Kitap Künyesi
Yazar: Aristophanes
Çevirmen: Elif Kayalar
Yayın Evi: Yaba Yayınları
İSBN: 9789753861125
Sayfa Sayısı: 128
--reklam--
Kurbağalar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Aristophanes, milattan önce beşinci yüzyılın ortalarında yaşamış eserleri günümüze ulaşan İlk Yunan komedya yazarıdır. Zamanın en büyük festivalleri olan Dionysos ve Lenaia festivalleri için yazdığı komedyalarla ün saldı. Otuzun üstünde oyun yazmıştır fakat bunların sadece on bir tanesi günümüze ulaşabilmiştir. Politika, din ve edebiyat konularında mizahi ve fantastik hicivli yaklaşımı, kuşkusuz derin inancının ve samimi yurtseverliğinin bir sonucudur. Buna rağmen Atina yasalarına karşı çıkma suçuyla birçok kez yargılanmıştır.
Kurbağalar Euripides'in ölümünden sonraki yıl, Aristophanes'in bu yazara atfettiği Yunan trajedisinin yıkılmasına yas tutulurken yazılmış ve ilk kez M.Ö. 405'te Dionysos Festivali'nde oynanmıştır.
--reklam--
Kurbağalar Alıntıları - Sözleri
- Sonunda idam edildiğiniz ağacın en azından soylu bir ağaç olduğunu söyleyeceklerdir!
- Kim bilir, belki yaşamak ölmekle aynı şeydir...
- Şair kötü olanın üzerini örtmeli ve sahneye çıkarmamalı. Nasıl küçük çocuklar öğretmenler tarafından eğitilirse, daha olgun çağdakiler de şair tarafından eğitilir. Başka yol yok…
- "Susmayı tercih edelim, çekilip gitsin yolumuzdan susmasını bilmeyenler, vicdanı temiz olmayanlar."
- "Ama şair kötü olanın üzerini örtmeli ve sahneye çıkarmamalı. Nasıl küçük çocuklar öğretmenler tarafından eğitilirse, daha olgun çağdakiler de şair tarafından eğitilir."
- "Ksanthias: Peki ama Aiskhülos'un tarafını tutan yok muydu? Aiakos: Daha iyi olanlar her zaman azınlıktadır."
- Şişmiş ve hantallaşmış haldeki sanatı senden devralır almaz ilk işim onu sıkı bir perhize sokmak oldu.
- "Kim bilir, belki de yaşamak ölmekle aynı şeydir... Belki alınan soluk buğudur, uyku ise yalnızca bir döşek."
- Yürek kutsal olan üzerine yemin etmeye karşı koyarken, yüreğe yabancı dil yalan yere yemin ediyor.
- Susmayı tercih edelim, çekilip gitsin yolumuzdan susmasını bilmeyenler, vicdanı temiz olmayanlar..
- Bütün yurttaşları yeniden adalet karşısında eşit kılmak ve onların korkularına bir son vermek hayırlı bir iş olur..
- Daha iyi olanlar her zaman azınlıktadır.
- Mutlak mutluluk diye bir şey yoktur..
- Ey eziyet, neden kurtarmaya yanaşmıyorsun?
- Yalnızca bir tanrı hediyelerini küçümser: Ölüm!
--reklam--
Kurbağalar İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Şair Atışması: Eski Komedya yazarlarının en büyüğü olarak geçen Aristophanes’in Kurbağalar adlı bu eseri, meşhur tragedya yazarlarından Euripides ve Aiskhülos’tan hangisinin daha iyi şair olduğu üzerine bir oyundur. Ana karakterimiz Dionysos, Atina halkının gün geçtikçe daha hoşgörüsüz olduğunu iddia eder. Bu değişiminin sebebinin halkın dinlediği o dönemin kötü yazılmış kötü niyetli şiirlerinden kaynaklandığını söyler ve bunun için şairleri suçlar. Bu kötü gidişatı değiştirmek için halkın örnek alabileceği bir yazar bulma amacıyla yer altına iner. Büyük tragedya yazarlarından Euripides veya Aiskhülos’tan birini seçip yukarıya, yaşayanların yanına getireceği yolculuğu başlar. Tragedya’nın temellerine inildiği ve büyük yazarlarının kişilik analizlerinin yapıldığı bu eser tragedya seven benim gibi insanların okuduktan sonra kesinlikle memnun kalacakları bir komedya eseri. (Yetkin Akbal)
Kurbağalar, tanrı Dionysos hakkındaki bir hikayeyi konu almaktadır. Dionysos, Atina tragedyasının düştüğü kötü durumdan hayıflanmaktadır, ve Hades'e giderek Euripides'i ölüler diyarından geri getirmek ister. Euripides, bu oyun sergilenmeden bir sene önce ölmüştür. Beraberindeyse, ondan daha zeki ve daha cesur olan kölesi Ksantiyas'ı da götürür. Başlangıç sahnesinde, Ksantiyas ve Dionysos bu oyun içerinde ne tarz şakalar yapabileceklerini münakaşa ederler. Oyunun ilk yarısı boyunca ise, Dionysos sürekli olarak aptalca denebilecek türden hatalar yapar, ve bu durum Ksantiyas'ı bu hataları düzeltmeye zorlar. Böylece, Dionysos hem aptal görünmekten kurtulur, hem de hiç bir şey olmamışçasına hatalar yapmaya devam eder. Dionysos, Hades'e gitmek için en uygun yolu öğrenmek için yarı kardeşi olan Herakles'in fikrine danışır, çünkü o Cerberus'u sürüklemek için daha önceden ölüler diyarına gitmiştir. Dionysos onun kapısına gelir; orta yaşlı ve kocaman göbekli bir adam görünümünde, ve sarı bir elbisenin üzerine aslan postu giymiş haldedir. Daha çok Herakles ile bağdaştırılan türden kocaman bir sopa taşımaktadır. Ayaklarında ise, yumuşak deriden yapılmış olan bağcıklı çizmeler vardır. Herakles ise, Dionysos'un kendine benzemeye çalışan halini görünce kahkahalarla gülmekten kendini alıkoyamaz. Hades'e gitmenin en kolay yolu nedir diye sorduğunda, Herakles'in cevapları alaycı tarzda olur; Dionysos'a kendini asmasını, zehir içmesini, veya yüksek bir yerden atlamasını önerir. Dionysos kısa yoldan vazgeçer, ve daha önce Herakles'in kullandığı ve Akheron gölü üzerinden giden uzun yolu tercih eder. Dionysos bu göle ulaştığında, Charon, kayığıyla onu karşı tarafa götürür. Ksantiyas ise, kölelerin bu kayığa binmesi yasak olduğundan dolayı gölün etrafından yürüyerek gitmek zorunda kalır. Dionysos da kürek çekmeye yardım etmeye mecbur edilir. Koro ilk olarak bu sahnede görünür, ve Kurbağalar Korosu olarak seslenirler, kurbağaların olduğu tek sahne de budur. Koronun sürekli tekrar ettiği "Vraka vraka vrak vrak" Dionysos'u çileden çıkarır, ve o da onlarla atışmaya başlar. Kıyıya vardığında ise, Ksantiyas'la buluşur ve Empusa diye anılan hayaletle karşılaştıklarını iddia ederek Dionysos'u iyice korkutur. yola devam ederler. Bir süre sonra, ikinci koro olan Mistikler Korosu sahne alır ve Euripides'i bulma görevi sürer. (karanlıkrüya)
--reklam--
Kurbağalar PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Aristophanes - Kurbağalar kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kurbağalar PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Aristophanes Kimdir?
Aristofanes (Aristophanes), MÖ 456 - MÖ 386 yılları arasında yaşamış bir komedya yazarıdır.
Eski komedyanın en büyük yazarı olarak nitelendirilen Aristofanes, Aegina’da doğdu. Babasının adı Philippos'dur. Gençliğine dair kesinlik taşıyan bilgiler olmamakla birlikte günümüze ulaşamayan ilk oyunu "Bilgelerin Şöleni"nin MÖ 427’de oynandığı bilinmektedir. Dolayısıyla, Aristofanes’in oyun yazarlığı döneminin, Perikles'in ölümünden (MÖ 429) sonraki döneme tekabül ettiği söylenebilir. Yazar, Atina demokrasisinin en parlak dönemine yetişmiştir.
Perikles'in ölümünden sonra başa geçenlerin çıkarcı ve ikiyüzlü davranışları, Aristofanes'in komedyalarında sık sık yerilir. Özellikle Peloponez Savaşı esnasında savaş çığırtkanlığı yapan kişiler, Aristofanes'in "Barış Üçlemesi" diye adlandırılan komedya eserlerinde alaya alınırlar. Bu üçleme yazarın "Lysistrata" veya "Kadınlar Savaşı" (MÖ 411), "Barış" (MÖ 421), "Kömürcüler" (MÖ 425) adlı oyunlarından oluşmaktadır.
Aristofanes geleneklere bağlı ve her yeniliğe tepki gösteren bir yazardı. Düşüncelerinde tutucuydu. Edebiyatta ve sanatta yapılan yenilikleri pek beğenmezdi. Ona göre en iyi tragedya yazarı Aiskhylos’tur. Oysa her yönüyle yeni olan Euripides’i tutmaz, komedyalarında onunla alay ederdi. Yazarın tutumu Sophistlere ve doğal olarak Sokrates’e karşı da aynıydı; çünkü Aristofanes’in gözünde bunlar tehlikeli ihtilalcilerdi, gelenekleri yıkan, töreleri saymayan düşünürlerdi. Tüm bunlara rağmen, MÖ 411'de yazdığı "Lysistrata" oyununda gerçekleşeceğini umduğu barışı tesis etme görevini kadınlara verir. Bu durum, kadınların yurttaş bile sayılmadıkları Atina toplumu açısından önemli bir adımdır.
Aristofanes’in günümüze ulaşmayan ikinci oyunu ise "Babilonyalılar"dır (MÖ 426). Bu oyun Atina’nın iç ve dış politikasını taşlayan bir eserdir. Oyun, Dionysos şenliklerinde ve 3 kez de Lenaia bayramında oynanmıştır.
Aristofanes, yapıtlarını koronun ve mimin önemini koruduğu dramatik dönemin sonlarında vermiştir. Koroya yer vermeyen son oyunu da ("Plutos") kısa süren ve MÖ 4. yüzyıldan önce yerini Yeni Komedya’ya bırakan Orta Komedya’nın günümüze kalan tek örneği olarak bilinir.
Aristofanes’in yapıtlarının günümüzde de önemini koruması, diyaloglarındaki yaratıcılığa, genellikle yerinde ve ölçülü kullanılan yergi öğesine bağlanabilir. Özellikle Euripides’i alaya aldığı parodilerinin parlaklığının ve koro şarkılarının canlılığının yanı sıra barış, kadın-erkek ilişkileri, iktidara yergi gibi evrensel temaları ele alması, yapıtlarının geçerliliğini sağlayan diğer niteliklerdir. Her şeyden çok kadın ile erkek arasındaki aşk temasını işler. Oyunlarında para ve saygıdeğerlilik mutlu son için yeterli şartlardır.
Yazarın günümüze ulaşan oyunları
Günümüze ulaşan on bir metnin ilki "Akharnialılar" (MÖ 425), yazarın sergilenen üçüncü oyunuydu. Bu eser Atina ve Sparta arasında yaşanan Peleponez Savaşlarını ele alıyordu. Aristofanes bu eserinde oldukça kaba fırça vuruşlarıyla Kleon’u alaya alıyordu. Bu oyun bir yıl sonra oynanan "Atlılar"ın (MÖ 424) bir önsözü niteliğindeydi.
MÖ 423’te oynanan "Bulutlar" tragedya ve komedya eserlerinin yer aldığı yarışmada ancak üçüncülük aldı. Aristofanes bu eseri kendisi de başarısız bulduğundan oyunu tekrar ele aldı. Bu komedyada saldırılar Sokrates’e ve eğitim üzerine yöneltilmişti. Oyunun sonu oldukça yıkıcı oldu. Sokrates, tutuklanmasının ve ölüme mahkûm edilmesinin en önemli etkenlerinden biri olarak bu komedyayı gösterdi.
"Eşek Arıları" (MÖ 422) ise parayla tutulmuş ve yargı verme yetkisi olan jürileri keskin bir dille eleştiriyordu. Jüri üyeleri kocaman iğneleri olan eşek arılarına benzetilmişti. Oyundaki budala ihtiyarın adı Philokleon'dur (yani Kleon dostu), onu değiştirmeye çalışan oğlunu adı ise Bdelykleon'dur (yani Kleon düşmanı). Aristofanes bu eserinde, Kleon’a zenginlerin malına el koymasında yardım ediyorlar diye jüri üyelerini yeriyordu.
"Barış" (MÖ 421) yarışmada ikinci ödülü aldı. Bu eser Atina’nın Sparta ile savaşa son vermesini ve anlaşma yapılması gerektiğini savunan bir eserdi.
MÖ 414 yılında oynanan ve Aristofanes’in en sevilen oyunlarından biri olan "Kuşlar", Kleon’dan sonra başa geçen Alkibiades’i konu alıyordu. Bu oyunda savaş bitkini iki Atinalı yurttaş, cennetle yeryüzü arasında, gökyüzünde bir kent kurarlar. Tanrılardan egemenliği çalıp kuşları evrenin efendileri yaparlar. Kuşlar, kaba şakaları en az olan oyunudur.
Bundan sonra Aristophanes’in savaşa karşı yazılmış ve çağımızda müzikali bile yapılmış Lysistrata’sı (MÖ 411) gelir. Atina halkı tarafından çok sevilen ve ertesi yıl yine tekrarlanan Lysistrata savaşa son vermeyi zorunlu kılmak için erkeklerine aşk grevi yapan Atinalı ve Spartalı kadınların isteklerinde nasıl başarıya ulaştıklarını gösterir.
Lysistrata’nın ikinci kez oynandığı ertesi yıl (MÖ 410) Euripides’e yeni bir saldırıyı getiren "Thesmophoria Şenliğini Kutlayan Kadınlar", Euripides’in "Helene" adlı oyununa bir parodi olarak yazılmış eğlenceli ve hafif bir eserdi. Ancak yazarın Euripides’e daha büyük bir saldırısı "Kurbağalar" (MÖ 405) ile geldi.
MÖ 393’te oynandığı sanılan "Kadınlar Halk Meclisinde" yazarın ilk oyunlarından çok farklıydı. Atina demokrasisi gerilemeye başladığından siyasal taşlamaya girmek zorlaşmıştı; çünkü baskı başlamıştı. Aristofanes bu eserinde kadın haklarını alaya aldı.
Günümüze gelen on bir oyun metninden sonuncusu "Plutos"tur (MÖ 388). İyice gerileyen Atina devletinde eleştiri yok olduğundan, yazar bu oyununda ancak kinaye sanatına sığınabilmişti. Bu oyunda parabasis, yani koronun doğrudan doğruya halkla konuşup yazarın düşüncelerini dile getirip yöneticileri suçladığı bölüm, yoktu. Böylece eski komedya dönemi sona erdi ve yerini orta komedyaya bıraktı.
Aristofanes, ayrıca, Platon'un "Şölen" adlı eserinde bir karakter olarak karşımıza çıkar. Bu eserde Platon, aşkın kökeninin komik ve söylencesel açıklamalarını belirtir.
Aristofanes'in Türkçeye çevrilmiş eserleri
Aristofanes, Kadınların Savaşı - Lysistrata, çev. Azra Erhat, Sabahattin Eyüboğlu, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1966
Aristofanes, Kuşlar, çev. Azra Erhat, Sabahattin Eyüboğlu, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1966
Aristofanes, Eşek Arıları - Yargıçlar, çev. Sabahattin Eyüboğlu, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1966
Aristofanes, Bulutlar, çev. Ali Süha Delilbaşı, Mf.V., Ankara, 1957
Aristofanes, Barış, çev. Azra Erhat, M.E.B., Ankara, 1966
Aristofanes, Kurbağalar, çev. Nevzat Hatko, M.E.B., Ankara, 1946
Aristofanes, Eşekarıları, Lysistrata, Kuşlar, Kömürcüler, Barış, çev. Azra Erhat, Sabahattin Eyüboğlu, Türkiye İş Bankası Yayınları, İstanbul, 2006
--reklam--
Aristophanes Kitapları - Eserleri
- Eşekarıları, Kadınlar Savaşı ve Diğer Oyunlar
- Lysistrata
- Kadın Mebuslar
- Eşekarıları
- Ploutos (Servet)
- Kuşlar - Bulutlar
- Kurbağalar
- Kuşlar
- Barış Oyunları
- Bulutlar
- Kadınlar Şenlikte
- The Knights
--reklam--
Aristophanes Alıntıları - Sözleri
- Kendin de düşünsene biraz canım: Sen neden zengin değilsin,neden herkes yoksul? Bu sözde halk dostları afsunluyor seni: Ta Pontos'tan Sardenya'ya kadar Bunca şehir var senin emrinde: Ne geçiyor eline birkaç metelikten başka? Bu parayı bile yünden yağ süzer gibi Damla damla veriyorlar, ölmemen için. Yoksul kalmanı istiyorlar senin, Niçin mi istiyorlar, bak söyleyeyim sana: Seni besleyenlere bağlı kalman için, Islığı çaldılar mı aç kurt gibi atılasın diye Onların düşmanları üzerine. Halkın rahat etmesini isteseler, ettirirlerdi kolayca. Binlerce şehir var vergi veren bize: Her şehri yirmi insana bakmaya zorlasalar Yirmi bin yurttaşımız bolluk içinde yaşar, Ballı borekler, kaymaklı çörekler yer, Bu memleketin ve Maraton zaferinin tadını çıkarırdı. Ama şimdi zeytin toplayan ırgatlar gibi Para dağıtan kahyanın ardından yürüyorsunuz hep. (Eşekarıları, Kadınlar Savaşı ve Diğer Oyunlar)
- Tanrıya kısa devre ulaşabileniniz var mı? (Barış Oyunları)
- -Yanımda olmanı istedim. -Hayır, ağlamamı ve bunu izlemek istedin. (Kuşlar - Bulutlar)
- ÜYE: Tabii canım, içmedik mi zıvanadan çıkıyoruz Atinalılar beni dinlerse, devletler arası işleri Hep sarhoşken görmeliyiz. (Barış Oyunları)
- Bari bundan böyle, siz ey tuhaf insanlar, Şairler çıkıp önünüze Yeni şeyler söylediler mi size Sevin, tutun onları. Alın düşüncelerini, ayvalar gibi, Saklayın dolaplarınızda: Böylece üstünüz başınız Sanat kokar bütün yıl. (Eşekarıları)
- Çünkü bir “komedya” dahi gösterebilir doğru olanı. Ben de söyleyeceğim zaten korkunç ama doğru olanları. (Kadın Mebuslar)
- Ey insanoğulları! Yapraklara, sahte rüyalara benzeyenler! Sizler bir avuçla dağılan dumanlarsınız! (Kuşlar - Bulutlar)
- Yeni bir şeylere başlamaktan çekinme. (Kadın Mebuslar)
- Birleşmiş devletler bakıyorlar ki, Atina halkı yemeden de yaşıyor nasıl olsa Sana da metelik vermiyorlar. Oysa baştakilere neler vermiyorlar: Ne tuzlu balıklar, ne şaraplar, Ne halılar, ne peynirler, ne ballar, Ne susamlar, ne kuş tüyü yastıklar, Ne gerdanlıklar, ne çanak çömlekler.. Ne kâseler, ne giysiler, ne çelenkler, Bolluk içinde göbek yapıyor hepsi. Oysa bir diş sarımsak bile vermiyor sana Sözde senin buyruğunda yaşayanlar: Bir diş sarımsak, balık çorbana katmaya. Sen ki neler çekmedin karada, denizlerde. (Eşekarıları)
- Az şey değil, bizim canımıza okuyan da para. (Kuşlar)
- Yeni bir ülke aramaya gidiyoruz. Gürültüsüz, kavgasız bir yer bulup orada rahat bir yaşam süreceğiz. (Kuşlar - Bulutlar)
- Sizi biz koruyacağız hem de size rağmen. (Lysistrata)
- “Ne belalı şeydir bir adamın işleri yoluna girince burnunun dibinde biten dostları.” (Ploutos (Servet))
- Tabi ki insanın düşüncesi kanatlaridir , sözler insanı gökyüzüne çıkarır. Ben de akıllıca laflar söyleyerek kafana kanat takıyorum . Böylece kendine daha temiz iş bulursun. (Kuşlar - Bulutlar)
- Yaşanacak bir yer söyle bize, Yumuşacık halı gibi bir yurt, Serilip yatalım üstüne. (Kuşlar)
- "Ey Yunanlılar, sizler ki bir ailenin çocukları gibisiniz. Aynı Tanrılara kurban keser, Olympia'da, Thermopylai'da, Pytho'da, daha nice kutsal yerlerde birleşirsiniz, böyleyken, nasıl olur da, siz Yunanlılar, düşmanlarınız barbarlar size karşı bıçak bilerken, birbirlerinizi öldürür, kendi şehirlerinizin altını üstüne getirirsiniz?" (Lysistrata)
- Görüyorum zira rezil önderlerin memleketi istismar ettiğini. Kazara bir gün iyi olsa bile bu kişi, on gün beter oluverir. (Kadın Mebuslar)
- "En akıllı kişiler nice bilgilerini düşmanlarına borçludurlar. Düşmanı bilmek güvenlik sağlar. Bir dost bize nasıl korunacağımızı öğretmez. Oysa bir düşman bilgi edinmeye zorlar bizi. " (Eşekarıları, Kadınlar Savaşı ve Diğer Oyunlar)
- "Ah bugün yaşam biz insanlar için ne halde, kim onun bir delilik, hatta daha çok bir cinnet olduğunu reddedebilir? Insanların çoğu kötü olmasına rağmen malına mal katar haksızca parsayı toplar. " (Ploutos (Servet))
- Tüyleri yolunmuş.. Parası olanı yolarlar.. (Kuşlar - Bulutlar)
Yorumlar
0 yorum