Kitap Künyesi

Yazar: Vamık Volkan

Yazar: Norman Itzkowitz

Orijinal Adı: Immortal Atatürk A Psychobiography

Yayın Evi: Bağlam Yayıncılık

İSBN: 9789757696971

Sayfa Sayısı: 480

--reklam--

Ölümsüz Atatürk Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Bir insan olarak Atatürk ve yaşam öyküsü

"Kederli bir ulus"un varlığı, Mustafa Kemal'e, kendi ruhsal dünyasında yaşattığı kederli anne imgesi üzerine yansıtacağı dışsal bir gerçeklik sundu. Kederli ulus, ona yaşamı boyunca sürecek Türk ulusunu kurtarma ve onarma misyonunu kazandırdı. Atatürk ünvanını aldığında kederli ulus onarılmış durumdaydı. Diğer bir ifadeyle söylersek, kendi çocukluğunun mutsuz ortamını mutlu ve muhteşem bir ortama dönüştürmüştü. Mustafa Kemal, ele geçirdiği ilk fırsatta tarihsel arenayı kendi içsel dramının yaşandığı sahne olarak kullandı. Mustafa Kemal Atatürk'ün kişisel gelişimini çocukluğundan başlayarak ölümsüz Atatürk oluncaya kadar geçen bütün bir süreci öykülendirmeyi, onun kendi iç dünyasıyla -kurucusu olduğu ve daha sonra modern bir ulusa dönüştürdüğü Türkiye olarak- dış dünya arasındaki karşılıklı etkileşimi çözümlemeye çalıştık.

--reklam--

Ölümsüz Atatürk Alıntıları - Sözleri

  • Mustafa Kemal'den bir yaş küçük olan İsmet, sabit fikirli, temkinli, ağırbaşlı, diğerlerinin düşüncelerine bağımlı, komutanından daha çok okumuş bir insandı. Öte yandan, Mustafa Kemal, kendi yazgısını kendi belirleyen, diğerlerinin düşüncelerine pek aldırmayıp kendi vardığı sonuca göre hareket eden biriydi. İkisi birlikte kusursuz bir ikili oluyorlardı.
  • Eğitim, Osmanlı reformcularının gözünde hukuk kadar önemli bir alandı. 1868'de İstanbul'daki Galatasaray semtinde tamamen batılı standartların esas alındığı bir Osmanlı Lisesi açıldı. Bu okuldaki eğitim Fransızcaydı; okuldan mezun olan Müslüman ve gayrimüslim kişiler ileride Osmanlı yaşamının pek çok alanında önemli roller üstleneceklerdi
  • Avrupa'ya doğru ilk akınlarını ondürdüncü yüzyıl başlarında gerçekleştirmiş olan Osmanlılar, ondokuzuncu yüzyılın son çeyreğinde artık Avrupa'daki son günlerini yaşıyor gibiydiler.
  • Doğum tarihi- gün, ay ve hatta yıl olarak- hâlâ kesin olarak saptanabilmiş değildir.
  • Türkiye Cumhuriyeti'nin cumhurbaşkanlığı makamına geçtikten sonra kendisinden, yabancı bir ansiklopedide yayınlanacak bir biyografi için doğum tarihini tam olarak bildirmesi istendi. Atatürk doğum günü olarak kendisine 19 Mayıs'ı seçti - yani, Türk bağımsızlık savaşını başlattığı Samsun'da karaya çıkmış olduğu gün
  • Geniş aile içinde yetişen çocuk, bir "anne" tarafından düş kırıklığına uğratıldığında ve bu yüzden onun "kötü" olarak görüldüğünde kendisine daha bağımlı olan ve kendisini yatıştıran bir diğer "anne"yi kolaylıkla bulabilecek ve o "anne"nin "iyi" olduğunu düşünecektir
  • Zübeyde evlendiği sıra 14-15 yaşlarında, yani kocasından yirmi yaş kadar daha küçük olmalı. Zübeyde ergenlik yaşında genç bir kız olarak kendi duygularını keşfetmeye ve kendi kendini tanımaya zaman bulamadan evlenmişti. Muhtemelen o yaştaki herhangi bir diğer genç kız gibi Zübeyde'nin zihni yaşama ilişkin gerçekçi algı ve kavrayıştan ziyade fantazilerle doluydu. Ne var ki bu yaşta bir kızın kendisinden yirmi yaş kadar büyük bir erkek ile evlenmesi dünyanın bu bölgesinde olağan bir durumdu. Büyük yaş farkı gösteren bu tür evliliklerde olağandışı zihinsel ve duygusal gerginlikler yaşanır; bunlardan bazıları iç çatışmaları yoğunlaştırırken diğer bazıları dışsal "çözümlere" kavuşur.
  • Ali Rıza'nın henüz küçük bir bebek olan kardeşi Mustafa'yı bir kaza sonucu beşiğinden düşürerek ölümüne neden olduğu söyleniyor; bu durum dikkate alındığında Mustafa isminin seçilmesi duygusal bir nedene dayanıyor görülüyor.Muhtemelen, Ali Rıza, aynı ismi bu kez kendi oğluna vermişti.Dolayısıyla bizim kanaatimiz Ali Rıza'nın kazayla bebek kardeşinin ölümüne yol açmış olmaktan duyduğu suçluluk duygusuyla onun ismini kendi oğluna vermiş olduğudur.
  • Atatürk, yetişkin olduğu yıllarda "Eminem" adlı bir halk türküsünü çok sevdiğini belirtmiş, "Her erkeğin gönlünde bir Emine vardır" demiştir. Muhtemelen genç emine ile olan ilişkisi çocuksu, platonik, ülküleştirilmiş saf bir ilişkiydi.
  • Mustafa Kemal'in çocukluğunun ilk yılları ciddi ruhsal yaralanmalarla geçmişti ve çocukluğundaki önemli kişilerin zihninde bıraktığı izler onun duygusal dünyasıyla tam olarak bütünleşmemişti.
  • Atatürk'ün yetişkin bir kişi olarak hemen her alanda merkezde yer almış olduğunu ve taraftarı olan kişileri kendi uzantısı olarak gördüğünü biliyoruz. Görüldüğü kadarıyla Mustafa Kemal henüz genç bir delikanlı olduğu sıralarda da böyle bir eğilime sahipti. Kendi ilgisi dışında kalan her şeye tam bir kayıtsızlık göstermesi ve ilgisiz kaldığı şeyi kendi ilgisine mazhar olamayacak kadar değersiz addetmesi Mustafa Kemal'in tavrını biçimlendiren bir öğeydi. Kendisini ortalama insanların ilgi ve kaygılarının üzerinde görüyordu.
  • Namık Kemal'in en çok bilinen dizelerinden birinde umutsuz bir durum şu şekilde ifade edilir: "Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini Yok imiş kurtaracak bahtı kara maderini" Mustafa Kemal son mısrayı şu şekilde değiştirecektir: "Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini"
  • Kolağası Niyazi, 3 Temmuz 1908'de, garnizonun büyük çoğunluğu Cuma namazında olduğu sıra Resne'deki askeri üsse gelerek buradaki tüfek ve cephaneliğe el koydu. İki yüz kadar yandaşıyla birlikte dağa çıktı. Onlara sonradan katılanlar da oldu; sonraki yıllarda iktidara gelecek, bir paşa olarak Osmanlı İmparatortuğu'nu Almanya'nın ve İttifak Devletleri'nin yanında Birinci Dünya Savaşı'na sokacak olan Enver adında genç bir kurmay binbaşı da Kolağası Niyazi'nin safına katılanlar arasındaydı.
  • Enver, iyi bir örgütçü ve mükemmel bir süvari olmasının yanı sıra, yürekli bir adamdı. Psikolojik terimle söylersek takıntıları olan narsisist bir karaktere sahipti. Ayrıntılara dikkat etmek onun güçlü yanlarından biriydi; yorgunluk duymaksızın saatlerce çalışabiliyordu. Aynada kendisini gururla seyrettiğine ve giyim kuşamında çok titiz olduğuna bakılırsa Enver de Mustafa Kemal gibi kendisini çok beğenen kibirli biriydi.
  • Mustafa Kemal, söz konusu deneyimden sonra bir insanın büyüklüğünü, kişinin engeller karşısındaki yalnızlığını kabul etmesi, hiçbir yerden hiçbir yardımın gelmeyeceğinin farkında olması olarak tanımlar. Bu gerçeğin bilincinde olarak kişi doğrudan doğruya hedefinin üzerine yürümeli, bütün engelleri tek başına aşma yürekliliğini göstermelidir.

--reklam--

Ölümsüz Atatürk İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Okuduğum Atatürk kitapları içinde iyi sayılabilecek nitelikte bir kitap. Çoğunlukla bildiğim şeyleri yazmış olmakla birlikte birkaç ufak ayrıntı hoşuma gitti. Zaten tarihin değişecek hali yok ya;) . Kitapta özellikle Atatürk’ün psikolojik incelemesi yapılmaya çalışılmış. Annesi Zübeyde hanımın Türk kadının ikinci planda olmasını ve dinci-dindar özelliklerini nitelendirmesini, Atatürk’ün kendi iç dünyasında karşısına alışı ve bunlara karşı bir savaş içinde olduğu iddia ediliyor. Özellikle devrimle kısmı için bu geçerli olabilir. Ne olursa olsun; yaptıkları düşünüldüğünde herkese ve her şeye rağmen, en yakınındakileri bile karşısına alarak neler başardığının farkındayız. Ve bu ülke şu andaki Ortadoğu ülkelerinden farklı bir durumdaysa bunu onun attığı temellere borçluyuz. (TayfuN S.)

Atatürk'ün psikolojisini anlatmak amacıyla kaleme alınmış bu kitap, aynı zamanda bir biyografi olma özelliği de taşıyor. Kitap Atatürk'ün doğumundan önce Osmanlı'nın durumu ile başlayıp, Atatürk'ün ölümü ile son buluyor.Bununla birlikte kitabın sonuna "psikolojik özet" bölümü de eklenmiş ve Atatürk'ün ruh hali özetlenmiş. Kitap sade ve akıcı bir dille kaleme alınmış. Okumaya başladığınız andan itibaren sizi içerisine alıyor ve sıkılmadan saatlerce okuyabiliyorsunuz.Psikoloji konusuna odaklanmasına rağmen kitapta anlamını bilmediğiniz kelime sayısı çok az. Eğer biraz tarih bilginiz varsa kitabı hiçbir araştırma gerektirmeksizin rahatlıkla okuyabilirsiniz. Kitabı bitirdiğinizde, Atatürk'ün; düşünce dünyası, kadınlar ile olan ilişkileri, çocukluk yıllarında yaşadıklarının kişiliği üzerindeki etkileri, çevresindeki insanlar ile olan ilişkileri ve bunların zaman içinde değişme nedenleri, kurtuluş savaşında yaşadığı zorluklar gibi bir çok konuda bilgi sahibi oluyorsunuz. Kitap bir çok yönüyle doyurucu bilgiler içeriyor ve kendisine ayırdığınız zamanın hakkını size fazlasıyla veriyor. Atatürk'ü daha yakından tanımak ve onun düşünce dünyasını anlamak isteyenlere fazlasıyla katkısı olacak güzel bir kitap olmuş. Okumanızı tavsiye ederim... (Adem ŞEN)

--reklam--

Ölümsüz Atatürk PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Vamık Volkan - Ölümsüz Atatürk kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Ölümsüz Atatürk PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Vamık Volkan Kimdir?

Lefkoşa'da dünyaya geldi. Kıbrıs İslam Lisesi'nde okudu; son sınıftayken çıkan isyanla adı değişen Kıbrıs Türk Lisesi'ni bitirdi. Türkiye'ye geldi, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden 1956'da mezun oldu. Türk vatandaşı olamadığı için çalışma şartları zordu.

Şikago'ya gitti. Üç ay sonra babasından gelen mektupta, en yakın arkadaşının Kıbrıs'ta bir eczanede milliyetçi Rumlar tarafından öldürüldüğünü anlatan gazete kupürü çıktı. On yıl Türkiye ve Kıbrıs'a dönemedi.

2002'ye kadar tam 45 sene Virginia Üniversitesi'nde ders verdi. 18 yıl üniversite hastanesinin başhekimliğini yaptı.

Kırk kitap çalışması yaptı ve 400'ü aşkın bilimsel makale yayımladı. Psikolojik çatışma ve kimlik konularında sayısız araştırma ve saha çalışması gerçekleştirdi. Psikopolitik teoriler ve dünyanın sorunlu birçok yerinde barış için yaptığı çalışmalar nedeniyle Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterildi.

--reklam--

Vamık Volkan Kitapları - Eserleri

  • Kozmik Kahkaha
  • Atlarla Yaşayan Kadın
  • Hayvan Katili
  • Kayıptan Sonra Yaşam
  • Kusursuz Kadının Peşinde
  • Fanustaki İnsanlar
  • Gidenin Ardından
  • Ölümsüz Atatürk
  • Atatürk'ün Psikanalitik Biyografisi
  • Körü Körüne İnanç
  • Göçmenler ve Mülteciler
  • Nazi Mirası
  • Atatürk Anatürk
  • 6 Adımda Borderline
  • Politik Psikoloji
  • Divanda Kılıç Dövüşü
  • Tarihi ve Psikolojik Boyutlarıyla Uluslararası Terörizm
  • Divandaki Düşmanlar
  • Kimlik Adına Öldürmek
  • Psikoterapide Nesne İlişkileri
  • Osmanlı'nın Yasından Atatürk'ün Türkiye'sine Onarıcı Liderlik ve Politik Psikoloji
  • Kanbağı-Etnik Gururdan Etnik Teröre
  • Türkler ve Yunanlılar
  • Bilinçdışında Kardeşler ve Psikopatoloji

--reklam--

Vamık Volkan Alıntıları - Sözleri

  • Takıntılı mükemmelliyeti arar, narsist onu iddia eder (Hayvan Katili)
  • George Orwell, "İster sevelim ister sevmeyelim, milliyetçi sevgiler ve nefretler çoğumuzun makyajının birer parçasıdır." demektedir. (Politik Psikoloji)
  • Orwell milliyetçiliğin kendi grubu tarafından yapılan zulme karşı gelmek bir tarafa, bu zulmün farkında değilmiş gibi davranacağını vurgular. toplumların objektif gerçeklere karşı duyarsız kalmaları dünya haberlerinin yanlı aktarılmasına sebep olabilir. her şey gazetecinin hangi tarafı tuttuğuna bağlıdır. (Politik Psikoloji)
  • Bir çocuğun ölümüyle, anne babalar yalnızca çok değerli bir bağı değil, aynı zamanda öngördükleri geleceği de kaybetmiş olurlar. (Kayıptan Sonra Yaşam)
  • İnsanoğlu pseudospecia yoluyla evrime uğramıştır. Kabileler, klanlar, sınıflar vs. değişik bir türden gelirmişçesine farklı davranırlar, bunlar doğa üstü niyetlerle kurulmuşlardır" (Politik Psikoloji)
  • Psikolojik bir hadisedir ki insan, hayatta bazı dostluklar elde etmek için fevkalade çalışmak ve fedakârlıklar yapmak zorundadır. - Mustafa Kemal (Atatürk'ün Psikanalitik Biyografisi)
  • Dıştaki nesnelerle kendisini kaynaştırmak psikozlu kişilerin bir özelliğidir. Bu kaynaşmanın yanı sıra, Jane gibi kişiler kendilerini ve başka insanları ya iyi ya da kötü olarak algılarlar. Canlı ve cansız nesneleri benzer şekilde, iyicil veya saldırgan şeklinde sınıflandırıyordu. Sanki dünyasının gürültücü hayaletlerle dolu olduğunu hissediyordu; cansız nesneler gizemli, görünmez güçler tarafından hareket ettiriliyorlardı. (Kozmik Kahkaha)
  • Yas tutmak, soyut ya da somut, herhangi bir önemli kayıp ya da herhangi bir kayıp tehlikesi için bile gösterilen zaruri bir psikobiyolojik tepkidir. (Hayvan Katili)
  • “Hayır” demeyi öğrenmek, bir çocuğun ruhsal yaşamında bir kilometre taşıdır. (Kozmik Kahkaha)
  • hepimiz, yabancı düşmanlığının farkına varmalı ve aslında bilinçdışı kullanılan bir kavram olarak 'yabancı'yı, fiziksel anlamda bizden bir parça olarak entegre etmeyi öğrenmeliyiz. dolayısıyla yabancılara karşı hoşgörü ve insaniyet göstermek, sürekli bir uygarlık ve kültür çabası harcamak için çağrıda bulunmalıyız. yansıtmaların gücünü zayıflatmanın ve ötekileri saldırganca dışlayan bir milli varlık olarak 'biz' kavramını hafifletmenin tek yolu budur. (Göçmenler ve Mülteciler)
  • Türkiye’deki hastanelerde konversif bozukluklar ve takıntılı (obsesif) nevroz vakaları azımsanmayacak ölçüdedir. (Divanda Kılıç Dövüşü)
  • Bir birey olarak insan, ölmeye mahkumdur. Kendisi için de­ğil, kendisinden sonra gelecekler için çalışmak, bir bireyin ha­yatta ulaşabileceği mutluluğun ilk koşuludur. Herkesin kendi tercihleri vardır. Bazıları bahçıvanlığı ve çiçek yetiştirmeyi se­ver. Diğer bazıları, insanları eğitmeyi tercih eder. Çiçek yetişti­ren insan, başkalarından herhangi bir şey bekler mi? Başkaları­nı eğiten kişi, çiçek yetiştiren kadar çalışmak zorundadır. yazar/mustafa-kemal-ataturk (Körü Körüne İnanç)
  • Kraliçe Victoria, kocasının ölümünden onlarca yıl sonra bile, ilginç bir şey gördüğünde, içinde Albert'ın resmi olan ve üzerinden asla çkarmadığı küçük broşunu açarak gördüğü şeyi "O'na" da gösterirmiş. (Gidenin Ardından)
  • Analitik süreçlerin bir bileşeni de dirençtir ve her analist direncin bazı durumlarda iyice katı ve aşılmaz hale geldiğini iyi bilir. Bu tür zorluk hatta imkânsızlıkla karşılaşmalar akla şu soruyu da getirir: Bu tür bir direnç ne kadar analizan kaynaklı ne kadar psikanalist kaynaklıdır? Bundan yıllar önce ünlü psikanalist Paul Ornstein ile yaptığım bir sohbette bana psikanalizin direnç diye tanımladığı şeyin bir kısmının iatrojenik olduğunu söylemişti (Iatros=Doktor; Jenik=Kökenli). Analizanın kendi içsel dinamikleri ve yapılarına dayalı bir direnç özelliği olabileceği gibi psikanalistin veya psikoterapistin zamansız ve orantısız müdahalelerinin karşısında analizanın sağlıklı bir biçimde kendini korumaya çalışması; kendi bütünlüğünü ve sürekliliğini kaybetmeme gayreti, yorumunu kabul ettirme çabası içinde olan psikanaliste bir direnç olarak gözükebilir (Ornstein, Kişisel Görüşme, 2000). (Divanda Kılıç Dövüşü)
  • Kendi kimliği olduğu sandığı şeyin aslında büyük ölçüde anne babasıyla çeşitli özdeşimlerinin bir birleşimi olduğunu keşfediyordu. (Atlarla Yaşayan Kadın)
  • " Burada büyümeyi öğreniyorum ...." (Atlarla Yaşayan Kadın)
  • "Geçmişte kurduğu yakın ilişkilerde aklı karışıyordu ama çok yakınlaşmadığı sürece kendini insanlardan ayrıştırmakta zorlanmıyordu." (Fanustaki İnsanlar)
  • ...çocukluğunun "iyi” ve "kötü" annelerini temsil ediyordu. (Kusursuz Kadının Peşinde)
  • "Takıntılı mukemmeliyeti arar,narsisit onu iddia eder " (Hayvan Katili)
  • Bir de saat almıştı, geçen vaktin farkında olmanın bir erişkin etkinliği olduğunu düşünüyordu (Atlarla Yaşayan Kadın)