Kitap Künyesi

Yazar: Dario Fo

Çevirmen: Füsun Demirel

Yayın Evi: Açılım Yayınları

İSBN: 9789758064021

Sayfa Sayısı: 115

--reklam--

Klakson Borazanlar ve Bırtlar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Klakson, Borozanlar ve Bırtlar Dario Fo'nun "Aldo Moro" olayından sonra yazdığı ikinci oyundur. Devlet ve terör ilişkilerini, devletin kendi içindeki çelişkilerini irdelerken ekonomik gücün politik güçten daha etkin ve onun üstünde olduğunu vurgular.

"Şiddet umutsuzluktan ve çözümsüzlükten doğar. Oysa insanlar şiddeti sevmiyorlar. Dansederek iktidarı değiştirmek ne güzel olur. Zaten eğlenceden, aşktan, neşeden hoşlanmamak budalalıktır."

Füsun Demirel

--reklam--

Klakson Borazanlar ve Bırtlar Alıntıları - Sözleri

  • Ayrıca, sahibinin sesiyle sinecek uysal bir kadın da değilim!
  • "İnsanları dış gö­rünüşüne göree yargılamaayın" derdi hep, "Bankaaaardaki hisse senetlerine göre... yargılayın ! "
  • "-Kendimi asacağım... Bir kahve içer misin? +Sağol ama yalnız bana yapacaksan zahmet etme. -Yo, yo yaparım...Başka bir gün asarım kendimi."
  • "..ölümümle hepiniz kovuldunuz!Cenazemde kimseyi istemiyorum, hiç bir devlet, hükümet temsilcisini istemiyorum"
  • "Belediyenin armağanı, kriz ve depresyona karşı kültürel programın bir parçası" Maskeli balolar ve kitle alkolizmi!"
  • "Hiçbiriniz, güven vermiyorsunuz. "
  • ROSA : (Umutsudur ) Hayır, Antonio iyileşemeyecek...Bir daha iyi olmayacak... kendimi asacağım... (Ses tonu de­ğişir) Bir kahve içer misin? LUCIA : Sağol, ama yalnız bana yapacaksan zahmet etme... ROSA : Yo, yo yaparım.... başka bir gün asarım kendimi.
  • "Ayrıca, sahibinin sesiyle sinecek uysal bir kadın da değilim!"
  • Pişmanlık duyanlar bilirsiniz, asla yalan söylemezler!
  • Ödleğin tekisiniz hepiniz! Çürük ağzınızda değil, kıçınızda!
  • Doğru söyledin! Elektrikli sandalyedeyim, yargısız infazcı görse, sevinçten çıldırır! Üç kez politik orgazm olur.
  • Benim vasiyetim. Okuyorum: "Sev­gili dostlarım, hükümet adamları, ölümümle hepiniz ko­vuldunuz! Cenazemde kimseyi istemiyorum, hiçbir devlet, hükümet temsilcisini, ailemden hiç kimseyi, özellikle de biraz aptal olan erkek kardeşimi, is­temiyorum. Yakılmak istiyorum. Küllerim helikoptere konulsun, Torino semalarından, tüm fabrikalarımın üs­tüne serpilsin... Böylece işçiler külleri içlerine çekerek zehirlensin ve beni hatırlasınlar. Kalplerinde değil de.. ciğerlerinde yatacağım. Ebediyen".

--reklam--

Klakson Borazanlar ve Bırtlar İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Dario Fo: Dario Fo'nun Klakson Borazanlar ve Bırtlar oyunu, gerçek bir başyapıt. Başyapıt olduğunu benim söylememe izin verin. Tabi siz de okuduğunuz da eğer politik hicivleri gözönüne alıp, iktidarcı bir zihniyet mantığıyla bakmazsanız kesinkes hak verirsiniz. Politik taşlamaların tiyatroda daha çok rağbet gördüğü bir gerçek. Çünkü insanların özellikle alt sınıfların temsil alanı tiyatrolardır. Orta sınıfın politik hiciv tiyatrolarına ilgi gostermelerinın nedeni ise, yükselemememin verdiği rehaveti tiyatro salonunda atmak içindir. Dolayısıyla tiyatro kim içindir veya politik hiciv tiyatrosu kim içindir diye sorarsak, alt sınıfların kendi seslerini duyarabildikleri politik alanlardır. Ne de olsa seslerini veya onların seslerini parti bürolarında veya parlementoda halk adına bağrışan dandik politikacılardan duyamazsınız. Dario Fo gibi değerli tiyatro yazarları da böylesi bir gerçeklikten yola çıkarak oyunlarını, imgelerini somutlastırır sahnede. Bu oyunun tabi diğer oyunlarından farkı, tutuklu yakınlarının bizzat deneyimlerini aktardıkları bir sahneyi gerçek bir politik hak alanı haline getirmesinde yatar. Oyun hakkında söylenebilecek birkaç şey olmasına rağmen, genellikle oyunun içeriğini ve konusunun ne anlattığını aktarmayı doğru bulmam. Çünkü kitabı okuyan herkes zaten konunun ne olduğunu net şekilde görebilir. Önemli olan içeriğinin bize ne vermek istediği ve güncel bir somutluga nasıl oturtup pratik ettiğimizdir. Bu neden dolayısıyla oyunun içeriğini anlatmak gibi bir niyetim yok. Kitaba başlar baslamaz bir dikişte bitirecek kadar da sabırsız oldum açıkçası. Çünkü olaylar kendi diyalektiği için de sizi sürükler götürür. Sonuç olarak Fo'nun politik hiciv oyunlarına gidemesek bile - ben yalnızca açık aile oyununa gidebilmiştim- kitaplastirilmis nüshalarını alıp okumak büyük bir gerekliliktir. Bugünün şartlarından bakınca, yıllar önce yazılmış bu oyunun hiç de eskimedigini okurlar hemen anlayacaktır. (Hüseyinloi)

--reklam--

Klakson Borazanlar ve Bırtlar PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Dario Fo - Klakson Borazanlar ve Bırtlar kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Klakson Borazanlar ve Bırtlar PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Dario Fo Kimdir?

Dario Fo İtalyan oyun yazarı, tiyatro yönetmeni ve oyuncu. 1997 yılında Nobel Edebiyat Ödülü kazanmıştır.

Oyunlarındaki temalar güncel sorunlara dayandığı için tiyatro karikatürcüsü, toplumsal ajitatör ve radikal palyaço olarak da nitelendirilen Fo, kariyerine küçük kabare ve tiyatrolar için yergili revüler yazan bir metin yazarına yardım ederek başlamıştır. Oyuncu Franca Rame ile evlendikten sonra, 1959'da Rame ile birlikte Dario Fo - France Rame Topluluğu'nu kurmuştur. İkili "Canzonissima" adlı televizyon programında sundukları komik skeçlerle kısa sürede tanınmış, zamanla siyasal bir ajit-prop tiyatrosu geliştirmişlerdir. İkilinin oyunları temelde "Commedia dell'Arte" geleneğine dayanmaktadır ve tarzları Fo'nun deyişiyle "resmi olmayan solculuk"la kaynaşmıştı. İkili daha sonra, 1968'de İtalyan Komünist Partisi'yle bağları olan Yeni Sahne adlı bir başka topluluk kurmuştur. 1970'te ise Halk Tiyatrosu Topluluğu ile fabrika, park, spor alanı gibi halkın toplu olarak bulunduğu yerleri dolaşmaya başlamışlardır. Morte Accidentale di un Anarchico (1974; Bir Anarşistin Kaza Sonucu Ölümü, 1990) ve Non si paga, non si paga! (1974; Ödemiyoruz, Ödeyemeyeceğiz!) gibi oyunları çok tutulmuştur.

Bir oyuncu olarak Fo en çok, tek başına bir yetenek gösterisi yaptığı Mistero Buffo'daki (1973) rolüyle tanınmıştır. Her izleyici topluluğu önünde değişecek kadar güncelliğe dayanan bu yapıt, ortaçağ gizem oyunlarının çağdaş bir uyarlaması olarak değerlendirilmektedir.

Oyunları:

Bir Anarşistin Kaza Sonucu Ölümü (Morte Accidentale di un Anarchico- 1970)

Klaksonlar, Borazanlar ve Bırtlar

Kadın Oyunları(Female Parts- 1981)

Elizabeth, Neredeyse Kadın

Ödenmeyecek, Ödemiyoruz (Non si Paga! Non si Paga! - 1974)

Japon Kuklası

Açık Aile

Ödülleri:

1981 Sonning Ödülü

1986 Obie Ödülü

1997 Nobel Edebiyat Ödülü

1997 İtalya Kültür ve Sanat Altın Madalyası (Devlet madalyası)

--reklam--

Dario Fo Kitapları - Eserleri

  • Bir Anarşistin Kaza Sonucu Ölümü
  • Kadın Oyunları
  • Ödenmeyecek! Ödemiyoruz
  • Seks? Eh, hayır Demem
  • Klakson Borazanlar ve Bırtlar
  • Kadın Oyunları 2
  • Kadınlardan Konuşalım
  • Neredeyse Kadın: Elizabeth
  • Johan Padan Amerika'yı Keşfediyor
  • Sıradan Bir Gün ve Diğer Oniki Komedi
  • Amerika'nın Yasak Hikayesi
  • Marino Serbest! Marino Masum!
  • Yüzsüz
  • Oyuncunun Yeni Temel El Kitabı
  • Sıradan Bir Gün ve Diğer Oniki Komedi
  • Bir Anarşistin Kaza Sonucu Ölümü

--reklam--

Dario Fo Alıntıları - Sözleri

  • Ve eğer sevmeyi, aşık olmayı, cinselliği anlayıp yaşayamıyorsak; dünyayı değiştirmek için kollarımızı sıvarken bir yanımızın eksikliğini hep duyacağımızı ve bunu miras olarak yarınlara taşıya­cağımızı hatırlatıyor. (Seks? Eh, hayır Demem)
  • "Artık bana bir kelime... bir mektup bile lütfetmeyen bu tatlı görgüsüz için geberiyorum ben... ve sesi hep beynimde... ve gözleri gözlerimin içinde... aşkından ölüyorum... onu seviyorum..." (Neredeyse Kadın: Elizabeth)
  • "Bağımlıktan kurtulabilirsin... Zor ama bunu başarabilirsin... İşin güç yanı çöküntüden çıkmak..." (Kadınlardan Konuşalım)
  • "-Ama anne lütfen! Ben âşık oldum! +İşte sorun! Bizi saran tutku adına, hiç kimseyi,hiçbir şeyi görmüyor gözümüz!" (Kadınlardan Konuşalım)
  • Benim vasiyetim. Okuyorum: "Sev­gili dostlarım, hükümet adamları, ölümümle hepiniz ko­vuldunuz! Cenazemde kimseyi istemiyorum, hiçbir devlet, hükümet temsilcisini, ailemden hiç kimseyi, özellikle de biraz aptal olan erkek kardeşimi, is­temiyorum. Yakılmak istiyorum. Küllerim helikoptere konulsun, Torino semalarından, tüm fabrikalarımın üs­tüne serpilsin... Böylece işçiler külleri içlerine çekerek zehirlensin ve beni hatırlasınlar. Kalplerinde değil de.. ciğerlerinde yatacağım. Ebediyen". (Klakson Borazanlar ve Bırtlar)
  • “Sevişmeye başladığımızda, zevk almazsak ne yaparız?..Herkes susuyor mu? Peki, ben söyleyeyim. Numara yaparız!” (Seks? Eh, hayır Demem)
  • Calusalar suların akış yönlerini düzenlemeyi biliyorlardı ve önceden söylediğimiz gibi hem balık avlamak hem de yetiştirmek için kanallar açmayı öğrenmişlerdi. Köyleri çevreleyen bu kanallar aynı zamanda, dışarıdan gelebilecek saldırılar için de bir bariyer işlevi görüyordu. Komşuları gibi onlar da dut ağacı gövdesinin iç kısmı kullanılarak ve bazen de tabaklama yapılarak hazırlanmış, deriden ve kenevirden elbiseler giyiyorlardı. Savaşa giden askerler ise pamuğun çok sıkı bir şekilde örülmesiyle yapılmış zırhlar kullanıyorlardı. Toplumsal organizasyonları oldukça karmaşıktı ve Güney Florida'da bulunan tüm kabilelerin oluşturduğu konfederasyonun başındaydılar. Deniz ticaretleri ise Karayipler'den bugünün Birleşik Devletler'inin kuzey kısımlarına kadar yayılmıştı. Hem Calusalar hem de onların daha ataerkil komşuları Apalaçiler [Apalachee], toprak ve taş tümülüslerin tepesine kurulan evlerden oluşan köy yapılarını beraber kullanıyorlardı. Bu tip yapılanmalar üç farklı ihtiyaca cevap veriyordu. Öncelikle alüvyon dönemlerinde, insanları ve yiyecekleri koruyorlardı. İkinci olarak, tümülüsün tam ortasına kazılmış bir kuyu sayesinde, alüvyon süresi boyunca suyun filtre edilmesini sağlıyorlardı (Bu topraklar periyodik olarak alüvyona maruz kalıyor ve bataklığa dönüşü-yor ve eğer kuyular olmazsa içecek su bulmak imkansızlaşıyordu; alüvyon altında kalmış ovaların ortasındaki bu yapay tepeler, böyle zamanlarda içilebilir temiz su bulunmasına yarıyorlardı.) Son olarak da, dışarıdan gelecek saldırılara karşı koruyucu bir bariyer vazifesi görüyorlardı: eğer saldırganlar kanalları ve çitleri geçerierse, köy halkı tümülüslerin en yüksek tepesine gerileyip, taşlarla saldırabiliyor ve düşmanın üstüne sivriltilmiş uçları olan kütükler yuvarlayabiliyorlardı. (Amerika'nın Yasak Hikayesi)
  • "Gördün mü Marta, adaletin kefesi bir kasap çengeline asılı." (Neredeyse Kadın: Elizabeth)
  • "Büyük bir senarist olduğunu itiraf etmeli.Tam bir Tanrısal senaryo!" (Kadınlardan Konuşalım)
  • "İş adamları üstüne para yağar... Biz zavallı kullara asla..." (Kadınlardan Konuşalım)
  • Ben deliyim,dolandırıcı değil.. sözlerine dikkat et (Bir Anarşistin Kaza Sonucu Ölümü)
  • Babam benim tahsilim için hep kemerini sıkarak yaşadı... Sonunda elime ne geçti? Hiçbirşey.. (Ödenmeyecek! Ödemiyoruz)
  • "Evde yalnızken radyoyu sonuna kadar açmazsam, kendimi asmak geçiyor içimden..." (Kadın Oyunları)
  • "Hepiniz kafamızı duvara çarpacağımızı ön görmüş müydünüz? Hepiniz mi? Ne mutlu size! " (Kadın Oyunları 2)
  • Pisliğin içinde yüzüyoruz, hatta onu içiriyorlar. Hiç kimse kalkıp da bunu bize limonlu çay diye yutturamaz. (Bir Anarşistin Kaza Sonucu Ölümü)
  • "Panter ve kaplan öpüştüler, ağzı daha küçük olan başsız kaldı" (Neredeyse Kadın: Elizabeth)
  • "Derin duyguların yokluğu büyük bir eksikliktir" (Seks? Eh, hayır Demem)
  • ADAM: Evet, aptalca bir eğlence, bunun bomboş bir düzüşme kolleksiyonculuğu olduğunu kabul ediyorum... ama inan, seninle başka... (Kadına aşk dolu sokulur) sensiz yapamayacağım, tek kadın sensin!!... Dünyada sahip olduğum en tatlı kadınsın... sığınağımsın benim... sen tıpkı... annem gibisin... ANTONIA: (Çığlık atarak) Annen! Biliyordum! Annen! Beni terfi ettirdin! Sağ ol canım! Karılar, devlet bakanlıklarındaki bürokratlar gibidir tıpkı. İşe yaramadıklarında terfi ettirilirler. (Kadın Oyunları 2)
  • "Hiçbiriniz, güven vermiyorsunuz. " (Klakson Borazanlar ve Bırtlar)
  • Başımız dik yürüyoruz çünkü boğazımıza kadar boka battık.. (Bir Anarşistin Kaza Sonucu Ölümü)