Kitap Künyesi
Yazar: Joseph Conrad
Çevirmen: Mehmet H. Doğan
Yayın Evi: Oda Yayınları
İSBN: 9789750504860
Sayfa Sayısı: 492
--reklam--
Nostromo Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"Hiçbir şey duymuyorum, hiçbir şey düşünmüyorum... Daha önce hiç bu kadar yoğun bir şekilde, arzu ve endişe içinde çalışmamıştım."
Joseph Conrad Nostromo'yu yazarken tuttuğu günlükten
Nostromo, Conrad'ın diğer kitaplarından genişliği ve iddiasıyla ayrılır. Diğer kitaplarında çoğunlukla bakışını bir grup insan arasındaki karmaşık ilişkilere ve onların çok da geniş olmayan çevrelerine çeviren Conrad, ilk defa Nostromo'da bütün bir toplumu ve geniş bir siyasi ortamı anlatmaya girişir. Dostoyevski'nin kurduğu derin dünyayla Tolstoy'un geniş dünyasının bir tür karışımıdır Nostromo ve ikisiyle de boy ölçüşebilecek bir ruhsal derinlik ve toplumsal panorama içerir. Hayali bir Güney Amerika cumhuriyetinde geçen bu 1904 tarihli, gerilim ve şiddet dolu hikâye, Mehmet H. Doğan'ın güçlü çevirisi ve Conrad'ın kitaba yazdığı önsözle sunuluyor.
"Yirminci yüzyılda İngilizce yazılmış en büyük roman."
Walter Allen
"Nostromo, Conrad'ın hayal gücünün en iddialı ürünüdür. Neredeyse büyük romanların o en iddialısıyla, Savaş ve Barış'la boy ölçüşür."
Jocelyn Baines
--reklam--
Nostromo Alıntıları - Sözleri
- Harekete geçmek insanı teselli edip avutur. Eylem düşüncenin düşmanı ve gurur okşayıcı hayallerin dostudur.
- Her anlamda yıkıma uğramıştı fakat tutkulu bir insan her daim hayata tutunur.
- Bizim siyasi nedenimiz yok; siyasi tutkularımız var ve o da bazen. Bir inanç nedir? İster nesnel ister duygusal olsun, kişisel çıkarlarımızla ilgili bir bakış açısıdır. Kimse durup dururken, hiç uğruna yurtsever olmaz.
- Terasa kimi zaman acıya katlanamıyordu. Yıllar boyu içini kemiren bu ıstırap, kıyı boyunca uzanan ağaçlık tepelerin altındaki limanın ışıltısını kucaklayan manzaranın bir parçası haline gelmişti; güneş ışığı ise keyiften çok, azap veriyordu.
- Dürüstlük, güvenliği sağlamak için her zaman yeterli değildir. Bir insanda, akıl ve sağduyu aramalısınız.
- Ama ben kibirli değilim. Kaçıp gidemeyecek kadar aşığım sadece. Aynı zamanda hayatta kalmak istiyorum. Ölü bir adamdan aşık olmaz.
- "Barış hiç gelmeyecek mi? Hiç huzur olmayacak mı?" diye fısıldadı. "Sanmıştım ki biz..." "Hayır!" diye lafını böldü doktor. "Maddi çıkarlar gelişirken barış ve huzur olmaz..."
- Maddi çıkarlar gelişirken barış ve huzur olmaz. Kendi yasaları var onların, kendi adaletleri. Ama bu gelişim, amaca ulaşmak için her türlü çareye başvurur ve gayri insanidir; ancak bir halk ilkesinde bulunabilecek fikir doğruluğundan, süreklilikten ve güçten yoksundur.
- Hürriyetin ruhu denizlerdedir, dedi.
- İnsanın o kadar iyi bildiği sözcükler , karabasanı andıran anlamlar kazanıyor bu ülkede . Özgürlük, demokrasi, hükümet - bütün bu sözcüklerde bir çılgınlık ve cinayet tadı var .
- Gerçekten de, bir insandan, diğer insanlar hakkında, kendisi için düşünebildiğinden daha iyi şeyler düşünmesini beklemek akılsızlık olurdu.
- Bizim siyasi nedenimiz yok; siyasi tutkularımız var ve o da bazen. Bir inanç nedir? İster nesnel ister duygusal olsun, kişisel çıkarımızla ilgili bir bakış açısıdır. Kimse durup dururken, hiç uğruna yurtsever olmaz. Yurtsever kelimesi işimize yarıyor.
- “Bir sözün değeri, onu söyleyen kimsenin kişiliğindedir, çünkü yeryüzünde söylenmedik yeni bir söz kalmamıştır.”
- "İnsanların kendi kendilerine yardım etmediği bir ülkede Tanrı yoktur!"
- Bizim politik nedenimiz yok; politik tutkularımız var - o da bazen. Bu inanç nedir? Kişisel çıkarımızla ilgili politik ya da duygusal bir görüş. Hiç kimse bir hiç uğruna yurtsever olmaz. Sözcüğün kendisi işimize yarar.
--reklam--
Nostromo İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Joseph Conrad’dan daha önce Karanlığın Yüreği’ni okumaya başlayıp, araya başka kitaplar girince yarım bırakmıştım. Sonrasında yazarla ilgili araştırma yapınca, İngiliz emperyalizmine yaklaşımıyla ilgili eleştiriler yazara önyargılı yaklaşmama neden oldu. Dünya Klasikleri Okuma Kulübümüzün bu ayki okuması olduğu için Nostromo’yu okudum ve Conrad’ı tanısığım için gerçekten çok memnunum. Yazarın başyapıtı kabul edilen eserde, hayali bir Latin Amerika ülkesinde yaşanan olaylar anlatılıyor. Başta gümüş madeni olmak üzere doğal kaynakları sömürülen ülkede, askeri darbeler, kaos, devrim ve karşı devrim olmak üzere Latin Amerika ülkelerinde yaşananları okuyoruz. Bireylerin siyasi görüşlerinden bağımsız olarak, para tutkusu ve iktidar hırsını çok iyi işlemiş Conrad. Nostromo’nun yazarın başyapıtı kabul edilmesindeki başlıca nedenlerden biri, Conrad’ın konuya oldukça geniş bir açıdan yaklaşıp, toplumun birey üzerindeki etkisini oldukça başarılı işlemiş olması. Kolay okunan bir eser değil, biraz sabır istiyor. Olaylar kronolojik bir sırayla anlatılmıyor, kesitlerden bütüne gitmek okura düşüyor. Bunun yanında, çok fazla karakter var, okuyacaklara tavsiyem mutlaka bir karakter listesi oluşturmaları olur. Aynı zamanda Conrad, döneminin eserlerinin çok ilerisinde, Nostromo’yu modern roman yapan bir anlatım tarzı kullanmış ki bu hem herkese hitap etmeyecek hem de okuru yoracak bir tarz. Eserle ilgili hem olumlu hem olumsuz fikirlerim var. Latin Amerika özelinde sömürgecilik sorununu ele alışını, bir yandan da bireysel hırslar üzerinden ahlak kavramını işleyişini çok beğendim. Doğa tasvirleri muazzamdı. Yazarın az bildiği bir coğrafya ile ilgili bu kadar detaylı bir siyasi eleştiriyi böyle gerçeğe uygun işkemesi ve hayalgücü hayranlık uyandırıcı. Böyle edebi bir metni üçüncü dilinde yazmış olması da öyle. Ancak, karakterlerin yeterince derinlikli oluşturulmadığını düşünüyorum. Ayrıca anlatım tarzı nedeniyle de beni biraz yordu. Yine de okuduğum için çok memnunum. Önemli ve güçlü bir metin olduğunu düşünüyorum. Conrad’ı anlamak için de okunmalı. (İpek Dadakçı)
Joseph Conrad’ın başyapıtı #nostromo 1904 yılında yayımlanıyor. Yazılmasından yüz yıldan fazla zaman geçmesine rağmen insanın doğası ve sömürgecilik ile ilgili tespitleri hala güncel. Hayali bir Latin Amerika ülkesinde geçiyor olaylar. Diktatörlük, iç savaş, devrim, sömürü ortamı. Olayların merkezinde bir gümüş madeni ve halkın çok sevdiği Nostromo lakaplı bir denizci. Kitabın adı bir kişinin hikayesini çağrıştırıyor ama çok fazla karakter var ve bir toplumun kişisel hırslar ile şekillenen hikayesi. Dönemi için çok yeni bir anlatım, klasik anlatımın dışına çıkıyor. yazar/terry-eagleton kitap/edebiyat-nasil-okunur--35477 kitabında Conrad’ın Nostromo ve Lord Jim kitaplarındaki anlatımından bahsediyor. Alıntılıyorum; “Anlatımı daireler çizip başa döner, yola yarıdan başlar, aynı anda bir sürü hikayeyi birden yürütür, anlatıcıları değiştirir ve aynı olayları farklı perspektiften aktarır. Okur hikayeye önce bir açıdan, sonra başka bir açıdan dalmak, zamanda bir ileri bir geri kaymak ve birinin aktarımının başka biri tarafından dinlenmesini kaydeden bir anlatıcının söylediklerine inanmak zorunda kalır. “ Biraz zor ve muhteşem:)) Kitabın ilk 150 sayfası özellikle okurları zorluyor, beni de zorladı. Devam edin :)) İyi ki okudum dediğim bir kitap oldu ve Latin edebiyatını seven biri olarak hala bu ülkenin kurgu olmasının şaşkınlığını yaşıyorum. Çok tanıdık, biraz Fuentes’i, Marquez’i ve Galeano’yu andım. Çeviri #erhunyücesoy Editör #seçkinselvi #şirinetik #canyayınları (Vox Nihili)
Nostromo benim Conrad'dan ilk okuduğum eser oldu. Nostromo, Güney Amerika'daki hayali bir yer olan Costaguana'da Suloca adlı bir kentte geçiyor. Temelde diktatörlük rejimine odaklanıyor eser. Diktatörlüğün kesimlerce kabul edilip edilmemesi bazı durumlarda değişikliğe sürüklüyor insanları. Bu diktatörlük rejiminin temeli San Tomé isimli bir gümüş madenine dayanıyor eserde. Bu maden öyle ki ülkenin birçok açıdan yaşamı, kaygısı, dayanağı... Bu madendeki gümüşler belli sebeplerden dolayı baş karakterimiz Nostromo'ya emanet edilir. Nostromo, siyasi, hayatî felsefesini diğer insanlara göre farklı bir düşüncede yaşar. Buna bağlı olarakta emanet edilen gümüşlerin akıbeti buna göre şekillenecektir. Zaman geçtikçe diktatörlüğün karşısında devrimin çıkması bağımsızlık mücadelesi için bir savaş niteliğinde. Tabii bu savaş ekonomik, siyasi bir iç savaş. Ükenin içindeki bölünmelerin de olması kuşkusuz. Nostromo gerçekten değişik bir okumaydı bana göre. İlk yarı daha diplomatik. Akıcılık buna bağlı olarak değişiyor. Diğer yarı ise bana göre çok daha akıcıydı. Birçok karakter var ve bu karakterlerinin çoğunun öne çıkması nitelikli bir kurgunun yansıması, kanıtı. Conrad farklı bir yazar. Tolstoy'la, Dostoyevski'yle bağdaştırılıyor. Tabii bu yorum her okuyucuya göre değişir. Kitabı önermek konusuna gelecek olursak; Açıkçası herkese öneremem. Değişik bir okuma olduğu için nitelik anlamında da farklı bir konumda eser. Conrad ileri görüşlü bir yazar. Modern hayata geçiş sürecine bir de Conrad'ın gözünden bakmak gerek. (Sena Atbaş)
--reklam--
Nostromo PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Joseph Conrad - Nostromo kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Nostromo PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Joseph Conrad Kimdir?
1857'de Polonyalı bir anne-babadan Ukrayna'da doğdu. Asıl adı Josef Korzeniowski'ydi. Sürgün edilen anne ve babasıyla birlikte Rusya'ya gitti. 1874 yılında bir Fransız gemisinde denizcilik hayatına başladıktan sonra 1884'de bir İngiliz denizcilik şirketine geçti ve İngiliz vatandaşı oldu.
Denizcilik hayatı 1894'e kadar sürdü. Bundan sonra kendini yazmaya verdi. Ancak bu yıllar arasında, hikaye ve romanlarının pek çoğuna konu ve tema sağlayan denizcilik hayatından alacağını almıştı.
1924 yılında ölen Conrad, anadili olmamakla birlikte İngiliz dilinin en önemli yazarları arasında yeralmayı başardı. Dilindeki belli belirsiz yabancılığı, anlatmayı sevdiği iç dünyaları, çeşitli yorumlara açık çetrefil kişilikleri anlatmakta başarıyla kullandı.
Nostromo (Çeviren: Mehmet H. Doğan, Adam Yayınları), Nigger of Narcissus, Lord Jim, Victory (Zafer, Çeviren: Armağan İlkin, Adam Yayınları), Secret Agent, Under Western Eyes (Razumov'un Öyküsü, Çeviren: Ayşe Yunus-Zafer Bakırcı, Alan Yayıncılık) ve The Heart of Darkness en önemli eserleri arasındadır.
--reklam--
Joseph Conrad Kitapları - Eserleri
- Karanlığın Yüreği
- Casus
- Lord Jim
- Narcissus'un Zencisi
- Gençlik
- Nostromo
- Batılı Gözler Altında
- Lagün
- Üç Deniz Öyküsü
- Sır Ortağı
- Zafer
- Muhbir
- Dönüş
- Altı Öykü
- Geri Zekalılar
- Almayer'in Sırça Köşkü
- Kişisel Bir Belge
- Sokak Çalgıcısı - Lord Jim
- Denizden Yansıyan
- Tayfun
- Talih
- Karain
- The Lagoon
- Tales of Unrest
- An Outpost of Progress
--reklam--
Joseph Conrad Alıntıları - Sözleri
- "Bu yıl keyfim yerinde olmadı pek." (Narcissus'un Zencisi)
- Tıpkı patlayan top mermileri gibi yasaların ihlali de denizden gelen çözülmez bir gizemdi onlar için. (Karanlığın Yüreği)
- Bu yıl keyfim yerinde olmadı pek. (Narcissus'un Zencisi)
- Ona göre kavga çok daha eskilere dayanıyordu. ............................................. ............................................. ............................. "Mesele neydi acaba?" (Muhbir)
- Bilmediğim sokaklardan güçlükle yolumu bularak eve dönerken ben de bir sürü şey yapmaya koyulmuştum; ben ama kimseyi rahatsız etmeden, sadece kendim için ve sadece kafamın içinde... (Sokak Çalgıcısı - Lord Jim)
- Bizim siyasi nedenimiz yok; siyasi tutkularımız var ve o da bazen. Bir inanç nedir? İster nesnel ister duygusal olsun, kişisel çıkarımızla ilgili bir bakış açısıdır. Kimse durup dururken, hiç uğruna yurtsever olmaz. Yurtsever kelimesi işimize yarıyor. (Nostromo)
- Çok gençlerin anları yoktur. Dur durak ve iç gözlem nedir bilmeyen umudun o güzelim sürekliliği içinde günlerini peşinen yaşamak, ilk gençliğin ayrıcalığıdır. (Üç Deniz Öyküsü)
- ilahi demokrasiden pek de farklı olmayan vahşi otokrasi,sadece düşmanlarının kanıyla beslenmiyor anlaşılan.Dostlarını ve uşaklarını da yiyip yutuyor. (Batılı Gözler Altında)
- Kalbin arzuladığı yere giden tüm yollar uzundur. Sürüklenip gideceksek, tutunduğumuz yeri bırakmanın ne faydası var ? (Üç Deniz Öyküsü)
- Bence insanların çoğu son meteliklerine kadar kumar değil mi zaten? Bugünden yarına ne olacağını kim bilir? İşin kötüsü insan kendi elindeki kağıtları bile bilmez yaşarken. Oysa önemli olan elindeki kozları tanımaktır. Bilmem anlatabildim mi? Fırsatını bulursa herkes kumar oynar. Herhangi bir şey için, bazen de her şey için. (Zafer)
- Bütün dünyayı kapsayacak kadar geniştir insan yüreği. Yükü omuzlamak yeterince yiğitliktir, ama bunu silkip atacak yüreklilik nerededir? (Lord Jim)
- Kısa bir tatil verdim kendime. Tek başıma kutluyorum. Neden olmasın ? (Casus)
- Dünyadan çekip gitmeye yeterince hazırdım. (Sır Ortağı)
- Onlar! Asla! (Geri Zekalılar)
- "Bunlar geçecek." (Geri Zekalılar)
- "Tek başına bilgi sadece bir çöp yığınıdır." (Batılı Gözler Altında)
- "Yanlışlık: Yaşam için gerekli ihtiyaçların, gizli korkuların, yarım olgun hırsların, kendimize karşı duyduğumuz gizli bir inançsızlıkla karışık bir kendine güvenin, umuda beslenen aşkın ve belirsiz günlerin getirdiği korkunun derinliklerinde yatar." (Batılı Gözler Altında)
- İnsanca duygulara her zaman saygı duyardı Heyst. Ne var ki insanlara yakınlık göstermesini beceremez, bu eksikliğini de bilirdi. Karşınızdaki bir yıkıntı haline gelmişse, incelikle, terbiyeyle yardımcı olamazsınız ona. (Zafer)
- Bu kokuşmuş gemide açlıktan kırıldığımız yetmedi, şimdi de bu kötü yürekli zorbalar uğruna boğuluyoruz! (Narcissus'un Zencisi)
- "İyi gerekçelerden şüphe duymak gerekir." (Batılı Gözler Altında)
Yorumlar
0 yorum