Kitap Künyesi
Yazar: K. A. Tucker
Çevirmen: İnci Nazlı
Orijinal Adı: Anathema
Yayın Evi: Yabancı Yayınevi
İSBN: 9786055016333
Sayfa Sayısı: 352
--reklam--
Lanetli Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"Aşk, macera, tehlike, ihanet… bu seride hepsi var."
-The Bookish Babes-
"Dozunda macera ve aşk beni kitabın içine çekti ve sonuna kadar koltuğumun kenarında tuttu."
-Shelly Crane, New York Times ve USA TODAY Çok Satan Yazar-
"Bu hikâyede hiçbir şeyi tahmin etmeniz mümkün değil!"
-Magical Urban Fantasy Reads-
Evangeline gençlik yıllarında adeta görünmezdi. Koruyucu ailesi duygusuz bir robota benziyordu ve sınıf arkadaşları genel olarak o yokmuş gibi davranıyorlardı. On sekiz yaşına girmek üzereydi ama tamamen yalnızdı ve birileriyle bağ kurmak için yanıp tutuşuyordu. Herhangi birisiyle…
Bir kafede Sofie ile karşılaştığında aradığı kişiyi bulduğunu düşünmüştü. Sofie'nin asistanı olması için sunduğu teklifi kabul ederek her şeyini geride bırakıp Manhattan'a taşındığında, kendisini pırlantaların ve sınırsız harcanan paranın sıradan olduğu, lüks bir dünyanın içinde bulmuştu.
Tüm bu cömertliğin ortasında, etrafında dönen gariplikleri göz ardı etmesi son derece kolaydı: Sofie'nin sergilediği tuhaf ve şiddet eğilimli davranışları, canavar gibi koruma köpekleri. Hatta kâbuslarında gördüğü kanlı cinayetleri, mağaralarda yaşayan evsizleri ve beyaz gözlü iblisi, özellikle de yakışıklı Caden'ı. Ama bir gece uyandığında boynundaki diş izleri bu peri masalının çabucak uçup gitmesine neden olmuştu. Yavaş yavaş Sofie'nin ve arkadaşlarının sırları ortaya çıkıp da diş izlerinin açıklaması ve rüyaları netleştikçe, gerçeğin hayal bile edemeyeceği kadar korkunç ve gizemli olduğunu fark etmişti. Şimdi, Evangeline'in yalanlarla dolu bir dünyada hayatta nasıl kalacağına karar vermesi gerekiyordu!
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Lanetli Alıntıları - Sözleri
- "Ama bazen, birisi senin her şeyin olduğunda, yaşamak için tek nedenin onun yüzünü tekrar görebilmek olduğunda, bu başka birinin acı çekeceği anlamına gelse bile o şansın beraberinde getirdiği her tür sonucu kabulleniyorsun."
- Uyuşukluk halini neden hissizlik olarak tarif ettiklerini hiçbir zaman anlamamışımdır. Bana göre, uyuşuklukta katiyen bir his vardı ama tarif edilebilecek türden değildi. Denilebilecek tek şey bir yanlışlık var gibi hissedildiğiydi.
- Neden seçim yapmak zorundaydım? -Çünkü öbür türlü fazla kolay olurdu Evangeline. Ve senin için hiçbir şey kolay yoldan olmaz.-
- "Uyuşukluk halini neden hissizlik olarak tarif ettiklerini hiçbir zaman anlamamışımdır. Bana göre, uyuşuklukta katiyen bir his vardı ama tarif edilebilecek türden değildi. Denilebilecek tek şey yanlışlık var gibi hissedildiğiydi."
- "Keder ve kaybın kendisini tekrar ve tekrar sonsuza dek yineleyeceğini bilerek biriyle yakınlaşmak çok acı verici bir hal alıyor."
- Bilinçaltım bile bana karşı.
- "Ama bazen, birisi senin her şeyin olduğunda, yaşamak için tek nedenin onun yüzünü tekrar görebilmek olduğunda, bu başka birinin acı çekeceği anlamına gelse bile o şansın beraberinde getirdiği her tür sonucu kabulleniyorsun."
--reklam--
Lanetli İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Merhabalar Herkese Yazarın daha önce genç yetişkin tarzında olan nefes serisini okumuş beğenmiştim buna istinaden bu serisini aldım. Seriyi bitirince de açıkçası biraz çekimser kaldım. Yani seriyi ne sevdim nede sevmedim diyemiyorum yani anlayacağınız. Yazarın kurguladığı olaylar, fantastik karekterleri bir tık daha farklıydı okuduğum serilerden o yüzden okumaya devam ederken güzel bir seri çıkacak gibi düşünüyordum başlarda. Ama yazarımız bilin bakalım ne yaptı? Saftirik baş kadın kahramanın iç dünyasına dalıp o saflığını vurgulamaya çalışırken, olayları üstün körü geçti. Buda benim açımdan büyük bir potansiyeli olan serinin vasat kalmasına yol açtı malasef. Vampir edebiyatını seven bir okur olarak fazlaca bu konuda okuduğum için beni öyle çok etkilemedi ama bu tarza yeni başlayanlar için giriş kitabı olabilecek kalitede bir seri diyerek yorumuma son veriyorum. Kitap dolu bir ömür geçirmeniz dileğiyle (Nazovekitaplari)
--reklam--
Lanetli PDF indirme linki var mı?
--reklam--
K. A. Tucker - Lanetli kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Lanetli PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı K. A. Tucker Kimdir?
K.A. Tucker ilk kitabını, okuduğu ilkokuldaki kütüphaneci ile bir kutu pastel boyanın yardımıyla yayınladı. Kitaplara doyamayan ve fantezilerden genç kız kitaplarına kadar her şeyi ayırt etmeden okuduğu için de tek bir tarza kesinlikle bağlı kalmayan bir okuyucu. Kocası, iki dünyalar güzeli kızı ve birçok dört ayaklı yaratıkla birlikte Toronto'nun dışındaki hoş ve ufak bir kasabada yaşıyor.
--reklam--
K. A. Tucker Kitapları - Eserleri
- On Küçük Nefes
- Lanetli
- Bir Küçük Yalan
- Dört Kısacık Saniye
- Sığınak
- Sadakat
- Anomali
--reklam--
K. A. Tucker Alıntıları - Sözleri
- Bir kadının Cain’le birlikte düşeceği derinliklerin dipsiz olduğuna inanmaya başladım. Sonsuz derinlikte, karanlık bir kuyu; çıkmak için bir merdiveni yok, dibe vurduğunda koruyacak bir minder yok. Bir emniyet ağı yok. Kaçış yok (Dört Kısacık Saniye)
- "Uyuşukluk halini neden hissizlik olarak tarif ettiklerini hiçbir zaman anlamamışımdır. Bana göre, uyuşuklukta katiyen bir his vardı ama tarif edilebilecek türden değildi. Denilebilecek tek şey yanlışlık var gibi hissedildiğiydi." (Lanetli)
- “Take ten tiny breaths. Seize them. Feel them. Love them.” (On Küçük Nefes)
- Hayatın onlara sunduğu her şeyi kaçırabilirler; çünkü acımasız ve zalim bazı nedenler yüzünden, çocukken ölmemek diye bir şey yok. (Bir Küçük Yalan)
- Küçük çocukların kalbimi saran o koruyucu buz tabakasını geçici olarak eritme gücü vardı. (On Küçük Nefes)
- Ve o yüzden Cain’in gözümdeki değeri azalmış değil. Aslinda, bundan dolayı onu eskisinden daha çok sevebilirdim; tabii onu şu anda sevdiğimden daha çok sevmek mümkünse. Şimdi sadece, eşit derecede berbat birer geçmişi olan ama iyi bir gelecekten umutlu, iki iyi insanız. Ve sanırım, bu geleceği birbirimizde bulduk. (Dört Kısacık Saniye)
- Eğer ben, ben olmasaydım bu meseleyi çok kafama tak-mayabilirdim. Ama ben, benim. Ve Charlie, kendisi hakkında hâlâ bana tek kelime söylemiş değil. Hatta bütün tarihçemi onun önüne sermiş olmama rağmen. (Dört Kısacık Saniye)
- "Gün gelecek her şey daha iyi olacak. Seni tutsak eden bu nefretten kurtulacaksın. Özgür kalacaksın. Affetmeyi öğreneceksin." (On Küçük Nefes)
- Ve farkına bile varmadan âşık olduğum bir adamın... hasretini çekiyorum. (Dört Kısacık Saniye)
- Alıp başımı gidiyorum. Uzaklaşıyorum seslerden, bağırışlardan, hüsranlardan. Uzaklaşıyorum hilelerimden, hatalarımdan, pişmanlıklarımdan. Olmam gereken her şeyden ve olamayacağım her şeyden uzaklaşıyorum. Çünkü bunların hepsi bir yalan. (Bir Küçük Yalan)
- "Acının sınırı yoktur." (On Küçük Nefes)
- İşte şimdi burada oturuyorum. Onun olmadığı bir hayatı yaşamak istemediğim kadının, içinde benim olmadığım bir hayatı yaşamasını sessizce seyrediyorum. (Dört Kısacık Saniye)
- Mahvolmuş ruhumu tedavi etmek için hiçbir şey yapamadım. (On Küçük Nefes)
- Neden Sam? Neden bana bunları yapıyorsun? Yıllarca Sam’e karşı minnettarlık ve sadakat besledim. Ama şimdi... buruk bir acıdan başka bir şey hissetmiyorum. Başka seçeneğim yok. (Dört Kısacık Saniye)
- "Normal, sıkıcıdır." (Bir Küçük Yalan)
- "Hayatta bazen bir karar verirsin ve sonra kendini, o kararı sorgularken bulursun. Sık sık olur. Tam olarak pişman değilsindir. Muhtemelen doğru seçimi yaptığını biliyorsundur ve muhtemelen de iyi yapmışsındır. Ama ne halt ederek ve ne düşünerek öyle yaptığını merak eder durursun." (Bir Küçük Yalan)
- Fakat ben Nate’i, komşunun yetersiz beslenen kurtlu oğlu olduğu günlerden beri tanıyorum. Onun yaşında bir çocuğun sokakta olmaması gereken saatlerde, South Central2 caddelerinde gece gece tek başına dolaşırdı. Uyuşturucu müptelası annesinin taleplerini vaktinde yerine getirmediğinde yanaklarında şekillenen koyu morlukları gördüm. Bir hafta boyunca küflü bir somun ekmekten başka bir şey yemediğinde kaburgalarının nasıl olduğunu gördüm. Onun, gidip küçük bir paket kokain bulup gelirse onu çok seveceğini söyleyen annesinin neden onu gene de sevmediğini düşünerek aklı karışmış vaziyette arka verandada otururken döktüğü gözyaşlarını gördüm. On üç yıldan beri Nate, benim hayatımın sabit bir elemanı. (Dört Kısacık Saniye)
- Kader fikrinden nefret ederim; çünkü ona inanırsam varacağım yerin doğduğum saniyede belli olduğuna inanmam gerekir ve onu kontrol edebileceğimi düşünmek salaklık olur. Aniden geri çekiliyor. Başını yana eğip yatağın kıyısına oturuyor (Dört Kısacık Saniye)
- "Beni çocuklara çeken şeyde müthiş bir sadelik var. Belki bulaşıcı kıkırdamaları ve çekingen kucaklamaları. Belki zalimce dürüst olmaları. " (Bir Küçük Yalan)
- "Keder ve kaybın kendisini tekrar ve tekrar sonsuza dek yineleyeceğini bilerek biriyle yakınlaşmak çok acı verici bir hal alıyor." (Lanetli)
Yorumlar
0 yorum