Kitap Künyesi
Yazar: Katherine Mansfield
Çevirmen: Memet Fuat
Yayın Evi: Adam Yayınları
İSBN: 2880000055792
Sayfa Sayısı: 109
--reklam--
Ölü Albayın Kızları Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Picton vapuru saat on bir buçukta kalkacaktı. Güzel bir geceydi, durgun, yıldızlı; ama aradan inip limana doğru uzanan Eski İskele'nin üstünde yürümeye başladıkları sırada denizden esen hafif bir rüzgar, Fenella'nın saçlarına çarptı, kız hemen elini kaldırıp şapkasını tuttu. Eski İskele karanlıktı, çok karanlık; antrepolar, hayvan vagonları, yüksek vinçler, küçük, yerden yapma lokomotif hepsi yoğun karanlıktan yontulup biçimlenmiş gibiydiler. Orada burada, kocaman, kara bir mantarın sapına benzeyen, yuvarlak, tahta direklerin ucunda fenerler asılıydı, ama cansız, titrek ışıklarını saçmaktan korkuyormuş gibi çekingen yanıyorlardı; sanki sadece kendileri için.
Fenalla'nın babası aceleci, sinirli adımlarla ilerliyordu.
Büyükannesi de, oğlunun yanı sıra, siyah mantosunu hışırdatarak telaşlı telaşlı yürüyordu; öyle hızlı gidiyorlardı ki, Fenalla onlara yetişebilmek için arada bir koşmak zorunda kalıyordu. Küçük kız, sucuk gibi sarılıp sarmalanmış olan kendi paketinden başka, büyükannesinin şemsiyesini de taşıyordu; şemsiyenin kuğu başı biçiminde olan sapı çabuk ol der gibi kolunu gagalamaktaydı. Kasketlerini başlarına iyice geçirmiş, yakalarını kaldırmış erkekler gelip geçiyor, sıkıca sarınmış, örtünmüş birkaç kadın koşuşuyordu; beyaz, yünlü bir şalın altından sadece kolları ile bacakları görünen küçük bir oğlan, babasıyla annesinin arasında sürüklene sürüklene gidiyor, tıpkı krema tabağına düşmüş yavru bir sineğe benziyordu.
(Kitabın Girişinden)
--reklam--
Ölü Albayın Kızları Alıntıları - Sözleri
- En koyu karanlık güneş doğmadan az öncekidir.
- “Kötü günlerinde hatırla bunu, En koyu karanlık güneş doğmadan az öncekidir.”
--reklam--
Ölü Albayın Kızları İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Tamamen zaman kaybı, sonunu getirmek için kendimi çok zorladım ama daha fazla bu işkenceye katlanamadim. Bi daha hediye kitap istemiyorum. En azından beni tanımayan, okuduğum tarzı bilmeyen insanlar kitap almasın. (BG)
--reklam--
Ölü Albayın Kızları PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Katherine Mansfield - Ölü Albayın Kızları kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Ölü Albayın Kızları PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Katherine Mansfield Kimdir?
Katherine Mansfield, 1888’de Yeni Zelanda’nın Wellington kentinde doğdu. Yazar olmak amacıyla 19 yaşında Yeni Zelanda’dan ayrılarak İngiltere’ye yerleşti. İlk düş kırıklıklarını, karamsar öykülerinin yer aldığı In a German Pension (1911, Bir Alman Pansiyonunda) adlı kitabında dile getirdi. Yeni Zelanda’daki aile anılarıyla çok güzel çağrışımlar içeren bir dizi öyküyü Prelude (Başlangıç) adıyla 1918’de yayınladı. Bunları ve öteki öykülerini bir araya getiren Bliss (1920, Mutluluk) ününü pekiştirdi. 1922’de yayınlanan The Garden Party (Garden Parti) adlı kitabıyla yeteneğinin doruğuna ulaştı. Yaşamının son beş yılında veremle mücadele ettikten sonra 1923’te Fransa’nın Fontainebleau kentinde öldü. Son öyküleri ölümünden sonra The Dove’s Nest (1923, Kumru Yuvası) ve Something Childish (1924, Çocukça Bir Şey) başlıklı kitaplarda toplandı.Şiirsel öğelerle süslü farklı bir düzyazı üslubu geliştiren Mansfield, psikolojik çatışmalar üzerinde odaklanan, incelikle işlenmiş öyküleriyle kısa öykünün bir edebiyat türü olarak gelişmesine önemli katkıda bulundu.
--reklam--
Katherine Mansfield Kitapları - Eserleri
- Bahçede Eğlence
- Koyda
- Güneş ile Ay
- Bahtiyarlık ve Diğer Öyküler
- 1919
- Fransızca Bilmiyorum
- Çocuksu Bir Şey
- Ölü Albayın Kızları
- Katıksız Mutluluk
- Bir Hüzün Güncesi
- Albüm Yaprağı
- Yazgımı Öğrenmeliyim
- Sinirsiz Adam
- Bir Gece Vakti
- Şarkı Söyleme Dersi
- Ah Bu Rüzgar
- Seçme Hikayeler
- Yolculuk
- Selected Stories
- The Fly
- Seçme Mektuplar
--reklam--
Katherine Mansfield Alıntıları - Sözleri
- “İkimiz de öylesine bencil, öyle ben merkezli, kendi kendimizle öyle meşguldük ki kalbimiz de başka birine verecek tek bir köşe bile yoktu.” (Güneş ile Ay)
- Görev edinme kararlılığında acıklı bir yan vardı. (Bahçede Eğlence)
- En koyu karanlık güneş doğmadan az öncekidir. (Ölü Albayın Kızları)
- Saklanabileceği, kendi başının çaresine bakabileceği, istediği kadar kalabileceği, kimseyi tedirgin etmeyeceği, kimsenin de onu huzursuz etmeyeceği hiçbir yer yok muydu yani? Şu dünyada hiçbir yer yok muydu doya doya ağlayabileceği - en sonunda? (Bahçede Eğlence)
- . O kadar derinlerdeyim ki, bir daha hiçbir şeyin beni yakalayabileceğini hayal edemiyorum. ... (Seçme Mektuplar)
- ikimiz de öylesine bencil, öyle benmerkezli, kendi kendimizle öyle meşguldük ki kalbimizde başka birine verecek tek bir köşe bile yoktu (Güneş ile Ay)
- Onun gözünde her şey öyle doğal ve öylesine kaçınılmazdı ki... (Bahtiyarlık ve Diğer Öyküler)
- "Keşke," dedi alçak, dertli bir sesle, "keşke zehir içseydim de ölmek üzere olsaydım – şimdi, buracıkta!" "Ama neden böyle diyorsun? Ben hayatta böyle bir şey söyleyemem." "Seni çok fazla seveceğimi biliyorum da ondan – hesapsızcasına seveceğimi. Müthiş acı çekeceğimi de biliyorum Vera; çünkü sen beni asla, dünyada sevmeyeceksin." (Bahtiyarlık ve Diğer Öyküler)
- “Bu hafızanızın iyi olduğunun kanıtı zarif bayan. Şimdi merak ettim, ayrıca bu oldukça ilginç bir tartışma konusu, -hafıza bir lütuf mudur, yoksa, bu kelimeyi kullandığım için affedin, bir lanet mi?” (Bir Gece Vakti)
- "Ah, neden erkekler bu kadar güçlü?" diye bağırdı Viola. (Albüm Yaprağı)
- "Ben, insanların seyahat çantalarına benzediğine inanırım; içlerine bazı şeyler yerleştirilmiş, yola çıkarılmış, havaya fırlatılmış, yere çakılmış, kaybolup bulunmuş, ansızın yarı boşaltılıvermiş ya da tıka basa doldurulup büsbütün şişirilmiş, ta ki nihayet Sonuncu Hamal tarafından Sonuncu Tren'e bindirilerek tangır tungur yola düzülünceye kadar..." (Fransızca Bilmiyorum)
- "Güllere gelin! Zambakiara gelin! Menekşelere gelin!" (Çocuksu Bir Şey)
- Why did the photographs of dead people always fade so? wondered Josephine. As soon as a person was dead their photograph died too. (Selected Stories)
- “kadınların içindeki iyilik ruhu kolay kolay ölmez…” (Güneş ile Ay)
- Şu dünyada hiçbir yer yok muydu doya doya ağlayabileceği – en sonunda? (Katıksız Mutluluk)
- İnsan ruhuna inanmam ben. Hiçbir zaman da inanmadım. Ben, insanların seyahat çantalarına benzediğine inanırım; içlerine bazı şeyler yerleştirilmiş, yola çıkarılmış, havaya fırlatılmış, yere çakılmış, kaybolup bulunmuş, ansızın yarı boşaltılıvermiş ya da tıka basa doldurup büsbütün şişirilmiş.. (Fransızca Bilmiyorum)
- “İnsan yazar/lev-tolstoy’un kitap/anna-karenina--357’sını düşününce, yazar/ivan-sergeyevic-turgenyev’in bütün o kışkırtıcı omuzlu genç kadınları siliniyor, bir hiç oluyorlar.” (1919)
- Niçin insan geceleri böyle değişik duygulara kapılır? (Bahçede Eğlence)
- hem zaten ben bir şeylerin yakasını bırakamayan, peşlerinden koşup bağıran insanları hiç çekemem. bir şey elden gidince gitti demektir. sona ermiş, bitmiştir. o zaman bırakın gitsin! görmezden gelin onu, eğer avunmaya ihtiyacınız varsa, yitirilen şeylerin asla geri gelmediğini düşünerek avutun kendinizi: gelse bile yeni bir şeydir artık, her seferinde yeni, başka bir şeydir. elinizden çıktığı anda değişime uğramıştır. (Fransızca Bilmiyorum)
- İnsanların elbise sandığına benzediğine inanırım - içine belli şeyler tıkılmış, yola çıkartılmış, ortalığa savrulup atılmış, fırlatılmış, saçılmış, yitirilmiş, bulunmuş, ansızın yarısı boşaltılmış, ya da şimdiye kadar olmadığınca tepeleme doldurulup şişirilmiş, taa en sonunda En Son Görevli onları kollarından tuttuğu gibi En Son Trene savuruncaya ve onlar takır takır uzaklaşıncaya kadar... (Katıksız Mutluluk)
Yorumlar
0 yorum