Kitap Künyesi

Yazar: Ambrose Bierce

Çevirmen: Enes Gider

Yayın Evi: Cem Yayınları

İSBN: 9786057995971

Sayfa Sayısı: 104

--reklam--

Kıssalar Kitabı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Ambroce Bierce (1842 – 1914), yaşadığı yıllarda gazeteci ve yazar olarak çok ünlüydü. Özellikle hiciv sınırından taşıp saldırganlaşan mizahi yazıları, keskin zekâsının yansımalarıydı. Kıssalar Kitabı’nda Bierce’ın siyasal ve toplumsal taşlamaları bir araya getirilmiştir. Eserde Ezop’tan La Fontaine’e, fabl türünün yazarın diline uyarladığı bölümler mizahi başyapıt düzeyindedir. Gotik edebiyatın ilk dönemlerinden beri her şeyle alay etmesine en güzel örnek, Bierce’in tarzıdır.

Kıssalar Kitabı’nı Enes Gider’in çevirisiyle sunuyoruz.

--reklam--

Kıssalar Kitabı Alıntıları - Sözleri

  • Bir filozof, eşeğini döven bir aptalı görünce şöyle dedi: "Sakın evladım sakın, yalvarıyorum. Şiddete başvuranlar şiddet göreceklerdir." "İşte" dedi aptal, ha babam hayvanı pataklayarak, "beni tekmeleyen bu hayvana öğretmeye çalıştığım da o."
  • "Doğanın yüzyıllar içinde yarattığını, ciğeri beş para etmezin biri yarım günde yerle bir edebilir; Bakarsın tanrı ona da aynı alınyazısını layık görür de görkeminin doruğundayken mahvolur."
  • Bir suçluyu hapse gönderen bir yargıç, suçun zararlarını ve ıslahın yararlarını ona ifade ediyordu. "Sayın yargıç," dedi suçlu, yargıcın sözünü keserek, "cezamı hapishanede on yıla çıkarma lütfunda bulunabilir misiniz?" "Neden," dedi yargıç, şaşkınlıkla, "Sana yalnızca üç yıl verdim!" "Evet, biliyorum," diye onayladı suçlu, "üç yıl hapis ve vaaz. Lütfen vaazı başka bir cezayla değiştirebilir miyiz?"
  • Kanguru ve Zebra Kesesinde gizlediği bir nesne ile Sakarca ziplayan bir kanguru, bir zebra ile karşılaştı ve dikkati kendi üzerinde tutma isteğiyle şöyle dedi:”Giysin cezaevinden çıkmışsın gibi duruyor .” “görünüş aldatıcıdır” diye yanıtladı Zebra,dayanılmaz bir ince zekayla gülümseyerek “yoksa benim de senin parlamentodan çıktığını düşünmem gerekirdi.”
  • Dostum yorgun görünüyorsun. Hırs, zor bir işverendir!..
  • Düşmanları Olmayan Adam Kimseye zararı dokunmayan bir adam kamuya açık bir yerde eli sopalı bir yabancı tarafından saldırıya uğrayıp, feci şekilde dövüldü. Eli sopalı yabancı mahkemeye çağrılınca, davacı yargıca şöyle dedi : "Neden saldırıya uğradığımı bilmiyorum; benim dünyada hiç düşmanım yoktur." "İşte", dedi davalı, "onu bu yüzden dövdüm." "Mahkumu salıverin," dedi yargıç, "düşmanı olmayan insanın dostu da yoktur. Mahkemeler böyle kişilere göre bir yer değildir."
  • Kimseye zararı dokunmayan bir adam kamuya açık bir yerde eli sopalı bir yabancı tarafından saldırıya uğrayıp, feci şekilde dövüldü. Eli sopalı yabancı mahkemeye çağrılınca, davacı yargıca şöyle dedi: "Neden saldırıya uğradığımı bilmiyorum; benim dünyada hiç düşmanım yoktur." "İşte," dedi davalı, "onu bu yüzden dövdüm." "Mahkumu salıverin," dedi yargıç, "düşmanı olmayan insanın dostu da yoktur. Mahkemeler böyle kişilere göre bir yer değildir."
  • "Bir okçu tarafından ölümcül bir biçimde yaralanan bir kartal, okun kendi tüylerinden biriyle donatıldığını görünce, çok rahatladı. "Kendimi gerçekten kötü hissederdim," dedi, "eğer bu işte başka bir kartalın parmağı olduğunu anlasaydım."
  • Dostum yorgun görünüyorsun. Hırs, zor bir işverendir!
  • Kansas Parlamento'sunun bir üyesi karşılaştığı bir kalıp sabunu tanımadan geçiyordu ki bir kalıp sabun onu durdurup elini sıkmakta ısrar etti. Bu durumun seçim kazanmasında faydalı olacağını düşündüğünden elini samimi bir şekilde sıktı. Ayrılırken, bir parçasının da parmaklarına bulaştığını fark etti ve büyük bir telaşa kapılıp elini yıkamak için dereye koştu. Böyle yaparak, bir elindekini ötekine bulaştırdı ve yıkamayı bitirdiğinde, iki eli de öyle temiz oldu ki yatağa uzanıp bir doktor çağırttı.
  • Burnunda siğil olan bir adam, benzer bir dertten mustarip bir adamla karşılaştı: "Adınızı benim Yüce Soylu Başkanı ve Gizli Hazinedarı olduğum Sıradışı Hortumlular Tarikatına üyelik için önermeme izin verin. İki ay önce tek üye bendim. Bir ay önce de iki üyemiz oldu. Bugün itibariyle de sayımız dörde çıktı. Her dört haftada bir sayı ikiye katlanıyor, gördünüz mü? Bu geometrik bir dizi... artış hızını anladınız mı? Bir buçuk yıl içinde, Kaliforniya'daki her kişinin burnunda bir siğil olacak. Güçlü Bir İlerleme! Üyelik bedeli ise beş dolar." "Dostum" dedi benzer bir dertten muzdarip adam, "al sana beş dolar. Adımı defterinden uzak tut." "Size içtenlikle teşekkür ediyorum" diye yanıtladı burnunda siğil olan adam, parayı cebine indirirken, "bize katılmandan bir farkı yok bunun. Güle güle." Yoluna koyuldu ancak kısa süre içinde geri döndü. "Sana aylık aidattan bahsetmeyi unuttum" dedi.
  • Fenalık geçirerek yere düşen adamın yanına gelen polis memuru, " Bu adam sarhoş." dedi ve copuyla adamın başına vurmaya başladı. Oradan geçen bir vatandaş şöyle dedi; " Neden zararsız bir adamı öldürüyorsun?" Polis memuru hemen adamı yerde bırakıp vatandaşa saldırdı; vatandaş da yara bere içinde kaçarak uzaklaştı." " Tüh be," dedi polis memuru, " neden ayyaşın işini bitirmeden diğerine saldırıp kendimi yordum?" O günden sonra bu planı uyguladı; çabası ve çalışkanlığıyla şefliğe yükseldi ve onun görev alanında ayıklık nedir bilinmez oldu.
  • İki politikacı, kamu hizmetinin karşılığı ile ilgili fikir alışverişinde bulunuyordu. " En çok arzuladığım ödül, " dedi ilk politikacı, " Vatandaşlarımın memnuniyeti." " Hiç kuşkusuz, çok memnun ederdi bu," dedi ikinci politikacı, " ancak ne yazık ki birinin bunu edinmesi için siyaseti bırakması lazım." Bir anlığına, tarif edilemez bir hisle birbirine bakıp dalıp gittiler; ardından ilk politikacı mırıldandı; " Tanrının isteği ne ise o olsun! Karşılıktan yana umudumuz olmadığı için, elimizdekilerle mutlu olmaya bakalım." Ve sağ ellerini devlet hazinesinin üzerinden kaldırıp, mutlu olmaya ant içtiler.

--reklam--

Kıssalar Kitabı İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Kıssalar Kitabı #kitapyorumu @cemyayinevi'nin gotik edebiyatı serisini severek okuyorum. Kitapta birbirinden farklı kıssalar mevcut. Bu kıssalar okurken düşündüren, sorgulatan türden. Yazarın eleştirel bir üslup kullandığı bu kitapta dönemin toplumsal sorunları da yansıtılıyor. Kitabın sonlarında fabllara yer veriliyor. Kolaylıkla okuyup bitirebileceğiniz bir eser. (Merve Nas Yıldız)

Herkese merhaba Bugünkü kitabım kıssadan hisse türünde bir kitap. İlk defa bu tarz bir kitap okuyorum. @cemyayinevi 'nin Gotik edebiyatı serisinden. #kitabınkonusu kitapta sadece kıssalar mevcut. Yani sizi düşündüren, okuduğunuz zaman ders çıkarabileceğiniz, keskin zeka yansımaları olan mini yazılar. Aynı zamanda yazıldığı dönemin siyasal ve toplumsal sorunlarını da içeriyor. Kitabın sonunda ise fabl türü mizahi eserler yer alıyor. Ben en çok bu fabl bölümünü sevdim. ••Kitap bir oturuşta okuyabileceğiniz bir tür. Hatta size ağır gelen kitapların arasında nefes almak için bile bu kitabı bölüm bölüm okuyabilirsiniz. (Aysun Kocadağ)

kıssalar Kitabı , mükemmel bir hiciv örneği.: kitap/kissalar-kitabi--243396 yazar/Ambrose-Bierce kıssalar Kitabı müthiş bir hiciv örneği. Ancak keskin bir zeka bu kadar güzel örnekleri dile getirebilir. Zaten yazar da yaşadığı dönemde hicivleri ile çok ün yapmış gazeteci ve yazar olarak yaşamını sürmüş . Sanki zamanı görmüş gibi bu günlere de çok mükemmel atıflarda bulunmuş… Okuyunuz ısrarla okutunuz. (Selvi Özhan)

--reklam--

Kıssalar Kitabı PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Ambrose Bierce - Kıssalar Kitabı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kıssalar Kitabı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Ambrose Bierce Kimdir?

Ambrose Gwinnet Bierce, (24 Haziran 1842 - 1914) ABD'li yazar ve gazeteci.

Hayatı

Ambrose Gwinnet Bierce, 24 Haziran 1842’de, Ohio’da çok çocuklu, yoksul bir ailenin oğlu olarak doğdu. Çocukluğu sırasında dahi ailesiyle arası iyi değildi, bu nedenle henüz on beş yaşındayken evden ayrıldı. Amerikan İç Savaşı patlak verdikden sonra Kuzey Ordusu’na katıldı. Savaşın sonuna kadar Kuzey Ordusu’nda savaştı. 1866 yılının sonlarında vardığı San Francisco’da askerlikten ayrıldı ve gazeteciliğe başladı. Uzun yıllar birçok lokal gazete için çalıştı ve zamanla belli bir üne kavuştu. 1872’de İngiltere’ye gitti ve orada yaşamaya başladı.

1875’te tekrar San Francisco, Amerika’ya döndü. 1879-1880 arası Dakota’da bir şirketin lokal müdürü olarak çalışmayı denedi. Fakat şirket başarılı olamayınca tekrar San Francisco’ya dönüp gazeteciliğe başladı. Zamanla çok önemli ve etkili bir yazar ve gazeteci oldu. Aralık 1899’da Vaşington D.C.’ye taşındı.

19. yüzyılın en önemli kısa hikâye yazarlarından olan Bierce, kısa hikâyeler dışında birçok farklı türde edebi eser kaleme almıştır. Fabl türünde yazdığı eserleri ünlüdür. Ünlü hayalet ve savaş hikâyelerinin dışında birçok şiir de kaleme almıştır. Karanlığın Kahkası adıylaTürkçe’ye çevrilen Fantastic Fables isimli eseri ironik bir grotesk stil barındırır ve zamanı için öncü bir stile ve biçime sahiptir. Bir gazete serisi olan ünlü eseri Şeytanın Sözlüğü, The Devil’s Dictionary, ise 1906’da kitap olarak basılmıştır.

Ekim 1913’de İç Savaş’taki muharebe alanlarına yapılacak bir tura katılmak için Washington D.C.’den ayrıldı. Aynı yıl Meksika’ya geçti. Bir arkadaşına yolladığı 26 Aralık 1913 tarihli mektuptan sonra ‘yok oldu’. Nasıl, neden ve ne zaman kaybolduğuna dair bir bilgi olmadığı gibi ne zaman öldüğüne dair de kesin bir bilgi yoktur. Araştırmacılar Aralık 1913’te veya 1914 yılının başlarında ölmüş olduğunu ileri sürmüşlerdir. 1916 yılında öldüğüne dair iddialar da mevcuttur.

--reklam--

Ambrose Bierce Kitapları - Eserleri

  • Şeytanın Sözlüğü
  • İmkansız Öyküler
  • Epigramlar ve Şeytanın Sözlüğü'nden Okkalı Maddeler
  • Kıssalar Kitabı
  • Keşiş ve Celladın Kızı
  • Karanlığın Kahkahası
  • An Occurrence at Owl Creek Bridge
  • Böyle Şeyler Olabilir mi?
  • The Damned Thing
  • Şeytan'ın Sözlüğü
  • 101 Fantastic Fables
  • The Stranger
  • 101 Fantastic Fables
  • Yaşamın Ortasından

--reklam--

Ambrose Bierce Alıntıları - Sözleri

  • "Her bir gün bir diğerinin aynısıydı." (İmkansız Öyküler)
  • Alışkanlık: Özgür insanın prangası. (Şeytan'ın Sözlüğü)
  • Hakikat yanlıştan daha aldatıcı. Çünkü daha büyük sıklıkla bunu kendilerinden beklemediğimiz kişilerce sunuluyor. Böylece, nümerik bir varsayımın kurbanı oluyor. (Epigramlar ve Şeytanın Sözlüğü'nden Okkalı Maddeler)
  • Vadiyi cenaze törenlerine yakışır bir sessizlik, daha doğrusu yukarılardan gelen gizemli bir fısıltı kaplamıştı; rüzgar elini, ağaçların başlarında gezdiriyordu, hepsi buydu. (Böyle Şeyler Olabilir mi?)
  • Affetmek: Cezadan vazgeçerek kişinin suç işlemeye devam etmesini sağlamak. Suçun cazibesine bir de nankörlük ayrıntısını eklemek. (Şeytanın Sözlüğü)
  • Korkunun mantığı yoktur, korku budaladır. (İmkansız Öyküler)
  • Eğer bundan önce bir dünya vardıysa hepimiz tövbe etmeden ölmüş olmalıyız. (Epigramlar ve Şeytanın Sözlüğü'nden Okkalı Maddeler)
  • Geçici deliliğin iki türü var, biri intiharla biter, diğeri izdivaçla. (Epigramlar ve Şeytanın Sözlüğü'nden Okkalı Maddeler)
  • Tanrı'nın yarattığı yeryüzündeki güzelliği ilk kez gözlerimizin önüne seren yeni ve ilginç manzaralardan haz duyduk. (Keşiş ve Celladın Kızı)
  • boş şarap şişeleri kadınlar hakkında kötü konuşur. (Epigramlar ve Şeytanın Sözlüğü'nden Okkalı Maddeler)
  • Partinin iyiliği için babaannenizi göreve atamak (Epigramlar ve Şeytanın Sözlüğü'nden Okkalı Maddeler)
  • Bir hakareti affederken biraz merasimle affet ki yüce gönüllülüğünü umursamazlık sanmasınlar. (Epigramlar ve Şeytanın Sözlüğü'nden Okkalı Maddeler)
  • "Gördünüz mü" diye kükredi kral "Tehlikeli bir şair ! kendisini Kafa taşıma Alışkanlığından Kurtarma işleri Lordu'na havale edin. Bir dakika yüce kralım daha şiddetli bir ceza önereceğim " Bırakınız o kafayı taşımaya devam etsin" (Karanlığın Kahkahası)
  • Dostum yorgun görünüyorsun. Hırs, zor bir işverendir!.. (Kıssalar Kitabı)
  • Dostum yorgun görünüyorsun. Hırs, zor bir işverendir! (Kıssalar Kitabı)
  • Korktuğum şey neydi böyle, gece benim için insanlardan daha tanıdık bir yüz olduğu halde, ben neden korkuyordum ki? (Böyle Şeyler Olabilir mi?)
  • Bir insan bir ağaç gibidir: Akranlarının ormanında, genel ve bireysel doğasının izin verdiği kadar dik büyüyecektir; açıkta tek başına, kendisini çevreleyen deforme edici gerilimlere ve eziyetlere boyun eğer. (The Stranger)
  • Kansas Parlamento'sunun bir üyesi karşılaştığı bir kalıp sabunu tanımadan geçiyordu ki bir kalıp sabun onu durdurup elini sıkmakta ısrar etti. Bu durumun seçim kazanmasında faydalı olacağını düşündüğünden elini samimi bir şekilde sıktı. Ayrılırken, bir parçasının da parmaklarına bulaştığını fark etti ve büyük bir telaşa kapılıp elini yıkamak için dereye koştu. Böyle yaparak, bir elindekini ötekine bulaştırdı ve yıkamayı bitirdiğinde, iki eli de öyle temiz oldu ki yatağa uzanıp bir doktor çağırttı. (Kıssalar Kitabı)
  • Dilini tutmayı bilen adamın bilgeliğini övmeden önce kalemini tutabildiğinden emin ol. (Epigramlar ve Şeytanın Sözlüğü'nden Okkalı Maddeler)
  • Ev: Gidilecek son yer. Sabaha kadar açık. (Şeytanın Sözlüğü)