Kitap Künyesi
Yazar: Edgar Allan Poe
Çevirmen: Dost Körpe
Editör: Alican Saygı Ortanca
Tasarımcı: Hamdi Akçay
Orijinal Adı: The Narrative of Arthur Gordon Pym of Nantucket
Yayın Evi: İthaki Yayınları
İSBN: 9786053758389
Sayfa Sayısı: 192
Nantucketlı Arthur Gordon Pym’in Hikayesi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
“Nantucketlı Arthur Gordon Pym’in Öyküsü, Poe’nun yazdığı en büyük eserdir.”
–Jorge Luis Borges
Nantucketlı Arthur Gordon Pym’in Öyküsü, genç ve maceraperest Arthur Gordon Pym’in arkadaşı Augustus’la kaçak olarak bindiği Grampus isimli gemiyle güney denizlerine yaptığı yolculuğu anlatır. Gemide çıkan isyandan sonra Arthur ve arkadaşları hayatta kalmak için yamyamlık, açlık ve kötü hava koşullarına karşı mücadele eder.
Edgar Allan Poe’nun yayımlanmış tek romanı ve en dikkat çeken eserlerinden olan Nantucketlı Arthur Gordon Pym’in Öyküsü, Herman Melville’in Moby Dick, H.P. Lovecraft’ın Delililiğin Dağlarında kitaplarına esin kaynağı olmuş, Jules Verne ise romanın devamını Buzlar Sfenksi adıyla kaleme almıştır.
Güvertede korkunç cinayetler işlenirken kamarandan dışarı çıkmaya cesaret edebilecek misin?
Nantucketlı Arthur Gordon Pym’in Hikayesi Alıntıları - Sözleri
- "...uzun süre umutsuzluk içinde çektiğimiz acıları , ancak benzeri bir duruma düşenler anlayabilir."
- Çok kaygılı olduğumdan kitap okuyamıyordum.
- "Herhangi bir konuda olumlu ya da olumsuz önyargılarımız varsa, en basit gerçeklerden yaptığımız çıkarımlara bile tamamen güvenemeyiz."
- İnsan bazı ender anlarda, kendi canını pek umursamaz hâle gelebilir fakat ölüme yaklaştıkça hayata daha sıkı tutunur.
- Uzun süre umutsuzluk içinde çektiğimiz acıları , ancak benzeri bir duruma düşenler anlayabilir.
- Herhangi bir konuda olumlu ya da olumsuz önyargılarımız varsa, en basit gerçeklerden yaptığımız çıkarımlara bile tamamen güvenemeyiz.
- Olayları hatırlıyorum ama bende uyandırdıkları hisleri hatırlamıyorum.
- " Her hangi bir konuda olumlu ya da olumsuz önyargılarımız varsa, en basit gerçeklerden yaptığımız çıkarımlara bile tamamen güvenemeyiz.! "
- Herhangi bir konuda olumlu ya da olumsuz önyargılarınız varsa, en basit gerçeklerden yaptığımız çıkarımlara bile tamamen güvenemeyiz
- Çok kaygılı olduğumdan kitap okuyamıyordum.
- Hayal gücü öyle yoğun işler ki, düşerken neler hissedeceğimizi hayal etmeye başlarız.
- Arkadaşım beni öldü sanıp gider diye müthiş bir dehşete kapılmıştım.
- Herhangi bir konuda olumlu ya da olumsuz önyargılarımız varsa, en basit gerçeklerden yaptığımız çıkarımlara bile tamamen güvenemeyiz.
Nantucketlı Arthur Gordon Pym’in Hikayesi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
yazar/edgar-allan-poe'nun tek romanı.. Bu kitap hakkında hiçbir bilgim yoktu, adını da ilk kez duyuyordum. Uzun zamandır aynı tip roman ve hikayeler okumaktan usanmışken bu gerilim ve macera gerçekten iyi oldu benim için. Birlikte okumayı planladığımız, ama arkadaşın 4 güne, benim 14 güne okuduğum (!) bu kitap niye bu kadar uzadı? Başları evden izin alamayınca gizlice arkadaşı Augustus'la deniz seferine çıkan Arthur Gordon'dan ve günlük yaşamından bahsediyor. Dedim "heh kesin yine o ada bu ada gezecekler ve gerilim bunun neresinde acaba?" İtiraf ediyorum ki, ilk önce kitap hakkında epey önyargılıydım. Fakat bu incelemeyi - #137434897 - okuduktan ve bir de "Muazzam bir kitap okudum!" cümlesinden sonra bir şans vermeyi ve daha az önyargılı yaklaşmayı başardım. Gemide çıkan çatışmadan sonra sadece 4 kişi - Peters, Parker, Augustus ve Arthur hayatta kalabiliyorlar. Ama gemi artık harabeye dönmüş vaziyette ve geminin ambarının girişi kapanmıştır. Bu durumdan ruh düşkünlüğüne kapılmamaya çalışan, sonda karanın gözükeceğini ya da buralardan geçen bir geminin onları göreceği umuduyla ellerinde kalan yiyecekle yetinen dörtlü, bir süre sonra işlerin daha kötüye gittiğinin farkına varıyorlar: yiyecek bitmek üzere, hiçbir toprak izi ya da gemi gözükmüyor, en kötüsüyse su yok derecesinde.. Peki bizim kahramanlarımız ne yapıyor? Şarapla karıştırılmış azıcık sularıyla idare ediyorlar, bu bitince yağmur suyunu çarşafta toplayarak içmeye başlıyorlar, kaplumbağa ve istridye yiyorlar, bu da bitti kendilerini yemeğe başlıyorlar.. Son söylediğim abartı değil, gerçekten yaşananlar. Artık açlıkla başa çıkamayacaklarını anlayınca içlerinden birisi kura çekerek kaybedeni ortaklaşa yiyelim diye "akıllıca" bir fikir ortaya atıyor, Arthur dışında diğer ikisi de bu fikri onaylayınca başka çare kalmıyor.. Fazla spoilere kaçtığım için ileride yaşanacak olayları sadece yüzeysel olarak anlatacağım. Nihayetinde uçsuz bucaksız okyanusta bir keşif gemisi onları görüyor ve gemiye alıyor. Ama bu da ne keşif gemisi! 90° Kuzey ve 90° Güney'i araştırmakla görevli geminin kaptanı Guy onları hoşgörüyle misafir ediyor. Şimdiyedek sivil insan tarafından ayak basılmayan bu araziye varmak için önce buzullardan geçmek gerekiyor, ama işin garip tarafı buzullar kısmı geride kaldıktan sonraki akılalmaz sıcaklık.. Edgar Allan Poe'nun yüksek düzeydeki coğrafya bilgileri kitaba çok etkisini göstermiş, deniz canlıları, yerli bitki ve hayvanlar, o yerlerde yaşayan insanlar, daha doğrusu yerli yamyamlar hakkında olağanüstü ilginç ve garip bilgiler edindim okurken. Kitapta son satırlarda da eser boyu aslında anlatılması kastedilmiş bir inanıştan bahsediyor yazarımız. "Oyuk Dünya İnanışı".. Bu hakta daha fazla öğrenmek istiyorsanız, bıraktığım linki inceleyebilirsiniz: #137429476 Son olarak şunu belirtmeliyim ki, okuduğum süreçte sık sık kitabı Edgar'ın yazdığını unutuyordum, çünkü aşırı derecede Jules Verne kalemi hissediliyor, belki de Verne, Edgar Allan Poe'dan ruhlanarak onun yazdığı türden eserler yaratmıştır. Zaten kitabın yarım kaldığını düşünen Jules Verne devamını yazıyor ve o kitap da okuyacaklarım arasında. Haklarını vermek gerek, adını çektiğim iki yazar da çok bilgin ve kendi alanlarında ustalaşmış şahsiyetler, bu yüzdendir ki kitapları da sürükleyici ve bilgilendirici.. Kitabın ana metnini şu cümle özetliyor: #137187912 Nihayetinde kitabı okumama sebep olan, en önemlisiyse artık sıkılmış ve önyargının en yüksek derecesindeyken devam etmeme, ayrıca merakla devam etmeme neden kaanataonder'e teşekkürler.. Onun incelemesi kadar olmasa da bir iki fikrimi yazarak "incelemelerim" bölümüne bırakmak istedim :) (Rûhe)
Əsərin baş qəhrəmanı Arthur Gordon Pym adlı bir şəxsdir. O, çıxdığı dəniz səyahətində başına gələn hadisələri nağıl edir. Əsəri çox bəyəndiyimi deyə bilməyəcəyəm. Bəzi dəhşətli məqamlar var idi, bu, oxuma sürətimə də mənfi təsir göstərdi. Bundan başqa, əsər yarımçıq bitir. Bur neçə yazıçı təəfindən bu əsərin davamı olaraq əsərlər yazılıb. Amma hələ ki, onları oxumağa hazır deyiləm. P. S. Əslində əvvəlki illərdə macəra romanlarını sevərək oxuyurdum, hər halda oxuma zövqüm dəyişib. (Babazade Shahla)
Hayatta Kalmak Ne Pahasına Olursa Olsun: Maceracı ruhlu Arthur Pym arkadaşı Augustus’un yardımıyla bir balina avı gemisine kaçak olarak biner. Planı yolculuk başladıktan bir süre sonra açığa çıkmaktır. Faka işler beklediği gibi gitmez. Gemide isyan çıkar ve ikinci kaptanın liderliğini yaptığı bir grup gemi yönetimini eline geçirir. Bundan sonrası ile alakalı daha fazla bilgi vermek spoiler olacağı için burada kesiyorum. Keza bundan sonrası insanın başına gelebilecek en aşağılık, en zor, en acı olaylarla dolu. Kitap bir değil iki öyküden oluşmakta. Biri bitince diğeri başlıyor diyebilirim. Kahramanlar aynı ama öyküler birbirinden farklı. Hangi kısmı daha çok beğendin diye soracak olursanız, her iki öykü de çok sarmadı. Beklentilerimi karşıladığını söyleyemem. Öncelikle İthaki’nin Karanlık Kitaplık serisi içinde yer aldığı için korku türünde olmasını bekliyordum ancak bu kitap bir maceracının başından geçenleri anlatıyor. Korku tarafı neredeyse yok gibi. İlk hayal kırıklığının sebebi bu. İkinci olarak kitabın bir finalinin olmaması. Sonunda ne oldu ben anlamadım. Herhalde bu eksikliği Jules Verne de fark etmiş olacak ki Buzlar Sfenski diye bir kitap yazıp kendine göre kitabı sonlandırmış. Bu arada yazıldığı dönemde oldukça ses getirmiş. Zira insanın mecbur kalınca yamyamlaşabileceği olgusu okuyanları oldukça sarsmış. Bunun dışında Poe’nin coğrafya bilgisi gerçekten de iyi düzeyde. Kitabında coğrafya bilgisinin derinliğini sık sık gösteriyor. Ek olarak gemicilik özellikle yelkenliler konusunda da oldukça bilgi sahibi. Bu bilgilere de kitabın satırları arasında sıkça rastlıyorsunuz. Benim bu kitapla alakalı yazabileceklerim bu kadar. Yukarıda da belirttiğim gibi çok beğenmedim. Ama 19.yüzyıl kaşiflerine, maceraperestlerine ilginiz varsa sıkılmadan okuyabilirsiniz. (Özgün Coşkun)
Kitabın Yazarı Edgar Allan Poe Kimdir?
1809’da Boston’da doğdu. Henüz bebekken yetim kaldığından onu yanlarına alan John ve Frances Allan çifti tarafından yetiştirildi. John Allan’la para konusunda sürekli anlaşmazlıklar yaşayan Poe, 1827’de orduya yazıldı. Aynı yıl ilk kitabı Tamerlane and Other Poems’u (Tamerlane ve Diğer Şiirler) isimsiz olarak yayımlandı. 1831’de ordudan atıldı. Bunu izleyen yıllarda düzyazıya yoğunlaştı ve yaşamını yalnızca yazarak kazanmaya çalıştı. Southern Literary Messenger, Burton’s Gentleman’s Magazine, Graham’s Magazine gibi dergilerde yardımcı editör olarak çalıştı, Broadway Journal’ın önce editörü, daha sonra sahibi oldu. Nantucket’lı Arthur Gordon Pym’in Öyküsü 1838’de ve Tales of the Grotesque and Arabesque (Grotesk ve Arabesk Öyküler) adlı iki ciltlik derleme ise ertesi yıl yayımlandı. Fakat Poe’nun adını asıl yaygınlaştıran, 1845’te yayımlanan “Kuzgun” şiiri oldu. 1835’te, o sırada on üç yaşında olan kuzeni Virginia Clemm’le gizlice evlendi. Virginia’nın 1847’de veremden ölmesinin ardından Poe kendini daha da fazla içkiye verdi. 1849’da, bilinmeyen bir sebepten öldü.
Edgar Allan Poe Kitapları - Eserleri
- Morgue Sokağı Cinayeti
- Kuyu ve Sarkaç
- Bütün Hikayeleri
- Bütün Şiirleri
- Kara Kedi
- Kızıl Ölümün Maskesi
- Şiirler - Annabel Lee
- Dedektif Auguste Dupin Öyküleri
- Kuzgun
- Karanlıktır İnsanın Ruhu
- Nantucketlı Arthur Gordon Pym’in Hikayesi
- Çalınan Mektup
- Altın Böcek
- Seçme Hikayeler
- Bir Haftada Üç Pazar
- Öyküler
- Sfenks
- Tuhaflık Meleği
- Yazının Felsefesi
- Gözlük
- Usher Konağı'nın Çöküşü
- Kısa Hikayeleri: Kuzgun, Morgue Sokağı Cinayetleri ve Diğerleri
- Bitmiş Adam
- Bir Kudüs Öyküsü
- Gizem ve Hayalgücü Öyküleri
- The Tell-Tale Heart
- Bütün Öyküleri 2
- Berenice
- Şehrazatın Bin İkinci Gece Masalı
- Oval Portre
- Morella
- Kelimelerin Gücü
- Ligeia
- Hipnoz Altında Gerçekler
- Bir Mumya ile Küçük Bir Hasbihal
- The Cask of Amontillado
- Ölümcül Öyküler
- Aldatma
- Edgar Allan Poe
- Şizofren
- Veba Kralı
- Eureka
- Bütün Öyküleri 3
- Gizemli Öyküler
- A Descent Into the Maelstrom
- Hayalgücü Öyküleri
- Şiirler ve Anılar
- Randevu
- The Oblong Box
- Olağandışı Öyküler
- The Fall of the House of Usher
- Hekayələr
- Kuzgun - Amontillado Fıçısı - Morella
- The Mystery Of Maire Roget
- Seven Stories of Mystery and Horror
- The Facts in the Case of M. Valdemar
- Olağanüstü Yaşantılar
- Bilim Kurgu Öyküleri
- Seçilmiş Əsərləri
- Doktor Tarr İle Profesör Fether'in Sistemi
- 20 Best Stories By Edgar Allan Poe
- American Horror
- Qelareşk û Bîst Helbestên Din
- El Aaraaf, Tamarlane and Minor Poems
- Complete Poems - Selected Essays
- Bütün Hikayeleri 4
- Bütün Hikayeleri 5
- Poetry for Young People: Edgar Allan Poe
- Complete Works of Edgar Allan Poe
- The Works Of Edgar Allan Poe, Volume 1
- The Works Of Edgar Allan Poe, Volume 2
- The Works Of Edgar Allan Poe, Volume 3
- The Works Of Edgar Allan Poe, Volume 4
- The Works Of Edgar Allan Poe, Volume 5
- Steampunk: Poe
Edgar Allan Poe Alıntıları - Sözleri
- Ağla, ağla gözlerim ve kendini gözyaşlarıyla yok et! Hayatım bir yarısı diğerini mezara gönderdi. (Bitmiş Adam)
- Çılgın hayalleri olan bir yürekle, Ki kumandan benim, Yanan bir mızrak ve kanatlı bir atla, Yaban ellerde dolanıyorum. (Gözlük)
- “Beni asla sevemedin, ama yaşamda tiksindiğin kişiye ölünce tapacaksın.” (Morella)
- Her şey göreceli olarak ya iyidir ya da kötü. Yeterli bir analiz her durumda zevkin acının tam tersi olduğunu gösterecektir. Pozitif zevk sadece bir düşüncedir. Herhangi bir noktada mutlu olmak için aynı zamanda acı da çekmeliyiz. Acı çekmeyen kişi asla mutlu olamaz. (Usher Konağı'nın Çöküşü)
- Gerçekten de tek lüksü kitaplarıydı. (Şizofren)
- Çok kaygılı olduğumdan kitap okuyamıyordum. (Nantucketlı Arthur Gordon Pym’in Hikayesi)
- Bizim için artık düş diye birşey yok. (Bir Mumya ile Küçük Bir Hasbihal)
- İnsanlar güzellikten konuştuklarında, bir nitelikten değil, akıl ve kalpten de değil, daha ziyade, bir etkiden bahseder; kısacası, ruhun o ani yükselişinden... (Yazının Felsefesi)
- " Şüpheler içeren ve tehlikeli bir istek olsa da cesur bir yürek için başarılmayacak hiçbir şey yoktur. " (Gözlük)
- Yaşarken belan oldum Ölürken ölümün olacağım Martin Luther (Bitmiş Adam)
- Orada beni bekle! O yankılı vadide. Mutlaka buluşacağım seninle. (Randevu)
- Korku ve ölüm ezelden beri etrafta dolanıyor... (Kelimelerin Gücü)
- "Bırak içini döksün; rahatlasın biraz. Bana, onu kendi kalesinde yenmiş olmak yeter..." (Dedektif Auguste Dupin Öyküleri)
- İnsanlar çırpınan gölgeler gibi yanımdan geçip gitti ve tüm bunların arasında seçebildiğim tekti : Morella. (Ölümcül Öyküler)
- Ruhuma, umutsuzluğun keskin ağırlığı çöktü... (Kuyu ve Sarkaç)
- Bizi böyle etkileyebilecek basit ve doğal nesne kombinasyonları hiç şüphesiz var olsa da derinliğimizin ötesinde olan bu gücü analiz edemeyiz (Usher Konağı'nın Çöküşü)
- keder ki, izlenimlerin en kalıcı olanıdır, nasıl ki servi en dayanıklı ağaçsa... (Morella)
- Bu-yolla düşüncelerimi onlara benimsetmekte (çünkü cahil insanlardı) pek zorlanmadım. (Bir Mumya ile Küçük Bir Hasbihal)
- Hayatımın hiçbir anında, yanlış anlaşılma tehlikesiyle karşılaşmadan serbestçe konuşabileceğim bir dost ihtiyacını o andaki kadar yakıcı bir şekilde hissetmemiştim. ...aynı duyguları paylaşan birinin arkadaşlığı olmada bu manzaraların ve esinlendiği düşlerin tam olarak tadına varılamazdı. Thornton, alay edilme korkusuna kapılmadan içimi dökebileceğim, yüreğimi alt-üst eden duyguları rahatca açıklayabileceğim biriydi. ... Pierre'le de iyi dosttuk, lakin aramızda paylaşılan fikirlerin yarattığı bağlar - insanlar arasındaki bağların en güçlüsü - yoktu. (Bütün Öyküleri 2)
- Kendisi, yalnızca kendisi, tek başına sonsuz ve tek. Ploton, Şölen. (Bitmiş Adam)
Yorumlar
0 yorum