Kitap Künyesi

Yazar: Okan Haluk Akbay

Yayın Evi: Çizgi Yayıncılık

İSBN: 9786055022631

Sayfa Sayısı: 178

--reklam--

Lafcadio Hearn'den Japon Halk Hikayeleri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Neredeyse tarihin derinliklerinde kaybolmaya yüz tutmuş pek çok Japon halk hikâyesini yeniden gün yüzüne çıkaran Lafcadio Hearn (1850-1904), "Geleneksel Japonya"yı kendine özgü yaklaşımlarla dünyaya tanıtmış önemli bir Japonologdur. Japonya üzerine çeşitli konularda eserler veren Lafcadio Hearn'ü farklı kılan özelliklerin başında, Hearn'ün yetenekli bir edebiyatçı olması gelmektedir. Hearn, özellikle "kaidan" olarak bilinen ve. konularını doğaüstü olaylardan alan Japon halk hikâyelerini; çağdaş edebiyat normlarında yeniden yorumlayarak onlara adeta tekrar hayat vermiştir. Lafcadio Hearn'ün yeniden yazma tekniğiyle kaleme aldığı yirmi Japon halk hikâyesine yer veren bu seçki, Japon kültürüne farklı bir açıdan bakmanızı sağlayacak.

Lafcadio Hearn'den Japon Halk Hikayeleri Alıntıları - Sözleri

  • Bazı tapınaklara bayanların girmesinin yasak oluşu (ryonin-kinsei), ölümü çağrıştırması nedeniyle "4" ızdırabı çağrıştırması nedeniyle "9" rakamlarının kullanımına ilişkin bazı kısıtlamalar (imi-kazu); butsumetsu günlerinde önemli işleri yapmaktan kaçınma gibi inanışlar, Japon halk inanışları içerisinde en çok bilinen kinkiler(tabular) arasında sayılabilir.
  • Masmavi okyanusun kenarında uzanan ve İzumo Tanrılarının vatanı olan Matsue; Hearn'ün hep hayalini kurduğu; annesinin ana vatanı olan çok Tanrılı antik Yunan dünyasıyla neredeyse birebir örtüşmüştür.
  • -"Ölümden hiç korkmuyorum" Ölüme iyice yaklaşmış olan kadın, böyle mırıldandı. "Ancak, merak ettiğim bir şey var. Ben öldükten sonra bu eve kim girecek? İşte , onu bilmek istiyorum ! " Gözü yaşlı kocası, yanıt verdi: -"Neler saçmalyorsun öyle! Senin yerini kimse dolduramaz! Asla, yeniden evlenmeyeceğim!" Adam, bunlan büyük bir içtenlikle söylemişti. Ebediyen ayrılmak üzere olduğu eşini gerçekten çok seviyordu. Kadın, yüzünde hafif bir gülümsemeyle sordu: -"Samuray sözü mü?" Adam, kadının solgun yüzünü okşarken yanıt verdi: -"Samuray sözü!"
  • Zaman, ebedi bir yolcudur: Günler, aylar ve yıllar; başlar ve biter. Zaman, sürekli akar gider.
  • Kadını toprağa gömmenin bir anlamı yoktu. İnsanın, ölümünden hemen önce dilediği ve asla kaybolmayacak olan son intikam arzusu, zaten her türlü mezarı rahatlıkla parçalayacak; her türlü mezartaşını kolaylıkla darmadağın edecekti.
  • Matsumura: Eve giremezsin" diye gürledi. 'Sen insan değilsin! Kuyudaki kötü ruhsun! Neden insanları aldatıp, acımasızca öldürüyorsun?" Genç kız, çok hoş ve duru bir sesle yanıt verdi: "Ben de, aslında bununla ilgili konuşmak istemiştim. Ben, asla insanlara zarar vermeyi istemedim. O kuyuda çok eskiden beri, kuyunun efendisi olan bir ejderha yaşıyor. Bu yüzden, kuyudaki su hiç eksilmez. Ben yıllar önce bu kuyuya düştüm ve ejderhanın emrine girmek zorunda kaldım. Ejderha, insan kanıyla beslendiği için beni insanları kuyuya düşürmek için kullandı. Ancak, Gök Tanrı tarafından ejderhaya Şinşu'daki Torii gölüne gitmesi ve orada yaşaması emredildi. Ayrıca Gök Tanrı, bu ejderhanın bir daha Kyoto'ya dönmesini yasakladılar. Bu gece, sizden yardım dilemek için evinize geldim. Ejderha kuyudan çıkıp gittiği için kuyuda hiç su kalmadı. Bu yüzden, insanlar beni çok geçmeden görecektir. Ne olur, benim kuyudan çkmama yardımcı olun! Bu iyiliğinizin karşılıksız kalmayacağından emin olabilirsiniz!" Genç kız; bunları söyledikten sonra, geldiği karanlığın içinde kayboldu.
  • Kimi zamanlar, aklına şu atasözü geliyordu: "Ayna, kadının ruhudur."
  • Geçmişi oldukça eskilere dayanan bir eğlence olan Yüz Hikaye (hyaku monogatari), hava karardıktan sonra bir arkadaş grubu arasında sırayla korku hikâyelerinin anlatılmasına dayanmaktaydı. Her hikâyenin bitiminde, daha önceden yakılmış olan yüz mumdan biri söndürülür ve tüm mumlar sönünce bir hayaletin ortaya çıkacağına inanılırdı.
  • Hearn'ün kaleme aldığı Japon halk hikâyeleri içinde, karşı cinsten birine karşı aşırı duyduğu tutkunluk yüzünden bir hayalete dönüşmelerde, başrol çoğunlukla bir kadındır. Eski Japon toplumunda (özelikle Konfüçyanist düşüncenin de etkisiyle), kadınların duygularını ifade etmede çekingen kalmaları, daha doğrusu böyle bir imkána sahip olmayışları; Japon halk hikâyelerinde kadınların içsel dünyalarının çokça konu edilmesinin nedenlerinden biri olarak düşünülebilir.
  • Mugenyama Çanı efsanesi dilden dile dolaştı ve ünü iyice arttı. Birçok insan, Umegae'yi örnek alarak Mugenyama Çanının kendilerine sağlayacağı iyi şanstan faydalanmak istedi. Bu kişiler arasında; Mugenyama yakınlarındaki Oi nehri kıyısında yaşayan serseri ve hovarda bir çiftçi de vardı. Bu çiftçi, tüm parasını eğlence uğruna tüketince; kendi evinin bahçesindeki çamurdan Mugenyama Çanma benzeterek bir çan yaptı ve yüksek sesle zenginlik isteyen dualar ederek, çamur çanı parçaladı. O sırada, bahçedeki toprağın içinden uzun saçları havada uçuşan ve beyaz elbiseli bir kadın belirdi. Kadının elinde, üzerinde kapağı olan bir çanak vardı. Kadın, çiftçiye şöyle dedi: -"Büyük bir içtenlikle yapmış olduğun duaya cevap vermek için buraya geldim. Lütfen, bu çanağı kabul et!" Kadın, çanağı adama verdikten sonra gözden kayboldu. Adam, büyük bir mutluluk içinde evine girdi ve hemen karısına müjdeli haberi verdi. Sonra da, çanağı karısının önüne koydu. Çanak, oldukça ağırdı. Karı koca birlikte, çanağın kapağını büyük bir heyecanla açtılar. Çanak, ağzına kadar doluydu... Neyle mi? İşte onu söyleyemem !

Lafcadio Hearn'den Japon Halk Hikayeleri İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Oldukça farklı ve sürükleyici buldum Japon halk hikayelerini. Tahmin ettiğimden kat kat güzel, doğa üstü olaylar ve merak uyandıran bir anlatımla beni oldukça etkiledi. Kültürel özellikler ile bezeli bu hikayeleri okurken şaşıracak ve hiç sıkılmayacaksınız. Tavsiye eder, iyi okumalar dilerim. (Padme Amidala)

Japonik: Kitap; Haluk Sensei’nin önsöz de belirttiği gibi, Lafcadio Hearn’ün çeşitli eserleri içerisinden seçilmiş ve “kaidan” türüne giren yirmi adet Japon halk hikayesinden oluşmaktadır. Giriş kısmında bahsedilen Lafcadio Hearn’ün hayat hikayesine kısaca değinecek olursam: Lafcadio Hearn, 27 Haziran 1850’de İngiliz ordusunda görevli askeri tabip Charles Bush Hearn ve Yunanlı Rosa Antonia Cassimati’nin oğlu olarak; İngiliz işgalindeki Lefka adasında dünyaya gelir. 18 yaşında Amerika’ya göç eder ve yerel bir gazetede muhabirlik yapmaya başlar. Hearn’ün aile yapısından kaynaklanan özellikleri, küçük yaşlardan itibaren Hearn’ün dünya görüşünü “Doğu” ve “Batı” olarak ikiye ayırmasına zemin hazırlamış; annesini kendisinden ayırmakla suçladığı Batıya ve Batı unsurlarına karşı duyduğu öfke, Hearn’ün iç dünyasında ezilmişlere ve “Doğu”ya karşı özel bir yakınlık hissetmesini sağlamıştır. 1890 yılında Japonya’ya ayak basan Hearn’ün yerleştiği ilk yer, Şimane eyaletinde küçük bir şehir olan Matsue olmuştur. Hearn’ün gözünde Matsue, bir anlamda Batı’nın çirkin elinin değmediği, ütopik ve kutsal bir başkent olmuştur ve kendisini “bir tuhaflıklar ülkesi olan Japonya’yı ziyaret eden gözü pek bir masal kahramanı”na benzetmiştir. Daha sonraları Japonya’nın çeşitli şehirlerinde ikamet eden Hearn, Tokyo İmparatorluk Üniversitesi’nin öğretmenlik teklifini kabul ederek, 1896 yılında yaşamının sonuna kadar ikamet edeceği Tokyo’ya taşınır. Ancak Kumamoto ve Kobe’deki batılılaşmadan bunalan Hearn’ün Tokyo’yu sevmesi olanaksızdır. Eşi Setsuko da, anılarında, Hearn için “Tokyo’nun cehennemden farksız bir yer olduğunu” anlatır. Hearn, Tokyo’ya gelişinden sekiz yıl sonra, 1904 yılında bir kalp krizi sonucunda hayatını kaybeder. *** Çok bilinen bir yazar olmadığından kısaca Lafcadio Hearn’den bahsetmek istedim. Haluk Sensei’nin derlediği kitaptaki hikayelerden bahsedecek olursam; özellikle Japon edebiyatına ilgi duyanların okuması gereken bir kitap olduğu kanısındayım. Halk hikayeleri denince bizim kültürümüzde anlatılan hikayelerle alakası olmadığını söylemeliyim. Hikayeler genelde korku ağırlıklı ve doğaüstü olayları içeriyor. Gündüz vakti okumanızı tavsiye ederim, maazallah gece okursanız rüyanıza girebilecek ve geceyi pek de hoş geçiremeyeceğiniz öğeler mevcut :D İçerisindeki hikayelerden en çok “Azize Benten’in Merhameti” ve “Aynadaki Kız” ı beğendim. Hikayeler bittikten sonra gelen “Notlar” kısmında hikayelerin Japonya’da hangi dönemlerde ortaya çıktığı ve Japon kültürüne dair verilen bilgiler oldukça iyiydi. Dil bilimcilerin ve Japonya kültürüne meraklı kişilerin severek okuyacağını düşünüyorum. Paylaştığım alıntılardan da kısmen de olsa fikir edinebilirsiniz. Keyifli okumalar… (海Deryaya bakıp Mevla'yı hatırla)

Lafcadio Hearn'den Japon Halk Hikayeleri PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Okan Haluk Akbay - Lafcadio Hearn'den Japon Halk Hikayeleri kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Lafcadio Hearn'den Japon Halk Hikayeleri PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Okan Haluk Akbay Kimdir?

--reklam--

Okan Haluk Akbay Kitapları - Eserleri

  • Lafcadio Hearn'den Japon Halk Hikayeleri
  • Kojiki
  • Japon Atasözlerinden Seçmeler
  • Geleneksel Japon Mizahı
  • Haiku Seçkisi
  • Fudoki Antik Çağ Japon Söylenceleri
  • Japon Öykü Seçkisi
  • Kültür Bağlamında
  • Türk-Japon İlişkilerinin Dönüm Noktasında Abdürreşit İbrahim
  • Japon Haiku Seçkisi
  • Japonca Deyimler Sözlüğü

--reklam--

Okan Haluk Akbay Alıntıları - Sözleri

  • Her defasında Gençsin, gençsin diye övülmek Yaşlılığın belirtisi olsa gerek! Akera Kankõ (1740-1800) (Geleneksel Japon Mizahı)
  • Zifirî karanlığın içinden, uzaktaki küçük bir ışığı seyretmek kadar insanı hüzünlendiren bir şey herhalde yoktur. (Japon Öykü Seçkisi)
  • "Kötülükte güçlü olan iyilikte de güçlüdür" (Japon Atasözlerinden Seçmeler)
  • 世話を見る seva o miru Göz kulak olmak (Japonca Deyimler Sözlüğü)
  • İnsanın gördüğü görüntüler, gözlerinde bir süre silinmeden kalırmış. (Japon Öykü Seçkisi)
  • Sagamu ovasını kaplayan, O korkunç alevlerin arasında kaldığımda, Benim için endişe duyan, Ve beni kucaklayıp kollarına alan, Bana "Merak etme, korkma, ben yanındayım!" diyen, O günkü seni, Nasıl unutabilirim ki? (Kojiki)
  • Amaterasu, bu ülkeye ölümsüz bir saltanat ve hâkimiyet bahşetmiştir. Bu sadece Japonya'nın mahzar olduğu bir lütuftur, başka hiçbir ülkede benzeri görülmez. İşte bu yüzden; Japonya, Kamilerin ülkesidir! -Kitabatake Çikafusa- (Kojiki)
  • Mayıs ayı geldi. Gözlemevinde teknisyenlik yapan herkes gibi benim için de özellikle mayıs ayı çekilmezdir. Her gün - hava basıncını ve rüzgâr gücünü ölçmek, bulutların şeklini gözlemlemek ya da Tokyo'daki meteoroloji dairesine rapor hazırlamak gibi - çeşitli işlerle günlerin geçtiği bir yaşamın içerisinde bile kurbağaların sesi insanı yolculuğa heveslendirecek şekilde duyulmaya başladığında, içimi tuhaf bir yalnızlık hissi kaplar. Yolculuk! İşte mayıs ayının bana öğrettiği şey budur. (Japon Öykü Seçkisi)
  • “Kiite gokuraku mite cigoku/ 聞いて極楽見て地獄 “ “Duyunca cennet, görünce cehennem” [Genellikle anlatılanlar ile gerçek arasında büyük bir fark olur] (Japon Atasözlerinden Seçmeler)
  • Abdurreşit İbrahim 1857'de Sibirya'nın batısında, Tomsk vilayetinin kuzeyinde, İrtiş nehri kıyısındaki Tara kasabasında doğmuştur. (Türk-Japon İlişkilerinin Dönüm Noktasında Abdürreşit İbrahim)
  • Bir şey gizlemeden kendini olduğu gibi gözler önüne sermek ve yaptıklarını özeleştiriye tabi tutmak bir romancının asli görevidir. (Japon Öykü Seçkisi)
  • Ey Yamato! Diyarlar içinde en kutlu ve güzel ülke! Kıvrım kıvrım, Büklüm büklüm, Yemyeşil dağlarla çevrili Yamato! Daha güzel bir yer var mı sanki? Şu koca yeryüzünde! (Kojiki)
  • "Kazıdıkça kir, aradıkça kusur çıkar" (Japon Atasözlerinden Seçmeler)
  • Japon masallarında sıkça yer alan bir başka figür olan Kappa ise, "nehir, göl, bataklık gibi yerlerde yaşayan, bir çocuk büyüklüğünde, kuş gagasına benzeyen bir ağzı ve sırtında kaplumbağa gibi bir kabuğu olan, vücudu pullarla kaplı, el ve ayak parmakları perdeli bir yaratık" şeklinde tasvir edilmektedir. Kappa, bazı Japon halk hikâyelerinde hayvanları suya çekerek öldüren korkunç bir yaratık olarak yer alsa da; sevimli ve insanlara yakın bir canlı olma yönüyle özellikle çocukların sevdiği bir figürdür. (Kültür Bağlamında)
  • "Hükümdarın kanunu olmaz" (Japon Atasözlerinden Seçmeler)
  • . Ey memleketim! Söyleyeceklerim var Eriğe, söğüde . Kaya Şirao (1738-1791) (Haiku Seçkisi)
  • . Yağmurlu bir gece Hina bayramı* Sadece mumların kokusu . Kaya Şirao (1738-1791) . *3 Martta kız çocukları için yapılan geleneksel bir kutlama (Haiku Seçkisi)
  • Masmavi okyanusun kenarında uzanan ve İzumo Tanrılarının vatanı olan Matsue; Hearn'ün hep hayalini kurduğu; annesinin ana vatanı olan çok Tanrılı antik Yunan dünyasıyla neredeyse birebir örtüşmüştür. (Lafcadio Hearn'den Japon Halk Hikayeleri)
  • "Yokken sabret, varken tasarruf et" (Japon Atasözlerinden Seçmeler)
  • Bazı tapınaklara bayanların girmesinin yasak oluşu (ryonin-kinsei), ölümü çağrıştırması nedeniyle "4" ızdırabı çağrıştırması nedeniyle "9" rakamlarının kullanımına ilişkin bazı kısıtlamalar (imi-kazu); butsumetsu günlerinde önemli işleri yapmaktan kaçınma gibi inanışlar, Japon halk inanışları içerisinde en çok bilinen kinkiler(tabular) arasında sayılabilir. (Lafcadio Hearn'den Japon Halk Hikayeleri)