Kitap Künyesi
Yazar: Nezihe Meriç
Yayın Evi: Yapı Kredi Yayınları
İSBN: 9789750845369
Sayfa Sayısı: 72
--reklam--
Menekşeli Bilinç Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Menekşeli Bilinç Nezihe Meriç’in Bozbulanık ve Topal Koşma’dan sonra üçüncü öykü kitabı olarak 1965’te yayımlanmıştı. Toplu Öyküler I cildinde yer alan ve altı öyküden oluşan kitabın yıllar sonra ilk kez ayrı basımı yapılıyor.
Bir söyleşisinde öyküyü “insanın bir ruh halinin, herhangi bir olay karşısındaki durumunun kısmetine düşen zaman içinde bir gülüşünün, bir davranışının ustaca makaslanıverişidir” diye tanımlayan Nezihe Meriç, yazınımızda geleneksel çizgiyle yenilikçi yönelişler arasında bir köprüdür. Konuşma dilinin rahatlığı içinde yalnızlıkları, iç daralmalarını ustalıkla dile getirdiği öykülerinde samimi bir incelikle sevgiye, iyimserliğe, umuda da yer açar.
--reklam--
Menekşeli Bilinç Alıntıları - Sözleri
- Aşk zor bir sözcük; gene de hadi aşk diyelim.
- ''Neden böyle abartıyorsun her şeyi?'' demişti. ''Hele erkekleri. Erkekler bence böylesine önemli değil. Hayata alıştığımız gibi onlara da alışırız.''
- O, kırlara çıkıp toprağı dinlemeyi biliyordu. O, bir gülün açılmasını izleyebilecek bir adamdı. O beni arıyordu. Gözlerinden bildim.
- Biz çocukken yaşamayı amma da severdik!
- Baktım çevremdekilerin hiçbiri aile denen varlığın bilincinde değil, bir araya gelmiş, adet budur demiş yaşıyorlar; karşı çıktım ben de. Cennetin anahtarları bende şimdi. Kendi hayatımı yaşıyorum.
- İstenilen bir kadın, isteyen bir erkeğe gidiyor. Ne korkunç güzellik!!
- Anladığı tek şey gitmek edimiydi. Çekip gitmek.
- Bir gülün açılmasını öğreteceğim ben onlara.
- "Kendimi öldürmeyi düşünürdüm çoğu zaman. Bana öyle yardım ettiniz ki hayatım kurtuldu. Ayrıca kişiliğiniz insanlara olan inancımı kuvvetlendirdi."
- Korkulan, kaçınılan, düşünülmemeye çalışılan oldu. Gene de rahatlık verici bir duygu aldı. Artık, olacak bir şeyi, olmasından korkulan bir şeyi beklemenin sıkıntısı olsun, bitti.
- Akşam güneşine karşı oturup geçmiş günlerimin içinde en olumlularıyla en olumsuzlarını ayırıyorum. Benim akşam güneşlerine karşı oturup hayatımı düşünmelerimde bir şey var.
- Ham duygularımı, yaşamamın zorlukları içinde, nasıl da usumdan yarattığım güneşlerde olgunlaştırdım ben..
- Gitmeliyim artık. Gitmeliyim. Bugün gidemezsem, kalırım. Kalırsam da ölürüm artık ben. Dayanıklığım kalmadı. Ağlamamalıyım. Çekip gitmeliyim işte...
- Yıllardır, gerinecek bir mutluluk duymamıştı. Bu şimdi duyduğu da bir mutluluk degil, ama tanımadığı, yeni bir şey. Peltemsi bir karanlık. Açık renk, ama bulanık. Ne geçmiş ne gelecek var düşüncesinde.
- Acemi biri, "Kapıyı çarptı. Çıktı." der. Yanlış. Kapıyı çarpıp çıkan biri, bir süre sonra döner...
--reklam--
Menekşeli Bilinç İncelemesi - Şahsi Yorumlar
İlk kez Nezihe Meriç kitabı okudum. Anladım ki eksikler hiç bitmiyor sadece görmezden geliniyo. Okur kimliğine leke sürdürmemeye çalışma. Ortamlarda havamıź eksilmesin çabaları !!! Kitap 6 öyküden oluşuyor. 1.Varım Diyorum İnanmalısınız Biz kızlar ne çok seviyoruz cesur kadın hikayesi dinlemeyi. (Dinlemeyi!!!!) 2.Menekşeli Bilinç Biz kadınlara bir eleştirim: Hayatlarımızdan memnun olmayıp hayatını dilediği gibi yasayan insanlara çamur atmayı ne çok seviyoruz. Menekşeleri sineklensin diye uğraşıp bitirmeye çalışırken özgürlükleri,kendimizi kandırdığımız hayatımızın kapılarını kapayoruz imrendiklerimize. 3.Giderek Daha Güçlü Bu bölüm baba Kapıcılar Kralı filmini amınsattı. Ne yani canım yalnız başına yaşayan bir kız apartmandaki bütün hatunların begendiği bir çocuğu eve getirdi diye kapısına dayanmak. Ne ayıp...(seni merak etmiştik kuzummm) Ilgıncar: kuşkirazı/ yabani kiraz 4.Hışhışi Hançer Siz çok muhterem mahalle sakinleri sıkıntınız nedir??? Namus! Namus! Namus! 5.Açar da Tutku Gülleri Açar Ah gençlik!!! Bazı yaşlı teyzeler zamanında yapamadıkları şeylerin acısını başka kızlardan çıkarıyor. Üzülüyorum yapmayın. 6.Sancılı Us Bizdedir. Yazılanlar tamamen benim yorumumdur. Kitabı çok sevdim aykirı kadınlar, dedikoducu komşular, yaşlı teyzeler, menapozdakiler.... ne ararsan var aslında bizler bu durumlarla her gün karşılaşıyoruz ama anlatamıyoruz. yazar/Nezihe-Meric (Veroçka)
--reklam--
Kitabın Yazarı Nezihe Meriç Kimdir?
Nezihe Meriç, Nezim, (d. 1925, Gemlik - ö. 18 Ağustos 2009, İstanbul), Türk yazar.
Türk edebiyatının önemli kadın öykücülerinden birisidir. 1970'li yıllardaki siyasî savrulmaları öyküleştirmiş, kadın ve çocuk sorunlarına eğilmiş bir yazardır.
1925'te Gemlik'te dünyaya geldi. Çocukluğu Anadolu'nun değişik kentlernide geçti. Orta öğrenimini 1943'te Eskişehir Lisesinde tamamladı. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde okudu. Mezun olmadan, 1945te öğrenimini yarıda bıraktı. Öğrenimi sırasında Verda Ün'den piyano dersleri almış olan Meriç, onbir sene boyunca (1945-1956) Heybeliada İlkokulunda müzik öğretmenliği görevinde bulundu. 1956 yılında yazar Salim Şengil ile evlendi.
1952 1972 yılları arasında Şengilin çıkardığı Dost dergisi ve Dost Yayınlarını yönetti. bu evlilikten Aslı adında bir kızı oldu. Nezihe Meriç'in ilk yazısı olan Ümit İstanbul Dergisi'nde 15 Şubat 1945te N. Ufuk imzasıyla, ilk öyküsü Bir Şey ise Seçilmiş Hikayeler Dergisi'nde yayımlandı. Korsan Çıkmazı ile 1962 Türk Dil Kurumu, Bir Kara Derin Kuyu ile 1990 Sait Faik Armağanı, Yandırma ile 1998 Sedat Simavi Edebiyat Ödülünü, 2007de ise Mersin Kenti Edebiyat Ödülünü aldı. Kanser tedavisi görmekte olan Meriç, 18 Ağustos 2009'da İstanbul, Etiler'deki evinde hayatını kaybetti. Cenazesi, Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verildi.
--reklam--
Nezihe Meriç Kitapları - Eserleri
- Dumanaltı
- Toplu Öyküler 1
- Bozbulanık
- Çisenti
- Oradan da Geçti Kara Leylekler
- Gülün İçinde Bülbül Sesi Var
--reklam--
- Korsan Çıkmazı
- Küçük Bir Kız Tanıyorum On Bir Yaşında
- Küçük Bir Kız Tanıyorum Dokuz Yaşında
- Küçük Bir Kız Tanıyorum Sekiz Yaşında
- Küçük Bir Kız Tanıyorum On Yaşında
- Püf Noktası
- Küçük Bir Kız Tanıyorum Yedi Yaşında
--reklam--
- Küçük Bir Kız Tanıyorum Altı Yaşında
- Aix-Londra-İstanbul Mektupları
- Zor Yokuşu
- Alagün Çocukları
- Çın Sabahta
- Dur Dünya Çocukları Bekle
- Çavlanın İçinde Sessizce
--reklam--
- Alacaceren
- Yandırma
- Ahmet Adında Bir Çocuk
- Topal Koşma
- Küçük Bir Kız Tanıyorum On İki Yaşında
- Toplu Öyküleri 2
- Boşlukta Mavi
--reklam--
- Bir Kara Derin Kuyu
- Sular Aydınlanıyordu - Sevdican
- Menekşeli Bilinç
- Kimse Hikâyeyle Aramda Geçenleri Anlamıyordu
--reklam--
Nezihe Meriç Alıntıları - Sözleri
- Fikir ayrılığı başka iyi ya da kötü insan olmak başka. Değil mi? (Zor Yokuşu)
- “Ofsayt efendim ofsayt! Kendini hiçbir şeye karşı sorumlu duymamak durumudur bu bizimki. Anadan, babadan, dostluk, arkadaşlık kavramlarından, yani, aileden, toplumdan, insanlardan çözülmek, körü körüne bir Allah’a inanış içinde yaşamak, toplumun bütün kurumlarının çürük olduğunu öğrenmek… Daha sayayım mı? Yaşamak için ekmek kadar, su kadar gerekli olan, inanmak, güvenmek, çalışmak gücünü bulamamak… Gündelik olayların, dedikoduların içinde yuvarlanmak…" (Bozbulanık)
- Yeniden başlamak! Bütün iş burada işte. Yeniden başlanamaz. Çünkü insanoğlunun kaderinde yoktur bu. Hayatı ona verilmiştir; büyük bir oyun. İstediği gibi oynayabilir. Yanlışlar ve doğrularla. Ama bozmak, bozup yeniden başlamak yoktur bu işte. Üstelik önceden haber de verilmemiştir. Kendi rızasıyla başlayamayışı gibi... (Topal Koşma)
- Kendi var kendisi için. (Yandırma)
- “Ben hayal ettim, yazdım, siz okuyorsunuz. Karşılıklı bir emek alışverişi... Bir anlamda buluşuyoruz.” (Oradan da Geçti Kara Leylekler)
- Yıllar, birçok şeyi beraber götürerek, dönmemecesine geçip gitmiştir bir kez. Yeniden de kurulamaz... (Topal Koşma)
--reklam--
- Kim solcu? Ben tabii. Ben solcuyum. (Zor Yokuşu)
- Ham duygularımı, yaşamamın zorlukları içinde, nasıl da usumdan yarattığım güneşlerde olgunlaştırdım ben. Bu güneşlerimi ortalara çıkarmalıyım demiştim işin başında. İyi demişim. Hep kullanılmış duyguların, hep kullanılmışlıkların içinde çevremdekiler. Beni tüketen bu oluyor. (Toplu Öyküler 1)
- Hiç kimseye tahammül edemedim, önüme gelene aksilendim. İçimde kaybolan bir şey var. Ağlasam bir hoş, ağlamasam bir hoş... (Püf Noktası)
- N'oldu bizim insanımıza? (Gülün İçinde Bülbül Sesi Var)
- Acemi biri, "Kapıyı çarptı. Çıktı." der. Yanlış. Kapıyı çarpıp çıkan biri, bir süre sonra döner... (Menekşeli Bilinç)
- İnsanlar gülmüyor. Gülümsemiyorlar bile. Terör, kötülük, acı, kan, şiddet, hırs, para para kara para kara, ölümler, ziyan kadınlar, öldürenler, bebeler, küçük çocuklar, yokluk, yoksulluk, kavga, pislik, hastalık/lar, açlık, fuhuş, işsizlik, ziyan adamlar, isyan, başkaldırı, yürüyüşler, korku, korkusuzluktan korkma, utanmazlık, ha ha ha, dans, müzik, neşe, sarhoşlar, çılgın eğlenceler... Kusanlar... (Çisenti)
- "Yazık oldu. Hayatı bu kadar anlamamalıydık..." (Bozbulanık)
--reklam--
- Bir söz vardır: İnsanın ağzı torba değil ki büzesin, denir. İnsanlar ileri geri konuşur dururlar. Doğru, iyi, yerinde konuşmak, yaşamayı güzelleştirir. Ne var ki, bu herkesin harcı değildir. Bunu yapabilenler de bilge kişilerdir. (Dur Dünya Çocukları Bekle)
- AH SİZLER! EĞİTİLMELİSİNİZ, EĞİTİLMELİ! (Zor Yokuşu)
- Ham duygularımı, yaşamamın zorlukları içinde, nasıl da usumdan yarattığım güneşlerde olgunlaştırdım ben.. (Menekşeli Bilinç)
- Yaşadığımız şu günleri anlamaya çalışmak, beni çok yordu. Yazmak giderek büsbütün zorlaşıyor benim için. (Bir Kara Derin Kuyu)
- Gece uykusu kaçanlar, bir türlü uyku tutturamayanlar, 'sabahı sabahladım' derler. Geceyi nasıl geçirip, sabaha nasıl erişeceğini bilemez insan. Yatar. Olmaz; bir türlü yerleşemez yatağa. Sağa döner olmaz, sola döner olmaz, gene sağa, gene ... Döner durur. Düşünceler bile baştan başlayıp, sonuna dek sürdürülemez. Bölük pörçük, oradan oraya atlayarak dolaşır durur. (Çisenti)
- Ben bu yaşa kadar, hiç kimseyle kavga etmedim. Kimseyle, öyle yüzyüze, telefonla olsun, mektupla olsun, bağırıp çağırmadım. Önüme kalabalık edenler, saygının, sevginin değerini bilmeyenler çıkınca, vazgeçiverdim onlardan; nasıl olsa işe yaramazlar diye düşündüm. Ayrıca kırdıklarım, gücendiklerim oldu. Olmaz mı? Oldu da, ben gene sustum. Beni kıracak durumu yaratabildiklerine göre, artık, dediydim, dediydin demenin ne anlamı var ki. Susmanın, susabilmenin güzelliğini neyle değişebilir insan. (Çavlanın İçinde Sessizce)
- "Canına yandığımın dünyası!" (Dur Dünya Çocukları Bekle)
Yorumlar
0 yorum