Kitap Künyesi
Yazar: Gündüz Vassaf
Yayın Evi: İletişim Yayıncılık
İSBN: 9789750520099
Sayfa Sayısı: 287
--reklam--
Ne Yapabilirim? Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Rüyalarımız tekdüzeleşir,
Böl-yönet düzeninde
Birey yüceltilip bencilleştirilirken,
Aidiyetlerimizin gönüllü köleleri,
Belirlenmiş seçeneklerin kalebentleriyiz.
Her gün yeni felaket haberiyle uyanıyorum.
Ne yapabilirim?
Vicdanın sızlarken sen ne yapabilirsin?
Biz ne yapabiliriz?
Gündüz Vassaf, Ne Yapabilirim? Geleceğe Kartpostallar’da bir harekete, örgüte, partiye, hatta ideolojiye bağlı olmayanlara sesleniyor. Kötümserliğe kapılıp edilgenleşmeye, değişimin ertelenmesine, değişimi kendimizden başka yerlerde aramaya karşı çıkıyor. Okurunu, çaresiz çırpınışlarda tükenmeden “ne yapabilirim”i düşünmeye davet ederek yeni bir yaşam ahlâkını tartışmaya açıyor…
“Düş gücünün avukatı” Gündüz Vassaf’tan barışa, özgürlüğe, haksızlıkları vurgulamaya, düşlemeye, değişime, birlikteliğe, geleceğe dair şiirsel bir kitap…
Rüyalarımız, her yerde, her koşulda.
Darwin’in eksiği, evrim teorisinde umuda yer vermemiş olması. İnsandan başka yarını yaşayan tür var mı?
--reklam--
Ne Yapabilirim? Alıntıları - Sözleri
- Krala karşıyım diyenler, kraldan çok, kraldan yana olanlara karşı.
- Kötümserliğe kapılıp edilgenleştikçe, değişim erteleniyor, düzen sürüyor. Değişim biziz.
- "Geçmişi denetleyen geleceği denetler; günü denetleyen geçmişi."
- Kurbağalar ormanda seyahatte.İkisi çukura düşer.Derinliği gören arkadaşları durumun umutsuz olduğunu söyler.İki kurbağa kurtulma gayretinde.Yukarıdakiler "Boşuna uğraşıyorsunuz" derler.Kurbağalardan biri tırmanmaktan vazgeçer, ölümüne düşer.Yukarıda bağrış, çağrış,çığlık.Diğerinin çaresiz çabalarının ıstırabına dayanamazlar."Ölümü kabullen boşuna direniyorsun!"Kurbağa son bir hamleyle kurtulur.Arkadaşları sevinç ve şaşkınlık içinde,"Beni tepinerek teşvik ettiğiniz için teşekkür ederim"diyen kurbağa sağırdır.
- Devlet, her şey ve herkesten önce, kapitalizmi korumak için var.
- Siyasi dil, yalanı gerçek yapma sanatıdır.
- Malımız, mülkümüz için kullandığımız kelimelerle ‘çocuk sahibiyim’ diyoruz. ‘Anne baba sahibiyim’ diyen çocuk duydumuz mu? Kölelerimize yaptığımız gibi çocuklara isim takıyoruz. Ne isimler! Hele erkeklere. Türkçeden örnekler: Savaş, Öcal, Vural, Hıncal, Satılmış, Devrim, imdat, Erol, Mücahit,Fatih. Çocukları, dinlerimizin kalebenti yapıyoruz. Yerlilere dinlerini dayatan misyonerlerden farkımız? Kültür başka, inanç başka. Reşit olduklarında seçsinler aitliklerini…
- Tabi arkadaşlarımızdan eleştiri almak, onları bizi eleştirmeye teşvik etmekte bir tür bencillik.Alan biz,. veren onlar.Üstelik eleştirmek o kadar kolay değil.Herşeyden önce sorumluluk ister.Arkadaşını eleştirmeden,"acı söylemeden"önce kendini de sorgulaman gerekir,"acaba söylediklerim doğru mu"diye.Yoksa onu kıskançlığımdan,kendi komplekslerimden, korkularından eleştiriyor olabilir miyim?Ben korktuğum için mi ona"Şunu,bunu yapma diyorum?Onu eleştirmek,eleştirebilmek bana güç mü veriyor?Gizli bir sadizmi mi besliyor? Ayrıcalıktır arkadaşını eleştirebilmek.Desturla girilecek bir kapıdır.Kaş yaparken gözün çıkacağı aklımızda olmalıdır.Yoksa yıkımı olur arkadaşımızın.
- "Halkımız gerçeği biliyor olsaydı savaş yarın bitmiş olurdu." Llyoyd George, Birinci Dünya Savaşı'nda İngiltere Başbakanı
- İnsansız uçaklarla Canlı bombacılarla Öldürülen sen Öldürülen ben Öldürülen biz. Taraf tutarak Barışı unuttuk.
- Bazılarını her zaman,herkesi bazen, ama herkesi her zaman aldatamazsın…
- Biz değilse kim? Şimdi değilse ne zaman?
- Aitliklerimiz düşman yaratmak üzerine kurulu. Adam ıssız adaya düşmüş. Yan yana iki tapınak yapmış. Biri çıkagelmiş, "Neden iki tane ?" "Bu gittiğim" demiş , "Öteki ,önünden bile geçmediğim."
- Yeni kuşakların özgürlüklerinin karşısında siyasi partiler engel. Gençleri etkisizleştirip kalıplaştırıyor, iktidar hırsıyla devşiriyor, gençlik kollarıyla iflas etmiş politikalarını dayatıyorlar. Dünyayı ideolojileriyle kodlayıp, kendi pencerelerinden bakmalarını engelliyorlar.
- Bir an için dünya kötüye gidiyor fikrini benimseyelim.Maliyeti o kadar büyük ki. Böyle dediğimizde, psikolojik katliam yapıyoruz. Hem kendimizi hem de gelecek kuşakları, daha iyi bir dünyayı yaşanabilir kılmanın tersine, hadım ediyoruz. Sorumluluğumuzdan soyunuyor, halıyı ayaklarımızın altından çekiyoruz. Kötü karşısında kötümserlik, kötüye güç vermek, onu iktidarda tutmak demek. Hiçbir şey yapamayacağım, çaresizliğimi benimsiyorum demek. Kötümserlik ki, gerçekçi olmaktan çok farklı; en etkili propagandadan, beyin yıkamadan güçlü. Kötümserlikle yeni dünya kurulamaz. Kötü dediğimiz düzen; ileriye bakamayan, kendine güvenemeyen mutsuz, edilgen insanlarla sürer gider.
--reklam--
Ne Yapabilirim? İncelemesi - Şahsi Yorumlar
bu kitabı okuyan arkadaşlara söyleceklerim var; bölümler inanılmaz etkileyici kendine çekiyor her cümlesi o kadar güzel hayal kurmanızı teşvik ediyor ki bir çok kez "evet ya" dedirtiyor. buraya kadar her şey güzel keşke diyeceğimiz bir dünyanın resmini çiziyor. ANCAK,; arkadaşlar canımı sıkan son bölüm geleceğe karpostallar adı altında illuminatinin emellerini genç beyinlerinize empoze etmeye çalışıyor. ilgilenenler bilir, dünya vatandaşlığı zırvalığını tek dil tek din ve (sözde) antimilitarizm hayallerini genç beyinlere empoze etmeye çalışıyor bilmeyen birisi için bu adamın kitabın farklı bölümlerinde anlattığı şeylere kapılıp bu adamı idolüm olarak gören gençlerin ciddi anlamda tehlikeli düşüncelere gireceğini düşünüyorum lütfen bu kitabı okuyacak arkadaşların buna dikkat etmesini istiyorum bu bir algı bulmacasıdır bu adam ve bu düşünce çok tehlikelidir. (Sözde) modern dünyayı kurmak hayalleriyle kapital düzenin ve emperyalist güçlerin sizleri köleleştirmesine destek olmayın! (Caner Aksakal)
Gündüz Vassaf yine bir siyasi, ekonomik ve kültürel eleştiri ile karşımızda. İnsanlığın insanligi kaybettigi dönemleri ve olayları bir düzelme oturtup açıklamaktan çekinmeyen yazarımız, her türlü eleştiriyi insanın gözüne sokar gibi cesurca yaparken insanın kendini ve içinde yaşadığı toplumu sorgulamasina yardımcı olmak istiyor. Herhangi bir Gündüz Vassaf kitabını gözü kapalı okumanız sizi asla pişman etmeyecektir tabi kurgu kitaplar illa tercihim demiyorsaniz. Ülkenin ve dünyanın problemlerine duyarlı iseniz. (Que Sais Je)
Dünyaya dair gün geçtikçe ümitlerini yitirirken, Gündüz Vasaf'ın bunda payı çok. Çünkü bütün kitapları olanları tüm gerçekliği ile tüm çıplaklığı ile gözler önüne seriyor. Hal böyle olunca ve dünya üzerinde gözlerinizle gördükleriniz ekleyince gerçekten acı bir gerçeğin içinde buluyorsunuz kendinizi. Dünyanın değişken hali, globalleşen kapitalizm ve devletlerin katı tutumları, yöneticilerin totaliter tavırları. Ve çağın kötülüklerle beslendiği bir zaman.... Ne eksik ne fazla... Gündüz vasaf bu kitabında dünya genelinde aslında ne gibi vahşetler ve bu vahşetleri ne ile kamufle ettiklerini gözler önüne seriyor. Insanın insan karşısında nasılsa vahşileşebilecegi, kapital için ne gibi ve hangi yollarla cinayetler işlediğini, büyük şirketlerin dünyaya hakimiyetini sağlamak için nelere ve hangi yollara başvurduğunu yumruk gibi suratının ortasına çakıyor... Avrupanın, latin kuzey Amerikanın (özellikle ABD'nin) global dünya düzenine hakim konuma gelebilmek için, Orta-doğu, Afrika, Asya, güney Asya hatta antartika ve kutuplarda ortaya koydukları insanlık dışı tutumları. Afrikada açlığa maruz bırakılmış milyonlarca insan, ortadoğuda savaşa sürüklenmiş bunun neticesinde yerinden yurdundan hatta ve hatta canından olmuş milyonlarca insan... Sözüm ona gelişmiş ülkelerin gelişmişliği başka ülkelerin başka insanların yıkımları üzerine kurulmuştur... Gündüz Vasaf bunu tüm çıplaklığı ile ortaya koymuş... Okuyun okutun... (Ercan uludağ)
--reklam--
Ne Yapabilirim? PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Gündüz Vassaf - Ne Yapabilirim? kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Ne Yapabilirim? PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Gündüz Vassaf Kimdir?
Liseyi İstanbul Robert Koleji'nde tamamladıktan sonra 1968'de George Washington Üniversitesi'nde psikoloji eğitimi gördü. 1977'de Ankara Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nden doktorasını alan Vassaf, uzun bir süre Ankara Üniversitesi Mediko-Sosyal Merkezi'nde öğrencilere psikolojik danışmanlık yaptı. Uluslararası Psikologlar Konseyi yönetim kurulu üyeliğinde bulunan Gündüz Vassaf, 12 Eylül askeri darbesinden sonra öğretim üyeliği yaptığı Boğaziçi Üniversitesi'nden istifa etti. Türkiye’de Psikologlar Derneği’nin kurucu üyelerinden olmasının yanı sıra 12 Eylül’e kadar Uluslararası Af Örgütü’nün İstanbul Şubesi başkanlığında, Tüm Öğretim Üyeleri Derneği (TÜMÖD) yönetim kurulunda yer aldı. O tarihten sonra Kassel, Marburg ve Bremen üniversitelerinde öğretim üyesi, Kanada McGill Üniversitesi Center for Developing Area Studies’de “konuk” akademisyen, Amsterdam’da Averroes Stichting’de klinik psikolog, Viyana’da Institute für Höhere Studium ve Avrupa Bilim Vakfı’nda da konuk araştırmacı olarak çalıştı. Halen çalışmalarını, Amerika Birleşik Devletleri'nde, doğduğu şehir olan Boston, Massachusetts'de sürdürmektedir.
Yazar, psikoloji alanındaki eserlerinden çok, tarihe farklı bir bakış açısıyla yaklaştığı çalışmalarıyla tanınmaktadır. Radikal gazetesinde Uçmakdere başlığıyla köşe yazıları kaleme almıştır. İnsan, tarih, sosyoloji, popüler kültür konularında her Pazar yayınlanan "Gerçek Orada Bir Yerde" adlı programda Murat Belge ve Şerif Mardin ile birlikte yer aldı.
--reklam--
Gündüz Vassaf Kitapları - Eserleri
- Cehenneme Övgü
- Cennetin Dibi
- Mostari
- Kimliğimi Kaybettim, Hükümsüzdür!
- Türkiye Sen Kimsin?
- Medeniyet, Kültür, Sanat
- Annem Belkıs
- Leventnâme
- Tarihi Yargılıyorum
- 40 Yıl Önce 40 Yıl Sonra Amerika - Rusya
- Daha Sesimizi Duyurmadık
- İstanbul'da Kedi
- Boğaziçi'nde Balık
- Nazım
- Ne Yapabilirim?
- Yol Arkadaşım
- Sınırsız
- Mehmet'in Babası Nâzım
--reklam--
Gündüz Vassaf Alıntıları - Sözleri
- Toplumsal patolojiye dönüştü satın alma ihtiyacımız. *sırf en pahalısı diye satın alınan ürünler var. (Medeniyet, Kültür, Sanat)
- “Çok yıllar sonra, 50’lerin başında oğlum Gündüz ile beraber Tepebaşı’nda tramvaya bindik, Şişli’ye veya Taksim’e gideceğiz. Yalnız bir kişilik oturacak yer vardı ben de oraya Gündüz’ü oturtup kendim ayakta durdum. Derken biletçi geldi. “Bu çocuk kimin?” dedi. Benim deyince, “Peki” dedi “öyleyse sen otur oraya, çoçuğu da kucağına al.” Oysa Gündüz büyüyordu. Onu bebek gibi kucağıma almak büyük çocuk olduğu için gururunu kırar hala ufak bebek yerine koymak gibi olurdu. Onu yapmak istemedim “İsterseniz ona da bilet keselim” dedim.” (Annem Belkıs)
- insana özgü anlaşamamanın acizliği zorunlu kılar otoriteye mahkumiyetini. (İstanbul'da Kedi)
- Tolstoy, Anna Karenina romanına şu ünlü cümlesiyle başlar: “Mutlu aileler birbirlerine benzer. Mutsuz ailelerin mutsuzluğu kendilerine özgüdür.” (Tarihi Yargılıyorum)
- "Devletlerin toprak köşe kapmacasında isimlerimiz bile bizim değil." (Mostari)
- Hepimizin aynı saatte, aynı yaşta, aynı hızda öğreneceğimiz üzerine kışla mimarisini kurmuş bir eğitim sistemi daha ne kadar sürebilir? (Medeniyet, Kültür, Sanat)
- Kayış kapar kolumuzu Kırılan kemik, kan. Hani şimdi bizim soframıza Haftada bir et gelir Ve çocuklarımız işten eve Sapsarı iskelet gelir. Hani şimdi biz; İnanın güzel günler göreceğiz çocuklar Güneşli günler göreceğiz. Motorları maviliklere süreceğiz çocuklar Işıklı maviliklere süreceğiz... (Nazım)
- Annelerimiz, babalarımız, sonra da öğretmenlerimiz kutsaldır mesela. Dinler, dersler, aile terbiyesi bize onların nasıl yüce insanlar olduklarını anlatır. Sonra büyürsünüz ve diyelim çocuk psikolojisi dalında ihtisas yaparsınız. Bu sefer çocukluğunuzda, okulda size ezberlettirilen şiirlerle yücelttiğiniz analar, babalar karşınıza birer canavar olarak çıkarlar. Kimi çocuğunun ırzına geçmiş, çocuk başından geçeni yıllarca içine gömmüştür. Kimi çocuğunu, onlar kendi kendilerini büyütürler havasında, hiç kaale almamış; kimi de çocuklarına, altında hayat boyu ezileceği hedefler koymuştur. Öğretmenlerin beylik laflarla süslenen dokunulmaz yüceliği başka bir yalandır. Çocukların çoğu haksızlığın ne olduğunu ilk onların sınıftaki gaddarca davranışlarından öğrenir. (Medeniyet, Kültür, Sanat)
- “Beraberken de özgür olabiliriz,özgürken de bağlılıkla sevebiliriz diyor.” (Annem Belkıs)
- dini olsaydı hayvanların insan olurdu şeytanları. (İstanbul'da Kedi)
- Dünya evrenin merkezidir, kıyısına da gitme boşluğa düşersin diyorlar .peki diyoruz daha sonra yok öyle değilmiş diyorlar..ona da peki.bilim gibi tarihte de önceden inanıp sonradan safsata diye baktıklarımızın haddi hesabı yok.. (Cennetin Dibi)
- Cami sayısının hızla arttığı Türkiye’de en son ne zaman kütüphane açıldı? Ya da ara sıra uğrayabileceği bir kütüphanenin eksikliğini hisseden kaç kişi tanıyoruz? (Türkiye Sen Kimsin?)
- ...Ama Türkiye'de tahsilime devam ettiğimde bize evrensel olarak öğretilen insan psikolojisinin, insan zekasının, davranışlarının, aslında hep Amerikan insanı ya da Amerika'da yapılan laboratuvar araştırmalarına göre açıklandığını görünce, bu ülkenin dünya gücü olmasının sırf zenginliği ya da askeri gücüyle açıklanamayacağını gördüm. Hangi davranışımızın normal, hangi vasfımızın zekice olduğu, Amerika'da oluşturulan normlara göre kararlaştırılıyordu. (40 Yıl Önce 40 Yıl Sonra Amerika - Rusya)
- Her şey tanrı adına yapıldığından karşı çıkan yok. (Cennetin Dibi)
- Ben yanmasam sen yanmasan biz yanmasak, nasıl çıkar karan- -lıklar aydın- -lığa.... (Nazım)
- Biz Tükettikçe Eksiliriz. (İstanbul'da Kedi)
- Bizi yönetmeye kalkışanlara güvenimizi yitirmemiz aslında kendimize olan güvenimizin belirtisi. (Kimliğimi Kaybettim, Hükümsüzdür!)
- Almanya'da 16 yaşında bir Türk kızının Ankara Radyosu'na yazdığı bir mektuptan: "... tek arkadaşım Türkiye'nin Sesi Radyosu'dur. İki yıldır buradayım. Annem ve babam beni sokağa bile bırakmıyor, bütün ev işlerini bana yaptırıyorlar. Bir yere giderken, beni evde kilitliyorlar. Konuşacak kimsem yok. Hep radyo dinliyorum." (Daha Sesimizi Duyurmadık)
- Kötümserliğe kapılıp edilgenleştikçe, değişim erteleniyor, düzen sürüyor. Değişim biziz. (Ne Yapabilirim?)
- değerle deşer insan insanı. sevdiler mi silah yaparlar sevgiyi. (İstanbul'da Kedi)
Yorumlar
0 yorum