Kitap Künyesi

Yazar: Jerzy Kosinski

Çevirmen: Osman Deniztekin

Orijinal Adı: Blind Date

Yayın Evi: E Yayınları

İSBN: 9789753901802

Sayfa Sayısı: 296

--reklam--

Kör Randevu Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

"Kör Randevu mükemmel yazılmış, dinamik kurgusuyla öyküsünü cesaretle anlatan ve modern dünyadaki varoluşsal kurtuluş paradoksunun metaforu olmaya uygun bir roman. Kosinski'nin yazarlık kariyerindeki en önemli ve eleştirel başarısı"

- Los Angeles Time-

Bir çırpıda okunuyor ve nabzımı hızlandırıyor

- The Philadelpiha Inguier

Dünyanın en önemli psikoloji yazarlarından biri.

- Gail Sheehy

Nazik ve derin

-The Miami Herald-

--reklam--

Kör Randevu Alıntıları - Sözleri

  • Fakat bundan böyle tanımlamasını kim yapacak? Neyin iyi neyin kötü olduğuna kim karar verecek? Tüm geleneksel düzenler ahlak ve değerleri insanın erişemeyeceği bir yere yerleştirmişlerdir. Değerler insana ait değillerdi; insan, onlara aitti. Şimdiyse yalnız ve yalnız kendine ait olduklarını biliyor değerlerin... Jacques Monod
  • Al götür beni bu köleler ülkesinden, Herkesin aptal ve korkak olduğu bu ülkeden, Her korkak ve her aptalın satın alındığı, Fakat her birinin kendini bedava sattığı bu ülkeden... Jonathan Swift
  • "Hep kazanacaklarını sanırlar. Oysa iki kez kaybediyorlar: Bir, hayattayken; çünkü yitirebilecekleri çok şey olduğundan hiçbir zaman tehlikeye atılmıyorlar. İki, öldüklerinde; onca varlıklı olduklarından çok şey yitiriyorlar."
  • "Al götür beni bu köleler ülkesinden, Herkesin aptal ve herkesin korkak olduğu bu ülkeden. ..
  • "...Oysa yazgı diye bir kavram kabullenecekse, yıldız falcılığına, el falına, ya da sansasyonel romanlara inansın daha iyi. Bunların hepsi de insanın hayatının önceden belirlendiğini ve geriye yaşamaktan başka bir şeyin kalmadığını varsayarlar."
  • Bu romanlar yaşamı yansıtıyorlarsa ve o da içlerindeki her olayı daha okumadan sonlarının nasıl olacağını sezinleyebiliyorsa, o zaman yaşamın da önceden kestirilebilir bir planı olmalıydı.
  • "Petrol tankerleri ortalarından ikiye bölünüyor. Jumbo jetler havada çarpışıyorlar. Grip aşısı felç yapıyor. İnsanların genel yetenekleri ve kişisel sorumluluk duyguları gittikçe azalıyor, biliyor musunuz?"
  • "Biz Eskimolar gururlu insanlarız ve Fransızlar ne kadar 'Salamura İtalyan' ya da İsveçliler ne kadar 'Mumyalanmış Alman'sa biz de o kadar 'Donup kalmış Çinli'yiz."
  • "Mesleğiniz?" "Şair." "Şair? Peki ama asıl ne yaparsınız?" "Şiir yazarım."
  • "Ben insanların her yerde iyi olduklarını gördüm," dedi Laventer. "Onlar yalnızca devletin ya da bir siyasal partinin önlerine attığı iktidar kırıntılarından yollarını şaşırıyorlar; ya da bir sendika ya da şirketin, varlıklı bir arkadaşın. Onların gücünün, ölümlülüğün geçici bir kamuflajından başka bir şey olmadığını unutuyorlar."
  • "Matmazel, biz Eskimolar gururlu insanlarız ve Fransızlar ne kadar 'Salamura İtalyan' ya da İsviçreliler 'Mumyalanmış Alman'sa biz de o kadar 'Donup kalmış Çinli'yiz."
  • "Seninki gibi bir aksanla konuşan bir öğretmenimiz vardı Polis Akademisi'nde, bir keresinde bize bu ülkenin elli eyaletindeki insanların bir milyondan fazla değişik yasayla yönetildiğini ve onların da kendilerini bu yasalara karşı bir milyondan fazla değişik tabancayla savunduklarını anlatmıştı." "Dolayısıyla bizi birbirimize bağlayan şeyler Anayasa'yla televizyondan ibarettir."
  • .... uykuya dalarken ,kardan bir yatağın ne kadar rahat olacağını düşündü.
  • +Ben hiçbir zaman şiddete şiddetle karşılık veren bir insan olmadım. Şiddete inanmam. Şiddet, insanlığın durumunu iyileştiren bir şey değildir. Fikirlerdir bunu yapan. --Hapishane hücrelerinde çürüyüp gidenlerse, fikirler değildir. İnsanlardır...
  • Savaştan sonra bir sürü çocuğun dili tutulmuştu. Ne gülümseyebiliyor, ne gülebiliyor, ne de gün ışığında oynayabiliyorlardı...

--reklam--

Kör Randevu İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Önce şu: "Yeje Koşinski". Bugün ekşisözlükte öğrendim bunu. Kosinski'nin sıradışı hayatının yansımaları olan romanları, hem gerçek hem kurgu olaylarla dolu ve kitabı bitirince gerginlik hissini de atmak kolay olmuyor. "Kör Randevu"yu çok çok eskiden okudum mu diye düşündüm. Tanıdık geldi. Elbette yazarın tarzını hatırladım: birbiriyle alakasız görünen olayların akışı üst üste bindirilmiş anektodlar gibi, öyle ki kitap 100 sayfa da olabilirdi ve yine aynı etkiyi uyandırırdı. Ve elbette bu kitap Kosinski'nin gerçek ve yalanlarla, kurgularla dolu hayatının bir anlatımı. George Levanter'in hayatı Kosinski'nin hayatı ve hayalleri, kurguları. Levanter bir rus göçmen olarak sovyetlerle, sosyalizm deneyimi ile ve stalin'le hesaplaşırken Batı'nın özgürlüğü içerisinde manipülatif karakterine uygun çok fazla şey buluyor: zenginler, kadınlar, güç. Ancak anektodlar olaylar arasında bağ fazla kurmadığı gibi, kişilere ne olduğunu da takip edemiyoruz, aynı kişiler farklı anlatımlarda karşımıza çıksa da onların hikâyelerini sürdüremiyoruz. Aynı şeyi zaman için de söyleyebiliriz. Olaylar ne zaman oluyor, ne kadar sürüyor, hangisi önce hangisi sonra meydana geliyor, bilmiyoruz. Kosinski ile ilgili bilgiler edinirken karşımıza en çok çıkan şeylerden birisi yazarın manipülatif yanı. Boyalı Kuş romanının başarısının bir sebebi de olayları yazarın yaşamış olduğunun düşünülmesi, oysa Kosinski ailesiyle beraber hristiyan olarak saklanarak geçirmiş o dönemleri. Hayatta kalmak için yalan söylemek, uydurmak, gizlenmek yazarı büyük ölçüde etkilemiş muhakkak ki. Kör Randevu'da da Levanter manipüle ediyor, yalan söylüyor, gizleniyor. Levanter gibi, hatta ondan daha ileri düzeyde Kosinski'nin seks kulüpleri, sado mazo ilişkilerin yaşandığı kulüplere müdavimliği, ekstrem ruh durumları, fahişelerle beraberliklerini sürdürmesi, röntgenciliğe düşkünlüğü vb gibi özellikleri var, ve kitabın başında Levanter'in annesiyle uzun yıllar boyunca yaşadığı hastalıklı ilişki de daha iyi şeyler düşünmemizi engelliyor. Levanter karakteri elbette Kosinski'nin kendisi değil, ama kendisi olmasa da çok fazla başka birisi de değil gibi. Kitabın finali çok iyi diyebilirim. Kitabın tamamına yayılan tekinsizlik hissini de beğendiğimi söyleyebilirim. Bu kadar manipülasyon, iş çevirme, yalan ve maskaralık arasında iyi ve güzel olan ne var diye düşününce sadece "biz okurların iyi niyetleri" diyebilirim. "Kör Randevu" bence insanı haklı olarak tedirgin eden, geren, okuması ilginç bir şekilde kolay ama olay örgüsü diye birşeyin olmadığını söyleyebileceğimiz değişik, farklı bir kitap. Ben de eskiden okuduklarım da dahil ara ara yazarın diğer eserlerini okumayı düşünüyorum. (CemCBG)

Kör Randevu, Jerzy Kosinski'nin okuduğum dördüncü kitabı. Bu dört kitap kurmaca ile Kosinski'nin özyaşamından kesintiler içeren, hayal ile gerçeği birleştiren kitaplar. Kosinski'nin ikinci dünya savaşı yıllarına denk gelen çocukluğu ve çocukluğunun savaş nedeniyle trajik olaylarla örülü olması kitaplarına da yansımış. Yani okurken Kosinski'nin o güzel anlatımının içinde mutlaka bir vahşet, bir trajedi göze çarpıyor. Ben bunun tamamen yazarın çocukluğunda yaşadığı o korkunç olaylarla ilgili olduğunu ve o travmaları atlatamadığını düşünüyorum. Ki zaten yazar da 1991 yılında intihar ederek yaşamını sonlandırıyor. Yazarın romanlarını fazlasıyla başarılı buluyorum. Kendi yaşamından, gerçekten başından geçmiş olayları romanlarındaki kurmaca karakterlere giydirmesi bence muazzam. Tabi bunları yazarın yaşamını az çok bilenler fark ediyor. Boyalı kuş, kör randevu ve şeytan ağacı okunması gereken en başarılı kitapları bence. (Caner Toptaş)

Kör Randevu Jerzy kosinski Kosinski okuyup okuyabileceğiniz en samimi korkunç kötü bir insan,yazarlığı ise muazzam güzel. Kötü bir insan çünkü ensest,kadınları salt hayat kadını olarak görmesi,sovyetler birliği düşmanlığı,tecavüzcü kimliği,ülkesinden kaçarak gördüğünü,bildiğini her şeyi amerikan istihbarat servisine Stalinin kızı vasıtasi ile satmıştır. Josef Stalinin kızı Swretlana Alliyuva 1967 yılında Amerika'ya iltica etmiş jerzy kosinski ve Roman Polanski gibi kaçkınlarla babasına ve tarihin ilk işçi emekçi cumhuriyetine ihanet etmiştir. Amerika'da her türden yozlaşmaya ve çürümüye bulaşan bu tiplerin başına Charles Manson isimli bir seri katil 1969'da Roman Polanski nin evini basıp öldürme emrini verdiğinde yanında ki 3 kişiye katillerden ikisi kadın imiş. ve sekiz kişi öldürüldüğünde Kosinski New York jfk havaalanında yanlış etiketlenmiş bavuluyla ugrasmaktadır. yoksa o da davetlidir aynı akşam, arkadaslaridır hep öldürülenler. o gece kurtulmuş, üstüne bir yirmi yıl daha yasayıp intihar etmiştir. Sekiz kişinin öldürüldüğü cinayet anlarıda var kör randevu kitabında, İğrenç ensest ve tecavüz hikayeleride..Amerikanın 4.büyük şirketinin dul eşini ayartıp mirasa konmasıda. Edebi dii bu saydıklarımı öyle bir anlatıyor ki soluksuz okuyorsunuz. George Levanter, bir fikir adamı, kendi halinde bir yatırımcı, uluslararası bir playboy ve yaşamı her biri bir öncekinden inanılmaz yakıcı mücadelelerle dolu acımasız bir "iş adamı". Moskova'dan Paris'e, Manhattan gökdeleninden California'daki toplu kıyıma, Kör Randevu güzel insanlar ve başka bir yaşam arayanlar arasında hayatın baş döndürücü bir tasvirini karanlık yeraltı edebiyatının pisikilojik romanı olarak okuyorsunuz. Kosinski romanlarında insanoğlunun en karanlık taraflarını gün yüzüne çıkarmış,şiddeti,acımasızlığı,cinselliği kitaplarına konuk etmeyi sevmiştir, ölümü de yapıtlarında yarattığı karakterler kadar ilginç olmuştur,başına bir naylon poşet geçirerek küvette intihar etmiş,intihar etmeden önce yakınlarına ' çalışamıyorum,yazamıyorum 'dediği rivayet edilmektedir. okumalarımdan ve yazarın hayatından çıkarımıma göre ise yazar vicdan azabına yenik düşmüştür. Sovyetlerin ahı yüreğine oturmuştur. Kaçkın,deli fakat okumaktan kendimi alamadım. Hiç bir bölümün birbiri ile bağlantısı yok,hiç bir anlatı birbirini tutmuyor. Karışık bir olaylar örgüsü kurmuş lakin öyle bir okutuyor ki kitap kesinlikle zaman kaybı değil,böyle bir kaçkını bu anlatımı ve dilinden ötürü okurlara öneririm. Keyifli okumalar Sağlıcakla ve dostlukla kalın Gürbüz Deniz (Gürbüz Deniz)

--reklam--

Kör Randevu PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Jerzy Kosinski - Kör Randevu kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kör Randevu PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Jerzy Kosinski Kimdir?

Jerzy Kosiński (14 Haziran 1933 – 3 Mayıs 1991) Musevi ve Polonya asıllı, Amerikalı yazar Polonya'nın ikinci büyük şehri Łódź'da doğdu. II. Dünya Savaşı sırasındaki bir çocukken, Doğu Polonya'da Katolik bir Polonyalı ailenin yanına sahte bir kimlikle sığındı. Bir Katolik rahibi sahte bir vaftiz sertifikası çıkarmıştı, savaş sırasında Polonya Katolik Kilisesi'nin yaptığı olağan bir uygulamaydı. II. Dünya Savaşı'ndan sonra, Kosiński ailesine kavuştu ve tarihle siyaset dalında 1957'de Amerika Birleşik Devletleri'ne göç etmeden önce Polonya'da derece kazandı. 1962'de Amerikalı çelik imparatoriçesi Mary Hayward Weir ile evlendi.

1955-1957 yılları arasında Varşova Bilimler Akademisi'nde asistan olarak görev yapan Kosinski, Ford bursuyla ABD'ye gitti. Psikoloji doktorasını yaptıktan sonra, Wesleyan ve Princeton üniversitelerinde ve Yale Üniversitesi'nde öğretim üyeliklerinde bulundu.

İlk yazılarını 1960 yılında Joseph Novak takma adıyla yayımladı. Kosiński'nin en bilinen romanları arasında 1965 tarihli Boyalı Kuş ve 1971 tarihli Orada Olmak sayılabilir. Baş rolde Peter Sellers'ın ve filmin yönetmeni Hal Ashby 1979 yılında Orada Olmak romanından bir film çevirdi. Senaryosu Kosiński tarafından yazılmış ve 1980 yılında British Academy of Film and Television Arts (İngiliz Film ve Televizyon Sanatları Akademisi) tarafından en iyi senaryo ödülüne layık görülüp, Amerika Yazarlar Derneği tarafından en iyi Another Medium'dan uyarlanmış komedi ödülünü de aldı.

Kosiński 3 Mayıs 1991 günü intihar etti. İntihar öncesi yazdığı ayrılma notunda "Her zamankinden daha uzun bir süre uyuyacağım. Buna sonsuzluk deyin."

--reklam--

Jerzy Kosinski Kitapları - Eserleri

  • Boyalı Kuş
  • Bir Yerde
  • Adımlar
  • Boşluk
  • Şeytan Ağacı
  • Kör Randevu
  • Çelik Bilye
  • İhtiras Oyunu

--reklam--

Jerzy Kosinski Alıntıları - Sözleri

  • "Kör olunca hayat boyu gördüklerini de unutur muydu acaba insan? Düş bile göremezdi belki o zaman..." (Boyalı Kuş)
  • Halk kitleleri, doğası gereği, ayırt etme yeteneğine sahip değildir. Değerli olanla standart olan, özgün olanla taklit arasındaki ayrımı yapamaz. Goddard, olsa olsa, elektroniği müzikte kullanmayı bilen orta karar bir şarkıcıdır hepsi o. Chopin, anlamdan yoksun müzikten beteri olamaz, demiş. Goddard'ın müziğinde ilginç olan bir yan yok. Bu şekilde müziğin ardına saklanıyor ve o saklandıkça müziği ilginçleşiyor. (Çelik Bilye)
  • Bir adam ne kadar yürekli olursa olsun hayatını kaybetmekten korkar. (Boşluk)
  • Uzak bir denizde uyanmak, kimliksiz, bilinmeyen yerlere doğru gitmek isterdim. (Adımlar)
  • Güzel kadınları hayal gücünden yoksun erkeklere bırakın (Boşluk)
  • Huzurumu kaçıran ölmek değil , arkamda hiçbir iz bırakmadan ölebileceğim düşüncesiydi. (Boşluk)
  • "Böylesine acımasız, sefil bir dünyanın hâkimi olmak neye yarardı?" (Boyalı Kuş)
  • "Ben insanların her yerde iyi olduklarını gördüm," dedi Laventer. "Onlar yalnızca devletin ya da bir siyasal partinin önlerine attığı iktidar kırıntılarından yollarını şaşırıyorlar; ya da bir sendika ya da şirketin, varlıklı bir arkadaşın. Onların gücünün, ölümlülüğün geçici bir kamuflajından başka bir şey olmadığını unutuyorlar." (Kör Randevu)
  • "Biz Eskimolar gururlu insanlarız ve Fransızlar ne kadar 'Salamura İtalyan' ya da İsveçliler ne kadar 'Mumyalanmış Alman'sa biz de o kadar 'Donup kalmış Çinli'yiz." (Kör Randevu)
  • "Kibar bir şantajcıydı yoksulluk: Tüm seçimleri kurbanına bırakıyordu." (İhtiras Oyunu)
  • Huzurunu kaçıran ölmek değil, arkamda hiçbir iz bırakmadan ölebileceğim düşüncesiydi. (Boşluk)
  • "Başkalarının yapabileceklerine inanmadığımız zaman, sonunda kendi yapabileceklerimize de inanmaz hale gelebiliriz.Bizler hayal kurmadaki başarısızlığımız dolayısıyla işte böyle cezalandırılıyoruz." (İhtiras Oyunu)
  • Varlığımı topyekün düzene koyamazsam yaşayamayacağımı bildiğim için aklım vücudumu çalıştırır. . (Boşluk)
  • İçimde bir mücadele yer alıyordu. Bir an, kendini kontrol edebilen sahip bir yetişkin oluyordum, bir an, avaz avaz bağıran bir çocuk. (Şeytan Ağacı)
  • Benimle birlikte olunca kendini üstün görüyor , çünkü ben hepinizin arasından onu seçmiş oluyorum. (Boşluk)
  • Fakat seninle baş başa kalınca söyleyeceklerimle , hayatımı seninle paylaşmak isteğinde olduğumu anlatmakla , huzurunu kaçırmaktan korkmuştum. (Boşluk)
  • Gökyüzünde o çile bahçesinde alçaktan uçan siz bütün kelebekler. (Boşluk)
  • Ancak Domostroy'u yönlendiren işitme duyusuydu ve sanatı da müzikti. İnsanlarla nesneler arasındaki binlerce rastlantı ve birleşmenin yerine ses, yer, uzaklık, duygu ve ruhsal durumun gizemli bileşimini koyan müzik, zaman ve mekân sınırlarını yıkarak onun ruhsal dünyasını genişletiyordu. Onun ruhunu etkileyenler, şairler, yazarlar, müzisyenler ve özellikle Shakespeare'in ünlü âşıkları gibi "gözleriyle duyanlar"dı. (Çelik Bilye)
  • Böylesine sefil ve zalim bir dünya onun hakimi olmak için gösterilen bunca çabaya değer miydi? (Boyalı Kuş)
  • “Bitkiler de insanlar gibiydi; yaşamak, hastalıklarını yenmek ve huzur içinde ölmek için bakıma ihtiyaçları vardı.” (Bir Yerde)