Kitap Künyesi

Yazar: Federico Garcia Lorca

Çevirmen: Erdal Alova

Yayın Evi: Can Yayınları

İSBN: 9789750706707

Sayfa Sayısı: 168

--reklam--

Ne Garip Federico Adında Olmak Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Yirminci yüzyılın en büyük şairlerinden Federico García Lorca, hukuk öğrenimini edebiyat, resim ve müzik uğruna yarıda bırakmıştı. Daha gençliğinde usta bir besteci, yetkin bir yorumcuydu. Arkadaşları arasında "müzisyen" olarak tanınıyordu. Madrid’de ressam Salvador Dali, sinema yönetmeni Luis Buñuel, şair Rafael Alberti gibi kendi kuşağından sanatçılarla dostluklar kuracak, şair Juan Ramón Jiménez gibi kendinden daha yaşlı ünlülerle tanışacaktı. O yıllarda şiirleri daha yayınlanmadan İspanya'daki tüm edebiyat çevrelerine yayılmıştı. "Şiir okunmak içindir, kitaba girdi mi ölür," diyor, şiirlerini ve oyunlarını ortaçağ trubadurları gibi kendisi okuyordu. Yine de, Şiirler Kitabı ve Çingene Romansları’nın yayınlanması Lorca’ya uluslararası bir ün kazandıracaktı. Ölümün gölgesi, Lorca’nın şiirlerinden de, oyunlarından da hiç eksik olmadı. Şiddet ve acı ölüm sanki onun yazgısında vardı. İspanya İç Savaşı’nın patlak verdiği günlerde, Granada’da bir gece, General Franco’ya bağlı faşistler tarafından yargılanmadan kurşuna dizildiğinde otuz sekiz yaşındaydı.

--reklam--

Ne Garip Federico Adında Olmak Alıntıları - Sözleri

  • Nasıl uzağım yanındayken nasıl yakınım gittiğin zaman!
  • Bak, yaralar içindeyim
  • Yaşamaktan uzak durulabilecek kıyıları var göğün
  • Ölünce kuma gömün beni gitarımla. Ölünce portakal ağaçları naneler arasına. Ölünce gömün isterseniz beni bir rüzgâr gülüne. Ölünce!
  • Kokulara, gülüşlere susadım ben, yeni türkülere susadım, ayların, süsenlerin olmadığı, ne de ölü aşkların.
  • anladım ki öldürülmüşüm..
  • Kim bir yürek isterse unutuşu istesin benden.
  • Ne boğa biliyor seni ne incir ağacı, ne atlar ne evindeki karıncalar. Ne çocuk biliyor seni ne de ikindi çünkü ölüsün sen sonsuza kadar. Çünkü ölüsün sen sonsuza kadar bütün ölüleri gibi yeryüzünün, bütün ölüleri gibi unutulmuş cansız bir köpekler yığınında.
  • Her türkü dingin Sularıdır aşkın.
  • Kim görür de unutur seni?
  • Ama ne dünya istiyorum ne düş, göksel ses, Özgürlüğümü istiyorum ben, insancıl aşkımı kimselerin istemediği en karanlık köşelerinde meltemin. İnsancıl aşkımı!
  • Dağlar var, biliyorum. Ve gözlükler bilim için, bunu da. Ama ben göğe bakmaya gelmedim..

--reklam--

Ne Garip Federico Adında Olmak İncelemesi - Şahsi Yorumlar

İspanyol yazar, ressam, piyanist, besteci. 38 yaşında insafsızca katledilmiş fakat şiirleri ölmemiş, ölmeyecek olan güzel insan. elveda… ölürsem açık bırakın balkonu. çocuk portakal yiyor. (balkonumdan görüyorum onu.) orakçı ekin biçiyor. (balkonumdan işitiyorum.) ölürsem açık bırakın balkonu! (Aysun)

tek kelimeyle E-N-F-E-S! Federico Garcia Lorca'yı Cemal Süreyya ve Ülkü Tamer çevrisiyle okumak ne keyif verici bir deneyimdi öyle? Lorca hakkında bilginiz varsa ve daha önce okumuşsanız hiç zaman kaybetmeden bu kitabı okumanızı tavsiye ediyorum.(önce diğer eserlerini okumak onu anlamak adına yardımcı olacaktır ,sevgiler) (Pelin levent)

Esmer İsa geçiyor Yahuda'nın süseninden İspanya'nın karanfiline. Bak geldiği yere! İspanya'nın. Duru ve karanlık göğüne, kavrulmuş toprağa ve suyun çok yavaş aktığı yataklara. Esmer İsa, yanık saşları, çıkık elmacık kemikleri, beyaz gözbebekleriyle. Bak gittiği yere! (Murat Gür)

--reklam--

Ne Garip Federico Adında Olmak PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Federico Garcia Lorca - Ne Garip Federico Adında Olmak kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Ne Garip Federico Adında Olmak PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Federico Garcia Lorca Kimdir?

Federico Garcia Lorca (5 Haziran 1898 - 19 Ağustos 1936) İspanyol şair ve oyun yazarı, aynı zamanda ressam, piyanist ve bestecidir. 27 kuşağının ("Generación del 27") sembol üyelerinden birisidir. İspanya İç Savaşı'nın başlangıcında 38 yaşında iken milliyetçiler tarafından öldürülmüştür.

1898 yılında, İspanya'nın Granada bölgesindeki Fuente Vaqueros kentinde doğan İspanyol şair Lorca, yüzyılının en büyük iki İspanyol şairinden biri olarak kabul edilir. Lorca'nın başarısında çocukluğunun büyük payı vardır. Granada'nın Fuentevaqueros kasabasında, varlıklı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Lorca'nın babası ateşli, canlı, neşeli bir adam; annesi ise sessiz ve ağırbaşlı bir kadındı. 1928'de yazdığı Romancero gitano (Çingene Baladı) ile ün kazanan Lorca, Salvador Dali ile birlikte İspanya'nın çağdaşlaşması için çalışan sanat adamlarından birisi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Şiirde, politikada ve ahlak anlayışında modernliğin savunucusu olan Lorca, eşcinsel olması nedeniyle Katolik Kilisesi ile arasının açılmasına neden olur. 1918'de, burjuva sınıfını, yeryüzünü şiirle doldurmuş olan İsa'yı katletmekle suçlayan Lorca, geçtiğimiz günlerde gelmiş geçmiş en başarılı edebiyat eseri seçilen Cervantes'in Don Quixote (Don Kişot)'u bir İsa figürü olarak ele alanlara katılır. Şair kavramını acılar çekmesi gereken bir kimse ile özdeşleştiren Lorca, İsa'nın hem katledilişini kınar, hem de kanının akması gerektiğini ifade eder.

"New York'ta Bir Şair" adlı eserinde Manhattan'ı, cesede doymayan bir mezbahaya benzeten Lorca, "hayvanların can çekişenler için öldürülüşünü" kaleme alarak kafasındaki batı anlayışına yönelik eleştirel yaklaşımlarını göz önüne serer. Lorca ve "Deli" lakaplı Salvador Dali, vücuduna saplanan oklar ile tasvir edilen Katolik Ermişi Aziz Sebastian'ı Aziz Yansızlık olarak yapıtlarında tasvir ederler. Dostlarınca apolitik bir sanatçı olarak nitelenen ve herhangi bir görüşe organik bağlarla bağlanmayan Lorca, yazdığı Yerma ve Bernarda Alba'nın Evi isimli oyunlarda ise Katolik Kilisesi, yükselen Nazizm ve milliyetçilik akımlarına karşı olan tutumunu yansıttı. Giyim kuşamında ve evinin dekorasyonunda ölüm ile özdeşleştirdiği beyaz rengi tercih eden şair, burjuva tarzı zevkler ve milliyetçilik ile çatışan çalışmalar yapmakta ve Franco'cuları masumiyeti katletmekle suçlamaktaydı.

Şiirlerinin yanı sıra tiyatro için yazdığı ve sahnelediği oyunlarla da ünlenen Lorca, eserlerinde hastalık hastalığını ve ölümü üzerine senaryolarını Kanlı Düğün (Blood Wedding, 1935), Yerma (1937) ve şiirlerinde başarı ile yansıtmış; ölüm - yaşam, verimlilik - kısırlık gibi çelişkiler arasındaki inişli çıkışlı çizgiyi başarı ile yakalamıştır.

19 Ağustos 1936'da doğduğu yörede Franco'nun adamları tarafından öldürülen Lorca, uluslararası camiada - özellikle de bir dönem yaşadığı Arjantin'de oldukça büyük bir yas ve öldürülüşüne duyulan tepki ile - alanında idolleşmiş, saygın fakat marjinal bir edebiyat adamı olarak hatırlanmaktadır.

Eserlerinin dünya çapında tanınmasının sebebi Lorca'nın geleneksel İspanyol kültürü ile çağdaş yaşamın sorunlarını içtenlikle işlemiş olmasıdır. Şiirlerindeki yaşama coşkusunu, doğa sevgisini, hüzün dolu duyguları her insan tanır ve kendine yakın bulur.

Lorca'nın sade ve derinlikli şiirleri, geniş kitlelerce kabul görmüştür. Sürrealist bir ressam olan Salvador Dali ve yönetmen Luis Bunuel 'in yakın arkadaşıdır.

--reklam--

Federico Garcia Lorca Kitapları - Eserleri

  • Kanlı Düğün
  • Akdenizdeki Çöl
  • Aşk Şiirleri
  • Ne Garip Federico Adında Olmak
  • Ah Rüzgarda Giden Aşk
  • Kelebeğin Kötü Büyüsü
  • Beş Yıl Geçince
  • Bernarda Alba’nın Evi / Bütün Oyunları 2
  • Cante Jondo Şiiri
  • Toplu Oyunları 2
  • Konuşmalar
  • Kanlı Düğün - Yerma - Bernarda Alba'nın Evi
  • Kanlı Düğün - Yerma
  • Cante Jondo Şiiri/Şarkılar
  • İlk Şiirler
  • Çingene Romansları/Ozan New York'ta
  • Tamarit Divanı/Dağınık Şiirler
  • Bütün Şiirleri
  • Toplu Oyunları 3
  • Bernarda Alba'nın Evi
  • Profil
  • Seçilmiş Şiirler
  • Yerma
  • Seyirci
  • Don Cristobita ile Dona Rosita’nın Acıklı Güldürüsü
  • Bütün Şiirleri 1
  • Bütün Şiirleri 2
  • Zambak ve Gölge
  • Bütün Oyunları 3
  • Bütün Oyunları 4
  • Don Perlimplin ile Belisa'nın Bahçede Sevişmesi
  • Mariana Pineda - Bir Halk Düşmanı
  • New York’ta Bir Şair
  • Deniz Bile Ölür
  • Karanlık Manolya

--reklam--

Federico Garcia Lorca Alıntıları - Sözleri

  • ... Niçin yitirdim ah seni bu pırıl pırıl akşamda? (İlk Şiirler)
  • " ... Uyumak istiyorum biraz, Biraz, bir dakika, bir yüzyıl; Ama herkes bilmeli ölmediğimi; Küçük bir arkadaşı olduğumu rüzgârların, Gözyaşlarımın büyük gölgesi olduğumu, Bir altın olduğunu dudaklarımda, solmayan. ..." (Ah Rüzgarda Giden Aşk)
  • Kansız kalıp ölmek, kanı kuruyarak yaşamaktan iyidir. (Kanlı Düğün)
  • Ağlamak istiyorum, çünkü ağlamam gerek son sırada oturan çocuklar gibi, çünkü insan değilim, ne şairim, ne yaprak öte yandaki şeyleri araştıran yaralı bir nabızım. (Bütün Şiirleri)
  • Çirkinlik umurunda mı erkeklerin, onların bütün istedikleri bir parça toprak, bir çift öküz, bir de boğazlarına bakacak söz dinler bir kancıktır. (Bernarda Alba'nın Evi)
  • Toparlan biraz, böyle yapmakla ne geçiyor eline? (Kanlı Düğün)
  • Biraz sabır, güzeller, hele bir öleyim ben alırım sizi bir bir sisten kısrağıma. (Bütün Şiirleri 2)
  • Ne sen, ne ben nasıl olsa, hazır değiliz karşılaşmaya. (Cante Jondo Şiiri)
  • Çünkü öldün bütün zamanlar için, bütün ölüleri gibi Dünya'nın, bütün unutulmuş ölüleri gibi karışıp köpek leşleri arasına. (Zambak ve Gölge)
  • Ne boğa biliyor seni ne incir ağacı, ne atlar ne evindeki karıncalar. Ne çocuk biliyor seni ne de ikindi çünkü ölüsün sen sonsuza kadar. Çünkü ölüsün sen sonsuza kadar bütün ölüleri gibi yeryüzünün, bütün ölüleri gibi unutulmuş cansız bir köpekler yığınında. (Ne Garip Federico Adında Olmak)
  • Karanlıkta ve aydınlıkta, gece ve gündüz sadece seni sevmeyi düşüneceğim. (Bütün Oyunları 3)
  • Ne mutlu uyanık saatlerini O tuhaf hoşlukta yayılarak geçirenlere Dünyadaki bütün dertlerini alır, Duydukları aşk acısı dışında. (Deniz Bile Ölür)
  • Bana kalırsa siz ikiniz, kendi dünyalarınızda seyahat edersiniz ve en sonunda kimin bavulunu daha fazla doldurarak dönmüş olduğu bilinemez. (Bütün Oyunları 3)
  • Ben küçükken kadının biri kocasını boğazlamıştı. Ayakkabıcıydı adamcağız. Hiç unutmam. Ben evlenmeyeceğim, demiştim hep. Kitaplarım yeter bana. Evlenip de ne olacak sanki? (Don Perlimplin ile Belisa'nın Bahçede Sevişmesi)
  • İtler de yalnızdır, ama yaşarlar. (Bernarda Alba'nın Evi)
  • Neden hain gözlerin benimkilerde eriyor? Neden ellerin saçlarıma çiçekler takıyor? Bülbüllere yaraşır bir hüzne mahkum ediyorsun gençliğimi. (Bütün Oyunları 3)
  • sen gülmüştün ben başlayınca ağlamaya. Bir tanrı gibi bakıyordun tepeden Gözyaşlarını bir zincirdi güvercinlerden, anlardan. (Seçilmiş Şiirler)
  • Ah! Ne güç iş seni sevdiğim gibi sevmek! Sana duyduğum aşktan canımı acıtır hava canımı acıtır yüreğim şapkam canımı acıtır. (Aşk Şiirleri)
  • H. Ay, Bay Martin! Nasıl bir dünya bu böyle! M. Berbat bir dünya! (Bütün Oyunları 3)
  • Sesten kaçmak isterken sen kendin ses olursun (Bütün Şiirleri 1)