Dr. Adülvahap Dizdaroğlu
Mardin Şehir Hastanesi
Mardin Şehir Hastanesi’nin 2026 yılı sonunda hizmete açılması planlanıyor; şu an inşaatında %78 seviyesine ulaşıldı. Yıllar boyunca sağlık alanında hep kısıtlı imkânlarla var olmaya çalışan bu kadim şehir için bu yatırım büyük bir dönüm noktası. Bugün ilçelerimizde ve merkezde gayret gösteren hastanelerimiz elbette çok değerli, ancak artan nüfus ve bölgenin yükü karşısında ne yazık ki yetersiz kalıyor. Mardin’de artık bir "klasik" haline gelmiş o acı tablo hâlâ hafızalarda: Ağır bir hastası olan ya Diyarbakır’ın ya Ankara’nın yolunu tutar; az da olsa Gaziantep’e, Adana’ya uzanır şifa arayışı. İşte bu yüzden yapımı süren bu büyük hastane, sadece binasıyla değil, taşıyacağı ruhla da bu makus gidişata tam anlamıyla bir "dur" demelidir.
Eskiden Mardin’de bir doktor vardı: Hacı Vahap Dizdaroğlu. Mardin halkının gönlünde “fakir fukaranın babası” olarak taht kurmuş, hastalarına gösterdiği o eşsiz şefkatle adeta efsaneleşmiş bir gönül adamı... O devirde ne geniş imkânlar, ne bugünkü gibi kan tahlilleri, ne röntgenler, ne de MR cihazları vardı. O, derin tıbbi bilgisi, keskin feraseti ve en çok da hastasına uzattığı şefkatli nazarıyla meseleyi çözer, şifaya vesile olurdu.
Mardin’de neredeyse hiç doktorun bulunmadığı o yokluk yıllarında, tam 63 yıl boyunca bu halka soluksuz hizmet eden ve şifasına vesile olan, dâhiliye mütehassısı olmasının yanı sıra 3 dönem de Mardin milletvekilliği yaparak bu şehre her alanda hizmet eden Dr. Vahap Dizdaroğlu’nu rahmetle, minnetle ve tarifsiz bir özlemle anıyoruz.
Halk arasında hep “Doktor Hacı Abdulvahap” olarak anıldı; cebinde parası olmayandan muayene ücreti almadığı gibi, yazıp gönderdiği reçetenin ilaç parasını da kendi cebinden ödeyen bir âlicenaptı. O dönemde bölgede yaşayan tüm âlimler, mürşitler ve kanaat önderleriyle kurduğu derin dostluklar ise onun sadece bir hekim değil, bu toprakların manevi mimarlarından biri olduğunu gösterir. Rahmetli babamla çok derin bir samimiyet ve dostluğu vardı. Sırf bundan olacak ki defalarca onunla sohbet etme imkânım oldu bunun için de kendimi bahtiyar hissediyorum.
Şimdi Mardin’de yükselen bu devasa Şehir Hastanesi’ne onun adının verilmesi, bence kuru bir isim tercihinden öte, bu toprağın geçmişine karşı boynumuzun borcudur. Eminim ki tüm Mardin halkının kalbinden geçen de budur. Geçmişin o fedakâr anılarını, insanlığın ve vefanın en saf hallerini yaşatmak; bu şehre canını feda edenlere vefa göstermekle mümkündür. Dr. Vahap Dizdaroğlu adı, yeni hastanemizin duvarlarında asıldığında, inanın Mardin halkı vefa adına güzel bir şey yapmış olacak.
Yorumlar
0 yorum