Kitap Künyesi

Yazar: Agatha Christie

Çevirmen: Çiğdem Öztekin

Orijinal Adı: The Pale Horse

Yayın Evi: Altın Kitaplar

İSBN: 9789752107373

Sayfa Sayısı: 304

Ölüm Büyüsü Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

1970'li yıllardan beri baskısı olmayan ve en çok aranan Agatha Christie kitaplarının başında yer alan bir polisiye klasiği

Yaşlı bir din adamı öldürülmüştür. Katil telaş içinde kurbanın ceplerini araştırır, ama aradığı şeyi Peder Gorman'ın yırtık cüppesinde bulamaz.

Peki katilin aradığı nedir? Ve birkaç saat önce ölüm döşeğinde yatan kadın, pedere neler itiraf etmiştir?

Kır At adlı halka açık evi yöneten ve kara büyü yaptıkları söylenen üç kadın bu soruların yanıtlarını verebilirlerdi. Belki de çözüm insan tabiatının karanlık yönlerinde yatıyordu...

"Kara büyü ile işlenen cinayetler... Dâhiyane ve çok eğlendirici."

Evening Standard

(Tanıtım Yazısından)

Ölüm Büyüsü Alıntıları - Sözleri

  • İnsanın bu kadar çok düşünecek zamanı olmamalı,düşünecek zamanı olmamasını dilerdim,bunun hiçbir faydası yok. İnsanı harap etmekten başka.
  • Bir an için ister istemez şeytanın belki de Tanrı' dan bile daha etkin olduğunu düşündüm. Şeytanın sürekli olarak şov yapması gerekiyordu. Ürkütmek ve meydan okumak zorundaydı. Bu aslında bir anlamda dengeye saldıran dengesizlikti. Düşünüyordum da denge ve doğruluk sonuçta daima kazanırdı. Denge iyi kalpli perinin yumuşak sesle söylediği alışıldık öğütlerle, kafiyeli beyitlerle, hatta "Tepeden aşağı inen rüzgarlı bir yol var, eski dünyanın sevdiğim köyüne uzanan" mısralarının ilgisiz ses uyumuyla sağlanırdı. Her ne kadar başlangıçta iyinin tüm silahları çok zayıf gibi görünse de yine de kaçınılmaz bir şekilde egemen olurdu.
  • ‘ ... Onların yaşamlarını boşa harcanmış görme hakkını kendimde nasıl bulabiliyordum? Kim bilir belki de asıl boşa harcanan benim sakin, kitaplarla çevrili eğitimci yaşamımdı. İkinci el bir yaşam! Dürüst olmak gerekirse hiç yaşamın keyfini çıkarmış, hiç mutlu olmuş muydum? ‘
  • -Sizce makineler bir gün gelip insanların yerini alacak mı ? +İnsanların , evet . Ama İNSANIN , hayır ! Düşünen , kontrol eden insan daima üstün durumda kalacaktır . Makinelerin cevabı verdiği sorulara soranlar her zaman insanlar olacaktır .
  • Eğer bir şeyler olması gerektiği gibi değilse, en iyisi onları hiç bilmemek, sizce de öyle değil mi?
  • ‘İnsanların bugünlerde kötülük sanki hiç olmayan bir şeymiş gibi davranmalarını kabul edemiyorum. Kötülük vardır. Kötülük güçlüdür. Hatta bazen iyiden bile güçlü. O her yerde, yanı başımızdadır. Görülebilir ve onunla savaşılabilir. Aksi takdirde karanlığa gömülürüz.’
  • ''İnsanın bu kadar çok düşünecek zamanı olmamalı, düşünecek zamanı olmamasını dilerdim, bunun hiçbir faydası yok. İnsanı harap etmekten başka.''
  • İnsanlar nedense günahtan gurur duyuyorlar.
  • İşimi etkilemediği sürece çevre benim açımdan tamamen önemsizdi, ben kendi dünyamda yaşıyordum.
  • İnsanın bu kadar çok düşünecek zamanı olmamalı. Düşünecek zamanım olmamasını dilerdim, bunun hiçbir yararı yok insanı harap etmekten başka.
  • Karmakarışık düşünceler içindeydim ve yalnız olmak istemiyordum. Kısacası tek isteğim beni bu düşüncelerden kurtaracak biriyle birlikte olmaktı.
  • 'Çok para kazanıp da bu parayla ne yapacağını bilemeyen o kadar çok insan var ki! Sonuçta bu kişiler bir tür para üreten makine olup çıkıyorlar. Paranın esiri oluyorlar. Sabahın erken saatinde ofislerine gidip, gece geç saatlere kadar çalışırlar; ve buna kendi zevleri için asla ara vermezler. Peki ellerine geçen ne? Büyük arabalar, büyük evler, çok sayıda pahalı metres ya da eş... sözün kısası, daha fazla baş ağrısı? '
  • ' İnsanın bu kadar çok düşünecek zamanı olmamalı, düşünecek zamanımın olmamasını dilerdim, bunun hiçbir yararı yok insanı harap etmekten başka.'
  • " baştan başla, sonuca ulaş ve bitir " gibi bir temel kurala uy.
  • Ama kitap bitmeden anlaşılmaz

Ölüm Büyüsü İncelemesi - Şahsi Yorumlar

En ilginç Agatha kitaplarından biriydi, son 20-30 sayfaya kadar "yok canım, böyle bitiremez Agatha" diyerek merakla okuyorsun, sonra bir anda "hııııııı" diye aydınlanma geliyor. Herhangi bir dedektif olmaması beni korkutmuştu, acaba hoşnutsuz mu kalacağım kitaptan diye. Ama hayır, oldukça güzel keyifli bir kitaptı. (Esra Kantarcı Çayır)

Merhaba Talyum, kitap, Agatha Christie ve üçüncü sayfa cinayet haberleri içeren gazete küpürü bilgileri bulanabilir! Kitaba ilgi duyanlar okumasın lütfen! Gerçi katilin kim olduğunu felan söylemiyorum ama yine de kitabı okumak isteyenler okumasın bu incelemeye benzer şeyi. Agatha Christie sevdiğim bir polisiye yazarı. Birçok kitabını okudum. Ölüm Büyüsü'de okuma listemdeydi fakat ne zaman okuyacağım belirsizdi. Ta ki adli tıp uzmanı yazar/Sevil-Atasoy 'un kitap/karanliga-yolculuk--6459 adlı değişik vaka örnekleri sunduğu kitabını okuyana dek. Bu kitapla Ölüm Büyüsü'nün okuma sıralaması da değişti ister istemez. Bu kitap diğer Christie eserlerine göre biraz daha sönük kalmış sanki. Belki de gözler küçük gri hücreleriyle Hercule Poirot'yu aradı ya da Miss Marple yoktu ondan. Roman talyum ile ilgili bir cinayet üzerine kurulu. Tabi ki arka planda üç cadı ile metafizikte var. Bir rahip öldürülüyor ve sonrasında gelişen olaylar... Talyum, bir fare zehiri. Bunu bize Christie söylemiyor, Sevil Hanım söylüyor. Panzehiri de Prusya mavisiymiş. Sevil Hanım'ın kitabında çok ilginç olaylar anlatılıyor, bunlardan birisi de talyum zehirlenmeleri ile ilgili olan bölüm. Bu bölümde bir Japon kızımız, üvey annesinin çayına her sabah koyduğu talyum ile ölümüne neden olmasından bahsedilir. Eczaneden nasıl kolay bir şekilde temin ediyor, o da ayrı tartışma konusu ya! Bu kızımız Ölüm Büyüsü'nü okuduğunu ifade etmiş mahkemede. Mahkeme, yargılanmanın ardından psikiyatrik tedavi edilmesine karar veriyor. İşte polisiyenin zararları dediğinizi duyar gibiyim. Bunu isterseniz çocuğun nasıl bir aile ortamında yetişip de bu raddeye kadar geldiğinde aramak lazım. Belki de üvey annesinin tutumlarıdır, sevgiden mahrum bırakmasıdır cinayete götüren etmenler... Polisiyenin faydalarını da biraz aşağıda belirteceğim! Şimdi Japon kızı bırakıp talyum zehirlenmesine gelelim. Belirtileri bulantı, kusma, ishal ve özellikle de saç dökülmesi ile kendini gösteriyor. Zaten Ölüm Büyüsü romanında cinayetin çözümünde üzerinde durulan da saç dökülmesiydi. Agatha Christie, zehir bilgisini 1939'dan 1945'e kadar çalıştığı Londra Üniversitesi'nin eczacısına borçluymuş! Cinayet aleti olarak talyumun kullanıldığını da eczanenin sorumlusu Harold Davis'ten öğrenmiş. Kitapta yer alan karakterlerden birinin adı da Davis zaten. Agatha borçlu hissettiği kişiye bir karaktere adını vererek teşekkür etmeyi de ihmal etmiyor böylelikle! En büyük belirtisinin saç dökülmesi olduğunu söylemiştik biraz önce. Saçı doğal yollardan dökülen birçok kişi "beni zehirlediler" diye hastanelere koşturmuş olduğu gibi bu roman ile hayatı kurtarılanlar da bir hayli fazla. Sevil Atasoy'un "hayat kurtaran polisiye" mini başlıklı bölümünden birkaç örnek verelim: 1- 1971'de İngiltere'nin Bovingdon kasabasındaki John Hodland Limited Şirketi'nde çalışan yetmiş küsür işçi rahatsızlanmış, aralarından iki işçi de ölmüş. Efendim bunu ilk önce bir salgın sanmışlar. Hastalığı bulaştıranın bir haşere olduğu düşünülmüş. Adı bir türlü konulmadığından ona "Bovingdon Böceği" denilmiş. Agatha Christie'nin Ölüm Büyüsü romanını yeni okuyan Dr. Hugh Johnson, talyum zehirlenmesinden kuşkulanmış ve katilin aynı işyerinde çalışan Graham Frederik Young olabileceğini iddaa etmiş. Polis abiler Young'un evini arayınca talyum ile birlikte birçok zehirde bulmuşlar. Young üvey annesini talyumla zehirlediğin de 12 yaşındaymış. Yorumun başında bahsettiğimiz Japon kızın örnek aldığı kişi aha bu seri katil Young oluyor. Bu manyağın hayatının anlatıldığı 1995 yapımı The Young Poisoner's Handbook adlı bir film de var. http://www.imdb.com/title/tt0115033/ Gelelim diğer örneklere 2- Latin Amerikalı bir kocamız var, hanımı bu adamın yemeğine talyum katıyor inceden inceye. Bir de meraklı komşumuz var. Bu komşu 1975'te Agatha Christie'ye yazdığı mektupta, komşusunun ölüme adım adım yaklaştığını, Ölüm Büyüsü'nü okuduğu için fark ettiğini ve polise haber vererek adamı kurtardığını söylemiş. Ne anlatıyorsun Allah aşkına tatavayı kes artık dediğinizi duyuyorum. Son bir örnek ile hayat kurtaran polisiyeyi bitiriyoruz. 3- Agatha Christie'nin ölümünden bir yıl sonra (1977) Katar'dan Londra'ya bilinci kapalı olarak bir kız çocuğu getiriliyor. Bebek henüz 19 aylık. Doktorlar teşhis koyamaz. Ölüm Büyüsü'nü okuyan bir hemşire bebeğin saç dökülmesini talyum zehirlenmesine bağlamış. Yapılan idrar analizleri ile hemşire haklı çıkmış. Küçücük bebeği zehirleyecek kadar çivisi çıkan dünya, pes... Neyse üç hafta kadar sonra evine dönecek kadar sağlığına kavuşmuş bebeğimiz. British Journal of Hospital Medicine adlı tıp dergisinde küçük kızın öyküsü yayımlanmış sonuna da bir not eklemişler. "Hemşire Marsha Maitland'a sezgileri, aramızdan ayrılan Dam Agatha'ya yazdıkları için teşekkür ederiz." (Dam: Kadınlara verilen bir asalet ünvanı) Görüyorsunuz ya kitaplar hayatta kurtarıyor. Başlarda da bahsettiğim gibi ben biraz da Poirot'un ve Marple'nin olmamasından dolayı ve de konunun nispeten sıkıcı gelmesinden dolayı bu romanda pek aradığımı bulamadım, Ama Christie okumaya tam gaz devam ediyorum. Her şeye rağmen; teşekkürler eserleri kutsal kitaplardan ve Şekspir'den sonra en çok basılan polisiyenin kraliçesi. Ve size de keyifli okumalar, iyi pazarlar sayın okurlar. Başınızı ağrıttık kusura bakmayın. Ben yeni bir Christie'ye geçiyorum, haftaya görüşürüz :) (GBB)

Ölüm Büyüsü- Agatha Christie: Sözlerime nasıl başlasam bilmiyorum. Diğerlerinden aşağıda kalmayacak bir Agatha Christie kitabı daha. Sizde de oluyor mu bilmiyorum ama her kitabıyla beni büyülemeyi başaran bir kadın. Açık söylemek gerekirse kuşkuluydum konu itibariyle diğerlerinden biraz farklı bir kitap ve ben yine uzunca bir süre neler olduğunu tam anlayamadım. Ama yazar olağanüstü kurgusu ve mükemmel kalemiyle başarıyla altından kalkmış. Bir pederin ölümüyle açılan bir dosya, olayı soruşturan siviller ve umulmadık bir son. Spoiler vermek istemiyorum o yüzden fazla konuşamayacağım. Bu kadının bütün yazdıkları bir şansı hak ediyor bence. İyi okumalar... kitap/olum-buyusu--9082 yazar/agatha-christie (eda kapıcı)

Kitabın Yazarı Agatha Christie Kimdir?

Agatha Christie dünyanın en tanınmış polisiye romanları yazarıdır. Eserleri 45 dile çevrilmiş olan yazarın kitap satışları milyarları bulmuştur. Kutsal kitaplar (Kuran ve İncil) ile Shakespeare'dan sonra en çok satan yazardır.

Agatha Miller, İngiltere'nin Torquay şehrinde 15 Eylül 1890'da doğmuştur. 1914 yılında Kraliyet Hava Kuvvetleri'nden Archibald Christie ile evlenmiştir. 1928 yılında boşanan çiftin Rosalind adında bir kızları vardır.

Yarım yüzyıla aşkın süren yazarlık hayatında, 79 roman ve kısa hikâyelerden oluşan kitap yazmıştır. Ayrıca 25 Kasım 1952'de Londra'da perdelerini açan ve bugüne kadarki en uzun süreyle oynanan tiyatro eseri olan Fare Kapanı'nın da yer aldığı bir düzineden fazla oyuna imza atmıştır.

Christie'nin 1920'de yayınlanan ilk kitabı "The Mysterious Affair Style (Ölüm Sessiz Geldi)", aynı zamanda meşhur kahramanı Belçikalı Dedektif Hercule Poirot'nun da yer aldığı ilk eseridir. Yazın dünyasının bilinen en ünlü karakterlerinden biri olan Hercule Poirot'yu yaratan Christie, bu kahramanını 33 romanı ve birçok kısa hikâyesinde kullanmıştır. Bir diğer kahramanı ise kadın karakter Miss Jane Marple'dır. Miss Marple'ı 1930 yılında yazdığı "The Murder at the Vicarage (Ölüm Çığlığı)" adlı romanıyla okurlarına tanıtmıştır. Her iki kahramanın da serüvenleri televizyon dizisi veya film olmuştur. 1974'de Doğu Ekspresinde Cinayet, 1957'de "Witness for the Prosecution (Beklenmeyen ?ahit)", 1978'de Nil'de Ölüm en başarılı olan filmlerindendir. Agatha Christie ayrıca Mary Westmacott takma adıyla altı adet duygusal roman da yazmıştır. Aynı zamanda ikinci eşi Sir Max Mallowanile katıldığı arkeolojik kazılarla ilgili kitaplar da yazmıştır.

1971 yılında İngiltere'nin en yüksek onur unvanı olan "Britanya İmparatorluğu Kadın Komutanı" nişanını almıştır. Agatha Christie 12 Ocak 1976'da ölmüştür.

Agatha Christie Kitapları - Eserleri

  • Nil'de Ölüm
  • Beklenmeyen Misafir
  • Ölümle Randevu
  • Kahverengi Elbiseli Adam
  • Elmayı Yılan Isırdı
  • On Küçük Zenci

  • 16.50 Treni
  • Sıfıra Doğru
  • Mavi Trenin Esrarı
  • Ölüm Diken Üstünde
  • Acı Kahve
  • Cinayet Alfabesi
  • Cinayetler Oteli

  • Dersimiz Cinayet
  • Doğu Ekspresinde Cinayet
  • Fare Kapanı
  • Porsuk Ağacı Cinayeti
  • Cinayet İlanı
  • Güvercinler Arasında Bir Kedi
  • Gül ve Porsukağacı

  • Ve Ayna Kırıldı
  • Sensiz Bir İlkbahar
  • Neden Evans'a Sormadılar?
  • Arka Sokaktaki Cinayet
  • Hollow Malikanesi Cinayeti
  • Ölüm Adası
  • Sessiz Tanık

  • Suç Ortakları
  • Esrarengiz Sanık
  • Annem ve Ben
  • Köşkteki Esrar
  • Üçüncü Kız
  • Bayan McGinty'nin Ölümü
  • Noel Kekinin Gizemi

  • Kader Kapısı
  • Ölüm Saatleri
  • Sonuncu Kurban
  • İskemlede Beş Ceset
  • Cesetler Merdiveni
  • Briç Masasında Cinayet
  • Parker Pyne İz Üzerinde

  • Şahidin Gözleri
  • Bitmemiş Portre
  • Hercule'ün On İki Görevi
  • Işıklar Sönünce
  • Çarpık Evdeki Cesetler
  • Son Evdeki Tehlike
  • Beş Küçük Domuz

  • N veya M?
  • Filler de Hatırlar
  • Ölüm Sessiz Geldi
  • Sittaford Malikânesi'nin Gizemi
  • Miss Marple'ın Son Maceraları
  • Uyuyan Ölüm
  • Bilinmeyen Hedef

  • Ölüm Büyüsü
  • Üç Yanlış Üç Ceset
  • Şampanyadaki Zehir
  • Şeytan Dönemeci
  • Sonunda Ölüm Geldi
  • Ölüm Meleği
  • Zehiri Kim Verdi

  • Ölüm Çığlığı
  • Noel'de Cinayet
  • Roger Ackroyd Cinayeti
  • Mezopotamya'da Cinayet
  • Büyük Dörtler
  • Cinayetler Kulübü
  • Bağdat'a Geldiler

  • Cenazeden Sonra
  • Frankfurt Yolcusu
  • Hayatım
  • Kanatların Çağrısı
  • Lord Edgware'i Kim Öldürdü
  • Ölüm Oyunu
  • Ölümün Tam Zamanı

  • Şark Ekspresi'nde Cinayet - Gizli Düşman
  • Üç Perdelik Cinayet
  • Ve Perde İndi
  • Zarif Bir Cinayet Gecesi
  • Esrarengiz Parmaklar
  • Sevimli Örümcek
  • Hercule Poirot İz Üzerinde

  • Karakolda Cinayet
  • Poirot Araştırıyor
  • Ölümün Sesi
  • Marple Seçkisi
  • Poirot Seçkisi
  • Yedilerin Gizemi
  • Gizli Düşman

  • Sonsuz Gece
  • Pembe Evdeki Ölü
  • Ölüm Kapıda Bekliyordu
  • Listerdale'in Gizemi
  • Beklenmeyen Şahit ve Diğer Öyküler
  • Tenis Kortunun Esrarı
  • Sevginin Bağladıkları

  • Bitmeyen Gece - Roger Ackroyd'un Katli
  • Cinayet Randevusu
  • Şatodaki Hayalet
  • Örümcek Ağı
  • Kanlı Anlaşma
  • Viran Kule
  • Seçilmiş Eserleri

  • Poirot Seçkisi Set
  • Come, Tell Me How You Live
  • Le Crime Du Golf - Le Miroir Du Mort
  • Star Over Bethlehem
  • Düşman Dostlar
  • The Complete Miss Marple

Agatha Christie Alıntıları - Sözleri

  • - İnsan bazen kavgadan çekindiği, sıkıldığı için karşısındakinin sözlerine boyun eğer. Kavgalar hiç de hoş şeyler değillerdir. Fakat bence insan özgürlüğü için her zaman kavga etmeye hazır olmalıdır.- (Ölümle Randevu)
  • "Yemek sipariş eder gibi cinayet sipariş edebilseydin, nasıl bir tercih yapardın?" (Cinayet Alfabesi)
  • Hər kəs ən azı bir dəfə sevməlidir. Həyatı boyu heç olmasa bircə dəfə sevməyən adam, deməli, heç yaşamayıb. (Esrarengiz Sanık)
  • Gerçeği yerinde kullanmak da yeri geldiğinde ustaca bir aldatma sanatı olabilir. (N veya M?)
  • "Geçmişteki günahların gölgeleri uzun olur. Yaşımız ilerledikce bu sözün ne kadar doğru olduğunu anlarız." (Elmayı Yılan Isırdı)
  • Onu yaxşı anladığımı deyə bilmərəm. Mənə elə gəldi ki, sözlərində tərif az idi. (Lord Edgware'i Kim Öldürdü)

  • Asla hayaleti kendi gözüyle görmüş birine rastlamazsınız. Gören daima birinin teyzesinin ikinci dereceden kuzeni, bir dost ya da dostun dostudur. (Ölüm Adası)
  • "Artık cesaretim de dayanacak gücüm de kalmadı. " (Son Evdeki Tehlike)
  • "İçimde sanki ölsem çok daha iyi olurmuş gibi bir his var." (Miss Marple'ın Son Maceraları)
  • "Sanki yorgun olan bedeni değil zihniydi, sanki yeryüzündeki her şeyi boş ve değersiz buluyordu..." (Son Evdeki Tehlike)
  • “Gelenek bir ölçüye kadar iyidir ama fazlası zarardır.” (Güvercinler Arasında Bir Kedi)
  • İnsanları koruma, onları vazu şeylerden uzak tutmak her zaman olası değildir. İnsan er ya da geç olaylarla yüzleşmek zorundadır (Zarif Bir Cinayet Gecesi)
  • "Her şey bambaşka olabilirdi." (Sensiz Bir İlkbahar)

  • İnsan eşi benzeri olmadığını bilmeli. (Acı Kahve)
  • Hepimiz bir bakıma acımasız ve önyargılıyız... Fakat değişik konularda... Başka başka alanlarda... (Çarpık Evdeki Cesetler)
  • İnsan neler olacağını hiç bilemez (Bağdat'a Geldiler)
  • Sizden kimse kuşkulanmadığı sürece istediğinizi öldürmek o kadar kolaydır ki. (Zehiri Kim Verdi)
  • İnsan bir şeyler bildiğini sanır. (Şahidin Gözleri)
  • Önümde güzel bir hayat varken niçin öleyim? Önemli olan yaşama iradesidir. (Kanatların Çağrısı)
  • Bütün bədbəxtliklər ya puldan, ya da pulsuzluqdan törəyir. (Roger Ackroyd Cinayeti)