Kitap Künyesi
Yazar: Tuna Yukay
Yayın Evi: Dedalus Yayınları
İSBN: 9786059203623
Sayfa Sayısı: 207
--reklam--
Küvetteki Adam Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
“Hâlâ bir bardak çay içmek isteyen insan hiçbir şekilde ölmemeli.”
Tuna Yukay bu üçüncü romanında, Fransız klasiklerinden fırlamış gibi görünen bir karakterle tanıştırıyor bizleri: Ölümcül bir hastalığa sahip olan Hasan, kendini resme ve sanata adamış bir ressam. Hayatın anlamını, anlamsızlığını sorgularken etrafında yaşanan trajediyi (cinayetler, iç savaş, toplumsal karmaşa) alayla gözlemliyor. Romandaki diğer karakterler gibi, soğukkanlı ve umursamaz. Belki de değil. Yazar, karakterlerin bu bakış açısını kullanarak konfor peşindeki insanları rahatsız etmeye çalışıyor. Modern çağın yapaylığı ile roman dilini birleştiriyor.
Küvetteki Adam anlatmak için değil göstermek için yazılan distopik bir roman. İnsanın iç dünyasındaki çelişkiler, zıtlıklar, kabullenişler, reddedişler sahne sahne kuruluyor. Sayfalar sinematografik bir görüntü seli halinde okurun zihnine işliyor.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Küvetteki Adam Alıntıları - Sözleri
- Ülkem benim güzel bataklığımdı. İçinde çırpındıkça hep daha derine batıyordum.
- Acıyı kabulleniş onu yok ediyor.
- Yürümek, sevdiğin bir insanla kol kola yürümek dururken konuşacak kadar aptal değildim.
- "Olan biteni fark etmiş olmak, maalesef insanı bir süper kahramana dönüştürmüyor."
- "Eğer bu umutlar olmasaydı, aşkın anlık hamlelerle giderilebilecek şehvet, açlık ya da korku gibi duygulardan bir farkı kalmazdı."
- Tek bir nefes. İçimde. Tok. Şirin. Hareketsiz. Hiçbir yere gidememek. Kendi içinde, sana ait olan bir hapishanede sıkışıp kalmak.
- Korku sadece ilk an için var. Sonrası istemeden de gelecek.
--reklam--
Küvetteki Adam İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitap Tuna Yukay'ın okuduğum ilk kitabı oldu. Bu tarz romanları okumayı sevenlerin tam olarak keşfedemediği ancak beklenen ilgiyi gelecekte görmesini istediğim bir kitap olarak aklımda kalacak. Sade anlatımıyla da konularda herhangi bir karışıklık olmamış. Küvetteki Adam okunmasını tavsiye edeceğim kitaplar arasındaki yerini aldı... (Bektaş Burak Gür)
Bu kadar iyi olabileceğini tahmin etmemiştim.Ama beklediğimden iyiydi. Sadece sonunu biraz yavan buldum. Başta bir an hikaye hikaye olduğunu okuduğumda hayal kırıklığı oldu.Çünkü roman olduğunu düşünerek almıştım. Ama zaten romanmış. Birbirini tamamlayan bölümlere ayrılmış sadece. Yabancı bir yazar havası olduğunu da söylemem gerekir. (Çağla EKEN)
Varoluşsal kriz, postmodern bir anlatım. Tuna Yukay yazmış olduğu bu romanla kendi dünyasında bir yaşam kurmuş olan Hasan'ı anlatıyor bizlere. Ölümcül bir rahatsızlığa sahip. Ancak çizmek hayatının yegane meşguliyeti. Distopik bir dünyada yaşayan Hasan, etrafında olan biten tüm bu cinayetlerin, devrimlerin, kanın ve savaşın bir anlamını arıyor. Öyle ki bir devrimciyi kurtardığında Devrimci'nin ona 'Kimsin sen? Bizden misin?' sorusuna 'Siz kimsiniz bilmiyorum...' cevabının hissi; Szpilman'ın 'Neden o lanet paltoyu giyiyorsun?' sorusuna verdiği cevabı az da olsa hissettirdi. Tuna Yukay bir yapboz ustası edasıyla yazdığı öykülerdeki parçaları rahatlıkla birleştirebiliyor. Okuduğunuz zaman size anlamsız gelen cümleler, birkaç sayfa sonra ufak bir aydınlanma eşliğinde gösteriliyor. Dikkat edin, anlatılmıyor. Gösteriliyor. Yukay, okuyucusunu düşündürmeyi seviyor. Edebiyat tadında bir şeyler arıyorsanız okumanız gereken bir kitap. (Büşra İlkar)
--reklam--
Küvetteki Adam PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Tuna Yukay - Küvetteki Adam kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Küvetteki Adam PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Tuna Yukay Kimdir?
1977 yılında istanbul kadıköy'de dünyaya geldi. İlk ve ortaöğrenimini istanbul'da, lise ve yükseköğrenimini sakarya'da tamamladı. İlk kitabı karışık odalar 2012 yılında yayımlandı. Bu öykü kitabını 2013 yılında yayımlanan çürük tavşan, 2017 yılında yayımlanan küvetteki adam romanları ve 2019 yılında yayımlanan kan akacak ve bitecek adlı öykü kitabı takip etti. Son olarak 2021 yılında kemik kitabesi adlı romanı okuyucuyla buluşan yukay bağımsız bir şekilde yazmaya ve editörlüğe devam etmektedir.
--reklam--
Tuna Yukay Kitapları - Eserleri
- Küvetteki Adam
- Kan Akacak ve Bitecek
- Çürük Tavşan
- Kemik Kitabesi
- Karışık Odalar
--reklam--
Tuna Yukay Alıntıları - Sözleri
- Ama o kolay vazgeçen tiplerden değildi. Her kaybeden gibi. (Kan Akacak ve Bitecek)
- "Olan biteni fark etmiş olmak, maalesef insanı bir süper kahramana dönüştürmüyor." (Küvetteki Adam)
- Herkes gibi ben de şairleşiyorum yağmur altında, nereden geldiği belli olmayan sevinçler, hüzünler zihnimin bir köşesinde birbirine karışıyor. Karışıyor zihnim; şekiller eğiliyor, bükülüyor. Ne bekliyorum orada bilmiyorum. Birini, birilerini ya da hiçbir şeyi. Sen geliyorsun aklıma. Hem de Sabahın bu saatinde. Dinlediğim müzikten mi, yoksa sigarayı senin gibi tutuyor olmamdan mı? Belki ikisi de değil. Sadece yağmurun yüzümü ısıran soğukluğundan. Neyse ne! (Karışık Odalar)
- sırlarla birlikte gitme, öte tarafta da aynı yükü taşıyacak olma fikri âdemoğluna ağır gelir ki bu sırrı fısıldayacak bir yer arar. günahkârlar ölmeden önce neden her yaptıklarını itiraf eder sanırsın? (Kemik Kitabesi)
- Yürümek, sevdiğin bir insanla kol kola yürümek dururken konuşacak kadar aptal değildim. (Küvetteki Adam)
- İnsanlardan iltihap akıyor dünyaya (Çürük Tavşan)
- "Hiç adem kendine deli dedirtir mi Çavuş?" dedi Salih. "Eğer söyleyecek çok şeyi varsa dedirtir. Doğru laf keskindir, can yakar. Sen delinin ağzından çıkan doğruya güceneni gördün mü?..." (Kemik Kitabesi)
- Tanımasam kendime hayran olabilirdim. (Çürük Tavşan)
- Kitaplarını okurken karamsarlık ve umutsuzluk dolu bir kelime selinin içinde araç parçası gibi oradan oraya sürüklendiğim adam. (Karışık Odalar)
- Unutmalıyım o halini. Başka bir hikâyenin içinde olmalısın sen. (Karışık Odalar)
- Umutsuzluk. Tutsaklık. Lakin biliyorduk, çırpınmak yersizdi. Yapılacak tek bir şey vardı o da yola devam etmek. Hem bedbin düşüncelere ayıracak vakit yoktu. Bilir misin, bu düşünceler kemirir âdemi. Çelik gibi dişleri vardır onların. Duyarsın seslerini, işler, durmadan... (Kemik Kitabesi)
- "Söylenmemiş söz yoktur, onu nasıl söylediğin önemlidir." (Kan Akacak ve Bitecek)
- Gökyüzü yarılıp da kan akacak gibi. (Kan Akacak ve Bitecek)
- "... İçeri girdiğinde sana nasıl baktığımı ve gözlerini benden kaçırıp odayı incelediğini hatırlarsın. Bu çok net olarak karşı tarafın senin özel alanına girmesinden rahatsız olduğun anlamına geliyordu. Sonuçta savaşmaktan çok kaçmayı tercih edenlerden olduğunu anlamak zor olmadı. Böyle biri özellikle bu devirde kolay kolay bir yerde barınamaz, haksız mıyım? ..." (Kan Akacak ve Bitecek)
- her zamankinin aksine, kendine dikilecek gözleri umursamıyorudu. anlaşılma, beğenilme, ait olma isteği yoktu. özgürdü artık. (Kemik Kitabesi)
- Nasıl olsa birileri çıkıp anlayacaktı onu. (Kan Akacak ve Bitecek)
- "Neden sürekli karamsar, huzursuz yazılar yazıyorsunuz? diye soran muhabire, "Bir gün beni anlayacaklar." demişti. (Karışık Odalar)
- Ölümün bir ders olmadığını kim söylemiş? (Karışık Odalar)
- Bırakın dünyayı, kendisine bile faydası dokunmamış biri olarak ölüp gitmekten korkuyordum. (Karışık Odalar)
- Artık yaşamaktan yoruldum. (Kemik Kitabesi)
Yorumlar
0 yorum