Kitap Künyesi
Yazar: Adnan Binyazar
Yayın Evi: Can Yayınları
İSBN: 9789750703881
Sayfa Sayısı: 336
--reklam--
Ölümün Gölgesi Yok Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Sevgi, kökeninden dal vermişti. Kendimi ne denli denetlesem, ders sırasında gözlerim gidip onun yüzünü buluyordu. Kendime geldiğimde suçüstü yakalanmış gibi irkiliyordum. Kadın duygu bekçisidir; saniyelik dalıp gitmeler kız öğrencilerin gözünden kaçmıyor, onlarca göz, ikimizin arasında mekik dokuyordu. İlginç bir sözü aktarırken, şiir dizelerinin etkisiyle coşkudan yüreğim havalanırken gözlerimin ışığı ona akıyordu.
Adnan Binyazar'ın 2005 Orhan Kemal Roman Armağanı'nı kazanan romanı Ölümün Gölgesi Yok, sevgiyi, aşkı, tutkuyu ve bunların ardından gelen yoğun acıyı ölümsüz kılıyor.
Edebiyatımızın son yıllarda en çok sözü edilen romanlarından biri. Yayınlandığı günden bu yana okurların ilgisi hiç eksik olmadı. Pek az roman, okuru Ölümün Gölgesi Yok kadar duygulandırdı.
(Arka Kapak)
Ödüller:
34. Orhan Kemal Roman Ödülü-2005.
--reklam--
Ölümün Gölgesi Yok Alıntıları - Sözleri
- İnsan, alışkanlıklarının kuludur.
- Beş-on saniyelik bir "an" parçasından, ömrü dolduran "zaman'a dek her şeyin bir sonu oluyor;
- Derler ki, uzak diyarlar, güleç yüzünün büyüsüne kapılmış, tabak gibi ayın altında, toprağı ona ölümün yurdu yapmış...
- Güzellik, bakmasını bilenin gözündedir.
- “Sevgi beslediğimiz birine dünyanın lafını etsek, yine de, geride söylenecek çok söz kalıyor.”
- “Benim hayatımda sevinçlerle sıkıntılar hep iç içedir; gülerken ağladığım, ağlarken güldüğüm çok olmuştur.”
- “İnsanoğlunun yapısında var bu; kendini savaştan uzak tuttuğunda bile akıtacak ‘kan’ buluyordu.”
- Sevmek, insanoğlunun en yüce duygusuyken duyguca gelişmemiş toplumlarda sevmekten büyük suç yoktur.
- Kör ol, umut!
- Mutluluklarının kaynağı, kendi içlerinde yarattıkları o " büyük yalnızlık" tı.
--reklam--
Ölümün Gölgesi Yok İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Ölümün Gölgesi Yok...: Ah o betimlemeleri yok mu betimlemeleri... Kır çiçekleri :Her biri bir başka türlü. Ayaklarımı yerden kesti! Kelebek oldum: Kah birine dokundum yüreğimin kanatlarını, kah ötekine. (En çok ta papatyanın) Acının kokusu burun delikleri mi sızlattı. Yüreğimi de... Hüzün, acı, ayrılık ve yokluk, öylesine kötü duygular; böylesine güzel anlatılabilir mi? Büyüksün! Sevgili Adnan Binyazar. Hitit güneşi'nin doğduğu yerden sevgiler, selamlar.. (Zehra özçakır)
Gerçekle düşün iç içe geçtiği büyülü bir aşk bu...: Yıllar önce TÜYAP kitap fuarında Adnan Binyazar ile tanışma fırsatı bulmuş, bu kitabı üzerine kısa bir sohbet de etmiştim... Eşinden bahsettiğinde gözlerindeki pırıltıyı; o aşk, hüzün ve özlem dolu pırıltıyı hiç unutmadım... Yazar bu kitabında eşine duyduğu sevgiyi, tutkuyu ve ortak anılarını, elele kanserle boğuştukları günlerde bir bir hatırlıyor ve kelimelere döküyor. 2005 Orhan Kemal Roman Ödülü kazanmış bu roman duygulu dili ile okuyanı etkisi altına alıyor. Öğretmen okulunda okuyan bir genç kız ile Anadolu'nun kuytu bir köşesine yeni atanmış Köy Enstitülü genç bir öğretmenin ilk görüşte aşkı anlatılan. Gerçekle düşün iç içe geçtiği büyülü bir aşk bu. Seçici kurul neden ödüle layık görüldüğüne dair şöyle güzel bir açıklama yapmış: "Eserin dramatik yapısının sağlamlığı, akıcı ve güzel Türkçesi, etkileyici, tutarlı ve yoğun anlatımının yanında, bu romanında Adnan Binyazar, kitabın ana temasında işlenen, duyarlık körleşmesine uğradığımız günümüz ortamında, sevginin çağdaş destanı sayılabilecek "Ölümün Gölgesi Yok" eseriyle, gün gün bir tükenişi yaşatırken, varlık kadar yokluğun da sonsuzluğuna inandırıyor okuru". Romanda yaşanan aşk bundan 50 yıl öncesinde sevmenin, aşık olmanın ve aşkı yaşamanın bugüne göre ne kadar farklı olduğunu da anlatıyor bize. Günümüzde, herkesin her konuda acelesinin olduğu bu hızlı dünyada, sevgilinin gözlerini sayfalarca anlatabilecek kadar dikkatle bakmıyoruz artık birbirimize... Kanserle savaşın uzun ve zorlu etaplarında bile tükenmeyen, hatta ölümün bile bitiremediği bu büyük aşka, büyük bir saygıyla şapka çıkarıyorum ben de... (AkilliBidik)
Aşkın tarifi: Sevgi kökeninden dal vermişti. Onu gördüğüm her gün kendimden daha çok geçiyordum. Adnan Binyazar'in eşsiz akıcı sade anlatımıyla çok güzel bir eser. Sadece basit bir aşk kitabı değil. İçinde size bir çok şey katacak kısımlarda mevcut. Deneme yazıları ile ünlü olan yaşar bu kitabında da hayatın her alanına dokunmuş diyebiliriz. (Thinking Man)
--reklam--
Ölümün Gölgesi Yok PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Adnan Binyazar - Ölümün Gölgesi Yok kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Ölümün Gölgesi Yok PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Adnan Binyazar Kimdir?
Adnan Binyazar, (d.7 Mart 1934) Türk yazar, öğretmen, eleştirmen.
Adnan Binyazar, 7 Mart 1934 tarihinde Diyarbakır’da doğdu aslen Elazığ-Ağın'lıdır. Ancak 14 yaşında başlayabildiği ilköğrenimi çeşitli illerde sürdürdü. Dicle Köy Enstitüsü'ne girerek köy enstitülerinin yetiştirdiği köylü aydınlar kuşağının bir parçası oldu. Eğitimini, Gazi Eğitim Enstitüsü'nde sürdürdü.
Türkiye’nin çeşitli öğretmen okullarında, Hacettepe Üniversitesi, Gazi Eğitim Enstitüsü, Devlet Konservatuarı, Basın Yayın Yüksek Okulu gibi birçok eğitim kurumunda ve Türk Tarih Kurumu'nda, Kültür Bakanlığı'nda, Türk Dil Kurumu'nda görev yaptı. 1978 yılında Kültür Bakanlığı Tanıtma ve Yayımlar Dairesi Başkanlığı'na getirildi. 1981 yılında Berlin Eğitim Senatosu'nun çağrısı üzerineBerlin'e gitti, bu dönemde İncila Özhan'la birlikte altı ciltlik Türkçe/Dil ve Okuma Kitabı'nı (1.-2.) yazdı. Yurtdışında çeşitli öğretmen yetiştirme proejlerinde çalıştı. Halk kültürüne ilişkin araştırmalarda bulundu. Öğretmenliğini yazarlığı ile birleştirdi; deneme ve roman alanında eserler verdi.
Adnan Binyazar, Masalını Yitiren Dev adlı anı-romanında yoksulluk içinde geçen çocukluk dönemini, Orhan Kemal Roman Armağanı'nı kazanan Ölümün Gölgesi Yok adlı kitabında bir sevda öyküsü anlattı.
Ödülleri
2005 Orhan Kemal Roman Armağanı (Ölümün Gölgesi Yok adlı romanıyla)
--reklam--
Adnan Binyazar Kitapları - Eserleri
- Masalını Yitiren Dev
- Ölümün Gölgesi Yok
- Atatürk Anlatıyor
- Ağıt Toplumu
- Şairin Kedisi
- On Beş Türk Masalı
- Kızıl Saçlı Kontes
- Bozkır Aydınlığında Aşk
- Şah Mahmet
- Kerem İle Aslı
- Duyguların Anakarası
- Toplum ve Edebiyat
- Ozanlar Yazarlar Kitaplar
- Günışığına Yolculuk 1
- Günışığına Yolculuk 2
- Aşık Veysel: Uzun İnce Yolda
- Elif ile Mahmut
- Sözün Onuru
- Halk Anlatıları
- Günışığına Yolculuk 3
- Ardında Leke Bırakmamalı Sevgi
- Ayna
- Edebiyatın Dar Yolu
- Türk Dilinde 25 Ünlü Eser
- Kültür ve Eğitim Sorunları
- Aklın İç Kalesi
--reklam--
Adnan Binyazar Alıntıları - Sözleri
- (...)İyi kitaba alışmış kişi, kitabın dışındaki hayatın, alışkanlıklarla sarmalanmış bir tekdüzelik olduğunun ayrımına tez varır.(...) ( Okuma Körlüğü ) (Ağıt Toplumu)
- “İnsanoğlunun yapısında var bu; kendini savaştan uzak tuttuğunda bile akıtacak ‘kan’ buluyordu.” (Ölümün Gölgesi Yok)
- Hayatım hep böyle geçmişti; sevinmeyegöreyim, yüreğimde cadıların kanlı elleri dolaşıyordu. (Duyguların Anakarası)
- Ne sevdiğim yemek vardır ne sevmediğim. Eşimin elinin kokusu sinen her yemek ağzımın tadı olurdu. Şimdi yediğim her şeyde o kokunun yitik hüznü tütüyor... (Sözün Onuru)
- Yitip giden dostlar gözlerimin perde arkasından geçtikçe ölüm sıcak geliyor bana. İçimdeki ölüm korkusunu yeniyorum. (Ağıt Toplumu)
- Kiminin ensesinde ölüm dolaşır, kimi düğün dernek kurar. (On Beş Türk Masalı)
- İnsan düşüncesi, sistemleri kırarak gelişir. Montaigne (Ozanlar Yazarlar Kitaplar)
- Mutluluklarının kaynağı, kendi içlerinde yarattıkları o " büyük yalnızlık" tı. (Ölümün Gölgesi Yok)
- Sevgi ırmağa benzer; önü tutulsa da bir yerlerden sızıp yürekteki yerine ulaşır. (Kerem İle Aslı)
- Kitabı kaldıracaksın öğrencinin başına diktatörler, rahipler dikeceksin. Kimi yüksek sesle nutuk atacak kimi "telkin"lerde bulunacak. Buna da öğretim diyeceksin! Onu tartışmadan uzaklaştırıp bir Ortaçağ kafasıyla düşündüreceksin. Her şey yoluna girecek böylece...? (Ağıt Toplumu)
- Ağa Kerem, paşa Kerem, han Kerem! Alış Kerem, tutuş Kerem, yan Kerem! Aslı olsun sana kurban can Kerem! Aman Kerem, beni rüsvay eyleme! (Kerem İle Aslı)
- "Gel ver muradımı ben de bileyim Çok ağlattın bugün, ben de güleyim İstersen canımı kurban edeyim Hünerim yok sana bundan ziyade" (Kerem İle Aslı)
- "Yalnızlık Allah'a özgüdür." (On Beş Türk Masalı)
- insan ... şu zavallı umut mahkumu ... (Şah Mahmet)
- “Dost”, “dostluk” denir de, bunun ne olduğunu söyleyen çıkmaz. Çıksa da kendine göre söyler. Bir İsveç atasözü, “Sevilen çocuğun adı çoktur,” der. Bunun gibi, “dostluğun” tanımı çoktur... (Masalını Yitiren Dev)
- Tattığı hazzın ne olduğunu kişinin kendi bilir. Ne dişi ne erkek soyundan bir varlığın o güne değin böyle bir hazza ermediğini düşündün. Bilmiyordun ki, bedende varlık kazanan dişilikle erkeklik durmadan didişiyor, öyle bir an geliyordu ki, biri öbürünün benliğinden yaratılıyordu. Hazların bir duygu kesişmesi olduğunun bilincine o gün vardın. (Şah Mahmet)
- Dertli Kerem der ki dünya fanidir Nicelerin abdal abdal gezdirir Kimse bilmez ne zamandan beridir Hiç hesaba gelmez yaşı dünyanın (Kerem İle Aslı)
- Sevmek, insanoğlunun en yüce duygusuyken duyguca gelişmemiş toplumlarda sevmekten büyük suç yoktur. (Ölümün Gölgesi Yok)
- " Derinliği olmayanın dinginliği de olmaz. " (Şah Mahmet)
- “Gömleğin ilk düğmesi yanlış iliklenince öbürleri de yanlış gider.” (Ardında Leke Bırakmamalı Sevgi)
Yorumlar
0 yorum