. yüzyılda Osmanlı döneminde Ortadoğu ve Balkanlar'ın nüfus ve kent tarihi için çok önemli bir kaynak olan Seyahatname'siyle Evliya Çelebi izledi. Tarihe eleştirel yaklaşım, lbni Kuteybe (ölümü 889), el-Yakubi ve diğerleri tarafından temsil edilmektedir. Tarih ve coğrafya arasında bir ortaçağ toplumsal bilim tarihi -devletin toplumsal bir olgu olduğu görüşünü- oluşturmak amacıyla geliştirilen mükemmel sentez, hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde, lbni Haldun (1332-1406) tarafından Kitabü'llber (Numuneler Kitabı) adlı muazzam genel tarih kitabının ilk cildi olan Mukaddime (Önsöz) adlı eseriyle temsil edilmektedir. (Ortadoğu'da Osmanlı Mirası ve Ulusçuluk)
- Çünkü hiçbir eğitim alanı insanın kafasını ve ruhunu geliştirmekte edebiyat kadar etkili değildir . (Türk Edebiyatında Sosyal Konular)
- Ülkendeki tüccarlara iyi davran; her zaman onları kolla; kim senin onlara zarar vermesine izin verme; kim senin onların düzenini bozmasına izin verme çünkü onların ticaretiyle memleket zenginleşir, ve onların malları sayesinde dünyada ucuzluk yayılır; onlar aracılığıyla Sultanın yüce şöhreti çevredeki ülkelere taşınır ve onlar tarafından ülkenin zenginliği artar. (Osmanlı ve Dünya)
Yorumlar
0 yorum