Kitap Künyesi
Yazar: Mehmed Şevket Eygi
Yayın Evi: Bedir Yayınevi
İSBN: 9789758514695
Sayfa Sayısı: 216
--reklam--
Namazı Dosdoğru Kılmak Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Günde beş vakit kılınan farz namazları terk ve ihmal eden, hafife alan bir Müslüman toplum iflah olmaz, necat ve salah bulmaz, hür ve aziz bir hayat süremez. Müminleri namaza davet eden Ezan-ı Muhammedi'de "Haydin felaha!" buyurulıyor. Hakk Teala Kur'an-ı Kerim'de "Sabır venamaz ile Allah'tan yardım isteyin" diye ferman etmiş. Namazı terk edenler mecazi manada hür Müslüman statüsünüdfe terk etmiş olurlar. Olurlar ama bunu bilen, anlayan, idrak eden kaç kişi çıkar? Allah'ın rızasını kazanmak, O'nun korunması altına girmek zilletten izzete, esaretten hürriyete, yenilgiden zafere geçmek isteyenler namazlarını kılsınlar Mükim Müslüman erkekler cemaati terk etmesinler Unutmayalım: Ezelde, Elest Bezmi'nde Yüce Yaratan ile bir ahd'ü misak yaptık. Ruhlar bedenlerine konulmadan önce O bize sordu: "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" Biz, "Sen elbette bizim Rabbimizsin" cevabını verdik. Bu Ahd ü misakı hatırlayalım ve Allah'ın eylem ve ibadete ait birinci emri olan namazı eda edelim. Yine unutmayalım ki, kendisine uyulması ve emirlerinin tutulması gereken Resul-i Kibriya aleyhi ekmelü't tahaya Efendimiz; Allah'ın Habercisi, Elçisi, Müjdecisi ve Uyarıcı Nebisi olarak, olarak ölünceye kadar namaz kılmış ve biz ümmeti'ne emretmiştir. Kelime-i Şehadet'in ikinci cümlesini ikrar ve tasdik ederek o Yüce Peygamber'e biat etmiş bulunuyoruz. Onun beş vakit namaz konusunda ki kesin fermanına uyalım, böylece Allah'ın rızasını, Resul'ün şefaatini kazanalım. Elinizdeki şu kitap, namazın önemini, dosdoğru kılınmasının gereğini anlatmakta; Mü'minleri kıyama, rükua, secdeye çağırmaktadır. Ehl-i necat ve Ehl-i cennet olmak istiyorsak, ikinci derece veya lüzumsuz faaliyetleri bırakalım ve yurt çağında bir namaz ve cemaat seferberliği ilan edelim. Aksi takdirde helak olacağız.
Namaza, Namza, namaza!...
--reklam--
Namazı Dosdoğru Kılmak Alıntıları - Sözleri
- Hz. Muhammed aleyhisselâm bizim ulu önderimiz, sevgili reisimiz, efendimizdir. Onu canımızdan, herkesten çok severiz. Onu sevenleri sever, sevmiyenleri sevmeyiz.
- Hem uyanık, şuurlu mücâhid pozları takınıp, hem de namazları ihmal etmek, hele sabah namazı zamanı leş gibi uyumak münâfıklık alâmetidir.
- Avrupa kültüründe millet (la nation, The nation) kelimesi, İslâm'ın millet anlayışına benzemez. İslâm'da millet demek dîn, îmân demektir. Dîn ve millet aynı şeydir. Bir müslümana "milletin nedir? Hangi millettensin?" diye sorulsa, cevâben "İslâm milletindenim elhamdülillah!" karşılığını verir.
- İslâmiyet, dinî ile dünyevîyi ayırmaz. İslâmiyet sadece vicdanlara hitâb etmekle kalmaz. O, hayâtı tanzîm edici hükümler koyan en mükemmel nizâmdır.
- Bütün insanlar onun ümmetidir. Müslümanlar "Ümmet-i icâbet"tir [ona inanan, getirdiği dîni kabul eden]; Müslüman olmayanlar "Ümmet-i dâvet"tir. [İslâmiyete çağırdığı ümmet.]
- Sabah namazına kalkamadığın zaman yüreğin yanıyor, tevbe ve istiğfar ediyor musun?
- Hangi siyâsî partiye, tasavvufî tarike, dinî cereyana mensup olurlarsa olsunlar bütün erkek müslümanlar, günde beş vakitte camilerde bir araya gelmelidirler. Böylece inşaallah kalpleri de gövdelerinin safları gibi birleşir.
- İmandan sonra, bir kulun en önemli vazifesi günde beş vakit namazı ta'dil-i erkân ile kılmaktır. Namazın farziyyeti Kitab, Sünnet ve icma' ile sabittir
- Dikkat buyurulsun... Rastgele din kitabı alıp okumak çok tehlikelidir. Mutlaka ve mutlaka, tavsiye ile ehl-i sünnet âlimlerinin muteber kitapları okunmalıdır.
- Ehl-i Sünnet, Peygamberimizin ve ashâbının (ona hayatında iman edip, kendisiyle görüşen müslümanların) yolıundan giden; onlar gibi inanıp, onlar gibi amel eden Müslümanlardır. Hakikî Müslümanlık ancak Ehl-i Sünnet Müslümanlığıdır.
- ...çok yüksek sesle ve şarkıya benzer şekilde kıraatten şiddetle çekinir, rüku ve secdeleri güzelce yapar, rükudan doğrulduğunda ve iki secde arasında en az sübhanallah diyecek kadar durur ... Secdede ellerini iyi ce yere değdirmesi, iki ayaklarının da ikisini birden parmaklarını öne doğru kıvırmak suretiyle yere değdirmesi lazımdır. Parmakların altından bir kısım yere değmezse secde ve dolayısiyle namaz olmaz. Secdede, ayakların üst kısmını yere yapıştırmak çok hatalıdır; namaz fasid olur. Mutlaka, parmaklar öne doğru kıvrık şekilde yere değdirilecektir .. .
- İslam Davası'na ter, göz yaşı ve gerekirse kanını dökerek hizmet etmek. Yağ, bal, kaymak, kuzu kebabı, baklava, vezir pare hünkar beğendi kebabı karşılığında hizmet(!) etmemek
- Namaz dinin direğidir. Kim namazı doğrultur, ayakta tutar; yani beş vakit namazı gereği gibi dosdoğru kılarsa dinini ayakta tutmuş olur. Kim de namazı terk eylerse dinini yıkmış olur. *Hadis-i Şerif
- Necmüddin Kübra hazretleri buyurmuşlar ki: "Bir şahıs görsen ki, o havada uçar, denizde yürür, ateşi alır yer ve bunlara benzeyen kerametvâri işler yapar; fakat Allahu Teâlâ'nın farzlarıyla, Resûlullahın sünnetlerinden bazılarını terk eder, işte iyi bil ki o şahıs keramet ve şeyhlik davasında yalancının biridir."
- Sadelik, güzellik ve asalet demektir.
--reklam--
Namazı Dosdoğru Kılmak İncelemesi - Şahsi Yorumlar
«Tesviyetül-'imad>> isimli eserin tercümesiyle başlayıp, sonrasında yazarın iyi niyetle ancak biraz dağınık olarak neşrettiği bir eser. 1970 li yıllarda yayınlanan eser daha çok cemaatle namazın önemi, müekked sünnet olup müslümanların buna riayet etmemesi, camilerin kötü hali, debdebesi altında çirkinleştirilmesi, namazı terk, cemaati terk konuları üzerinde duruyor. Kültür ve turizm bakanlığı e-kitap linki http://koha.ekutuphane.gov.tr/cgi-bin/koha/e-book.pl?title=namaz%C4%B1%20dosdo%C4%9Fru%20k%C4%B1lmak (Filiz)
"Vazifelerin vazifesi budur. Önce ve derhal namaz... Namaz, Müslüman'ın saatidir. Her gün beş kere, hayat, namaz için duracaktır." demiş merhum Mehmed Şevket Eygi. Büyük gayeyi vurgulamış. Biz güzel işler yapmaya çalışırken namazı ihmal edersek halimiz şuna benzer. Aydınlatma direğini dikmeden ışığın rengini parlaklığını belirlemeye çalışmak işi. Halbuki direği sağlam dikeceksin ki ışık yere düşüp patlamasın, etrafını aydınlatsın. Namazda dinin direğidir. Direk sağlam olmalı. Allah bu işi hakkıyla yapabilmeyi nasip etsin bizlere. (Ataberk Dursun)
--reklam--
Namazı Dosdoğru Kılmak PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Mehmed Şevket Eygi - Namazı Dosdoğru Kılmak kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Namazı Dosdoğru Kılmak PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Mehmed Şevket Eygi Kimdir?
1933 yılında Zonguldak’ta doğdu. Galatasaray Lisesi’nde öğrenim gördü. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi'nden mezun oldu. 1970’li yıllarda Bugün gazetesini günlük olarak, Yeni İstiklal ve Büyük Gazete’yi haftalık olarak yayınladı. Bu yayınlar kapandıktan sonra Son Havadis ve Son Çağrı başta olmak üzere bir çok yayın organında makaleleri yayınlandı.
--reklam--
Mehmed Şevket Eygi Kitapları - Eserleri
- Yahudi Türkler Yahut Sabetaycılar
- Namazı Dosdoğru Kılmak
- Vasıflı Müslüman Genç
- Ehl-i Sünnet'i Savunuyorum
- Çareler Çözümler Teklifler Tenkitler
- Müslümanın 100 Vazifesi
- Birkaç Yazı
- İslami Konular
- Yakın Tarihimizde Cami Kıyımı
- Mükafat
- Müslümanlar Nasıl Çalışmalı
- İslamiyet ve Sosyalizm
- Ah Müslüman / Takvimden Yapraklar 1
--reklam--
Mehmed Şevket Eygi Alıntıları - Sözleri
- Namâzın bâtınî bilgileri öğrenilmezse ve bunlara dikkat edilmezse kişi çok zarâr eder. Çünkü namâz kuru bir yatıp kalkmaktan ibâret değildir. Çok incelikleri ve esrârı vardır. Bunları Kimyâ-yı Saadet ve İhyâu Ulûmi'd-Dîn kitâblarından okuyup öğrenmelidir. Namâz mevzûunda yarım yamalak, kırık dökük bilgilerle yetinmeyelim. Namâz ilmi sonsuz bir deniz gibidir. Bunun derinliklerine dalalım, bilgimizi artıralım. Ebedî saâdeti kazanmamızda namâzın büyük yeri vardır. (Müslümanın 100 Vazifesi)
- Dünyada her dinî cemaatin, her milletin, her kavmin bir büyük reisi vardır. Katoliklerin Papası, Tibet Budistlerinin Dalay Laması, Anglikanların Canterbury Başpiskoposu, Yahudilerin Sefarad ve Eşkenazi Başhamamları, Ortodoksların Fener Rum Patrikleri vardır da, Müslümanların 1924'ten beri (Son Halife İkinci Abdülmecid'in Türkiye'den kovulduğu yıl) bir İmamları, bir Emirü'l mü'minîn'leri yoktur. (Müslümanın 100 Vazifesi)
- Yalnız Allah yolundaki sevgiler ki, sâf ve hâlistir . (İslami Konular)
- Reformculuk, dolaylı olarak, zımnen İslâm'ın mükemmel olmadığı manasına gelir ki kişiyi dinden çıkarır. (Ehl-i Sünnet'i Savunuyorum)
- ...dinden tamamen kopmuş, imanı vicdanlara hapsetmiş dinsiz bir toplum istiyorlar. (Çareler Çözümler Teklifler Tenkitler)
- Bizi sevgi ve kardeşlik kurtarır. Allah için birbirimizi seveceğiz. (Müslümanın 100 Vazifesi)
- Medeniyetin, kültürün esası ve temeli yazıdır. Türkiye maalesef her geçen gün yazıdan ve edebiyattan uzaklaşıyor ve şifahîleşiyor. (Yakın Tarihimizde Cami Kıyımı)
- Eskiden otuziki farzı ezbere bilmeyene kız vermezlermiş. Şimdi öyle zamane dindarları var ki, yirmi yıldır namâz kılmalarına rağmen, Allah'ın sıfatlarını veya namâzın vâciplerini sayınız deseniz bakakalırlar. Ama bağlı oldukları cemaatin (sekt'in) Hoca efendisinin günde kaç kez göğe çıktığını, kaç kez sâdık rüya gördüğünü, kaç kentte cemaat şûbesi açtığını sorsanız bülbül gibi ötmeye başlarlar. (Müslümanın 100 Vazifesi)
- Bendeniz tarihe intikal etmiş şahsiyetlere âdice saldırmayı, hakaret etmeyi asla uygun bulmam lakin Atatürk'ü Koruma Kanunu antidemokratik ve hukuka uymayan, özel ve istisnaî bir kanundur. Edep ve terbiye dâhilinde, sahih ve sağlam bilgi ve belgelere dayanarak yapılan araştırmaları da icabında suç sayıp cezalandırmaktadır. Ne acayip bir memleketteyiz! Bir densiz Peygamberimize (Salât ve selam olsun ona) dil uzatsa onun hatırasını koruyan özel bir kanun yok ama Paşa için böyle bir kanun var. Bu, adalet ve eşitlik ilkesine aykırı değil midir? (Mükafat)
- Genç, sempatik, fotojenik, güzel giyimli, güler yüzlü olmanın her sahada bir üstünlük sebebi olduğu bir devirde yaşıyoruz. Çağımız insanları içe değil, dışa bakmaktadır. (Çareler Çözümler Teklifler Tenkitler)
- Partizanlık ve nepotizm yapan bir siyasetçi ne kadar prostesto edilirse edilsin yerinden kıpırdatılamaz. Siyasi iktidarların bu konudaki ana prensibi şudur: İt ürür, kervan yürür... (Mükafat)
- Mâlum olduğu üzere Müslüman bir ülke üzerindeki abideler, mimarlık eserleri, camiler, medreseler, mezarlıklar ve diğer bütün tarihi binalar o ülkenin tapu senetleri gibidir. (Yakın Tarihimizde Cami Kıyımı)
- İslâmiyet, dinî ile dünyevîyi ayırmaz. İslâmiyet sadece vicdanlara hitâb etmekle kalmaz. O, hayâtı tanzîm edici hükümler koyan en mükemmel nizâmdır. (Namazı Dosdoğru Kılmak)
- Sanki bazı sabataycilar İslam dinini bozmak , cahil müslümanlarin kafalarını karıştırmak ,tarikatları dejenere etmek için seferber olmuşlardır. (Yahudi Türkler Yahut Sabetaycılar)
- Mezhepsizlik, dinsizliğe köprüdür. (Ehl-i Sünnet'i Savunuyorum)
- Konfor, lüks, keyif, rahatlıktan vaz geçmedikçe müslümanların kurtulmaları çok zordur. (Müslümanın 100 Vazifesi)
- Kendini insânlara beğendirmek, dünyâ menfaatleri ve nüfûzu elde etmek, şân ve şeref kazanmak için yapılan işler, söylenen sözler, sarfedilen gayretler ile Allah'ın rızası kazanılmaz. İslâm dinini kendi menfaat ve nüfuzlarına âlet eden istismarcılar ihlâssız insânlardır. Kulları kandırsalar bile Hak Teâlâ'yı aldatamazlar. Başlıca ihlâssızlıklar şunlardır: Nafile ibâdetlerini kullara gösterip böbürlenmek, Kur'ân-ı Kerim'i para mukabilinde okumak, kendisini dîne hizmet ediyor gibi gösterip, aslında dîni istihdam etmek (yâni kendine hizmet ettirmek), liyakati ve ehliyeti olmadığı hâlde müslümânların başına geçmek, reis olmak için entrikalar çevirmek, ulvî İslâm dînini suflî politikaya âlet etmek, müslümanlar arasında hizipçilik ve bölücülük yaparak İslâm kardeşliğini ve birliğini sarsıcı hareketlerde bulunmak, müslümânları kâfirlere, fâsıklara, din düşmanlarına jurnal etmek; yersiz övmelerden hoşlanmak; doğru ve haklı tenkîdlerden hoşlanmamak; dinî fikir, amel, hizmet karşılığında ehl-i dünyâdan ücret istemek, bunları dünyâlık toplamak için vâsıta kılmak. (Müslümanın 100 Vazifesi)
- Müslümanlar kıyafetçe kâfirlere benzememelidir. (İslami Konular)
- İslam çok yüce bir din ve dünya nizamıdır. Ona hizmet edecek kimselerin bilgi, aksiyon, estetik bakımından yeterli, güçlü, üstün olmaları gerekir. (Vasıflı Müslüman Genç)
- Bir adama kırk kere deli denirse gerçekten delirirmiş. (Çareler Çözümler Teklifler Tenkitler)
Yorumlar
0 yorum