Kitap Künyesi
Yazar: Altan Tan
Yayın Evi: Timaş
İSBN: 9789752638846
Sayfa Sayısı: 600
Kürt Sorunu Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Kürt Sorunu… Ülkemizin kanayan yarası… Sadece son 30 yılda 40 binden fazla cana mal oldu, binlerce köy boşaltıldı, milyonlarca insan yerinden oldu. Onlarca söz söylendi, kararsız bazı adımlar atıldı, ancak yeterli irade gösterilemedi, çabalar yarım kaldı.
Kalıcı ve gerçekçi çözüm bambaşka bir perspektif gerektiriyordu çünkü. Bölgenin hemen her karışını bilen ve hayatını bu sorunun çözümüne adayan ünlü Kürt aydını Altan Tan yılların birikimini kaleme aldı.
Altan Tan düşünce ve siyaset dünyasının aşina olduğu bir isim.12 Eylül sonrasında insanlık dışı muamelelerin adeta karargâhı durumuna gelen Diyarbakır Askeri Cezaevi'nde gördüğü işkence sonrasında hayatını kaybeden babası Bedii Tan'ın acısı belki de Güneydoğu ve Kürt sorununa farklı bir gözle bakmasına yol açtı.
Türkiye'deki muhafazakâr ve dindar hareketlerin Kürt Sorununa ısrarla uzaktan ve resmi görüş çizgisinden bakmaları Altan Tan'a göre sorunun kangren hale gelmesinin en önemli sebeplerinden biri.1991 seçimleri öncesinde Güneydoğu'da ciddi bir destek devşirmiş, ümit verici bir zemin yakalamış olan RP'nin MÇP ile ittifaka girmesi sebebiyle ciddi bir fırsat kaçırılmış oldu. Oysa yazara göre sorunun çözümü tam da buradan, İslami anlayıştan neşet edebilir; İslam dini içindeki ümmet anlayışı, tüm milletlerin dilsel ve kültürel haklarını koruma altına alan barışçıl yorumuyla sadece bizim ülkemizin değil, tüm bölgenin etnik problemlerini çözebilirdi; ve hâlâ da çözebilir.
Altan Tan geç kalmış bir Kürt ulusalcılığına da mesafeli duruyor. Bir yüzyıl öncesinin gözde kavramlarının bugünkü koşullara uygulanmasını gereksiz ve Kürt halkını geriye götürecek bir çaba olarak görüyor. Bununla birlikte Kürt ulusalcılığının kapsamlı bir tarihçesini vermekten de geri durmuyor.
600 sayfayı aşkın bir kaynak kitap hüviyetindeki çalışma Türkler ve Kürtler arasındaki ilk münasebetlerden Osmanlı dönemindeki özerk yapılanmaya, Kürt edebiyat ve folklorundan isyanlarına, II. Meşrutiyet'in Kürtler nezdinde ki etkilerinden İttihat ve Terakki yönetimine, Cumhuriyet dönemi olaylarına, Kürtlerin Türkiye'deki sağ ve sol düşünce içinde siyaset yapma biçimlerinden İslami bir Kürt hareketinin mecra bulma imkânına, 'federasyon mu, bağımsızlık mı, yoksa demokratik Cumhuriyet'te entegrasyon mu? ' tartışmalarına uzanan kuşatıcı bir inceleme sunuyor.
Kürt Sorunu Alıntıları - Sözleri
- Hint-Avrupa dil grubundan olan Kürtçe; Farsça, Peştuca ve Belucice ile birlikte Hint-Avrupa dillerinin İran dilleri şubesine dahildir. Eklemli bir dil olan Türkçe ve Sami dillerinden olan Arapça ile hiçbir akrabalığı yoktur. “Kürtlerin ana dilleri Hint-Avrupa dil ailesinin İran kolunun kuzeybatı alt grubuna mensuptur. Kürtçeye en yakın dil, Farsçadır. Kürtçe ile Farsça arasındaki yakın ilişki Almanca ile Danimarkaca arasındaki ilişki gibidir.”
- Kürdistan kelimesi Hindistan, Gürcistan, Türkmenistan kadar doğal bir kelimeyken bu Türkiyede psikolojik savaş tekniğiyle korkunç hale getirildi. Aynı zamanda Kürdistan kelimesi bölücülük hainlikle eş değer bir algıya dönüştürüldü.
- Kemal Burkay: “Bugünkü çağdaş ulusların hiçbiri saf bir aşiretin, ya da soyun ürünü değildir. Tarih boyunca aşiretler, soylar, farklı halklarla karışmış, kaynaşmış ve belli yurtlar üzerinde çağdaş uluslar doğmuştur. Bu durum Kürtler için de böyledir. Bu anlamıyla Kürtler için tek bir ortak atadan söz etmek mümkün değildir.”
- Xaki Cizir u Botan, yani welati Kurdan Sed hayf u sed mıxabın deyken be Ermenistan Hiç xiretek nemawa sed car qasem be Qur'an Peydabe Ermenistan, namane yek le Kurdan"
- 1913 yıllarında savunulan ve kabul edilen ana dille eğitim ve yerel dillerin kamuda kullanılabilme hakkı Türkiye' de bugün hala tartışılmaktadır. Türkiye yüzyıldır aynı konuları tartışmak ta ve sorunlarını çözebilme yeteneğini bir türlü ortaya koyama maktadır. Türkiye' deki siyasetçilerin tavırları da ilginçtir. İttihat ve Terakki' den beri Kürtlere ana dille eğitim ve Kürtçenin kamu da kullanılması sözü verilmekte, bir müddet sonra ise bu sözler 'unutulmaktadır'. İçinde bulunduğumuz günlerde de maalesef durum bu merkezdedir.
- Kürtçenin en fazla konuşulduğu iller Hakkâri %88 Van %76,6 Diyarbakır %72,6 Mardin %66,4 Muş %64 Bitlis %62,4 Ağrı %60 Bingöl %56,5 Elazığ %52,9 şeklindedir.
- Birçoklarına göre Kürt sorunu kısaca bir kimlik sorunudur. Bu yönüyle aynı zamanda bir demokrasi sorunudur. İnsanların doğuştan kazandıkları etnik kimlikleri, ana dilleri inkâr edilemez, baskı altına alınamaz ve yasaklanamaz. Bir ülkenin vatandaşları farklı dinlere, mezheplere ve dillere sahip olabilir. Bu farklılıklar ayrılmayı veya çatışmayı gerektirmez.
- Kürtler 40 milyona yaklaşan nüfuslarıyla, kendi bağımsız devletleri olmayan dünyadaki en kalabalık halktır.
- -İmparatorluktaki halklar arasında ayrılıkçı fikirlerden en az etkilenen halk Kürtlerdir. Kürtlerin çok azınlıkta kalan bazı ay dınları dışında tamamına yakını Birinci Dünya Savaşı yıllarında Türklerle birlikte olmaktan yana tavır koydu.
- Hint-Avrupa dil grubundan olan Kürtçe; Farsça, Peştuca, ve Beluccie ile birlikte Hint-Avrupa dillerinin İran dilleri şubesine dahildir. Eklemli bir dil olan Türkçe ve Sami dillerinden olan Arapça ile hiçbir akrabalığı yoktur. Kürtçeye en yakın dil Farsçadır. Kürtçe ile Farsça arasındaki yakın ilişki Almanca ile Danimarkaca arasındaki ilişki gibidir.
- Dengbej genellikle türküyü makamıyla okuyan ve öyküyü bilip anlatan kişidir.
- İnsanoğlu var olduğu günden beri insanın fıtratı, yapısı tartışılmaktadır. İnsanın aklı(beyni), duyguları(kalbi) ve nefsi(bedensel ihtiyaçları) olduğu noktasında hemen herkes müttefiktir. İnsanı sadece midesini düşünen bir varlık olarak kabul etmek eksik ve yanlış bir anlayıştır.
- 2.Dünya Savaşı dönemindeki en önemli olay 1943 yılında Van'ın Özalp ilçesinde meydana gelen ve siyasi tarihe 'Mustafa Muğlalı Olayı' olarak geçen, 33 Kürt köylünün öldürülmesidir...
- Şehirli eşraf Kürt aileleri içinde son iki yüzyılın en etkili ve iz bırakan ailesi Diyarbekirli Cemilpaşa ailesidir.
- Bu konuyla ilgili en trajikomik örnek, yazar Musa Anter'in gençlik yıllarında Kürtçe ıslık çaldığı gerekçesiyle gözaltına alınmasıdır...
Kürt Sorunu İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Sayın Altan Tan şahsına ve düşüncelerine saygı duyuyorum lakin Kürt meselesinde bazı gerçekleri göremediğini düşünüyorum. En büyük eksikliği silahlı mücadeleyi gereksiz görmesi halbuki Kürtleri ölüm fermanını yırtan silahlı mücadele harekettidir . (Rıdvan)
Yazarın kürt oluşuna kürtlüğüne ve meseleyi tesbit etmesine diyecek bir şey yok... fakat kitap çok sığ... çok yavan... çok basit.. bugünün türkiyesin de devlet ağzı jargonu ile yazılmış... baskısı olan daha iyi metinler mevcut (Mahfuz Sahaf)
Fena değil "eh işte" denilecek bir kitap. Çok önemli bilgiler var fakat teyide muhtaç çok fazla bilgi olduğu da açık. Mesela Altan bey diyor ki: Aslında Şeyh Said isyanının amacı kürtçülüğü hedeflemek değildi. Asıl amaç Atatürk tarafından dinin yok sayıldığını Şeyh Said'in gördüğünü ve buna tepki koymak için ayaklanmayı başlattığını söylüyor... (Serhat Murat Yılmaz)
Kitabın Yazarı Altan Tan Kimdir?
Altan Tan (d. 11 Eylül 1958, Batman), Kürt yazar ve siyasetçi.
Biyografi
11 Eylül 1958 yılında Batman'da doğdu. Aslen Mardinlidir. Ailesi Midyat'ın Narlı köyünden kan davası nedeniyle 1840'lı yıllarda Midyat-Estel'e göç etti. Dedesi Hacı Yusuf Tan 1948 yılında Estel'den ayrıldı. Ailenin bir kısmı Diyarbakıra bir kısmı ise İstanbula yerleşti.
Annesi Türk olan Tan'ın Kürt kökenli olan babası Bedii Tan 12 Eylül sonrasında Diyarbakır Askeri Cezaevi'nde işkence görerek hayatını kaybetti.Altan Tan 1969 yılında Diyarbakır Mehmetçik İlkokulu'ndan, 1976 yılında Diyarbakır Maarif Koleji'nden, 1981 yılında Ankara Devlet Mühendislik Mimarlık Akademisi İnşaat Fakültesi'nden mezun oldu. Askerliğini 1982-1984 yılları arasında İstanbul Tuzla Piyade okulu, Manisa ve Ankara'da tamamladı. 1984-1985 yılları arasında yaklaşık 1 yıl Ankara Keçiören Belediyesi'nde Başkan yardımcılığı görevinde bulundu. 1990-1991 yıllarında Refah Partisi MKY'da, 2000-2002 yıllarında HADEP Parti Meclisi'nde görev yaptı.
Yeni Zemin, Sözleşme dergileri ile Demokrasi, Yeni Gündem, Yeni Şafak,Zaman, Özgür Politika, Özgün Duruş,Star Gazetesinde yazıları yayınlandı. Kürt Sorunu Ya Tam Kardeşlik Ya Hep Birlikte Kölelik adlı kitabı 2009'da Timaş Yayınlarından çıktı.
12 Haziran 2011 tarihinde yapılan 24. Dönem Milletvekili Genel Seçimlerinde Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloğu Diyarbakır milletvekili adayı olmuş ve seçilmiştir. Türkiye-Angola Parlamentolararası Dostluk Grubu üyesidir
Kürtçe, Türkçe, İngilizce ve Arapça bilen Altan Tan evli ve 6 çocuk babasıdır.
Altan Tan Kitapları - Eserleri
- Kürt Sorunu
- Değişen Ortadoğu'da Kürtler
- Hz. İbrahim'in Ayak İzlerinde Ortadoğu
- Turabidin’den Berriye’ye
- Statüko Ağa İle Derweşe Abdal
- Allah Adına Yönetmek
- 3. Cumhuriyet'e Doğru
- En Uzun Yüzyıl
Altan Tan Alıntıları - Sözleri
- Gelecek kışa kadar ölüm yok inşallah! (Statüko Ağa İle Derweşe Abdal)
- Bahar rengârenk elbiseler giyen çok güzel bir kız gibidir. (Statüko Ağa İle Derweşe Abdal)
- Bir kere sevdaya tutulmaya gör, Ateşlerde yandığının resmidir. Aşık dediğin, Mecnun misali kör; Ne bilsin alemde ne mevsimidir. (Statüko Ağa İle Derweşe Abdal)
- Hint-Avrupa dil grubundan olan Kürtçe; Farsça, Peştuca ve Belucice ile birlikte Hint-Avrupa dillerinin İran dilleri şubesine dahildir. Eklemli bir dil olan Türkçe ve Sami dillerinden olan Arapça ile hiçbir akrabalığı yoktur. “Kürtlerin ana dilleri Hint-Avrupa dil ailesinin İran kolunun kuzeybatı alt grubuna mensuptur. Kürtçeye en yakın dil, Farsçadır. Kürtçe ile Farsça arasındaki yakın ilişki Almanca ile Danimarkaca arasındaki ilişki gibidir.” (Kürt Sorunu)
- Türkiye'nin siyaseti İstanbul'un havasına benziyor. Eskiler, "İstanbul'un havasına ve karısına güvenilmez"derlerdi. (Değişen Ortadoğu'da Kürtler)
- Birçoklarına göre Kürt sorunu kısaca bir kimlik sorunudur. Bu yönüyle aynı zamanda bir demokrasi sorunudur. İnsanların doğuştan kazandıkları etnik kimlikleri, ana dilleri inkâr edilemez, baskı altına alınamaz ve yasaklanamaz. Bir ülkenin vatandaşları farklı dinlere, mezheplere ve dillere sahip olabilir. Bu farklılıklar ayrılmayı veya çatışmayı gerektirmez. (Kürt Sorunu)
- Bizleri soracak olursanız, ne siz sorun ne biz söyleyelim! Halimiz perişan, hepten bittik tükendik! Sağa sola, öne arkaya; ne yana döndüysek iflas ettik. Acilen bir çağdaş 'Derwêşê abdal'a ihtiyacımız var. (Statüko Ağa İle Derweşe Abdal)
- “Yine Kürt Teali Cemiyeti Başkanı Seyyid Abdülkadir ‘Türk kardeşlerimizin bu zor gününde onları arkadan vurmak, ayrı bir devlet kurmaya çalışmak ihanettir, haramdır. Var kuvvetimizle birlikte çarpışmalıyız.’ diyerek fetva yayınladı. .... “Ne acı ne hazindir ki bu fetvasının karşılığını 1925’te Şark İstiklal Mahkemesi tarafından Diyarbakır Ulucami önünde asılarak ödedi.” (Değişen Ortadoğu'da Kürtler)
- Varlık seviştirir, yokluk çekiştirir (Statüko Ağa İle Derweşe Abdal)
- “...’ŞERİATÇI DİKTATÖRLÜK, halkları kasıp kavuşmuştur. Etnik ve dini hiçbir farklılığa müsamaha edilmemiştir” diyenler, bütün bir tarihi ters yüz etmiştir.” . . . “Halbuki Emevi, Abbasi, Mervani, Eyyubi, Fatımi, Selçüklü, Osmanlı tarihi incelendiğinde 1400 yıl boyunca tüm bir İslam coğrafyasında farklı din ve etnik yapıda halkların bir arada yaşayabildikleri görülmektedir.” ******** (Değişen Ortadoğu'da Kürtler)
- Dengbej genellikle türküyü makamıyla okuyan ve öyküyü bilip anlatan kişidir. (Kürt Sorunu)
- Birbiriyle kanlı bıçaklı tüm grupların tek ortak noktaları demokrasi ve ne yazık ki herkes kendisine demokrasi istiyor. Demokrasi çeşmesinden testisini"dolduran, işini bitiren" diğerlerine suyu haram ediyor. (Değişen Ortadoğu'da Kürtler)
- ji heft gundan gundê me ji heft malan mala me ji mala me ji ez (Turabidin’den Berriye’ye)
- “Kürdistan’da hüküm süren 25 Kürt Beyi’nin 1514’teki Çaldıran Şavaşında İran Şahı İsmail’e karşı Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim’i desteklemeleri son yüzyılın en önemli dönüm noktası olmuştur. ... 400 yıl sürdü.” (Değişen Ortadoğu'da Kürtler)
- -İmparatorluktaki halklar arasında ayrılıkçı fikirlerden en az etkilenen halk Kürtlerdir. Kürtlerin çok azınlıkta kalan bazı ay dınları dışında tamamına yakını Birinci Dünya Savaşı yıllarında Türklerle birlikte olmaktan yana tavır koydu. (Kürt Sorunu)
- Bu konuyla ilgili en trajikomik örnek, yazar Musa Anter'in gençlik yıllarında Kürtçe ıslık çaldığı gerekçesiyle gözaltına alınmasıdır... (Kürt Sorunu)
- 1913 yıllarında savunulan ve kabul edilen ana dille eğitim ve yerel dillerin kamuda kullanılabilme hakkı Türkiye' de bugün hala tartışılmaktadır. Türkiye yüzyıldır aynı konuları tartışmak ta ve sorunlarını çözebilme yeteneğini bir türlü ortaya koyama maktadır. Türkiye' deki siyasetçilerin tavırları da ilginçtir. İttihat ve Terakki' den beri Kürtlere ana dille eğitim ve Kürtçenin kamu da kullanılması sözü verilmekte, bir müddet sonra ise bu sözler 'unutulmaktadır'. İçinde bulunduğumuz günlerde de maalesef durum bu merkezdedir. (Kürt Sorunu)
- Her insanın bir çilesi vardır. (Statüko Ağa İle Derweşe Abdal)
- Herkes kendi cibilliyetine uygun olanı seçer. İyiler iyilerle, kötüler kötülerle bir olur. (Statüko Ağa İle Derweşe Abdal)
- “Kürtler İslamiyet’i ilk kabul eden halklardandır( 639 tarihi Hz. Ömer devri). Binlerce âlim yetiştirmişlerdir. Yaklaşık 14 asırlık bir İslam tarihleri vardır. .. Bugün de Türkiye’deki İslami hareketin belkemiği Kürtlerdir” (Değişen Ortadoğu'da Kürtler)
Yorumlar
0 yorum