Kitap Künyesi
Yazar: Joseph Conrad
Çevirmen: Erhun Yücesoy
Orijinal Adı: The Nigger of the 'Narcissus'
Yayın Evi: Can Yayınları
İSBN: 9789750718342
Sayfa Sayısı: 205
--reklam--
Narcissus'un Zencisi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Narcissus'un Zencisi, deniz edebiyatının en büyük adı, en usta kalemi diye tanımlanan Joseph Conrad'ın bir uzun öyküsüdür. Yazarın kişisel deneyimlerinden kaynaklanan bu öyküyü okurken, fırtınalı bir denizde dalgaların üzerinize doğru geldiğini, güvertesinde çaresizlik içinde kıvrandığınız teknenin alabora olma tehlikesiyle karşılaştığını sanki oradaymışçasına hissedeceksiniz.
Gemi mürettebatıyla elele verip teknenizi kurtarmaya çalışacak, bu arada sizin varlığınızı umursamayan patrona karşı yine birlikte hınçlanacaksınız.
Üzerleri beyaz köpüklerle taçlanmış dalgaların peş peşe şahlanıp devrilmesini, görkemli bir deniz tablosuna bakar gibi izleyeceksiniz.
Bir deniz yolculuğunu, bir fırtınayı, bir mürettebatın çektiği çileyi de, sevinçleri de paylaşarak bir solukta okuyacağınız bir başyapıt.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Narcissus'un Zencisi Alıntıları - Sözleri
- Onlar, gizemli denizin ölümsüz çocuklarıydılar. Onların yerini, hoşnutsuz yeryüzünün koca çocukları aldı.
- Hep değişen, ama hep aynı kalan, her zaman tekdüze ve her zaman etkileyici bir yalnızlık da çepeçevre sarmaladığı gemiyle birlikte ilerliyordu.
- "Bu yıl keyfim yerinde olmadı pek."
- Dünyanın adaletsizliği eziyordu bizi; ve biz şunca zamandır, sırtımızdaki o ağır yükün, şu içler acısı durumumuzun farkına bile varmamıştık.
- "Daha kötülerini de göreceksiniz, sabredin."
- Denizin gülümseyen enginliği zaman kavramını önemsiz kılıyordu.
- Bu kokuşmuş gemide açlıktan kırıldığımız yetmedi, şimdi de bu kötü yürekli zorbalar uğruna boğuluyoruz!
- Öyle görkemli bir dünya ki, bayağılıkla murdarlık, pislikle açlık, yoksullukla düşkünlük koyun koyuna yaşamaktadır.
- Pek az konuşma geçiyordu aralarında.
- Bize yapılan haksızlıklar kimin umrundaydı? "Ayda iki kuruşa talim edip bir köpek hayatı yaşayan" bizler değil miydik? İçler acısı kazancımızın yaşamımızı tehlikeye atmaya ve kıyafetlerimizi yitirmeye değeceğini düşünüyor muyduk?
- Giderek çaresizliğe sürüklendik ve teslimiyetçi davranıp boyun eğmeye devam ettik.
- Bu yıl keyfim yerinde olmadı pek.
- "Hiçbirinizin bir böcek kadar bile cesareti yok. Siz bu dünyanın en sefil, en aşağılık tabakasısınız. Çalışıp, aç kalmaya mahkumsunuz!"
--reklam--
Narcissus'un Zencisi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Conrad dan okuduğum 3. Kitap Narcissus'un Zencisi. Yazarla garip bir ilişkim var seviyorum kitaplarını ama fikirlerin de hemfikir olmamın imkanı yok. Casus okuduğum ilk kitabıydı ve muazzam bir politik-polisiye, ikinci kitap Karanlığın Yüreği ni okuyup kitabı tam olarak anlamadığımı ya da direkt Conrad'ın siyahi düşmanı olduğunu düşünmüştüm. Narcissus'un Zencisi'ne iki pencereden bakmaya çalışacağım. 1. Mükemmel bir deniz hikayesi. Olağanüstü betimlemeler ve tasvirler. Hayalgücümüzü oldukça aktif kullanıyoruz okurken bu çok hoşuma gitti. Karakterlerin detaylı ve derin tasvirlerine de aşık oldum. Biraz tumturaklı dili sevmeyen ya da alışık olmayanlar icin ağır gelebilir. Hatta bazı cümleleri iki-üç kez okuma ihtiyacı duyabilirsiniz ama benim hoşuma gidiyor bu dil. Edebiyatın çok kolay tüketilen bir şey olmasını sevmiyorum diyebilirim. Bu açıdan çok çok doyurucu lezzetli bir edebi eser. 2. Conrad kendisi de edebiyatın bir simgeler dizisi olduğunu ve anlatılmak istediği fikirlerin belirli yöntemlerle okuyucuya aktarılmasını savunuyor. Ama burada fikirleriniz yazarla örtüşmeyebilir. Çünkü bu kitap kesinlikle bir siyahi düşmanının gözünden ve aynı zamanda sosyalist karşıtı ve emperyalist destekçisi eğilimleri içeriyor. Farklı bakış açılarından dünyaya bakmak için iyi bir fırsat olabiliyor bu. Ama yine de fikirleri örtüşmeyenler -ki çoğunluk öyledir- yazarla uzun tartışmalara girebilir okurken :) Ben keyifle okudum sizlere de öneriyorum... (mdaskiran)
Oysa hep değişecekmiş gibi bekler insan: Odadan çıktıktan sonra dışarıdaki dünyayı tıpatıp bıraktığı gibi bulmaktan dolayı şaşkın, donup kaldı. İşte deniz, işte gemi, işte uyuyan adamlar, sanki herkesi ölmüş, alıştığı şeyleri tümden değişmiş bulmayı ummuş gibi salak salak bakındı çevresine. Sanki nice yıllardan sonra geri dönen bir gezginmiş de şaşıp kalacağı değişiklikler görmeyi ummuş gibi. (JİRKO)
Günümüzde yazılsa bir gemideki tek zencinin bu karakterde biri olması ''politically correct'' olma kaygısıyla yerden yere vurulur, çok eleştirilirdi sanırım. Kitapta çok fazla denizcilik/gemi terimleri geçiyor, bu kelimelere aşina değilseniz çoğu zaman kafanızda bir fotoğraf oluşturmanız zorlaşıyor. İnsan doğasına dair de çokça şey söylüyor öte yandan. Ölüme, merhamete, ve insan doğasındaki iyiliğin ve kötülüğün bir gemide nasıl da kucaklaşabildiğini görebiliyorsunuz bir yandan. Çokça karaktere rağmen ve kısa tanımlarına rağmen yine de karakterleri gerçek karakterlere dönüştürebilmeyi başarmış Conrad. Okyanuslara demir atmış koca bir gemi olan yeryüzünde Singleton bilgeliği de var, Donkin mızmızlığı da, Podmore yobazlığı da. Narcissius da yeryüzünden farklı değil. Gemide yaşanan korkuyu da, mutluluğu da, endişeyi de başarı ile okuyucuya geçirebiliyor. (Murat Yücel)
--reklam--
Narcissus'un Zencisi PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Joseph Conrad - Narcissus'un Zencisi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Narcissus'un Zencisi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Joseph Conrad Kimdir?
1857'de Polonyalı bir anne-babadan Ukrayna'da doğdu. Asıl adı Josef Korzeniowski'ydi. Sürgün edilen anne ve babasıyla birlikte Rusya'ya gitti. 1874 yılında bir Fransız gemisinde denizcilik hayatına başladıktan sonra 1884'de bir İngiliz denizcilik şirketine geçti ve İngiliz vatandaşı oldu.
Denizcilik hayatı 1894'e kadar sürdü. Bundan sonra kendini yazmaya verdi. Ancak bu yıllar arasında, hikaye ve romanlarının pek çoğuna konu ve tema sağlayan denizcilik hayatından alacağını almıştı.
1924 yılında ölen Conrad, anadili olmamakla birlikte İngiliz dilinin en önemli yazarları arasında yeralmayı başardı. Dilindeki belli belirsiz yabancılığı, anlatmayı sevdiği iç dünyaları, çeşitli yorumlara açık çetrefil kişilikleri anlatmakta başarıyla kullandı.
Nostromo (Çeviren: Mehmet H. Doğan, Adam Yayınları), Nigger of Narcissus, Lord Jim, Victory (Zafer, Çeviren: Armağan İlkin, Adam Yayınları), Secret Agent, Under Western Eyes (Razumov'un Öyküsü, Çeviren: Ayşe Yunus-Zafer Bakırcı, Alan Yayıncılık) ve The Heart of Darkness en önemli eserleri arasındadır.
--reklam--
Joseph Conrad Kitapları - Eserleri
- Karanlığın Yüreği
- Casus
- Lord Jim
- Narcissus'un Zencisi
- Gençlik
- Nostromo
- Batılı Gözler Altında
- Lagün
- Üç Deniz Öyküsü
- Sır Ortağı
- Zafer
- Muhbir
- Dönüş
- Altı Öykü
- Geri Zekalılar
- Almayer'in Sırça Köşkü
- Kişisel Bir Belge
- Sokak Çalgıcısı - Lord Jim
- Denizden Yansıyan
- Tayfun
- Talih
- Karain
- The Lagoon
- Tales of Unrest
- An Outpost of Progress
--reklam--
Joseph Conrad Alıntıları - Sözleri
- "Bu yıl keyfim yerinde olmadı pek." (Narcissus'un Zencisi)
- Tıpkı patlayan top mermileri gibi yasaların ihlali de denizden gelen çözülmez bir gizemdi onlar için. (Karanlığın Yüreği)
- Bu yıl keyfim yerinde olmadı pek. (Narcissus'un Zencisi)
- Ona göre kavga çok daha eskilere dayanıyordu. ............................................. ............................................. ............................. "Mesele neydi acaba?" (Muhbir)
- Bilmediğim sokaklardan güçlükle yolumu bularak eve dönerken ben de bir sürü şey yapmaya koyulmuştum; ben ama kimseyi rahatsız etmeden, sadece kendim için ve sadece kafamın içinde... (Sokak Çalgıcısı - Lord Jim)
- Bizim siyasi nedenimiz yok; siyasi tutkularımız var ve o da bazen. Bir inanç nedir? İster nesnel ister duygusal olsun, kişisel çıkarımızla ilgili bir bakış açısıdır. Kimse durup dururken, hiç uğruna yurtsever olmaz. Yurtsever kelimesi işimize yarıyor. (Nostromo)
- Çok gençlerin anları yoktur. Dur durak ve iç gözlem nedir bilmeyen umudun o güzelim sürekliliği içinde günlerini peşinen yaşamak, ilk gençliğin ayrıcalığıdır. (Üç Deniz Öyküsü)
- ilahi demokrasiden pek de farklı olmayan vahşi otokrasi,sadece düşmanlarının kanıyla beslenmiyor anlaşılan.Dostlarını ve uşaklarını da yiyip yutuyor. (Batılı Gözler Altında)
- Kalbin arzuladığı yere giden tüm yollar uzundur. Sürüklenip gideceksek, tutunduğumuz yeri bırakmanın ne faydası var ? (Üç Deniz Öyküsü)
- Bence insanların çoğu son meteliklerine kadar kumar değil mi zaten? Bugünden yarına ne olacağını kim bilir? İşin kötüsü insan kendi elindeki kağıtları bile bilmez yaşarken. Oysa önemli olan elindeki kozları tanımaktır. Bilmem anlatabildim mi? Fırsatını bulursa herkes kumar oynar. Herhangi bir şey için, bazen de her şey için. (Zafer)
- Bütün dünyayı kapsayacak kadar geniştir insan yüreği. Yükü omuzlamak yeterince yiğitliktir, ama bunu silkip atacak yüreklilik nerededir? (Lord Jim)
- Kısa bir tatil verdim kendime. Tek başıma kutluyorum. Neden olmasın ? (Casus)
- Dünyadan çekip gitmeye yeterince hazırdım. (Sır Ortağı)
- Onlar! Asla! (Geri Zekalılar)
- "Bunlar geçecek." (Geri Zekalılar)
- "Tek başına bilgi sadece bir çöp yığınıdır." (Batılı Gözler Altında)
- "Yanlışlık: Yaşam için gerekli ihtiyaçların, gizli korkuların, yarım olgun hırsların, kendimize karşı duyduğumuz gizli bir inançsızlıkla karışık bir kendine güvenin, umuda beslenen aşkın ve belirsiz günlerin getirdiği korkunun derinliklerinde yatar." (Batılı Gözler Altında)
- İnsanca duygulara her zaman saygı duyardı Heyst. Ne var ki insanlara yakınlık göstermesini beceremez, bu eksikliğini de bilirdi. Karşınızdaki bir yıkıntı haline gelmişse, incelikle, terbiyeyle yardımcı olamazsınız ona. (Zafer)
- Bu kokuşmuş gemide açlıktan kırıldığımız yetmedi, şimdi de bu kötü yürekli zorbalar uğruna boğuluyoruz! (Narcissus'un Zencisi)
- "İyi gerekçelerden şüphe duymak gerekir." (Batılı Gözler Altında)
Yorumlar
0 yorum