Kitap Künyesi

Yazar: İhsan Süreyya Sırma

Yayın Evi: Beyan Yayıncılık

İSBN: 9789754735833

Sayfa Sayısı: 480

Müslümanların Tarihi (4. Cilt) Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma tarafından hazırlanan ve uzun süredir yayınlanması merak ve heyecanla beklenen Müslümanların Tarihi isimli eser 5 cilt olarak yayınlandı. İslam Tarihi üzerine çalışmalarıyla bilinen ve 40 yılı aşkındır hem yetiştirdiği öğrenciler hem de yayınladığı kitaplarla onbinlerce kişi üzerinde önemli etkileri olan İhsan Süreyya Sırma Hoca, 'hayatının eseri' mesabesinde olan çalışmasını tamamladı ve bu değerli eser Beyan Yayınları tarafından yayına hazırlanarak okuyucularının istifadesine sunuldu. Yayın dünyasında, tek kişi tarafından hazırlanan ve Müslümanların siyasi tarihini Hz. Âdem'den günümüze kadar inceleyen ikinci bir örneğin olmayışı, bu çalışmayı daha da anlamlı kılıyor. 

İhsan Süreyya Sırma hoca bu çalışmasında, sadece dünya Müslümanlarının tarih boyunca hangi devlet isimleri altında ve kimler tarafından yönetildiklerini anlatmıyor aynı zamanda yaptığı yorumlarla geçmişte yaşananların günümüzdeki anlamına da işaret ediyor ve bundan nasıl dersler çıkarmamız gerektiğine dikkat çekiyor. 

Müslümanların Tarihi'nin 4. cildinde, Emeviler dönemini sona erdiren Abbasiler'in saltanat dönemi ile Endülüs Emevileri, Selçuklular ve Haçlı Seferleri inceleniyor. Bu dönemde İslami fetihlerin devam etmesine rağmen birçok İslâmî kavramın sulandırılıp öz anlamından saptırılmış olduğu vurgulanıyor. Özellikle, devlet yönetimi ve saltanat sistemi ile "ulü'l-emr" mües-sesesinin, devlet başkanlarının oyuncağı haline getirilmiş olduğuna dikkat çekiliyor. Klasik ve modern dönemlerdeki saltanatlara ait diktatörlüklerin, kutsal aile ya da zümre imtiyazlarının, zinde güçler dokunulmazlıklarının İslam dışı olduğu vurgulanmaya çalışılıyor. 

Müslümanların Tarihi (4. Cilt) Alıntıları - Sözleri

  • *** İdarecileri yoldan çıkaran şahsiyetsiz hocalardır.
  • Ne yazık ki Müslümanlar onun içtihadını unutup davranışını gözardı ettiler ve hayatlarını sultanları alkışlamakla geçirdiler. Bir dönem “Padişahım çok yaşa!" dediler, bir başka dönem de “Bizi kim, nasıl ve hangi rejimle yönetirse yönetsin; bize düşen itaat etmektir!” zihniyetinin öncüleri oldular. Böylece Müslümanları zalim yöneticelere ve Batı uşaklarına kul ettiler. Sonuçta da Müslümanlar, asırlar boyu kul oldukları sultanlar ve yöneticiler tarafından sömürüldüler, sömürüldüler...
  • Tarih, ibret alınmak için hem yazılır, hemde okunur. Yani sırf eğlence olsun için bir tarih kitabı alınıp okunmaz... Tarih ne bir roman ne de bir hikayedir. Tarih, insanoğlunun zaman içinde tatlı fakat çoğu kez de acı olan bir serüveninden ibarettir. O insanoğlu bazen bir peygamber, bazen bir ümmettir; bazen bir efendi bazen bir köledir; bazen bir kral bazen kralın emrinde bir askerdir; bazen zengin bazen fakirdir; bazen zalim bazen mazlumdur; bazen katil bazen maktuldür; bazen gazi bazen şehittir; bazen Mümin bazen kâfirdir... Fakat ne olursa olsun, bütün insanların değişmeyen ortak bir yanı vardır ki, o da ölümdür... İşte o ölümle başlıyor insanın gerçek tarihi ve bu gerçek tarihe akıştır akıbetimiz. Ölümle ortaya çıkar kimin gerçekten insan olduğu ve kimin insan gibi göründü...
  • İşte sömürü düzenlerinin üç ana unsuru da zaten budur: İktidar halkın değil, kayıtsız şartsız birilerinin olacak; sadece böylesi rejimleri destekleyen insanlara değer verilecek; sadece iktidarı destekleyenler iyi insanlar olacak; "en üstün olanlar muttakilerdir" kanunu yerine, "en üstün olanlar, iktidarı gasp etmiş olanları destekleyenlerdir” ilkesi getirilecek ve nihâyet rejime karşı koyanlara hayat hakkı tanınmayacak!
  • Müslümanların birbirine yaptıkları zulüm,gayr-i müslimlere yaptıklarından çok fazladır.
  • İşte buydu "Haçlı Ruhu"Haçlı fanatizmi iktidar olmuş tu Kudüs'te.Batı'dan gelmiş olan bu "barbarlar",Allah'ı da, İsa'yı da, Meryem'i de unutup, "Şeytan'ın dini" ne girdiler ve katletmeye başladılar Müslümanları.
  • Şehirde yorulmuş ve artık savaşmak istemeyen binlerce insan var.Onlar senden,başka yerlerde verdiğin gibi, onlar da aman vermeni bekliyorlar.Onlar ölmek istemiyor, yaşamak istiyorlar.Ama bizden bu amanı esirgersen, önce içlerindeki bütün çoluk çocuğumuzu öldürür, malların tanamını da yakarız.Yani ganimet olarak alacağınız bir tek dinar bile bırakmayız.Esir edeceğiniz bir tek kadın veya erkek bırakmaz hepsini öldürürüz.Bundan sonra da Mescidu'l-Aksa'yı yıkarak,Kutsal Kaya'yı ve kutsal ne varsa hepsini tahrip ederiz. Daha sonra,elimizde bulunan 5.000 Müslüman esiri öldürdükten sonra,şehirde bulunan bütün hayvanları da bir tek tanesi kalmayıncaya kadar yok ederiz.Ondan sonra da şehirden çıkıp, canın ölüme adamış olarak,hepimiz ölünceye kadar savaşırız.
  • Selahaddin, Hıristiyanlara öyle kibar davrandı ki bazı Hıristiyanlar onun gizlice Hıristiyan olabileceğini bile düşündüler. (Karen Armstrong, A History of Jerusalem)
  • "Onlar bağlardan, pınarlardan, ekinlerden, (süslü mahfellerden), güzel konaklardan (makamlardan), içinde naz ve nimet ile yaşadıkları ihtişamlardan neler (nice şeyler) terkedip gittiler. İşte (emir) böyledir. Biz bütün bunları başka başka kavm (ler)e miras verdik" [Duhan Suresi 25-28]
  • Başka fırsatlarda da belirtmeye çalıştığımız gibi, iyi de olsa, kötü de olsa, Emevisi, Abbasîsi, Eyyubisi, Endülüsü, Osmanlısı ve günümüz tarihiyle bu tarih bizim tarihimizdir. Her yönüyle bize ait olan bu tarihi çok iyi bilmemiz, ona sahip çıkmamız ve yararlanmak için de onu sağlıklı bir şekilde yorumlayarak günümüze taşımamız gerekir.
  • Bir ülkede devlet yetkilileri nasılsa, halk da ona benzer. Devlet başkanı âlimse ve ilme teşvik ediyor, âlimlerine ilimlerinde yardımcı oluyorsa, o ülkede ilim ve alim çoğalır; yok böyle değil, zevk-u sefa içerisinde yaşıyorsa o zaman da ülkede ilim yuvaları yerine eğlence yerleri çoğalır, ilme rağbet olmadığı için de halk kütüphanelere gideceğine, eğlence yerlerine akın eder.
  • Haçlı Seferleri İsa adına başlatıldı; fakat İsa nın mesajına ihanet edildi.
  • XI. yüzyılın Hıristiyan dünyası nasıl Müslümanların düşmanı ise, bugünkü Hıristiyan dünyası da hala Müslümanların düşmanıdır. Unutulmamalıdır ki bizzat Amerika nın eski başkanlarından G. Bush, Irak a karşı giriştiği işgal hareketi için, " bu bir Haçlı Seferidir!" demişti.
  • İmam Mâlik, giyimine fevkalade dikkat eden bir alimdi. Ders vereceği zaman önce abdest alır, sakalını tarayıp düzeltir ve vakarlı bir şekilde minderine oturarak dersini verirdi. Ona, neden böyle davranıldığı sorulduğunda, “ Ben bu hareketinle Resulullah aleyhisselamın hadisi ne verdigim değeri göstermeye çalışıyorum” derdi.
  • Allah gerçek mü’minlerin sahibidir. Kim O’na samimiyetle giderse, O da ona yardım eder, lütuf ve ihsanını bereketlendirir, gücüne güç verir. Allah bizleri sadece Kendisine itaat eden şuurlu kullarından eylesin, Amin!!

Müslümanların Tarihi (4. Cilt) İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Emevi Devleti'nin son dönemleri ve yıkılışıyla başlayan kitap, Abbasiler, Endülüs Emevi Devleti ve Selçuklular ile devam ediyor. Haçlı Seferleri ile bölünmüş olan İslam Coğrafyasının nasıl talan edildiğini acı bir şekilde anlatıyor. Tabi ki bölünmüş de olsalar Haçlılara karşı verilen amansız mücadeleyi. (Zifiri)

Bir serinin daha sonuna geldik Bitmesini hiç istemediğim bir eserdi ama bir an önce tüm ciltleri okuyup, edindiğim malûmatlarla, kafamda eksik kalan parçaları tamamlama heyecanı içinde idim süreç boyunca. İhsan Süreyya hoca tarih yalnızca geçmişteki olayları kronolojik sırası ile ezberlemek değildir diyor. Çıkarılan dersler, yorumlar, değerlendirmeler hayata bakış açısını değiştirmeli insanın. Aynen dediği gibi, kaleme aldığı eserinde okuyucuya bilgi verirken bir yandan da yaptığı değerlendirme ve eleştirileriyle konular üzerinde bol bol tefekkür ettiriyor. Kimi zaman olaylar karşısındaki sitemini ifade ediyor, sen de üzülüyorsun; Müslümanlara yapılan zülumden bahsediyor, "Bunlardan habersiz olan nice Müslüman var şu yeryüzünde.." diye dertleniyorsun. Geçtiğimiz günlerdeki bir söyleşisinde, "İnsanın bir derdi olacak. Öğütler isimli kitapta Feriduddin; "Bir dert edin kendine. Eğer yok dersen gel benden ödünç al" diye tavsiye veriyor" demişti İhsan Süreyya hoca. Sonra da, "derdini vermiyor dikkat edin, ödünç al diyor" diye ekleme yapmıştı. Çünkü insanın derdi davasıdır. O derdi edindiği zaman bir şeyler uğrunda mücadele eder, hayat gayesi edinir. Kitap fotoğrafta gördüğünüz gibi 5 ciltten oluşuyor. 1.cilt Adem aleyhisselam ile başlıyor, 5.cilt ise Osmanlı'nın son padişahı ile bitiyor. Medine İslam Devleti, Emeviler, Abbasiler, Endülüs.. hepsiyle ilgili bilgilere yer verilmiş eserde. Bu eserin hayatımda büyük bir öneme sahip olduğunu ve olacağını söyleyebilirim. Rabbim isteyen herkese edinmeyi, okumayı ve öğrenmeyi nasib etsin Selamunaleyküm (Hande Yılmaz)

Abbasi: Emeviler döneminde başlayan saltanat dönemi ne yazı ki Abbasiler döneminde'de olmuştur müslümanların içinde saltanat sistemi o kadar zararlı oldu ki Avrupa içlerine kadar ilerleyen İslam devleti şurayı terk ettiğinden dolayı altı asırdan fazla ayakta duramayıp yıkıldı (mazlum toplu)

Kitabın Yazarı İhsan Süreyya Sırma Kimdir?

Prof. Dr. İhsan Süreyya SIRMA, 10 Temmuz 1944 yılında, Siirt’in Pervari ilçesinde doğdu. İlk öğrenimini Pervari’de yaptıktan sonra; Orta ve lise öğrenimini Siirt’te tamamladı. 1962 yılında girdiği Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni, 1966 yılında bitirdi. Üniversite öğrenimi sırasında, bir müddet Batman’da, Türk Petrollerinde işçi, bir müddet de Diyanet İşleri Başkanlığı’nda memur olarak çalıştı.

Üniversite mezuniyetinden sonra, orta öğrenimini yapmış olduğu Siirt Lisesi’ne öğretmen olarak atandı. 1967 baharında, devlet doktora burs sınavını kazanarak, İslâm Tarihi dalında doktora yapmak üzere Fransa’ya gitti. Aslında o, İngilizce’den sınavı kazanıp İngiltere’de doktora yapması gerekirken, yetkililer, bilinmez bir sebepten dolayı onu Fransa’ya gönderdiler. Bundan dolayı bir senesini Fransızca öğrenimine harcadı. Paris’te, College de France’da Prof. Dr. Jacques Berque’le başladığı doktora öğreniminin yan çalışmaları içerisinde, Arapça öğrenimi için 1969-1970 ders yılında Tunus’ta bulundu; ve Zeytuna Üniversitesi’nde, Arapça’nın yanı sıra, Büyük sosyolog Fadıl b. Aşur’un derslerine devam etti.

1973 mayısında, “İslâmî İlimler” dalında doktor olarak Türkiye’ye döndü. 1973-74 ders yılında Erzurum Yüksek İslam Enstitüsünde İslam Tarihi hocalığı yaptı. 1974 yılında Atatürk Üniversitesi İslâmî İlimler Fakültesinde İslam Tarihi Doktoru olarak göreve başladı. 1980 yılında Doçent, 1989 yılında Profesör oldu. 1993 yılında naklen Sakarya Üniversitesine geçti; ve 1995 yılına kadar bu Üniversitenin İlahiyat Fakültesinde İslam Tarihi öğretim üyeliği yaptı; ve aynı yıl zorla bu üniversiteden emekli edildi. 1995-1997 yılları arasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanlığı görevinde bulundu.

İslam Tarihi dalında 30 kitabı, ve 200’ü aşkın ilmî makalesi yayınlandı. Ulusal, ve uluslar arası bir çok konferansa katılarak tebliğler sundu; Zaman, Yeni Devir, Milli Gazete, Yeni Şafak gibi gazete; ve İslâm Mecmuası, Yeni Dünya, Bilgi ve Hikmet, Tarih Dergisi, Tarih Enstitüsü Dergisi, Tarih ve Toplum gibi değişik dergilerde, tarihle ilgili makaleler yazdı. Kanal 7’de dört seneyi aşkın bir süreyle “Seyahatnâme” adı altında tarih programları yaptı. Kendi alanındaki araştırmalarını takip edip sürdürecek derecede Fransızca, İngilizce, Arapça, ve Farsça bilmektedir. İhsan Süreyya Sırma evli olup, üç çocuk babasıdır.

İhsan Süreyya Sırma Kitapları - Eserleri

  • İslami Tebliğin Mekke Dönemi ve İşkence
  • İslam Öncesi Mekke Dönemi ve Hz. Muhammed
  • İslami Tebliğin Medine Dönemi ve Cihad
  • Emeviler Dönemi
  • İslami Tebliğin Örnek Halifeler Dönemi
  • Nehirlerin Dili

  • Abbasiler Dönemi
  • Nasıl Sömürüldük
  • Peygamberler Tarihi
  • Ah Endülüs
  • Müslümanların Tarihi (1. Cilt)
  • Sömürü Ajanı İngiliz Misyonerleri
  • Pakia Mektupları

  • 2. Abdülhamid`in İslam Birliği Siyaseti
  • İşte Önderimiz Hz. Muhammed
  • Tarih Şuuru
  • Tanzimat'ın Götürdükleri
  • Müslümanların Tarihi (2. Cilt)
  • Dağların Sırrı
  • Müslümanların Tarihi (3. Cilt)

  • Müslümanlarda Yanlış Din Anlayışları
  • İslam ve Tarih
  • Haçlı Seferleri
  • Müslümanların Tarihi (4. Cilt)
  • Medine Vesikası Işığında Yahudi Meselesi
  • Müslümanların Tarihi (5 Cilt Takım)
  • Bir Garip Tarih

  • Ezan Ya Da Ebedi Kurtuluşa Çağrı
  • Müslümanların Tarihi 5. Cilt
  • Neler Sordular
  • Yalan Dünyayı Adımlarken
  • Sömürü Ajanı Amerikan Misyonerleri
  • Belgelerle 2. Abdülhamid Dönemi
  • Selahaddin Eyyûbî

  • Hz.Muhammed
  • Halname
  • Çin Müslümanları ve Çin'e Seyahat
  • Alaturka Demokrasi Alaturka Laiklik
  • Seyahatname-i Süreyya
  • Osmanlı Devletinin Yıkılışında Yemen İsyanları
  • Sen Geldin

  • Ano Yemen'dir
  • Müslümanların Tarihi'ne Giriş
  • Türkiye'de Yanlış Din Anlayışı
  • II. Abdülhamid'in İslam Birliği Siyaseti
  • Viyana Günleri

İhsan Süreyya Sırma Alıntıları - Sözleri

  • Allah, Tûr'a çağırdığı Peygamberi Mûsâ'ya "ayakkabılarını çıkar! Çünkü sen mukaddes Tuvâ vadisindesin!" buyurmuştu... (Seyahatname-i Süreyya)
  • Fransızca'da bir atasözü var: Öğretmek ikinci defa öğrenmektir. (Neler Sordular)
  • Seven sevdiğine sevdiğini söylesin. (Hz.Muhammed)
  • Ne yazık ki Müslümanlar onun içtihadını unutup davranışını gözardı ettiler ve hayatlarını sultanları alkışlamakla geçirdiler. Bir dönem “Padişahım çok yaşa!" dediler, bir başka dönem de “Bizi kim, nasıl ve hangi rejimle yönetirse yönetsin; bize düşen itaat etmektir!” zihniyetinin öncüleri oldular. Böylece Müslümanları zalim yöneticelere ve Batı uşaklarına kul ettiler. Sonuçta da Müslümanlar, asırlar boyu kul oldukları sultanlar ve yöneticiler tarafından sömürüldüler, sömürüldüler... (Müslümanların Tarihi (4. Cilt))
  • Hira üniversiten, Sevr dağı akademin, Hicret menzillerine, ilim ile sen geldin (Sen Geldin)
  • Şu göğe doğru yükselen ince uzun yapılar nedir? -şoför : minare .dedi. Prof.yine sordu: ne için kullanılır bu minareler? -şoför: ezan okumaya. Dedi. Miyahara sordu: ezan ne için okunur? -şoför: namaz bildirmek için dedi . Prof: Namaz Müslümanlığın şartlarından biri ,bunu mazeretsiz terk eden müslümanlar ehli sünnet imamlarından üçüne göre de müebbed hapisle cezalandırılırlar,değilmi şoför efendi? Diye sordu. -şoför gayri memnun bir tavırla : bilmiyorum.dedi. Prof: affedersinüz sizi müslüman sanmıştım da.! Deyince şoför parladı. : tabii Müslümanım babam dört defa Hacca gitti; her sene kurban keseriz ,ama namaz kılmam ,bazen de içerim.Allah affeder be kafanı takma abi yeter ki için temiz olsun !Ehli sünnet dedin ya ; çocuklarımızı da sünnet ederiz tabi ,hem de en pahalı salonlarda ,en pahalı içkilerle ...profesör sustu.. (Pakia Mektupları)

  • "Evet, gerçekten ortakların çoğu, birbirlerinin haklarına tecavüz ederler. İnanan ve sâlih ameller yapanlar bunların dışındadır. Ama onlar da ne kadar azdır!" dedi. Dâvûd, kendisini imtihân ettiğimizi sanarak Rabbinden bağışlanma diledi ve rüku ederek yere kapandı; tövbe etti. (Peygamberler Tarihi)
  • insanların değil, insanları yaratanın emirlerine bağlanmayı kendimize ilke edindiğimiz gün, adımımızı kurtuluş dünyasının kapısından içeri atmış sayılırız. (Türkiye'de Yanlış Din Anlayışı)
  • Müslümanların tarihinde öylesi dönemler var ki, İslam ile ilgisi bulunmamaktadır, ihanet dolu olaylar olduğu gibi, bizlere kahraman olarak tanıtılan mücrimler ve hainler de mevcut bu tarihte. (Neler Sordular)
  • İnsan kendisini zenginleşmiş (bir makama gelmiş, imza yetkisine sahip olmuş, saltanatı eline geçirmiş) görünce sapıtır. Alak suresi 6-7 (Müslümanların Tarihi (5 Cilt Takım))
  • Yoktur bu vücudun i'tibârı, Hakk âyinedir cihan ğubâri. (Sömürü Ajanı İngiliz Misyonerleri)
  • Adem'in şahsında Allah'a secde etmeyip isyan et­tiğinden, melekler arasında olmasına rağmen şeytanlaşıvermiştir. O halde melek ve şeyta n olmak; insan olmak veya olmamak, Allah'a karşı takınılan tavra bağlıdır. (İslam Öncesi Mekke Dönemi ve Hz. Muhammed)
  • Urbain’in iddialarına göre Müslümanlar hen Hristiyan Hacılarına, hem de Kudüs’teki mukim olan Hristiyanlara zulmediyorlardı ki bu, Hristiyan yazarlarının da kabul ettikleri gibi bir iftiraydı (Haçlı Seferleri)

  • İslâm ordusunun içinde münafıklar da vardı. Dilleriyle imân ettiklerini söyleyip, İslâm düşmanlığı yapanlar... İslâm toplumunun kanser kaynağı tipler!... Bunlar, namaz da kılarlar, hatta kıldırırlar, oruç da tutarlar, Hacc'a giderler; hatta ve hatta cihada bile katılırlar. Kur'an okurlar!.. Ne var ki bunlar, İslâm'a savaş açmış devletlerin emrinde olan Allah düşmanlarıdırlar... (İşte Önderimiz Hz. Muhammed)
  • "Dünya insanları üzdüğü kadar sevindirmez. Yani az sevindirir, çok üzer." (Emeviler Dönemi)
  • Bütün tarih boyunca ve günümüzde, ne zaman ki Müslümanlar birbirleriyle uğraşmışlar; bundan yararlananlar düşmanlar olmuş ve fırsattan istifade ederek savaş açmış ve de galip gelmişlerdir. (Abbasiler Dönemi)
  • "La" sı olmayanın, "illa" ile gerçekleştirilecek bir inkılabı yoktur. (Nasıl Sömürüldük)
  • Haydi Filistin'de çocuk katleden Siyonist'e hesap sormaya! Haydi Eba Gurayb hapishanesinde masum kadınların ırzına geçen işgalci Amerikalının igrenç ihtirasını durdurmaya! (Ezan Ya Da Ebedi Kurtuluşa Çağrı)
  • Aslında Islahat Fermanı , gayr-i Müslimlere hak ve imtiyazları verme fermanıdır . (Tanzimat'ın Götürdükleri)
  • Dünya da bir gün yaşayacaksak, şahsiyetli yaşayalım o günü! (Pakia Mektupları)